Kaymaktaşı

Kaymaktaşı

Miner. Kalsit ya da alçıtaşı
türü. (Eşanl. ALBATR.)
– ANSİKL. Bileşimleri yönünden çok farklı
iki mineral türü kaymaktaşı adını taşır: kalsiyum
karbonat (kalsit) türü olan kireçli
kaymaktaşı ve alçıtaşı türü olan alçltaşiı
kaymaktaşı. Birincisi değişik renkli yarısaydam
katmanlar biçiminde bulunur (Mısır
da çıkarılan doğu kaymaktaşı, Cezayir
oniksi) ve asitlerle birleştiğinde fokurdar.
İkincisi ya da alabastrit çok beyazdır ve
asitlerle fokurdama yapmaz.
– Güz. sant. Heykelciler cilalamaya elverişli
ve yarısaydam kaymaktaşını, Antikçağidan
başlayarak Mısır ve Ortadoğu’
da, vazoların ve ölü küllerinin saklandığı
kapların yapımında kullanmışlardır. Ortaçağ’da,
XIV. yy.’dan başlayarak mezarların
üstündeki kaymaktaşından yatık heykeller
Fransa’da Bourgogne’da, kuzey ülkelerinde,
. ı e Ingiltere’de o ingham
yakınlarında ve Derbyshire’da büyük
taş ocakları vardı) yaygınlaştı.
Edward Wnin (öl. 1327) Gloucester katedrali’ndeki
mezarı uzun bir dizinin ilk örneğidir.
Ortaçağ’ın sonuna doğru, insan
tasvirleri yavaş yavaş basmakalıplaşmaya
başladı. Bu alanda çalışan sanatçılar daha
çok Londra, Nottingham ve York’ta
toplanmıştı. 1340’a doğru yaldızlı ve boyalı
kabartma sunakarkalığı levhaları yapılmaya
başlandı. Başlangıçta büyük bir
çeşitlilik gösteren bu kabartmalar XV.
yy.’da seri olarak üretilmeye başlandı.
1540 dolaylarına kadar en çok işlenen konulardan
biri İsa’nın çilesi’ydi.
Rönesans döneminde yerini mermere
bırakan kaymaktaşı, XVIII. yy.’da ve XIX.
yy.’ın sonunda, süsleme sanatlarında yeniden
moda oldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)