Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Kendimize Karşı Görev ve Sorumluluklarımız

Allah’a kulluk görevimiz, kendimize karşı birtakım sorumluluk
ları kapsamaktadır.
Düşünmek ve yaşamak… Allah, âlemdeki her şeyi ve insanı, daha
önce hiçbiri var değilken ve herhangi bir örnekleri de yokken bir
hikmetle yarattı. Mümin, kendisine ve çevresine bakıp bu hikmet
üzerine düşünür ve yaratılış hikmetine uygun bir hayat sürer.
Çünkü yaşadığı hayat ve ölümden sonraki hayatın sebebinin de
sonuçlarının da o hikmetle ilişkili olduğunu bilir.
Şükretmek ve ibadet etmek… Allah insanı yarattı ve diğer yarattık
larından üstün kıldı. Yeryüzüne bolluk içinde yerleştirdi. Güzel,
temiz ve pak şeylerle rızıklandırdı. Karada ve denizde taşıdı. Se
mayı üstüne gölgelik kıldı. Yeryüzünün dağlarında ve düzlerinde
onun için barınaklar var etti. Sıcaktan, soğuktan ve her türlü dış
tesirden koruyacak elbiseler verdi ona. Saymaya
devam etsek saymakla bitiremeyeceğimiz çeşit
çeşit nimetler bahşetti. İnsan bu nimetlerden en
uygun şekilde yararlanır, vereni anar, O’na kalbi
sevgi ve saygıyla dopdolu bir şekilde şükreder.
Dünya nimetlerinin geçici olduğunu bilerek
Allah’ın huzuruna çıkacağı güne ibadetleriyle
hazırlık yapar.
Doğru ve dürüst yaşamak… İnsanın sahip olduğu
ya da olabileceği her şey, nihayetinde bu dünya
hayatının geçici nimetidir. Allah’ın katında bu
lunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat
inanan, inancının gereği olarak iyi, güzel ve doğ

ru işler yapanlar içindir. Bu sebeple mümin kul,
kendisine iletilip açıklanmış Allah’ın âyetlerine kulak verir, düşünür, öğüt alır, iyi huylar edinip
güzel davranışlarla süsler yaşantısını. O’na karşı
gelmekten her zaman ve zeminde sakınır. Tam
olarak Rabbinin istediği gibi bir hayat sürer.
Korumak ve geliştirmek… İnsanın sahip olduğu
tüm maddî ve mânevî nimetler, aynı zamanda
üstündeki birer emanettir. Kendi bedeni de; eşi,
evlâdı, hısım akrabası, kardeş ve dostları da; on
larla paylaştığı sevgi, saygı, sıcaklık da… Emanet
ise gereğince korunmayı ve sahibine onun belirlediği şekilde iade
edilmeyi gerektirir. Dolayısıyla inanan insan, kendisine emanet
verilmiş tüm nimetlerin kadir ve kıymetini bilip onlara karşı gö
rev ve sorumluluklarını hakkıyla yerine getirir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.