KLASİK DÖNEM

1740’larda, Berlin, Dresden ve Mannheim, orkestraların (ve orktestra müziğinin) geliştiği merkezler durumundaydı. Berlin’de, Büyük Frederick (Prusya kralı Frederick II) – kendisi de bir besteciydi – aralarında flüt virtüözü C.P.E. Bach, kuramcı Johann Joachim Quantz ve diğer bazı parlak çalgıcıların da bulunduğu bir orkestrayı bir araya getirdi. Aynı zamanda, aynı yerde bir opera binası da kurdu. Mannheim da büyük ve parlak orkestrasıyla tanınıyordu; bestecileri arasında Johann Stamitz ve Franz Xaver Richter’in (1709-87) de bulunduğu bu sanatçılar vardı, dramatik, dinamik kontrastların da kullanıldığı, kendine özgü, senfonik bir üslupla çalıyorlardı. XVIII.yy’ın sonunda müzikteki gelişmenin ağırlığı Avusturya’ya kaydı. 1760’larda Macar Esterhazy ailesi, döneminin en çok saygı gören bestecisi Franz Joseph Haydn’ı koruyuculuğu altına almıştı. Esterhazy prensi Haydn’ın alışılagelmiş biçimlerle özgürce deneyler yapmasına izin verdi; sonuç olarak Haydn, telli kuvartet, senfoni ve sonatı modern biçimlere sokabildi; karşıt temaların stil galant kavramı üzerinde araştırmalar yaparak, örneğin sonat biçimini anlatan çalışmalar yazdı: İ!ki,tema;üç bölümlü bakışımlı yapı; birgelişme bölümü ve bir içerik tekrarı (erken dönem iki bölümlük İtalyan sonat biçiminden oldukça uzaktı). Son yıllarında Haydn, Paris ve Londra’dan büyük, kalabalık heyetlerle besteci olarak çalıştı ve Viyana’da yaşadı. Oda mü­ zikleri, operalar ve oratoryolar da dahil olmak üzere toplam 104 senfoni besteledi. Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart daha küçük bir çocukken onun bir müzik dehası olacağını anlamıştı; gerçekten de, genç Mozart müziğin en parlak mucizelerinden biriydi. Babası Leopold’un desteğiyle, klavsen ve keman çalmayı ve beste yapmanın temellerini öğ­ rendi ve 10 yaşına gelmeden Avrupa saraylarını yetenekleriyle fethetti ve ilk senfonilerini besteledi. Sonuç olarak bunların 41 tanesinde(bazı müzikologlar,bellibaşlı üvertürlerinin de bu sayıya dahil edilmesini savunarak bestelediği toplam senfoni sayısının 60 olduğunu öne sürerler) yapısal biçimi geliştirerek, parlak bir anlatım biçimine yönelmiştir. Mozart, oda müziğinden, solo piyano sonatlarına, orkestra çalışmalarına ve operaya dek, denediği her tarzda başarılı oldu. Kaleminden, akıl almaz bir hızla akan müzik, dehanın başarılı damgasını taşır. Opera alanında, Mozart çalışmaya, yeni geliştirilen singspiel ile başladı, müzikal interlüdler ve aryalarla komik tiyatronun konuşma diyaloglarını birleştiren bir Almanca bi­ çimi oluşturdu. Saraydan Kız Kaçırma (Die Entführung aus dem Serail, 1782) ve Sihirli Flüt (Die Zauberflöte, 1791) de dahil olmak üzere, eserleri, yalnızca tarzın en büyük örnekleri olmakla kalmaz, gelecek yüzyılda da gelişmeye devam edecek Alman operasına geniş ufuklar açar. Haydn ve Mozart, meyvelerini Ludwig van Beethoven’in çalışmalarında veren bir müzik devrimini başlattılar. Rheinland’da doğan Beethoven, Haydn’la çalış­ mak için Viyana’ya yerleşti ve ömrünü burada geçirdi. Tam bu dönemde, edebiyat ve sanat alanında romantizm çağı doğuyordu: Siyasal alandaysa,ufukta devrim vardı. Ordudan, özgürlük bildirileri ve aristokrat olmayan kitleler için eşitlik istemleriyle, Almanya’da krallık aleyhtarı fikirlerin tohumları atılıyordu. Beethoven, üstleri Viyana soylu sınıfından olmasına rağmen, bu devrimci ve romantik ortamda yetenekleriyle kendisinin onlarla eşit (hattâ belki daha üstün) olduğunu kabul ettirdi. Soylu arkadaşları ona engel olmadılar. Beethoven’in erken dönem çalışmalarında hem Haydn’ın üslubuna öykünme, hem de klasik üsluba yakınlık görülür. 1804’te (neredeyse tamamen sağır olduğu bir dönemde) “yeni bir biçim” dediği tarz üzerinde çalışmaya başladı ve Beethoven «Eroica» idealinin romantik kavramını yakaladı, Üçüncü Senfoni’yi bu dö­ nemde bestelemiştir. Bundan sonra, çalışmalarının bir çoğu, idealize edilmiş, yüksek fikirlerde ve okuduğu romantik edebiyatın ruhuyla (özellikle de Goethe’nin yapıtları), konularında görülen çelişkileri ve tutkuyu ön plana çıkarabilmek için müzik dilindeki dramatik öğeleri artırdı. Eserleri, Bach, Haydn ya da Mozart’ınkilerden az sayıdadır. Sadece, 9 senfoni, 5 piyano konçertosu, 1 keman konçertosu, 1 opera (1803 ve 1814 arasında çeşitli defalar sahnelenmiş ve hiçbir zaman tam anlamıyla başarılı olamamıştır), 32 piyano sonatı ve oda müziği yapıtları(16 gerçekten parlak kuvartet de dahil olmak üzere)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)