Lahor Kalesi, Pakistan

Lahor Kalesi, Pakistan

Lahor Kalesi, Pakistan

Frederic Chringer-Nancy Patmer Agency
1152’den 1186’ya değin Gaznelilerin başkenti olan kent, 14. yüzyılda sık sık Moğol saldınlanna uğradı. 1524’te Babür’ün ordu-lannca ele geçirildikten sonra en parlak dönemini yaşadı. Şah Cihan döneminde (1628-57/58) büyük ölçüde genişlediyse de Evrengzib’in döneminde önemini yitirdi.
Evrengzib’in ölümünden (1707) Rancit Singh’in tahta çıkışına değin . Sih ayaklan-malanna sahne olan kent, Nadir Şah’ın bölgeyi işgalinden sonra imparatorluğun ileri karakolu durumuna geldi. Rancit Singh döneminde (1799-1839) güçlü bir yönetim
185 Lahsa
merkezi durumuna geldiyse de sonraki hü-kümdarlann yönetimi sırasında önemini yitirdi. 1849’da İngiliz egemenliğine girdi. 1947’de ülkenin bağımsızlığım kazanmasından sonra Batı Pencap eyaletine bağlandı; 1955’te Batı Pakistan eyaleti oluşturulunca sonradan (1970) Pencap adını alacak olan bu eyaletin merkezi oldu.
Eskiden kenti çevreleyen sur ve hendeklerin yerini günümüzde kuzey kesimi dışında bahçeler almıştır. Kentin başlıca yapılann-dan olan Vezir Han Camisi (1634) ile Lahor Kalesi’nin kuzey duvan, levha biçimindeki çinilerle (kâşi) kaplıdır. Kentteki öteki önemli yapılar arasında Evrengzib tarafından yaptınlan Badşahi Camisi, Rancit Singh’in türbesi, Hint-Türk hükümdan Cihangir’in mezannın bulunduğu Şahdara Bahçeleri ve 1641’de Şah Cihan tarafından yaptınlan görkemli Şalemar Bahçeleri sayılabilir. Önemli bir eğitim merkezi olan Lahor’da, Pakistan’ın en eski üniversitesi olan Pencap Üniversitesi’nin (1882) yanı sıra bir teknik üniversite ile çok sayıda yüksekokul ve enstitü vardır.
Pakistan’daki sanayi kuruluşlannın beşte biri Lahor’da yer alır. Başlıca sanayi dalı dokumacılık olan kentte demir-çelik ve lastik fabrikaları da vardır. Altın ve gümüş işleriyle de tanınan Lahor, Pakistan’ın öbür kentlerine demir ve hava yoluyla bağlanır. Nüfus (1981) 2.952.689.
Lahor Müzesi, merkez müzesi olarak da bilinir, Pakistan’ın Lahor kentinde 1894’te açılan arkeoloji müzesi. Pencap eyaletinden toplanmış sanat ve el sanatı örneklerini içerir. Bunlar arasında çeşitli heykeller, sikkeler, Pahari ve Babür okullarına ait minyatürler ile dokumalar bulunur. Peşa-ver’deki kazılarda çıkanlan Eski Yunan etkisindeki Budacı heykelleri de sergilenmektedir. Arkeolojik buluntulann yer aldığı salonun ortasında, Buda’nın yaşamından sahnelerin betimlendiği kabartmalarla bezeli bir Sikri stupasının kasnak bölümü vardır. İndus Vadisinin ötesindeki bölgeden derlenmiş mücevher koleksiyonu da önem taşır. Ayrıca müzede, büyük bir çalgı koleksiyonu ile incelikle bezenmiş silah ve zırhlardan oluşan bir koleksiyon daha bulunmaktadır. Tibet bölümünde, Budacı tapınaklann duvarlarını süsleyen boyalı örtülerin çarpıcı örnekleri sergilenmektedir.
lahoz (Epinephelus aeneus), gIrIda, kaya hanisi, lagos ya da lahos olarak da bilini*, Serranidae familyasından balık türü. Akdeniz’in yanı sıra Atlas Okyanusunun doğusunda Portekiz’den Angola kıyılarına kadar dağılım gösteren bu tür 20-200 m derinliklerde ve daha çok kumlu ya da çamurlu diplerde yaşar. Genellikle 80 cm’ye kadar, seyrek olarak 100 cm’yi aşan uzunluğuyla iri hani türleri arasında yer alır. Kuyruğu yuvarlak, altçenesi çıkıktır. Solungaç kapağında üç, birinci solungaç yayında 12-15 keskin diken vardır. Başın yanlannda eğik olarak 2-3 beyazımsı bant görülür. Kml-kahverengi ya da grimsi yeşil renkte olan vücudunda enine ve daha açık renk bantlar bulunabilir. Başlıca besinlerini kafadan-ayaklılar ve kabuklular gibi dipte avladıktan omurgasız hayvanlar oluşturur. Lahozlar erdişi olmalanyla dikkat çeker. Bireylerin dişi üreme organlan daha önce gelişir. Beş yılda 50 cm uzunluğa ve eşeysel olgunluğa erişen bireyler 95 cm’yi geçtikten sonra eşey değişimine uğrar.
Lahsa bak. Ahsa, el-
Lahsa Eyaleti 186
Lahsa Eyaleti, Arabistan Yarımadasında, Necd ile Basra Körfezi arasında bugünkü el-Ahsa bölgesini kapsayan Osmanlı eyaleti.
I. Süleyman’ın (Kanuni) Bağdat’ı almasından bir süre sonra Osmanlı topraklarına katılan (1535) Lahsa, önce merkezi Hofuf olmak üzere Basra Eyaleti’ne bağh bir
akçeydi. Kuveyt-i uzanan kıyı kesimi dışında ıssız çöllerle kaph olduğundan sancak ve kazaları yoktu. Hac yolu üzerinde bulunduğu için imarına önem verilen eyalet merkezi Hofiıf ta klasik Osmanlı üslubunda bir cami, çevresinde de çarşı ve pazar kuruldu. 17. yüzyıl başlarında Bedevilerin bölgedeki eylemleri artarken, merkezî denetim de ortadan kalktı. Bağdat beylerbeylerinin gözetimine bırakılan eyalet, IV. Murad’ın Bağdat Seferi’nden (1638) sonra kısa süre yeniden merkeze bağlandıysa da, 18. yüzyıl başlarında kabile reislerinin nüfuzu altına girdi. 19. yüzyılda da Vehhabi ayaklanmacıların denetimine geçti. Osmanlı kuvvetleri el- Katifi kurtarmakla birlikte Hofufu geri alamadı. Kava-lalı İbrahim Paşa 1818’de Lahsa’yı işgal etti. Ama Mısır birlikleri çekilince bölgeye yeniden Vehhabiler egemen oldu. Bu durum, Midhat Paşa’nın Bağdat valiliğine değin sürdü. 1870’te Osmanlı kuvvetleri, Lahsa’yı denetim altına aldı ve bölge bir sancak olarak Bağdat’a bağlandı. 19. yüzyıl sonlarında da Bağdat’tan aynlarak Basra vilayetine katıldı. Bu sırada adı Necd sancağı oldu. Osmanlı yönetimi bu değişiklikle bütün Necd bölgesini kendi sınırlan içinde göstermeyi amaçlamıştı. Necd vilayetinin oluşturulduğu 1914’te II. Abdülaziz tarafından işgal edilen Lahsa, daha sonra Suudi Arabistan sınırlan içinde kaldı.
Lahti, Finlandiya’nın güney kesimindeki Häme ilinde (lääni) kent. Helsinki’nin kuzeydoğusunda, Vesi Gölünün kuzey ucunda yer alır. 1878’de kuruldu, 1905’te de tüzel kimlik kazandı. Günümüzde bir sanayi merkezi olarak gelişen kent Finlandiya’
Lahti, Finlandiya
Ernst A. Jahn
nın mobilya üretiminin büyük bölümünü sağlar; kentte aynca bira, giyim eşyası, torna tezgâhı, cam ve ahşap eşya .üretilir. Finlandiya’nın başlıca radyo ve televizyon istasyonlannın bulunduğu kent, aynı zamanda Salpausellkâ’nın buzul sırtlannda düzenlenen kayak yanşlanvla uluslararası ün kazanmış bir turizm merkezidir. Kentteki en önemli yapı, tasarımını Eliel Saari-nen’in yaptığı Belediye Binası’dır (1912). Kentte bir sanat müzesi ile bir tarih müzesi vardır. Nüfus (1986 tah.) belediye, 94.447.
Lahumu bak. Lahmu ve Lahumu
Lahun, el-, Mısır’ın el-Feyyum ilinde (muhafaza) eski yerleşme. Bahr Yusuf Ka-
nalı’nın Feyyum’a doğru döndüğü noktanın hemen kuzeyinde yer alır. Burada Orta Krallık döneminden (İÖ y. 2040-İÖ 1786) kalma bir piramit, bir de piramidin yapımında çalışan işçilere ait bir köyün kalıntısı bulunmaktadır. 12. sülalenin dördüncü hü-kümdan olan II. Sesostris’in (hd İÖ 1897 -İÖ 1878) yaptırdığı piramit başka piramitlerden, mezar odası girişinin kuzeyde değil de güneyde bulunmasıyla aynlır. Piramit eski çağlarda mezar hırsızlan tarafından soyulmuşsa da, çevre duvannın içindeki prenses mezarlannda mücevherlerden oluşan bir hazine bulunmuştur. Bu koleksiyon teknik üstünlük ve sanatsal ustalık bakımından bu üslupta yapılmış bütün öteki Orta Krallık eşyalanyla hemen hemen aynı düzeydedir.
İkinci ara dönem (İÖ 1786 – İÖ y. 1567) boyunca da yerleşimin sürdüğü köyde yapılan kazılarla dikkate değer bir kent planla-
¡s‘.
El-Lahun’da bulunan II. Sesostris’in gerdanlığı
Metropolitan Museum, of Art, New York
masının varlığı ortaya çıkanlmıştır. Aynca Orta Krallık dönemindeki gündelik yaşam konusunda bilgi veren çok sayıda mobilya, ev eşyası ve çeşitli konularda yazılmış papirüsler bulunmuştur.
Bir demiryolunun geçtiği bugünkü yerleşimde tahıl, pamuk, şekerkamışı ve meyve üretilir.
Lahuti, Ebulkasım (d. 1885, Kirmanşah -ö. 16 Mart 1957, Moskova), İranlı şair, gazeteci. İlk şiiri 16 yaşındayken, Kalküta’ da çıkan Hablü’l-Metitı gazetesinde yayımlandı. Kum’da devlet hizmetinde çalışırken, sabotajcılıkla suçlanarak ölüm cezasına çarptınldı. Bunun üzerine İstanbul’a kaçtı ve bir süre Farsça öğretmenliği yaptı. İran’a döndükten sonra Kırmanşah’ta Bisutun gazetesini çıkardı (1914-15). Yeniden İstanbul’a giderek Pars (1921) dergisini yayımladı. Aynı yıl İran’a döndüyse de Tebriz’de çıkan bir ayaklanmadan sonra Rusya’ya kaçtı. Başlıca yapıtları arasında îranname (1910), Çekâme (1919), Hezar Mısra (1935), Ceng-i Ademizad ba Div (1944), Surudha-yı Azadiyu Solh (1954) sayılabilir.
lai, ortaçağ şiir ve müzik biçimi. Özellikle 12. ve 13. yüzyıllarda Fransa’nın kuzey kesiminde truverler tarafından geliştirilmiş, ama onlann hemen öncesinde Provans dilinde şiir söyleyen trubadurlar tarafından da kullanılmıştır. Almanya’da Minnesinger de-neır saray şairlerinin Leich adını verdiği lai, farklı uzunluktaki kıtalardan oluşan uzun bir şiirdi; dizedeki hece sayısı 4-8, kıtadaki dize sayısı da genellikle 6-16 arasında değişirdi. Her kıtada bir ya da iki uyak kullanılırdı. Meryem Ana’ya ya da başka bir
kadına hitaben söylenebildiği gibi ö de olabilirdi. Marie de France’ın (1 sonlan) manzum öykü biçimindeki r* tik ve büyülü temaları işleyen laileri m sel anlamda lai değildi.
Müzik biçimi olarak lai Katolik ay kullanılan melodi yürüyüşünün x ı cc….y biçimindeki genel kalıbının et1′ de kalmıştı; ama bu uzun ilahilerde meler ikiliyken /a/’lerde üçlü ve dörtlü’’ nelemeler ile yinelenmeyen diz bulunurdu. Bazen parçanın ilk ve son leri de yinelenirdi. Her kıtanın mel aynydı.
Bu temel biçimin birçok çeşitlemeleri1 dı. Birkaç ikili yineleme dizi halinde ; ‘ nebilir, böylece uzun şiirde müzik biitü ğü sağlanırdı. Ezginin son birkaç yinelemede değişebilir, ilk bitişe ou (açık), İkincisine ise clos (kapalı) denir Bazen de yinelemede melodinin bir ı lemesi kullanılırdı. Görece kısa lai’lı kısa şiirlerin aabb düzeninde seslendir di. Her kıtada aynı melodinin kullanılJ abbc biçiminde ilerleyen şarkılar da’
Lai, armonize edilmemiş bir tek mel; çizgisinden oluşan teksesli bir müzik bi, midir. Ama 14. yüzyılda yaşayan şair besteci Guillaume de Machaut, chace de üç sesli kanon türünü kullanarak yazdığı lai’den ikisini çoksesli hale getirdi. LaiT ‘genellikle 12 kıtadan oluşuyor, ilk ve kıtalar aynı melodi ve şiir biçimini payl yordu. Her kıtada ikili ya da dörtlü yine meler kullanılmıştı.
Lai Chau, Vietnam’ın kuzeybatı ucunda,! (tinh) ve il merkezi kent. Kara Irmak (Sonj Da) kıyısında ve karayoluyla Hanoi’nin 4m km kadar kuzeybatısında yer alan kenti yüzyıllar boyunca bir kervan yollan merkezi olmuştur.
Daha önce Tay Bac özerk bölgesine bagjf olan Lai Chau, 1976’da ayn bir ile dönüştik rülmüştür. Kuzeyde Çin’in Yunnan yönetip bölgesi, doğuda Hoang Lien Son ve Son U illeri, batıda da Laos’la çevrilidir. Dağlık bir, yapı gösteren 17.068 km2’lik bir alanı kap-’ lar. Xam Xan Dağı (pu) (1.897 m) Laos sınırı yakınında doğal bir engel oluşturur/ İlden geçen Ma, Nam Muc ve Nam Nu* ırmaktan taşkın mevsimi dışında Kızıl Irmak (Song Hong) deltasına ve Louangphra% bang’a (Laos) kadar ulaşıma elverişlidir. Viet Minh’in Fransızlan 1954’te kesin yenilgiye uğrattığı Dien Bien Phu kasabasının di yer aldığı Dien Bien yöresi, Muong Thanh Vadisinde önemli bir pirinç ambandır. Aynca karayollanyla Çin, Myanmar ve Laos’a bağlanır. Nüfus 467.600.
Myaı
(1991
tah.) it
Laibach bak. Ljubljana
c
Laibach Kongresi, İngiltere, Osmanh Devleti ve Papalık dışındaki bütün Avrupa devletlerini kapsayan Kutsal İttifak’m Lai-bach’ta (bugün Ljubljana, Slovenya) düzenlediği toplantı (26 Ocak-12 Mayıs 1821). Napoli’de Temmuz 1820’de başlayan devrimci ayaklanmaya karşı önlemleri ele alan kongre, Avusturya’nın İki Sicilya Krallığı* na müdahale ederek gerekirse işgal yoluna’ gitmesini karara bağladı. Kısa vadede Avusturya’nın liberalizm karşıtı politikası için bir zafer anlamı taşıyan bu karar, İngiltere ve Fransa’nın tepkisine yol açarak kongre sisteminin çöküşünde önemli bir adım oldu. *
Kongreye Rusya, Avusturya ve Prusya hükümdarlan ve başbakanlan, İki Sicilya ve Sardinya-Piemonte krallan, Modena ve Toscana dükleri ile İngiliz ve Fransız gözlemciler katıldı. Devrimci rejimlere düş-
lığını ortaya koyan kongre, Napoli yasası’nı yürürlükten kaldırma kararını yladı ve Avusturya ordusunu mutlak arşiyi yeniden kurmakla görevlendirdi.
protesto eden İngiltere ve Fransa lililerin başarısızlıkla sonuçlanan dire-i destekledi. Piemonte’de başlayan r bir ayaklanma da Avusturya birlikle-8 Nisan 1821’de Novara’da bastırdı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*