Kayrevan

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Kayrevan

KAYREVAN ya da KEYREVAN,
Tunus’ta kent, Tunus Sırtları’yla tuzlu
Sebhalar arasındaki düzlükte bulunan
bir bozkır ovasında, il merkezi; 96 000
nüf. (1990). Kent önemini kade, hâlâ bir elsanatları merkezi ve Mağrib’in
büyük kutsal kentlerinden biridir.
-Kayrevan ili, 469 000 nüf. (1988).
-Tar. Ukba bin Nafi tarafından 670 yılında
kurulan Kayrevan, Araplara, hem berberi
kabilelerini gözaltında tutma, hem de
kıyıdaki bizans garnizonlarının tehdidin
den uzak, Kuzey Afrika içine sefer hazırama
olanağı veren askeri bir üstü. İfrikiye’nin
merkezi olan Kayrevan, Aglebiler
döneminde en parlak çağını yaşadı. Aglebiler’in
yerine geçen Fatımiler döneminde
de önemli bir kültür ve ticaret merkezi
olan Kayrevan’ı Fatımiler 947’de terk ederek
başkentlerini Mehdiye’ye naklettiler;
daha sonra halife Ismail’in kurduğu Mansuriye,
yakınındaki Kayrevan ile rekabete
girişti. Beni Hilal istilasından sonra hızlı bir
gerileme dönemine giren kent, XIV. yy.’da
hemen hemen tümüyle terk edilmiş durumdaydı.
Hüseyni hanedanının kurucusu
olan Hüseyin bin Ali kaleyi ve birçok
camiyi XVII. yy.’ın ilk yarısında onarttı.
1740’ta yıkılan Kayrevan, kısa sürede onarılarak
Tunus beyliği’nin canlı bir kenti oldu.
-Güz. sant. Kent, yapımını Ukba bin Nafi’nin
başlattığı (670), ancak son biçimini
800 ile 909 yılları arasında alan Sidi* Uk–
ba Ulu camisi’nin (Camiülkebir) çevresinde
gelişti. 135×80 m’lik bir alanı kaplayan
bu cami, çok yalın üslubuna karşılık geniş
ve olağanüstü bir uyumla düzenlenmiş
avlusu ve bir başyapıt olarak nitelenen
ana mekânıyla dikkati çeker. Kuzey
Afrika’nın en büyük anıtlarından biri oları
caminin ekseninde yer alan görkemli, üç
katlı minaresi, batı üslubunu en iyi yansıtan
minarelerdendir. Minberi (IX. yy.) ve
maksuresi (XII. yy.) birer kusursuzluk örneğidir.
Kayrevan’ın öteki görkemli anıtları
arasında: Berber camisi diye de anılan Sidi
Sahib zaviyesi (VII. yy. sonu, onarım XV.
yy., süslemeler XVIII. ve XIX. yy.),. özgün
üslupta cephesiyle dikti çeken Uçkapılı
cami (Camiu Tlata Biban) [866, onarım
gördü], Sidi Abid el-Garyâni camisi (XVI.
yy.), Kılıç camisi (Camiu Amer Abbada)
[1871] ve XVIII. -XIX. yylardan kalma eski
ve bakımsız, ancak son derece ilgi çekici
yapılar sayılabilir. Günümüzde de sağlam
olan, tuğladan yapılmış surlar, XVIII.
yy.’dandır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.