Kaynak

Kaynak

1. Topraktan doğal yollarla
çıkan su; bu suyun çıktığı yer, pınar, memba:
Dağdaki kaynaklardan kente içme suyu
getirildi. (Bk. ansikl. böl. Hidrol. ve Jeomorfol.)
-2. Bir akarsuyun doğduğu kabul
edilen su ya da onun çıktığı yer: Tuzla
çayının kaynağı Palandöken dağlandır
Dicle nehrinin kaynağı Hazar gölüdür
– 3. Bir şeyin esası, nedeni, kökeni: Sizce
saldırganlığın kaynağı nedir? -4. Bir
şeyin, başlangıç, çıkış noktası, kökeni:
Modern resmin kaynaklarını tartışmak gerekir
-5. Bir kimse ya da bir kurum sözkonusu
olduğunda bir bilginin, bir habe
rin kökeni, çıktığı yer: Değişik kaynaklar
haberi doğruladı. -6. Araştırma ve incelemelerde
yararlanılan, başvurulan belge
ve metinler, bir yapıtın bir anlatının kökeni:
Bu konuda kaynak bulmak çok zor Yazıya
yararlandığın kaynakları ekleyebılirsin.
-7. Bir tamlayanla, bir şeyi üreten,
yaratan şey: Okumak benim için vazgeçilmez
bir zevk kaynağıdır –8. Bir şeyin
ürediği, yayıldığı yer: Bütün kötülük/erin
kaynağı aynı değildir
-Akust. Akustik kaynak, akustik dalga
yayımlayan herhangi bir öğe.
– Astrofiz. (Işıma) kaynağı, elektromanyetik
ışınım yayımlayan her gökcismi.
-Bilş. Bir bilişim sisteminin, değişik kullanıcılar
tarafından kullanılabilecek bölümü.
(Bellek, hesap birimi, çevreselleri birer
kaynaktır. Kaynakların kullanıcılara ayrılması
bir işletme sisteminin temel işlevlerinden
biridir)
– Elektroakust. Elektroakustik kaynak,
elektriksel işaretleri akustik dalgalara dönüştüren
elektroakustik türdönüştürücü.
– Elektron. Etki alanlı bir tranzistorun ya
da bir MOS’un, N ya da P biçiminde katkılanmış
bir yarıiletken çubuğunun iki
ucunda biri; bu uç, bir montajda ızgara
gerilimi uygulaması için potansiyel enerji
kaynağı olarak alınır.
– Elektrotekn. Bağımlı akım (sırasıyla gerdim)
kaynağı, akımı (sırasıyla gerilimi)
devrenin bir başka kolundaki akıma ya da
gerilime bağlı olan kaynak. II Bağımsız
akım (sırasıyla gerilim) kaynağı, edilgen
bir devre öğesi ile ideal bir akım (sırasıyla
gerilim) kaynağının paralel (sırasıyla seri)
bağlanmasından oluşan etkin öğe. II
ideal akım kaynağı, akımı, zamanın belli
ve önceden verilmiş bir fonksiyonu olan
etkin öğe. Il ideal gerilim kaynağı, gerilimi,
zamanın belli ve önceden verilmiş bir
fonksiyonu olan etkin öğe.
– Fiz.,Kaynak etkisi, aşırı akışkan helyumla
dolu bir kılcal borunun iki ucu! X noktasının
sıcaklığından düşük farklı sıcaklıklara
getirildiğinde, bu uçlar arasInda ortaya
çıkan basınç farkı. (Eşanl. ISILMEKANİK
ETKİ.) İyon kaynağı, yüksek frekanslı
elektromanyetik alanlar ile elektron demetlerinin birlikte etkimesiyle, atomlardan
elektronlar koparan aygıt.
– Giz. bil. Kaynak fah, kaynak sularına bakarak
kehanette bulunma biçimi.
– Med. huk. (Bk. ansikl. böl.)
– Nük. müh. Işıma kaynağı, iyonlaştırıcı
bir ışıma yayımlayan ya da yayımlamaya
elverişli aygıt ya da madde. (Kaynaklar
kullanıcının radyoaktif maddeye ulaşabildiği
gömülmemiş kaynaklar ve kullanılan
ışımanın geçmesine izin veren dayanıklı
ve sızdırmaz bir zarf içine radyoaktif maddenin
kapatıldığı gömülmüş kaynaklar
olarak ikiye ayrılır) 11 Radyoaktif kaynak, ışıma
kaynağı olarak kullanılan radyoaktif
madde miktarı. (Bk. ansikl. böl.)
– Opt. Işık kaynağı, bir ışık ışıması yayımlayan
ya da yayımlamaya olanak sağlayan
sistem.
– Petr. san. Petrolü oluşturan kayaç ya da
bu kayacın organik bileşeni.
– Sesbilg. Dilin seslerinin oluşumu sırasındaki
ilk titreşim olgusu. (Devirli ses kaynağı
[ünlüler ve titreşimli ünsüzler] ve gürültü
kaynakları [titreşimli ve titreşimsiz ünsüzler] ayırt edilir.)
-Termodin. Isı kaynağı, değişen bir sistemin
ısı aldığı ya da sağladığı ortam; bu
değişimde sıcaklık kesinlikle değişmez. il
Sıcak kaynak, soğuk kaynak, aralarında,
ısı ve çalışma değişimiyle (akışkan soğutucu
ya da çalışarak) etkin bir sıvı gelişen
farklı sıcaklıklardaki ısı kaynakları.
-Verg. huk. Kaynakta tevkıl, vergi borcunun,
vergi dairesine asıl vergi yükümlüsü
tarafından değil, onun adına vergiyi ödemekle
sorumlu tutulan üçüncü kişiler tarafından
ödenmesi yöntemi. (Türkiye’de,
maaş ve ücretlerin vergisinin ödenmesinde
işverenler [kamu kesiminde kamu daireleri] sorumlu tutularak bu yöntem uygulanır.)
[Eşanl. STOPAJ.] -Yerbil. Alev kaynağı, yeraltı gazlarının
neden olduğu alev püskürmesi (bu, rejimi
düzenli olan bir çamur volkanıdır).11 Lav
kaynağı, içinde bulunan gaziarın basıncıyla
fışkıran akışkan lav.
• kaynaklar çoğl. a. Mil. muhs. Ulusal
ekonomiye yarar sağlayan (üretim ve dışalım)
ve tüketim, yatırım ve dışsatım için
kullanılabilir durumda olan mal ve hizmetlerin
tümü.
– Çevrebil. Doğal kaynaklar, sanayi uygarlığının
gelişmesi sonucunda yok olma
ya da azalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan
doğal ürünlerin, ortamların, dengelerin
ve bunlara ilişkin geleneksel yönetim
biçimlerinin tümü. (Bk. ansikl. böl.)
• sıf. Kaynak alınan, yararlanılan: Kaynak
kitaplar Kaynak kişiler
– Dilbil. Kaynak dil, bir çeviri işleminde,
amaç dil denilen bir başka dile çevrilen
metnin dili.
– Ikt. Kaynak fabrika, kaynak sanayi, yarı
işlenmiş maddeler üreten ve ürünleri,
üretim süreci içinde kendisinden sonra
gelen bir işleme konu olan sanayi ya da
fabrika.
– ANSİKL. Çevrebil. Yenilenemeyen kaynakların
“maden ocağı” tipinde işletilmesi,
bunların kısa sürede tükenmesine yol açar.
Şimdi, bu durum yalnız petrol ve maden
yatakları için geçerli olmayıp “genetik kaynaklar”,
yani tükenince bir daha yerine konamama
tehlikesiyle karşı karşıya bulunan
hayvan ve bitki türleri, hatta çeşit ve ırkları
için de geçerlidir: farkında olmadan bir kuş
türünün son bireylerini öldüren avcılar gezegenin
çeşitliliğini sonsuza dek azaltır.
“Kaynak” kavramı Yontmataş ya da Yenitaş
dönemi tipindeki bugünkü insan toplumlarını
da kapsar; bunların o hor görülen
özgün doğal kaynak kullanma tarzları,
bu uygarlıklar ortadan kalkarsa ciddi
bir şekilde zarar görebilir (—> ETNOBOTANİK.)
Bu bakımdan dünya çapında öngörülen
önlemler şunlardır:
– konutların seyreltilmesinden yollarda hız
sınırlamasına ve daha az enerjiyle çalışanarabaların bulunmasına kadar varan birtakım
önlemlerle enerji tasarrufu;
– nükleer enerji ya da yenilenebilir “yumuşak”
enerjiler gibi (güneş enerjisi, biyoenerji,
jeotermi, rüzgâr, su enerjileri, vb.) yeni
enerjilerin geliştirilmesi; kimi endüstri ya
da tarım ürünlerinin (kağıt, cam, demir, vb.)
yeniden kullanılması;
– yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi,
örneğin, betonlara fosfojips katılması ya
da tarım kökenli artıkların (kan, peynir suyu,
vb.) hayvan yemi olarak kullanılması;
-kimi kaynakların yerine daha bol olan ve
yenilenebilen ürünlerin kullanılması;
– sanayi ürünlerinin dayanıklılık süresinin
artırılması;
– daha az kirletici ya da enerji verimi daha
iyi olan yeni teknolojilerin kullanılması.
Bütün bu önlemler ve kaynaklarımızın
korunmasına yarayan ve bazılarına göre
henüz emekleme evresinde olan daha
başkaları, gelecek kuşaklara dayanılabilir
yaşam koşulları sağlanmak isteniyorsa, sa-.
nayi toplumlarının yakın zamanda kazanmak
zorunda oldukları büyük teknolojik başarının
birer parçasıdır.
– Giz. bil. Su falcılığında kullanılan yöntemlerden
biri, hayali resimler görününceye kadar
dikkati suyun yüzeyinde toplamaya dayanır
Diğer bir yöntemse, boş bir testiyi
kaynak suyuna attıktan sonra suyun testiye
dolması sırasında çıkan hava kabarcık-.
larını incelemektir Başka yöntemler de, suya
atılan bir nesnenin su yüzeyinde çizdiği
şekilleri gözlemeyi temel alır
– Hidrol. ve Jeomorfol. Bir kaynak, öncelikle
debisi, rejimi ve suların niteliğiyle ayırt
edilir Termal kaynakların ve rezürjansların
dışında kalan doğal ve yapay (artezyen kuyuları)
kaynaklar yeraltı su örtülerinden doğar.
Ayrıca, oluşum hızlarlyla ya da yağışların
düşmesiyle suyun yeniden ortaya çıkması
arasında geçen zamanla belirlenir.
Kaynaklar, birçok etkenin birleşmesi sonucudur:
yağmurların dağılımı ve genel durumu,
buharlaşma, engebenin eğimleri ve
jeolojik katmanlaşma biçimi, yüzeysel oluşumların
yapısı, çeşitli katmanların geçirgenlik
derecesi, çatlakların ya da kırıkların
bulunması, geçirgen katmanın kalınlığı ve
genişliği. “Açık havadan örtüye kadar iniş,
sonra da burada yukarı çığıra doğru gidiş
ne kadar gecikirse yani geçirgen kayaçların
düşey kanalları ne kadar daralırsa, kayaçlar
ne kadar kalınlaşır, örtü genişler ve
eğimi azalırsa debi de o denli az değişime
uğrar” (Pardö). Genellikle kaynakların
rejimi hele bunların geniş bir beslenme ağı
varsa, akarsulardan çok daha düzenlidir
Bununla birlikte, sürekli ve kesikli kaynaklar
da görülür
İnsanın kullanımı bakımından iki ana
kaynak türü vardır: yüzey kaynaklarına az
rastlanır, bunlar oldukça düzensizdir ve kullanılmış
sular kaynaklara süzüldüğü için her
zaman pek de temiz değildir; derin kaynaklar’a
çok daha az rastlanır, bunlar daha
gürdür, tuz ve kireç oranı yüksek olanların
dışında tüketime, diğerlerinden daha elverişlidir
Artezyen kuyularına kimi kez fışkıran
kaynaklar denir
Kaynak sularında çözünmüş maddele
ve kimi kez asıltı halde ince elementler bulunur
Bu nedenle jeomorfojenezi doğrudan
etkilerler Tropikal kuşakta, lateritli kabukların
tabanında oluşan kaynaklar, üstünde
yer aldıkları killer düzeyinde, kabuk
altındaki ve bazen yüzlerce metre uzunluğundaki
mağaraları (Futa-Calon) temizlemek
için büyük miktarda ince malzemeyi
dışarı taşırlar Kazarak bunların yuvarlanmasına
neden olurlar Sık tropikal ormanda
kaynaklar lateritli killerin ve özellikle killi
kumların kaymasına neden olur, bu da vadi
başlarının körvadi halinde gelişmesine
yol açar (Gabon “buz yalakları”).
Ilıman ülkelerde aynı olay, daha küçük
ölçüde de olsa görülür; kaynak düzeyini
oluşturan killi oluşumların ıslanması platoların
kenarında, özellikle de kenar engebelerin
alın bölümünde, katmanların eğiminin
zayıf olduğu yerlerde girinti ve çıkıntıların
oluşmasını kolaylaştırırMed. huk. Kaynak, Türk medeni kanunu’nun
679. maddesine göre bulunduğu
toprağın bütünleyici parçasıdır Mülkiyetı
toprağın mülkiyetiyle birlikte kazanılır Yasanın
644. maddesi taşınmaz mülkiyetinin
kaynakları da kapsadığını belirtir Kaynak
noktasının (yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı
nokta) içinde bulunduğu toprağın maliki,
kaynağın da malikidir. Kaynak sahibi,
isterse bir başkasına kaynağındaki suyu
kullanması için bir ayni hak tanıyabilir. BU
hakka, “kaynak irtifakı” denir ve tapu siciline
tescille kurulur
Kaynak, nehir ya da ırmak oluşturacak
nitelikte bol su sağlıyorsa, kamuya özgü sulardan
sayılır Kayalar, tepeler ve dağlardan
çıkan kaynaklar da kamu maildır (Türk
med. k. md. 641).
Bir kişi taşınmazını kullanırken başkasının
kaynağına zarar vermemekle yükümlüdür
Kaynakta hakkı olanı zarara sokan
kişi, bunu gidermek zorundadır (Türk med.
k. md. 680).
-Nük. müh. Radyoaktif kaynak. Nötron
kaynakları ilk çalıştırmanın her türlü güvenlik
içinde gerçekleşmesi için reaktörlerin
kalbine yerleştirilir Bunlar, ikiye ayrılır: ilk çalıştırma
için gerekli olan, başlangıçta etkin,
birincil kaynaklar ve başlangıçta etkin olmayan,
ancak çalışan reaktörün nötron akısında
etkin hale gelen ve daha sonraki ilk
çalıştırmalarda kullanılabilecek olan ikincil
kaynaklar Birincil kaynak olarak, özellikle
kendiliğinden parçalanarak nötronlar yayımlayan,
kaliforniyum 252 kullanılır İkincil
kaynak olarak ise, bir antimon ve berilyum
karışımından yararlanılır. Antimon 124 reaktörde
gama radyoaktif hale gelir ve gama
ışıması ile berilyum çekirdekleri arasındaki
etkileşim, nötronlar üretir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)