Madenlerin ve Definelerin Zekâtı

76- Yerlerin altında yaratılmış veya saklanmış olarak bulunan mallara “Rikâz” denir. Yaratılmış olanlar madenlerdir. Saklanmış olan mallar da, definelerdir ki, bunlara “Kenz” de denir.
77- Madenler üç çeşitir: 1) Ateşle yumuşayıp eriyebilenler. Altın, gümüş, bakır, kalay, nikel ve demir madenleri gibi… Cıva da bu kısma girer. Öşür ve haraç arazisinde veya sırf mülk arazide veya sahralarda bu cins madanlerden beşte bir nisbetinde devlet adına hisse almır. Geri kalan kısmı, sahibi varsa ona ait olur; yoksa bulanın olur. Bu durama göre, memleket arazisi içinde bulunan madenlerin de tamamen devlete ait olması gerekir. Çünkü bunların sahibi, toplum adına devlettir. Fakat İmam Azam’dan diğer bir rivayete göre, öşür arazisi ve haraç arazisi gibi bütün mülk arazilerde bulunan madenler sahihlerine aittir. Bunlardan beşte bir (humus) alınmaz. 2) Ateşle yumuşayıp erimeyen madenler: Kireç, alçı taşı, yakut, elmas firuze
5. Kitap: ZEKÂT KİTABI 355
gibi maddeler. Bu gibi madenlerden hisse alınmaz. Bunların tamamı sahibine, sahibi yoksa bulana aittir. 3) Sıvı halinde bulunan madenler: Su, tuz, zift, neft (petrol) gibi. Bunlardan da bir şey alınmaz. Bunlar tamamen arazi sahibine aittir.
78- Definelere gelince, bunlar da şöylece üç kısımdır: 1) İslâm definesi: bu, üzerinde İslâm nişanı, tevhid kelimesi gibi bir alâmet bulunan para ve eşyalardır. Bunlar yitik eşya hükmündedir. Bunları bulanlar, fakir iseler kendilerine harcarlar, değilseler ya fakirlere veya devlete verirler. 2) Cahiliyet definesi: Üzerinde put resmi gibi cahiliyet devrine ait nişan bulunan gömülü para ve eşyalardır. Bunların beşte biri devlete verilir. Geri kalan kısmı arazi sahibine, arazinin sahibi yoksa bulana ait olur. Dağ ve sahra gibi mülk olmayan yerlerdeki böyle definelerin de beşte biri devlete, geri kalanı bulan kimseye ait olur. Bulanın zımmî olması da aynıdı. Bulma hakkına sahib olur. 3) Şüpheli define: Üzerinde özel bir alâmet bulunmayan, müslümanlara mı, yoksa müslüman olmayanlara mı ait olduğu bilinemeyen gömülü para ve eşyalardır. Bunlar bir görüşe göre, “Cahiliyet definesi” hükmündedir. Diğer bir görüşe göre de, yitik eşya yerinde sayılır. , Denizlerden çıkarılan incilerden, gömülmüş geçer paralardan, balıklardan ve anberlerden zekât olarak bir şey almmaz. Bu, İmam Azam ile İmam Mu- hammed’e göredir. İmam Ebu Yusuf a göre, denizden çıkarılan geçer paralardan, inciden ve anberden beşte bir nisbetinde bir hisse alınır. (İmam Şafiî’ye göre, altın ile gümüşten başka madenlerden zekât almmaz. Altın ile gümüşten de, nisab mikdarından noksan olmamak şartı ile kırkta bir nisbetinde zekât alınır.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*