Kavramcılık

Kavramcılık

Tümelin şeylerde, var
olduğunu, şeylerden ayrıldığı zaman, gerçekçilerin
ileri sürdükleri gibi kendi başına
bir gerçeklik, ya da adcıların ileri sürdükleri
gibi salt bir sözcük değil düşüncenin
öz yapısını belirten zihni bir kavram olduğum
ileri süren felsefe öğretisi.ANSIKL. “Kavramcılık”, Abölard’ın tümeller
sorununa getirdiği çözüme, felsefe tarihçileri
tarafından verilen addır. Abölard, ne
Guillaume de Champeaux ve gerçekçiler
gibi, bir genel fikrin (tür ya da cins fikri) kendi
başına var olan bir öz olduğunu; ne de
Roscelin de Compiegne ve adcılar gibi, bu
fikrin salt bir söz (flatus vocis) olduğunu kabul
eder Abölard’a göre, cinsler kendi başlarına
var olamazlar; ancak bazı bireysel
öznelerin -var olan bazı bireysel öznelerinyüklemi
olarak var olabilirler; bunun için,
Abölard, ancak yüklem olabilen (sermo
praedicabilis) bir ifadeye tümel adını verir
Abölard’ın öğrencileri, De intellectibus ve
De generibus et speciebus gibi, yazarı bilinmeyen
yapıtlarda, buna benzer kuramlar
geliştirdiler Bu sonraki yapıtta, her bireyin,
kendi türünü oluşturan bir madde ile
bireyliğini oluşturan bir biçimden meydana
geldiği savunulur. Örneğin Sokrates’in
maddesi “insan”, biçimiyse “sokrateslik”
tir; “sokrateslik” biçimi, ancak Sokrates’in
bireyliğinde var olduğuna göre, bu biçimi
taşıyan madde, yani “insan” türü için de
aynı şey haydi haydi geçerlidir
“Kavramcılık” sözcüğü Xl. ve XII. yyllarda
kullanılmıyordu; o dönemde yalnızca iki
parti, “adcılar” ve “gerçekçiler”, yani tümel:
lerin gerçekliğini kabul edenlerle etmeyenler
ayrımı yapılıyordu: kavramcılık, tümelleri
yüklem kavramlarına indirgediğ’ine göre,
tümellerin gerçekliğini kabul etmiyordu;
dolayısıyla adcılığın değişik bir biçiminden
başka bir şey değildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)