Lekain, asıl adı henri-louis cain

Lekain, asıl adı henri-louis cain

 

(d. 31 Mart 1729, Paris – ö. 8 Şubat 1778, Paris, Fransa), Voltaire’in, dönemin en büyük trajedi sanatçısı saydığı Fransız tiyatro oyuncusu.
Bir kuyumcunun oğluydu. Baba mesleğini sürdürmek üzere yetiştirilmişti, ama tiyatro tutkusu ağır basıyordu. 1748’de amatör
Lekain, bir oymabaskıdan ayrıntı, 18. yy sonları
H. Roger-Viollet
oyunlar düzenleyip başrollerini de kendi oynamaya başladı. Bu oyunlardan birini izleyen Voltaire, sanat gücünden etkilenmesine karşın onu tiyatrodan vazgeçirmeye çalıştı. Ama Lekain’i ikna edemeyince bu kez onu çalıştırmaya ve maddi yönden desteklemeye karar verdi. Lekain 1754’te, Voltaire’in Brutus trajedisindeki Titus rolüyle ilk kez Com6die-Française’de sahneye çıktı.
Çağdaşlan tarafından ufak tefek, çirkin ve kötü sesli olarak tanımlanan Lekain, sahnede halkın büyük sevgisini kazanmıştı. Voltaire’in yazdığı L’Orphelin de la Chine (1755; Çin Yetimi) ve Tancride (1760) gibi oyunlarda kazandığı başanlar birbirini izledi. 1759’da bir kraliyet tiyatro okulu kurulması için tasanlar hazırladı. Tiyatro kostümlerinde de yenilikler yapmaya çalıştı. Örneğin Racine’in Andromaque oyununda Oreste tipini canlandırdığında geleneksel kahraman giysileri yerine Eski Yunan kostümlerinin taklidi olan giysiler kullandı Voltaire’ in öğrencisi olarak, tiyatroda dekorlann daha gerçekçi olması için çaba gösterdi.
321 leke baskı
Ayncalıkh izleyicilerin sahnede oturtulmasına karşı başanyla mücadele etti. Mémoires (Anılar) adlı yapıtı ölümünden sonra 1801’de yayımlandı.
leke baskı, akvatİnta (Fransızca ae/ua: “su” ve tinte: “renk”) olarak da bilinir, oymabaskı ustalan tarafından çeşitli renk tonlan elde etmek için kullanılan bir tür aside yedirme baskı(*). Leke baskı, üstü aside dayanıklı toz reçine ya da şekerle kaplanmış bir bakır levhanın aside batınl-masıyla yapılır. Bu malzeme ile kaplı olmayan bölümleri aşındıran asit oldukça düzgün, çukurlaşmış bir yüzey oluşturur. Ardından tozlar temizlenir ve levha baskıya
Francisco de Goya’nın “Kapriçyolar” dizisinden leke baskı tekniğinde bir çalışma, 1799
Courtauld Institute of Art, Londra
hazır duruma getirilir. Çukur alanlara boya verilerek baskı yapıldığında suluboyayı anımsatan geniş renk alanlan elde edilir (akvatinta adı da bundan kaynaklanır). Levhanın çeşitli bölümleri, farklı kuvvetteki asit banyolannda değişik sürelerde bırakılarak sonsuz sayıda renk tonlan elde edilebilir. Biçimin daha belirgin olarak ortaya çıkmasını sağlamak için genellikle leke baskı ile birlikte aside yedirme ya da oymabas-kı çizgiler de kullanılır.
Leke baskı elde etmek için 17. yüzyılda bazı deneyler yapıldıysa da, 1768’e değin önemli bir başarı sağlanamadı. Bu tarihte Fransız baskı ustası Jean-Baptiste Le Prince toz haline getirilmiş reçinenin olanaklannı keşfedince, çalışmalar olumlu sonuçlar vermeye başladı. Leke baskı 18. yüzyıl sonla-nnda özellikle ilüstratörler arasında yaygınlaştı. Leke baskının dokusal inceliklerini büyük bir ustalıkla kullanan ilk önemli sanatçı, oymabaskılannın büyük bir bölümünü bu yöntemle yapan Francisco de Goya oldu.
Goya’mn ölümünden (1828) sonra bir süre unutulan leke baskı, yüzyılın sonlanna doğru Edgar Degas (1834-1917) ve Camille Pissarro’nun (1830-1903) yeni denemeleriyle bir kez daha gündeme geldi. Daha sonra Pablo Picasso ve Georges Rouault gibi 20. yüzyıl sanatçılan bu yöntemi yeniden canlandırdılar. Günümüzde klişecilerin çoğu
leke çizim 322
reçine yerine plastik spreyler kullanmaktadır.
leke çizim, görsel sanatlarda kâğıt üstünde rastlantısal lekeler ya da benekler temel alınarak yapılan çizim. Rastlantısal işaretlerin, sanatçının düş gücünü harekete geçirmedeki ve kompozisyona bir temel oluşturmadaki önemini ilk anlayanlardan biri Leo-nardo da Vinci’dir. Vinci, özellikle duvarlardaki lekelerden yola çıkmıştır.
1876’da Alexander Cozens leke çizim konusunda öğretici bir elkitabı olan A New Method of Assisting the Invention in Dra-wing Original Compositions of Landscape’i
“Ağaç ve Uzak Dağlarla Düşsel Manzara”,; Alexander Çözens in leke çizim tekniğinde ! bir çalışması, 1785-86; British Museum, Loindra
British Museum. Londra; fotoğraf. JR. Freeman & Co Ltd
(Manzara Resminde Yaratıcılığa Yardımcı Olacak Yeni Bir Yöntem) yayımladı. Leke çizim yakın zamanlarda Max Ernst’in otomatizm tekniğini uyguladığı çizimlerinde görüldüğü gibi, gerçeküstücü ressamlar tarafından da kullanıldı. Leke çizimde uygulanan bir başka yöntemde de, boya ya da mürekkep ıslakken üstüne bir kâğıt bastırarak ilginç desenler elde ediliyordu.
lekeci kili, çamaşirci topraGi olarak da bilinir, soğurma gücü yüksek, ince taneli topraksı doğal malzemelerin ortak adı. Genellikle hidratlı alüminyüm silikat içeren lekeci kili, kil minerallerinden montmorilo-nit ve paligorskitten oluşur. Suyla karıştırıldığında ufalanarak çamur haline gelir. Su, madeni yağ, yağ, boyarmadde gibi maddeleri kolayca soğurur. Bu özelliklerinden ötürü lekeci kili çok eski çağlardan beri dokumaların temizlenmesinde, aklaştırılmasında ve dinklenmesinde (nem uygulayarak çektirme ve kalınlaştırma işlemi) yaygın olarak kulla-nılagelmiştir. 20. yüzyılda ise sıvı ve katı yağların arıtılmasında ve renklerinin giderilmesinde soğurucu ve doğal ağartıcı olarak uygulanır olmuştur. Lekeci kili, açık kahverengi, san ve beyazdan açık ve koyu yeşile kadar değişen renklerde bulunur. Normal kilden daha fazla su içerir; çoğunlukla kayaçlann yerinde aynşması sonucunda, artık malzeme birikintisi halinde oluşur. Bu tür özelliklere sahip herhangi bir malzeme, kimyasal ya da mineral yapısına, dokusuna ve kökenine bakılmaksızın lekeci kili olarak adlandınhr.
lekecilik bak. taşizm
Lékoumou, Kongo’nun güney kesiminde il (région). Kuzeyde Gabon’la sının vardır. Yüzölçümü 20.950 km2’dir. Sibiti, Zanaga, Komono ve Bambama adlı dört ilçeye bölünmüştür. İl merkezi Sibiti kentidir. Kuzeydoğudaki Ogove ile güneybatıdaki Kouilou ırmak sistemleri arasındaki su bölümü çizgisini oluşturan Chaillu Masifinin üzerinde yer alır. İlin engebeli yapısı ve
karayolu ağının yetersizliği nedeniyle Sibi-ti’nin kuzeyinde kalan yerleşmelere güçlükle ulaşılabilmektedir. İlin büyük bölümünü kaplayan ormanlar batı ve güneydeki kereste atölyelerine hammadde sağlar. Komono ve Sibiti’de palmiye yağı üretilir. Nkayi’de yerfıstığı işlenir. Başlıca ticari ürünler kahve ve pirinçtir. Aynca geçimlik düzeyde manyok, yerelması ve mısır yetiştirilir, koyun, keçi ve kümes hayvanlan beslenir. Nüfus (1992 tah.) 74.420..
lekton, çoğul lekta, tasım mantığında, bir önermenin anlamı. Bir cümleyi oluşturan sözcükler ile cümlenin gerçek içeriği, yani lekton arasındaki ayrım stoacı felsefe okulunun önemli bir buluşuydu. Böylece mantığın konusu iletişimin yapısı değil, anlam ilişkileri olarak belirleniyordu.
lektör (Latince lector), Hıristiyanlıkta, kilise ayinlerinde kutsal metinleri okumak üzere seçilen ya da görevlendirilen kimse. Ortodoks Kilisesi’nde lektörlük, ruhbanlığa hazırlık niteliğindeki aşamalardan biridir. Katolik Kilisesi’nde ise önceleri bir ruhban adaylığı aşaması iken, Papa VI. Paulus tarafından 1973’te bir kilise görevi olarak belirlenmiş ve cemaat üyelerine de açık hale getirilmiştir. Lektörlük resmen yalnızca erkeklere açık olmakla birlikte, uygulamada kadınlar da resmen atafımaksızın bu göreve getirilebilmektedir.
Protestan kiliselerinde kutsal metin okuyan din adamlan ya da cemaat üyelerine de genellikle lektör adı verilir. Öte yandan yükseköğretim kurumlannda bir yabancı dili ve bunun mesleki kullanımını öğretmekle görevli okutmanlara da lektör denir.
lekythos, Eski Yunan’da hamamlarda, gymnasion’larda ve cenaze törenlerinde kullanılan yağ kabı. İnce uzun, silindirik gövdesi tabanına doğru hafif bir kavisle
Kırmızı figürlü lekythos, 10 510;
Güzel Sanatlar Müzesi, Boston
Museum of Fine Arts. Boston
daralır; boynu incedir ve halka biçiminde bir kulpu vardır. Bezemeleri, geç dönem Attika çanak çömleğinin çoğununkinden daha ileri bir düzeydedir.
Leland, Charles Godfrey (d. 15 Ağustos 1824, Philadelphia, ABD – ö. 20 Mart 1903, Floransa, İtalya), ABD’li şair. Philadel-phia’lı Almanlann lehçelerini ve mizahını kullandığı Hans Breitmann ’s Ballads
(Hans Breitmann’ın Baladlan) adlı y: tıyla tanınır.
Öğrenim görmek için iki yıl kaldığı Almanya’da, Alman kültürüne hayran kaldı. ABD’ye dönünce hukuk öğrenimi gördü ve avukatlık yapmaya başladı. 1853’te gazeteciliğe yöneldi ve birkaç yıl boyunca lllus-trated News, Evening Bulletin ve Vanity Fair gibi yayınlarda çalıştı. İlk Almanca-İngilizce şiiri “Hans Breitmann’s Barty”nin (1857) yayımlandığı Graham’s Magazine’de yayın yönetmenliği yaptı. Çok sevilen bu baladlar bozuk bir İngilizce ile Almanca kanşım yazılmıştı. 1860-70 arasında basılan baladlar sonradan toplanıp The Breitmann’s Ballads (1884; yb 1895) adıyla yayımlandı.
Leland, babasından önemli bir mirasm kaldığı 1869’da gazeteciliği bıraktı; bu tarihten sonra zamanının çoğunu Almanya ite İtalya’da geçirdi ve dana çok halkbilim, mistisizm, gizlicilik gibi konularla ilgilendi.
Leland, Henry Martyn (d. 16 Şubat 1843, Danville, Vermont – ö. 26 Mart 1932, Détroit, ABD), belirlediği kesin ve duyarlı standartlarla otomobilin gelişimine önemli katkılarda bulunan ABD’li mühendis ve sanayici.
Massachusetts’taki Worcester’da bir makine ustasının, yanında çıraklık yapan Leland, Amerikan İç Savaşı sırasında Massachusetts’taki Springfield Silah Fabrikası’nda ve daha sonra 18 yıl boyunca Rhode Island’da-ki Providence’da bir sanayi tesisinde çalıştı ve bu tesisin dikiş makinesi bölümünün yöneticisi oldu.
1890’da Detroit’e taşındı ve kısa bir süre sonra burada otomobil üreticileri için motor yapan Leland & Foulconer Manufacturing Company’yi kurdu. 1903’te A Modeli Cadillac adını verdiği kendi otomobilini yaptı. Oldukça başan kazanan bu otomobilin üretimi yıllarca sürdürüldü. 1908’de Cadil-lac’ın İngiltere’deki dağıtımcısı, Leland’ın üretim sisteminin kusursuzluğunu, Londra yakınlarında Brooklands’deki Kraliyet Otomobil Kulübü’nün deney tesislerinde kanıtlamaya çalıştı. Deneyde üç Cadillac’m bütün parçalan sökülerek kanştınldı ve üç araba bu parçalarla yeniden monte edildi. Ortaya çıkan yeni otomobiller 800 km’lik deney sırasında kusursuz bir biçimde çalışarak Leland’a Dewar Yanşı’nı kazandırdı. Leland 1917’de, başkanı olduğu Cadillac şirketinden aynlarak Lincoln Motor Company’yi kurdu. 1922’de mali sıkıntıya girince, şirket Henry Ford’un eline geçti. Le-land’m otomotiv sanayisine getirdiği yenilikler arasında V-8 motoru ve marş motorunun uyarlanması da vardır.
Leland, John, leyland olarak da yazılır (d. y. 1506, Londra – ö. 18 Nisan 1552, Londra), İngiltere kralı VIII. Henry’nin papazı ve kütüphanecisi. Ünlü bir İngiliz antika uzmanları grubunun en eski üyesidir.
St. Paul’s Okulu’nda, 1522’de bitirdiği Cambridge’deki Christ Church College’ da, Oxford’daki Ali Souls College’da ve Paris’te öğrenim gördü. Daha sonra papazlığa atandı. 1530’a gelindiğinde VIII. Henry’nin papazı ve kütüphanecisi olmuştu. 1533’te Leland için kral antikacısı makamı oluşturuldu. Böylece katedral ve manastır kütüphanelerindeki tarihsel değere sahip yazmalan araştırma yetkisine sahip olan Leland, 1534 ya da 1536’dan 1542’ye değin İngiltere ve Galler’de antika topladı. Manastırlann kapatılmasının manastırlardaki yazmalan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirmesine karşın, VIII. Henry’ nin kilise politikasını destekledi. Krala gösterdiği sadakat karşılığında Oxford-
shire’daki Hasseley bölge papazlığına ve Oxford’daki Kings’s College’ın (sonradan Christ Church College) kilise kurulu üyeliğine atandı. Ayrıca Salisbury Katedralinden kendisine bir ödenek bağlandı. Bütün bu görevlerine karşın genellikle Londra’da yaşayan Leland, yaşamının sonlarına doğru ruh sağlığını yitirdi ve bir daha iyileşemedi. Bu durum Mart 1550’de verilen bir raporla belgelendi.
İngiltere ve Galler’deki gezisinin sonunda Leland krala yazmalara ve antikalara ilişkin bir plan sundu. Ayrıca Britanya Adaları ve çevresindeki adalara ilişkin bir kitap yazmak istedi. Ama hastalığı nedeniyle bu isteğini gerçekleştiremedi. Le-land’ın manastır kütüphanelerindeki antikalar ve kütüphane katalogları hakkında tuttuğu notlarla beş ciltlik önemli yapıtı Collectanea’yı ve Britanyalı yazarlar konusundaki yapıtını içeren yazmaları birkaç el değiştirdikten sonra 1632’de Oxford’ daki Bodleian Kütüphanesi’ne kondu.
Lelantin Savaşı, Euboia (bugün Éwoia, Eğriboz) Adasındaki Khalkis ve Eretria kentleri arasında koloni anlaşmazlıkları ve ticari rekabet sonucunda çıkan savaş (İÖ 8. yy sonlan). İtalya’daki Cumae’yi birlikte kuran (İÖ y. 750) iki kentin arasındaki anlaşmazlık Eski Yunan dünyasını da ikiye ayırdı. Samos (Sisam), Korinthos, Tesalya ve Erythrai Khalkis’in, Miletos, Megara ve Khios (Sakız) ise Eretria’nın yanında yer aldı.
Birbiriyle pek bağlantılı olmayan bir dizi çarpışma biçiminde gelişen ve adını Eretria ile Khalkis’i ayıran Lelantin Ovasında Tesalya süvarilerinin Khalkis adına kazandığı çarpışmadan alan savaşın kesin bir sonuca ulaşmadığı sanılmaktadır. İki taraf çok değişik yerlerde girişilen başka çarpışmalarda da karşı karşıya geldi. Batıda Korinthoslu-lar Eretria kolonicilerini Korfu’dan, Khal-kisliler ise Megarahlan Sicilya’daki Leonti-ni’den çıkardılar. Messina Boğazının her iki kıyısını da elinde tutan Khalkisliler Sicilya’ daki en verimli tanmsal bölgelerde koloniler kurdular. Doğuda Khalkis’in müttefiki Samos hızla geriledi. Eretria Euboia Adasında en önemii kent durumuna gelirken müttefikleri Miletos ile Megara gelişerek Boğaziçi’nin en iyi kesimlerinde koloniler kurdular.
Lelewel, Joachim (d. 22 Mart 1786, Varşova, Polonya – ö. 29 Mayıs 1861, Paris, Fransa), modem Polonya tarih düşüncesinin kuruculanndan sayılan ünlü PolonyalI tarihçi.
Polonya’ya yerleşmiş bir Alman ailesinden gelen Lelewel, Polonya’nın Wilno (bugün Vilnius) Üniversitesi’nde öğrenim gördü ve aynı üniversitede ders verdi (1815-24). Rus vali tarafından görevden alındıktan sonra Varşova’ya yerleşerek siyasal etkinliklere Iratıldı. 1830-31 Polonya ayaklanmasının bastınlmasınm ardından yaya olarak Almanya üzerinden Paris’e gitti. Rus büyükelçisinin müdahalesiyle Fransa’dan sımrdı-yı edilince gene yürüyerek Brüksel’e geçti. Polonya ve Avrupa tarihi üzerine 20’den fazla kitap yazan Lelewel’in önemli yapıtla-n arasında Numismatique du moyen âge (1835; Ortaçağ Sikkeleri), Géographie du moyen âge (1852-57, 5 cilt; Ortaçağ Coğrafyası) ve Lehçe yazdığı dört ciltlik Ortaçağda Polonya (1846-51) sayılabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*