KORTİZON TEDAVİSİ

KORTİZON TEDAVİSİ

KORTİZON TEDAVİSİ

Kortizon tedavisinde doğal ve yapay böbreküstü kabuk hormonları kullanılır. Bu maddelerin iltihap önleyici, alerji giderici ve zehirlenmeyi yok edici eüdlerinin bulunması uygulama alanlarım genişletmiştir: Gerçekten de kortizon akciğer hastalıklan, romatizma, deri hastalıkları, alerji hastalıkları, hormon hastalıkları gibi değişik hastalıklarda kullanılır. Kortizon etki gücü nedeniyle tercih edilen bir ilaç olmuştur ama kullanımı sırasında birtakım önlemleri almak gerekir; bunların başmda da ilacın tıbbi denetim yapılmadan alınmaması gelir.
Çünkü kortizon tedavisi ülser köke mide delinmesi, kanama, kıl dipleri yağ bezleri iltihabı, osteoporoz, enfı siyonlara ve vereme direncin azaln sı, âdet görmeme, ruhsal bozukluk] gibi durumlara yol açabilir. Bu nedı le özellikle böbrek yetersizliği, mi< onikiparmak barsağı ülseri, enfek yon, verem gibi hastalık durumlar da kortizonun kullanılmaması gerel Enfeksiyon ne kadar ivegense kortiz tedavisi de kısa süre içinde, kı vetli başlangıç dozu ile az dozlara 1 lünerek (24 saat içinde tek bir doz) ı gulanmah, klinik ve biyolojik deneti ler düzenli olarak yapılmalıdır (k basıncının ve ruh halinin gözetim tında tutulması gerekir). Tedavi sü since, beslenmede az ve tuzsuz reji yağ ve karbonhidrat bakımından yı sul ama hayvansal protein bakım dan zengin gıdalar önerilir. Enfei yonları önlemek amacıyla kortizon davisi antibiyotik tedavisiyle birlil
Türkiye Cumhuriyetinin altıncı cumhurbaşkanı (İstanbul, 1903-ls-tanbul, 1987).
Deniz Harp Okulu’nu bitirdikten sonra, teğmen rütbesiyle Deniz Kuvvetlerine katılan (1923) Fahri Korutürk, Deniz Astsubay Hazırlama Okulu’nda sınıf subaylığı ve matematik öğretmenliği yaptı. Hamidiye ve Mecidiye kruvazörlerinde bölük komutanlığı, çeşitli denizaltı gemilerinde güverte subaylığı ve ikinci komutanlık gibi görevleri üstlendi. 1933’te Deniz Harp Akademisi’ni bitirip kurmay olduktan sonra Genelkurmay İstihbarat Başkanhğı’nda çalıştı (1934). Roma deniz ataşe vekilliği (1935), ardından da Berlin ve Stockholm’de deniz ataşeliği görevlerinde bulundu. 1936’da Montreux Boğazlar Konferansı’na askerî uzman olarak katıldı. 1943’te denizaltı
filotillası komodorluğu yaptı. 1944’te Deniz Harp Akademisi tabiye öğretmenliğine atandı; 1945’te de Deniz Harp Akademisi komutanlığına getirildi. 1950’de tuğamiralliğe, 1953’te tümamiralliğe yükseldi ve Harp Filosu komutanlığına getirildi. Daha sonra Deniz Eğitim komutanlığı, Genelkurmay Haberalma başkan-
lığı, Donanma komutanlığı g< rinde bulundu. 1956’da koram du; aynı yıl Marmara ve Boğaz’ niz Kolordu komutanlığına ge 1957’de atandığı Deniz Kuv komutanlığı görevinde bulur 1959’da oramiralliğe yül 1960’ta emekliye ayrıldıktan Moskova büyükelçiliğine a dört yıl sonra Madrid büyükt görevine geçti; 1965’te de bu .vinden ayrılarak yurda d 1968’de dönemin cumhurbî Cevdet Sunay tarafından Cuı yet Senatosu kontenjan senato ne getirildi. Nisan 1973’te Tı Cumhuriyeti’nin altıncı cumhı kanlığına seçildi. Yedi yülık süresinin dolmasından sonra, Güvenlik Konseyinin ülke yön ne el koymasına kadar Cumh Senatosu üyeliğinde
COĞRAFYA
Kosta Rika’nın yüzey şekilleri büyük çeşitlilik gösterir. Güney Nikaragua’daki ovalarm uzantısı olan Antil denizi kıyısındaki alçak ovalar ülkenin üçte birini kaplar. Orta kesimlerde, kuzeybaü-güneydoğu doğrultusundaki yükseltilerse ülke toprakları üstünde boylamasına uzanır ve birçok birimden (Guanacaste dağları, volkanik Orta dağlar, Tal amanea dağları) oluşmuştur; bunlar çöküntülerle (Orta Vadi) kesilmiş ya da ayrılmışlardır. Büyük Okyanus’a bakan yamaçlar karmaşık ovalar ve dağlık kütlelerden oluşur. Bu kesimde Nicoya ve Osa yarımadaları, yaylalarla ayrılmış daracık ovalar ve tepelik bölgeler yer alır. 8. ve 11. Kuzey enlemleri arasmda bulunan Kosta Rika’nın yağışlı tropikal bir iklimi vardır. Atlas Okyanusu kesimi sürekli yağış alırken Büyük Okyanus kesiminde kurak mevsim 4-5 ay sürer.
TARİH

Kosta Rika 1821’de, İspany ayrılan Meksika’yı örnek i 1823’te bağımsız bir devlet turdu; ardından da kölelik ka dı. 1824-1838 yılları arasmda Orta Amerika Federal Cumh ti’nin beş eyaletinden biri 1 geldi; daha sonra yeniden eg bir cumhuriyet oldu. 1835 -yılları arasında Braulio Cî kahve yetiştiriciliğini değerli di, 1871’de de başkan Gu United Fnıit Compan/nin ku larmdan olan Minör C. Keith’ı
IWWWP—WfMm
kosu
las Okyanusu kıyılarında ilk olarak, muz ekili büyük tanm işletmelerini kurma ve yönetme iznini verdi. Uzun tartışmalara konu olan Kosta Rika sınırları, Nikaragua ile 1889’da saptandı. Panama’yla olan sınırlarsa 1944’teki David anlaşmasıyla belirlendi.
General Tinoco’nun diktatörlük dönemi (1917-1919) dışında ülkede genel olarak hareketsiz bir siyasal yaşam gözlendi. Kosta Rika’da Gonzalez-Flores’in başkanlık döneminden (1914-1917) sonra modem mali yasalar yürürlüğe kondu ve devletin iktisadi yaşama müdahale etmesi olanağı sağlandı. Liberal Otilio Ulate’nin 1948 seçimlerinden başarıyla çıkması ülkede bir iç savaşın başlamasına yol açtı. Ama, Jose Figueres Ferrer’in yönetiminde “Karayipler Lejyonu” muhafazakârları yenilgiye uğrattı.
Kasım 1949’da, O. Ulate cumhurbaşkanlığına geldi. Ulusal Kurtuluş Partisi’nin desteklediği Figueres ise Kasım 1953’te onun yerine geçti. Başkanlığı sırasında, Nikaragua’yla birçok sınır çatışması oldu. îç siyaset alanında, Figueres reformcu bir siyaset geliştirdi :ve United Fruit Company’den eslciden olduğundan çok daha elverişli koşullar elde etti. 1958’de muhafazakârların işbaşına gelmesi üstüne cumhurbaş-
kanlık görevini Mario Echandi üstlendi. Ama kahve fiyatlarının düşmesi ve bunu izleyen çeşitli iktisadi güçlükler, Ulusal Kurtuluş Partisi’nin adayı olan Francisco Jose Orlich’in başkanlık seçimlerini kazanmasına yol açan etkenler oldu. Muhafazakârların 1966 (Jose Joaquin Trejos Fernandez) ve 1978 (Rodrigö Carazo Odio) başkanlık seçimlerini kazanmalarına karşın, Ulusal Kurtuluş Partisi, Jose Figue-res’in (1970’te yemden seçildi), daha sonra da Daniel Oduber Quiros (1974-1978), Luis Alberto Monge Alvarez (1982-1986) ve Oscar Ari-as’m (1986-1990) cumhurbaşkanlığında ülkenin siyasal yaşamına sürekli egemen oldu. Ama 1990 Şubatında yapılan seçimlerde Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin adayı Rafael Angel Calderon Fournier, oylann % 51’ini alarak cumhurbaşkanlığına seçilmeyi başardı.
İKTİSAT
1821’de, bağımsızlık sırasında Kosta Rika’nın nüfusu 70 000 kadardı; tümü de’orta havzada (ya da Orta Vadi) toplanmıştı. Kızılderili işçilerin azlığı ve madenlerin zenginliği ülkenin sömürge döneminde çok az gelişmesine neden oldu. Kahve tarımının gelişmesiyse Îs-
panya kökenli halkın egemen] Kurmasını sağladı (% 85 beya orta ve büyük toprak müüdy öbür Orta Amerika ülkeleri oranla çok daha güçlüydü. Son y mi-otuz yıldır Orta Vadi’deki “ı man topraklar”m halkı gider çevredeki “sıcak topraklara” imr ye ve buraları değerlendirmeye ] rişti.
1980 yılları başındaki iktisadi kmtılar günümüzde atlatılmış 1985-1990 döneminde ülke yeı den % 4,5 oranında büyüme hızı yakalamayı başarmıştır. Kahve ı kenin başlıca gelir sağlayan üre midir (1992’de 142 000 t); öte ya dan şekerkamışı (3 000 000 t) muz (Büyük Okyanus kıyısın yaklaşık 950 000 t) üretimi önemlidir. Ülkenin dışsatım ürü leri, kahve, muz, şekerkamışı şel ri ve kakaodur. Büyük tanm işi melerinin önemli bölümü çokulı lu şirketlerin (A.B.D. ağırlıklı) t netimindedir. Ticaret daha ç A.B.D. ve öbür Orta Amerika üU leriyle yapılır. Hayvancılık son i manlarda gelişmiştir. Sanayi hen önemli bir rol oynamaz (etkin r fusun % 24’ü) ve tüketim mallar la sınırlıdır; ama gelişmesini si dürmektedir. Boksit yatakları 1 nüz işletilmemektedir. Ülkenin t yük tek kenti San Jose’dir.
¡S’2 Münih
O.ıvpiyatları’nda 400 m ’ koşusundan bir an.
Kurallara uygun, düz ya da engelli bir pistte veya uzunluğu önceden belirlenmiş doğal bir arazide yapılan atletizm etkinliği.
Koşular, yarışmalar (atlamalar, atmalar) ile birlikte atletizmi oluşturur. Koşucuların, hem rakiplerini geçmek, hem de kendi fiziksel ve ruhsal sınırlarım geliştirerek daha önce elde ettikleri dereceyi aşmak gibi iki değişik amaçları vardır.
Koşu, en eski çağlardan beri, özellikle Akdeniz havzasının doğu kesimlerinde yapılan sporlardan biridir. Eski Yunan’da, koşuya, beden güzelliğinin korunmasına ve gençlerin askerlik konusunda yetişmelerine katkıda bulunduğu ölçüde değer veriliyordu.
Eskiden koşular iki dalda yapılırdı: Düz koşuda atletler , isteklerine göre bir, iki yada yedi stadlık (1 stad = 177,40 m) mesafeyi koşarlardı; silahlı koşudaysa aynı atletler, başlık, kalkan gibi klasik savunma silahlanyla birlikte değişik mesafeleri koşarlardı (eller bedene yapışık olarak koşmak gibi kısıtlayıcı kural-
lar, koşucuyu aynı zamanda savaşa hazırlıyordu).
Günümüzde koşu, kurallarında ve biçimlerinde önemli değişiklikler yapılmasına karşın, aynı temel nitelikleri
korumuştur. Gerçekten de, çağdaş atletizmin dalı olan koşular kendi içlerinde ikiye bölünür: 100 m’den maratona kadar düz koşular; 110 m engelliden engelli kır koşusuna kadar en-
gelli koşular. Ayrıca her iki b de sürat koşuları, orta mesai lan ve uzun mesafe koşuları (Bkz. ATLETİZM).
koşullan» Ruhbilimde ve özellikle hayvan psiko-dir’ma lojisinde, insan ya da hayvan üstün-
de daha önce etkisi olmayan uyarılara tepki oluşturulması, yani koşullu refleksler yaratılması; geniş anlamda da uygun eğitimle yeni tepki tiplerinin ortaya çıkarılması.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*