katalizör

katalizör

katalizör

Katalizörler gaz, sıvı ya da katı halde olabilir. Homojen (tektürel) katalizde, katalizör molekülleri tepkenlerle aynı fazda (çoğunlukla gaz ya da sıvı) dağılmıştır; heterojen (çoktürel) katalizde ise tepkenler ve katalizör bir faz sınırıyla ayrılmış farklı fazlarda bulunur. Heterojen katalizörlerin çoğu katı halde, tepkenler ise gaz ya da sıvı haldedir.
Heterojen kataliz. Heterojen, yani çok fazda yürüyen kataliz, çoğunlukla tepken-lerden en az birisinin katalizör yüzeyine kimyasal bağla bağlanması (kimyasal tutunma) yoluyla gerçekleşir ve kataliz tepkimesi bu yüze tutunmuş (adsorbe edilmiş) katmanda yürür. Heterojen kataliz tepkimeleri katalizör yüzeyinde gerçekleştiğinden bu tür tepkimelerin hızı katalizörün etkin yüzey alanı ile doğru orantılıdır. Bu nedenle etkin katalizörlerin çoğu, bir gramının toplam yüzey alanı birkaç yüz metrekareyi bulan çok gözenekli katı maddelerdir.
Heterojen kataliz kuramına göre, kataliz etkinliği, atomların katalizör yüzeyindeki geometrik düzenlenmelerine ve katı katalizörün elektron özelliklerine (elektron bandı yapısı, yaniletkenlik vb) bağlıdır.
Bir katalizörün zehirlenmesi, zehirin katalizörün elektron özelliklerini ters yönde değiştirmesi ya da tepkenler yerine katalizör yüzeyine tutunarak birikmesi sonucunda oluşur.
Enzimler. Doğal biyolojik maddeler olan enzimler önemli bir katalizör sınıfıdır. Her biri, canlılarda oluşan belirli bir kimyasal tepkimede rol oynayan binden fazla enzim bilinmektedir. Bazı enzimler en etkin katalizörler arasında yer alır.
katalizör, tezgen olarak da bilinir, kimyada, doğrudan tepkimeye girmeden tepkimenin hızını artıran kimyasal madde. Enzimler canlılardaki pek çok temel biyokimyasal tepkimenin gerçekleşmesini sağlayan doğal katalizörlerdir.
Katı katalizörlerin çoğu metallerin ya da bor, aluminyum ve silisyum gibi yanmetal elementlerin oksitleri, sülfürleri ve haloje-nürleridir. Gaz ya da sıvı katalizörler çoğunlukla katışkısız halde ya da uygun bir taşıyıcı ya da çözücüyle birlikte kullanılır. Katı katalizörler ise çoğunlukla katalizör destekleyicileri denilen başka maddeler içinde dağıtılırlar.
Kataliz tepkimesi, genellikle katalizör ile tepken arasında gerçekleşen bir kimyasal tepkimedir. Bu tepkime sırasında, birbiriyle ya da başka bir tepkenle daha kolay tepkimeye girerek son ürünü oluşturan ara ürünler ortaya çıkar. Bu ara ürünler ve tepkenler arasındaki tepkime sırasında da katalizör yeniden oluşur. Katalizörler ve tepkenler arasındaki tepkimenin izlediği yol çok değişkendir ve katı katalizörlerde bu yol çok karmaşıktır. Asit-baz tepkimeleri, yükseltgeme-indirgeme tepkimeleri, düzen-leşim karmaşıklarının ve serbest köklerin oluşumu bu tür tepkimelerdir. Katı katalizörlerin yüzey özellikleri, elektron ya da kristal yapıları tepkime mekanizmasını çok etkiler. Çokişlevli katalizör denen bazı katalizörler, tepkenlerle birden çok mekanizmayla tepkimeye girer; çiftişlevli katalizörler petrol sanayisinde molekül yapısını yeniden düzenlemeye dayanan reforming (düzeltim) işlemlerinde yaygın olarak kullanılır.
Kataliz tepkimeleri sanayide uygulanan çoğu kimyasal işlemin temelini oluşturur; bunun yanı sıra, katalizör üretiminin kendisi de hızla büyüyen bir sanayi dalıdır. Bazı kataliz işlemleri ve bu süreçlerde kullanılan katalizörler şunlardır:
işlem
amonyak bireşimlemesi sülfürik asit üretimi ham petrolün kraking yöntemiyle parçalanması doymamış hidrokarbonların hidrojenlenmesi otomobil egzozlarındaki hidrokarbonların yükseltgenmesi n-bütandan izobütan izomerleşmesi
katalizör
demir
azot monoksit, platin silika-alumina
nikel, platin ya da palladyum bakır II oksit, vanadyum V oksit, platin, palladyum sülfürük asit, aluminyum klorür, hidrojen flüorür
katalizör etkinleştirici, promotor olarak da bilinir, kimyasal tepkimedeki etkisini artırmak amacıyla katı katalizörlere katılan madde. Etkinleştirici tek başına kullanıldığında katalizör etkisi göstermez ya da çok az gösterir. Bazı etkinleştiriciler katalizörlerin etkin bileşenleriyle etkileşime girerek bunların kataliz tepkimesine giren maddeler üzerindeki kimyasal etkisini değiştirir. Etkileşim, etkin katı bileşenin elektron ya da kristal yapısını değiştirebilir. Metal ve metal oksit katalizörlere katılan metal iyonları, indirgen ya da yükseltgen gazlar ya da sıvılar ile tepkime sırasında karışıma ya da kullanılmadan önce katalizöre katılan asit ve bazlar yaygın biçimde kullanılan katalizör etkinleştiricilerdir.
katalizör zehiri, bir katalizörün kimyasal bir tepkimedeki etkinliğini azaltan madde. Katalizörler kuramsal olarak tepkimeye girerek tüketilmediklerinden çok uzun bir süre tekrar tekrar kullanılabilir. Ama uygulamada, tepkenlerden gelen zehirler ya da tepkimede oluşan ürünler katı katalizörlerin yüzeyinde birikerek bunların etkilerini azaltır. Bu nedenle katalizörün etkinliği belirli bir düzeyin altına indiğinde katalizör ya zehirden arındırılır ya da zehirlerle tepkimeye girmişse bütünüyle yenilenir. Petrolün kraking işlemiyle parçalanmasında kullanılan silika-alumina katalizörünü etkileyen karbon; hidrojenleme ve hidrojen giderme tepkimelerinde kullanılan metal katalizörleri etkileyen kükürt, arsenik ya da kurşun; amonyak bireşiminde kullanılan demir katalizörleri etkileyen oksijen ve su, en sık rastlanan katalizör zehirleridir.
Katalonya, İspanyolca Cataluña, Katalanca Catalunya, Ispanya’nın kuzeyindeki Gerona, Barselona, Tarragona ve Lérida illerini kapsayan özerk bölge (İspanyolca comunidad autónoma).
Katalonya, İspanya’da Roma İmparatorluğuma bağlı ilk bölgelerden biriydi. 5. yüzyılda Gotların işgaline uğradı. 712’de Magrip-lilerin eline geçti. 8. yüzyıl sonunda Charlemagne, Katalonya’yı fethederek bir kontun yönetiminde Frank topraklarına kattı. Ama
Katalonya üzerindeki Frank süzerenliği yalnızca sözde kaldı; Kont Borrell’in (ö. 991) hükümdarlığı döneminde Katalonya bu süzerenliği tümüyle reddetti.
Katalonya ile Aragon 1137’de aynı kralın egemenliği altında birleşti. 1289’da oluşturulan Katalonya yönetimi (Generalitat de Catalunya) Katalanların geleneksel hak ve ayrıcalıklarını krallığın saldırılarına karşı savundu. Barselona kontlarının erkek vârisinin kalmadığı 1410’a değin, Aragon’la kurulan birlik içinde Katalanların çıkarları egemen oldu. 1412’den sonra, Katalanların Aragon’daki yeni Trastâmara hanedanına yönelik tepkisi yoğunlaştı. Aragon kralı II. Juan’ın hükümdarlığı sırasında bu hoşnutsuzluğun tüm bölgede yol açtığı ayaklanma başarısızlıkla sonuçlandı (1462-72).
II. Juan’ın oğlu Fernando’nun Kastilyalı Isabel ile evlenmesi ve böylece Ispanya’nın birliğinin sağlanması üzerine Katalonya’nın İspanya tarihindeki önemi görece azaldı. 1640-53 arasında İspanya’daki Habsburg yönetimine karşı ayaklanan Katalanlar ancak özerklik sözü aldıktan sonra birliğe döndüler. 1716 tarihli kraliyet fermanıyla Katalonya’nın özerkliği sona erdi.
19. yüzyılın başında, Kastilyalılara karşı taht üzerinde hak iddia eden Bourbon hanedanından Carlos Luis’i destekleyen kırsal bölgeler ile Fransız ve İngiliz rekabetine karşı yüksek gümrük tarifeleri uygulanmasını isteyen imalatçıların bulunduğu kentlerde Katalan ayrılıkçılığı yeniden alevlendi. Katalan milliyetçiliği, Carlismo yanlılarının yenilgisi (1876) üzerine kilisenin tutum değiştirerek, artık sağcı bir nitelik kazanan özerklik hareketini desteklemeye yönelmesiyle önemli güç kazandı.
1901’de Bölgeci Birlik (Lliga Regionalista) adlı yeni partinin elde ettiği zafer Katalan milliyetçiliğinin siyasal bakımdan önemli bir güç olduğunu kanıtladı. Ardından özerklik mücadelesi yeniden alevlendi. 1913’te çok sınırlı bir özerklik elde edildi; bunu sağlayan yasa da 10 yıl sonra bir darbeyle iktidara gelen General Miguel Primo de Rivera tarafından iptal edildi. Primo de Rivera’nın politikası sağcı Bölgeci Birlik’in gözden düşmesine ve o güne değin politikaya ilgisiz kalan yoksul düşmüş orta sınıfların milliyetçi hareketi desteklemesine yol açtı. Sonunda solcu grupları birleştiren Cumhuriyetçi Sol adlı siyasal parti kuruldu. Yeni parti 1931’deki belediye seçimlerinde ezici bir zafer kazandı; partinin önderi iki gün sonra da Katalan Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Merkezî hükümetle sağlanan uzlaşma sonucunda Eylül 1932’de Katalon-ya’nın özerkliği yasallaştı. General Francisco Franco 1938’de Katalonya Cumhuriyeti’ ni dağıttı. Ama önce Paris’te (1945-47), ardından da Meksika’da bir sürgün hükümeti kuruldu. 25 Ekim 1979’da bölgesel bir
Katalonya’nın başkenti Barselona’dan bir görünüm
Hakan Gönenlt
halkoylamasıyla oluşturulan Katalonya özerk yönetimi bir Generalitat (başında bir başkanın bulunduğu yürütme konseyi) ile tek meclisli bir parlamentodan oluşur. Yüzölçümü 31.930 km2, başkenti Barselona’dır.
Katalonya, kuzey komşusu Fransa’dan Pireneler’le ayrılır. Batıda Ön-Pireneler ve Ebro Havzası Katalonya’nın Aragón özerk bölgesiyle sınırı oluşturur. Güneyde Ebro Havzası, Tarragona ilini Castellón özerk bölgesindeki Valencia ilinden ayıran kıyı dağlarına uzanır. Tarragona, Barselona ve Gerona illerinin Akdeniz’e kıyısı vardır. Kıyı düzlükleri alçak Catalanides Sıradağlarıyla kuşatılmıştır. Tarih boyunca kıyıdaki sanayi kentleri ile hinterlandın tarımsal yerleşmelerini birbirinden ayıran Catalanides Sıradağları Katalonya’nın gelişmesindeki demografik ve kültürel sınırları da belirler. Catalanides Sıradağlarında yükseklik büyük farklılık gösterir; arazinin beşte birinden büyük bölümü 200 m’nin altında ya da 2.000 m’nin üstündedir. Yıllık ortalama yağış miktarı da benzer biçimde düzensizdir; Pireneler bölgesinde 900 mm’yi geçerken kıraç Ebro Havzasında 275 mm’ye düşer. Katalonya’nın büyük bölümünde Akdeniz iklimi egemendir. Buna karşılık Orta Pireneler Atlantik ikliminin etkisindedir.
Bölgenin gelişmesinde Katalonya kıyılarındaki kentler belirleyici oldu. Bunun sonucunda hinterlandın boşalmasına karşılık nüfus büyük ölçüde Akdeniz kıyısında yoğunlaştı. 14. yüzyılda Katalan nüfusunun yaklaşık yüzde 50’si Akdeniz kıyılarında, yüzde 30’dan biraz çoğu Ebro Havzasında, yüzde 15’i de Pireneler bölgesinde yaşıyordu. 1720’de ise kıyı kesiminde yaşayanlar nüfusun yüzde 57’sini oluşturuyordu. Daha sonra kıyılardaki sürekli artışa koşut olarak nüfus Barselona ile uydu kentlerinde (Hos-pitalet, Badalona, Santa Coloma, Cornellâ, Esplugas, San Adrián ve San Justo Des-vern) yoğunlaştı.
18. yüzyılda Ispanya’nın öteki bölgelerine ve Amerika’ya ihraç edilen şarap, badem ve zeytinyağı bölgenin tipik tarım ürünleriydi. Amerika’dan getirilen patates ve mısır tarımının başlaması dağlık arazilerin de ekilmesini özendirdi.
Katalonya topraklarının üçte birinden çoğu ekime elverişlidir; zeytin ve üzüm gibi geleneksel ürünlerin yerini kentlerde tüketilmek üzere yetiştirilen sebze ve meyve almaktadır. İşgücünün yaklaşık onda biri tarımda çalışrr, ama tanm ağırlıklı bölgeler ile sanayi bölgeleri arasında istihdam oranı bakımından büyük farklar vardır. Katalon-ya’nın gayri safi bölgesel hasılasının yalnızca onda birini tarım, geri kalanını sanayi ve hizmet sektörleri eşit oranda oluşturur.
Katalonya’da ilk kez 1283-1313 arasında önem kazanan dokuma sanayisi bugün de bölgenin başlıca işkoludur. Barselona, Sa-badell ve Tarrasa önde gelen dokumacılık merkezleridir. 1950’lerden bu yana sanayi sektörü hızla genişlemiş ve çeşitlilik kazanmıştır. Madeni eşya, gıda ve kimya sanayileri de önem bakımından giderek dokumacılığa yaklaşmaktadır. Bölgede sanayi işletmelerinin dağılımı eşitsizdir. Dokumacılık, kâğıt üretimi, kimya ve madeni eşya sanayileri Barselona’da yoğunlaşmıştır. Kentteki SEAT tesislerinde İspanya’nın motorlu taşıt üretiminin dörtte biri gerçekleştirilir. Ülke toplamının dörtte birine ulaşan petrol ürünleri talebi Barselona’da petrol rafinerilerinin genişletilmesine yol açmıştır. Bölgede toplam işgücünün yüzde 40’a yakın bölümü turizm ve taşımacılık hizmetlerinde toplanmıştır.
Katalan siyasal duyarlılığının temel ürünlerinden biri olan Bernat Desclot Vakayinamesi (13. yy’ın ikinci yarısı) Batı Akdeniz’ de Katalanların ekonomik ve askeri gücü-
nün yükselişi ve Aragon Krallığı dönemindeki siyasal özgürlüklerle ilgili başlıca kaynaklardan biridir. Francesc Eiximenis’in (1327 ?-1409) kitapları da Katalanlar için aynı ölçüde değer taşır. Eiximenis Lo Crestiá ve Regi-ment de la cosa pública adlı yapıtlarında hükümdar ile uyrukları arasındaki sözleşmeye göre, hükümdarın ya uyruklarının geleneksel hak ve ayrıcalıklarını onaylayacağı ya da onlann bağlılığım yitireceği düşüncesini işler. Bu kuram 15. yüzyılda Kastilya’daki Trasta-mara hanedanına karşı Katalanlan birleştirmiş ve sonraki özerklik mücadelesini etkilemiştir.
Katalanların geleneksel çiftlik evi masia, bir çatı odası ile dört kenarlı, eğimli bir damı bulunan iki katlı bir binadır. Zemin katında mutfak, yemek odası ve oturma odası işlevi gören tek bir oda vardır. Masia’lann her köşesinde eskiden birer savunma kulesi bulunurdu. Nüfus (1986 tah.) 6.057.200.
Katalonya Güzel Sanatlar Müzesi, İspanyolca moseo de arte de Cataluña, Barselona’da Ulusal Saray’ın içinde bulunan ve dünyanın ortaçağa ait en önemli resim koleksiyonuyla çok sayıda değerli İspanyol seramiğinin sergilendiği müze. Galerías Románicas adlı bölümde, 1919’da Pirene Dağlarındaki köylerden sökülüp getirilmiş ve müzede yeni baştan kurulmuş, duvarları resimlerle bezeli kilise iç mekânları yer almaktadır. Müzede aynca Argolell, Orcau ve San Quiricio de Pedret’den getirilmiş duvar resimleri ile Barselona’daki Aguilar Sarayı’ndan getirilmiş, Aragon kralı I. Jai-me’nin (Fatih) Mayorka’da Palma kentine saldırmasını (1229) ve Porto-Pi Çarpışması’m canlandıran 13. yüzyıl duvar resimleri de vardır.
Müzedeki mimarlık örnekleri arasında Romanesk sütun başlıklan ve kabartmalarla Barselona’daki S.Pere de les Puelles Manastı-n’ndan getirilmiş 12. yüzyıla ait yapı parçalan yer alır.
Öteki önemli yapıtlar arasında Sigena Manastırımdan getirilmiş resimlerle Valladolid’ deki Santa Maria de Matallana’dan getirilen beş lahit, Zurbarân’ın “Assisili Aziz Francesco”, El Greco’nun “Aziz Petras ve Aziz Paulus”, “Çarmıh Taşıyan İsa” ve Velázqu-ez’in “Aziz Paulus” gibi resimleri de bulunmaktadır. Müzenin seramik bölümünde 13. yüzyıldan günümüze değin yapılmış İspanyol süs seramikleri sergilenmektedir. Bunlar arasında özellikle 16-18. yüzyıllara ait lüster sırlı olanlar çok değerlidir.
katalpa (Catalpa), Bignoniaceae familyasından, Asya ve Kuzey Amerika’nın doğu
Katalpa (Catalpa bignonioides)
Richard Parker
65 Katanga Karmaşığı
kesimleri ile Batı Hint Adalannda yetişen 11 ağaç türünün oluşturduğu cins. Katalpa türlerinin büyük, gösterişli yaprakları, beyaz, sarı ya da mor renkli çiçekleri ve içinde çok sayıda tohum bulunan uzun, silindirik meyveleri vardır. Tohumların her iki ucunda beyaz tüy demetleri bulunur. Yaygın biçimde süs bitkisi olarak yetiştirilen Catalpa bignonioides’m gövdesinden dayanıklı bir kereste türü elde edilir.
katamaran, spor ve eğlence amacı ile geliştirilen, yelkenli ya da motorlu, çift gövdeli tekne. Saatte 20 mile kadar çıkabilen çok hızlı bir teknedir. Tasanmı, Endonezya, Mikronezya ve Polinezya halklarına özgü, kalaslarla birbirine köprülenmiş iki
Katamaran
American Fiberglass Corp
kütükten oluşan saldan esinlenerek gerçekleştirilmiştir. Boylan 21,3 m’ye ulaşabilen ve çok sayıda kürekçinin idare ettiği ilk katamaranlar, savaşta, yolculuklarda ve keşif gezilerinde kullanılırdı. Yelkenin eklenmesi katamaranı, 2.000 milin üstündeki mesafelerde kullanılabilir hale getirdi.
Amerika Kupası teknelerinin tasanmım gerçekleştiren Nathanael Herreshoffun 1870’lerde yaptığı katamaranlar, tek gövdeli tekneler karşısında büyük bir üstünlük sağladı; bu yüzden de yarışmalara kabul edilmediler. Uzunluğu yaklaşık 12,2 m olan bugünkü katamaranlar, 1950’lerde yapılmaya başladı. İlk katamaranlar rüzgâra karşı yelken açmaya elverişli değildi; daha sonraki tasanmlarda bu sorunun aşılmasına karşın, alabora olan bir katamaranı doğrultmak gene de çok güçtü. 1959’da yapılan yarışlarda küçük katamaranlar, tek gövdeli tekneler karşısında üstünlük sağladı ve 1961’de ABD ile Birleşik Krallık arasında ilk uluslararası yarışma düzenlendi. Bu yarışları 1968’e değin hep Birleşik Krallık kazandı. Daha sonra Danimarka ve Avustralya katamaranlarının da katılmasıyla ya-nşmalarda Avustralya’nın üstünlüğü başladı. Motor eklenmesiyle katamaranlar, çok ilgi gören gezinti tekneleri olarak da kullanılmaya başladı.
Katamaranların üç gövdeli olan tiplerine trimaran adı verilir.
Katanga bak. Shaba
Katanga Karmaşığı, Orta Afrika’da, özellikle Zaire’de Katanga (bugün Shaba) eyaletindeki Geç Prekambriyen Dönemde oluşan kayaçların başlıca bölümü ve bıı kayaçlarm oluştuğu zaman dilimi (Prekambriyen Dönem y. 4 milyar-570 milyon yıl
Katanov, Nikolay Fyodöroviç 66
önce). Çeşitli tortul kayaçlar ve başkalaşım kayaçlarmdan oluşan karmaşık bir dizidir. Katanga kayaçları şeyi, kuvarsit, kireçtaşı, kumtaşı, dolomit ve arduvazdan oluşur. Kalınlığı 7.000 m’yi aşar. Radyometrik yöntemle ölçülen yaşı 620 milyon yıldan fazladır. Katanga kayaçları çok büyük ekonomik öneme sahiptir; bu katmanlar bol miktarda bakır, kobalt, uranyum, çinko ve öteki değerli mineralleri içerir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*