Kayış

Kayış

1. Bir şeyi bağlamak, tutturmak,
belli bir konumda tutmak ya da sıkmak
için kullanılan, esnek ve dayanıklı bir
malzemeden (deri, bez, plastik kaplı dokuma,
esnek dokuma vb.) yapılmış şerit.
—2. Ustura bilemekte kullanılan cilalı kösele:
Berber kayışı. —3. Kayış gibi, koparılması
güç, çok sert olan: Etin kayış gibi
kısmı bana düşmüş, ısırıyorum ısırıyorum
kopmuyor; çok kirli, kara: Ceketin yakasıkirden kayış gibi olmuş. II Kayış atmak, hile
yapmak; kaytarmak (arg.). ii Birini kayışa
çekmek, bir işi ucuza çıkar gibi göstererek
sahibinden çok para almak, onu aldatmak,
kandırmak. Usturayı kayışa çekmek,
usturanın kılağısını almak.
II—Mak. san. Bir milin dönme devinimini
kasnaklarla diğer mile aktaran, sonsuz ve
bükülgen bir şeritten oluşmuş iletim organı.
(Bk. ansikl. böl.)
—Saatç. Kayış pimi ya da sustası, kol saatleri
kutusunun üzerinde bulunan ve saat
kayışını kolayca yuvasına yerleştirmeye
yarayan sökülebilir pim.
—Şahinc. Av kuşunu kütüğü üzerinde tutmaya
yarayan, yumuşak deri şerit.
—ANSIKL. Mak. san. Kayış hız büyütmeyi
ya da düşürmeyi sağlar; ayrıca, sabit
ya da avara kasnaklarla basit ve kullanışlı
bir kavrama görevi de yapabilir
Bir kayışta iki kolan ayırt edilir: çeken kolan
devindirici kasnaktan çekilen kasnağa
gider, çekilen kolan ise çekilen kasnaktan
geri döner
Genellikle elastomerden yapılan kayışlar
V biçiminde ya da düzdür; oturma yüzeyleri
kaygan olabildiği gibi kasnağa yapışma
güçlerini artırmak için enine dişli ya
da boyuna yivli de olabilir
Kayışların gerilimi, kasnakların eksen
aralığını değiştirerek ya da çeken kolan
üzerine gergi kasnağıyla az

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)