Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

KARTACA

KARTACAKARTACA

KARTACA
Karta ca, MÖ VII.-II. yy arasında Akdeniz’in en güçlü denizcilik metropolü oldu. Deniz seferleri bakımından Eski Yunanistan’ın önüne geçti. Doğu ve Orta Akdeniz’de egemenlik konusunda Yunanistan’la rekabete girdi. MÖ 146’daki Pön Savaşları sonunda yıkılan Kartaca, Roma’ya bağlandıktan sonra yeniden kurularak Augustus döneminde Afrika’nın en parlak şehri oldu. V. yy’da Vandalların eline geçerek 534’te Bizans egemenliği altına girdi, ama 698’de Araplarca yerle bir edildi.
MÖ IX. yy’ın sonunda, İber Yarımadası’yla yapılan ticareti ellerinde tutan Fenikeliler, Andalucia madenlerine giden yollar üstünde gerçek koloniler kurmak amacıyla, geçici yerleşim birimleri (gemilerin demirleme yerleri, ticaret merkezleri) kurma siyasetini terk ettiler.

KARTACA’NIN DOĞUŞU VE YÜKSELİŞİ

Efsaneler, Kartaca’yı MÖ 814’te Tir kralı Pigmalion’un kız kardeşi Elissa’nm kurduğunu öne sürer. Efsaneye göre prenses Tir’den kaçmak zorunda kalır. Tir soylularının temsilcileriyle birlikte bir gemi kiralayarak uzaklaşır. Birkaç ay süren yolculuğun sonunda, Kart Hardaşt’ı («Yeni Kent») kuracağı Afrika kıyılarına ulaşır. Latin yazarlar olayın bu şekilde bellenip yerleşmesine büyük ölçüde katkıda bulunmuşlardır. Bu yazarların en ünlüsü olan Vergilius, Aeneis’te Roma dünyasının kurucusu efsanevî kahraman Aetıeas’la Dido’yu (Elissa’mn öteki adı) aynı kişi olarak ele alır.

Başlangıçta sıradan bir kasaba olan Kartaca, bir bağlılık göstergesi olarak Tir’e bir buçuk yüzyıl boyunca bir ondalık vergisi, Libyalılara da haraç ödemek zorunda kalır; ama MÖ VII. yy’m ikinci yarısı boyunca, Yunanlıların Batı Akdeniz’de ilerlemesine engel olamayan Tir’in zayıflamasından yararlanan şehir, giderek bu bağımlılığa bir son verecektir.

MÖ 654’te, Ibiza’nın (Balear adaları) kurulması Kartaca’nın yükselmesinde önemli bir aşama oluşturur: Fenikelilerin kullandığı ticaret yollan ve öncelikle de Ispanya’da son derece bol bulunan hammadde (kurşun, bakır, demir, kalay) ve değerli madenler (altın, ama öncelikle gümüş) yolları üzerinde yerleşmek
isteğini dile getirir. MÖ VI. yy’ın ortal; larmda Fas’taki Mogador (bugünkü Su Ispanya’da Cadiz, Malta, Ibiza, Sardi yer aldığı geniş bir imparatorluğun ba

KARTACA İMPARATC

İmparatorluk, denizlere egemen oh lılar olağanüstü denizciler olarak ün XII. yy’da, gerek Sicilya ile Sardinya \ Kuzey Afrika kıyılarını izleyerek Ispa bu alanda mirasçısı olan Kartacalılar, manlar arasında kabotaj uygulamakt deniz seferlerinde de ustaydılar.

Donanma

Deniz ticaretiyle ilgilenen devlet, ; kurdu. «Galya» tipi yük gemileri 20-; deydi: yirmi mürettebat alacak biçin miler, büyük tonajlıydılar; dikdörtge biri de iskele tarafında iki dümenle dümenci kullanabilmekteydi. Küçük nılan şalupalar ve daha küçük boyut aynı biçimde ve uzunluk ve en bakın bi l’e 4 oranındaydı.

Daha uzun ve daha dar olan sava; reği vardı: ortadaki direk ana yelker garlarda bile gemiyi kullanmaya olar ni taşıyordu. Birçok gemi türü vardı: dört sıra kürekli gemilerle daha son rekli gemiler 30-40 m boyunda ve t boyutlardaki pentekontoroslar 25 m ama VII. ve IV. yy’lar arasında en ço. ra kürekli kadırgalardı. 36 m’den dal mürettebat -almakta ve 5 düğümün mekteydiler.

Ticarî ve askerî filoyu barındırma yaların içine oyulmuş, rüzgârlara ve ra karşı korumalı iki yapay liman y man ticaret gemilerine yönelikti; y hükümet gemilerinin yanı sıra kalaf likte yaklaşık 220 askerî gemiyi bar:

İmparatorluğun yönetin

Yönetim, merkeziyetçi değildi (h ve tümüyle ekonomik kazanç düşüı
«Dido Kartaca ’yı Kurarken», William Turner’in tablosu (Londra, Ulusal Galeri): tarihe Vergiliusçu bir bakış.
İÇİNDEKİLER

KARTACA’NIN DOĞUŞU VE YÜKSELİŞİ KARTACA İMPARATORLUĞU KARTACALILAR VE YUNANLILAR AFRİKA KARTACASI PÖN SAVAŞLARI KARTACA UYGARLIĞI

: -secilerin, içinde bütün toplumların bütünleşme . taşabilecekleri türdeş bir imparatorluk oluştur-: .; – d: zenginliklerini düşünmelerinden yakınır.

: : evre şehirler her biri bir valinin yönetiminde olan •• -• ize (drcondan) bölünmüştü. Öteki şehirler de ge-_> :e” yararlanmaktaydı, ama bir vergi ödemek, as-: -_;r: barındırmak ve diplomasi alanında Kartaca’ya _ “randaydı.

irişler

; _§kin kavramlar son derece yalındı. Devlet ithalat ;r ergi alır, ama özgül bir ticaret siyaseti gütmezdi. Pa-: i.’îk, MÖ IV. yy’da Fenike birimi ölçüt alınarak kul–=.-.indı. Her ne kadar Yunanlı veya Romalı rakipleri .:ırrlan zaman zaman dalavereci olarak nitelendirse -. :_=ılerin iş alanındaki beceri ve zekâsını kabul eder.

TACALILAR VE YUNANLILAR

ıyüzyıl boyunca, Kartacalılar Ispanya’nın maden-rr izszı, Sicilya’nın tahıllarına ve ticarî üstünlük için ..-.znlara kavuşmak amacıyla Akdeniz’i ele geçirmek güden Yunanlılarla, sonra da Romalılarla savaştı.

– I arasında küçük ve yoksul bir toprağa sıkışmış îr. Akdeniz’i ele geçirmeye giriştiler (Aristofanes’e -.-rîkjğın çevresindeki kurbağalar gibi») ve Güney Crotone, Napoli), Sicilya’da (Agrigento, Sira-Fransa’da (Nice, Marsilya, Agde ve Korsika) kolo-i: Aynca Sardinya’ya yerleşmek ve İber Yarımada-: raşlamak amacım taşıyorlardı. Bu tasarılar, en

I ~ yy’dan sonra ticaret toplumundan yerleşik top-

– .r^ dönüşmüş olan Kartaca’mn siyasetiyle uyuşma-

II Kartacalılar Motye ve Palermo’daki Fenikelileri,

. ırş: korudular; Yunan ordularım Sicilya’mn güney—;aki Selinus’ta bozguna uğrattılar. Yarım yüzyıl

Etrüsklerle anlaşarak Marsilya’daki Foçalıları

– ; rvdular. 510’da Spartalıların, Libya kıyılarında, ; je bir sömürge kurmalarına engel oldular. Bun-^remde Yunanlılara karşı kazamlan Alalia (535) za-~:ı Etrüsk kralı Astarte’ye, yapılan bir sunu taşıyan,

– -Vsyı kuzeyinde) bulunan altın levhanın da göster-z İtalya’sını Etrüsklerin denetimine bırakarak bütün :: ve büyük adalara egemen oldular. Bu sırada, Ge-

– ı_r.yasının en gelişmiş şehri Siracusa’mn tiram ve “rsron’un müttefiği olan Gelon, Kartaca’ya saldırdı.

– ; :a”da yenilgiye uğrayan Kartacalılar, yine de arala-“rrfezi’nin de yer aldığı değerli topraklan elde tut-

-;_ır. ama 2 000 talentlik ağır bir tazminat ödemek
MÖ 814 İLE 146 ARASI KARTACA
L_J MÖ 269’da Kartaca a MÖ 219’da Hannibal’in ^__ MÖ 218 ile 203 arası
mm MÖ 264’de Roma Sagonte Kuşatması Hannİbal yolu
□ Birinci Pön Savaşı’ndan sonra Kartaca’nın kaybettiği topraklar a MÖ 269’da Kartaca tarafından v işgal edilen yerler <……… MÖ 203’de Hannibal’in Afrika’dan dönüş yolu
I_I MÖ 238’den itibaren Barkaslarm fethettiği topraklar Muharebeler 0 400km

AFRİKA KARTACASI

Himera bozgununun ardından Yunanlılar Akdeniz’deki ilerlemelerini sürdürdüler ve Med Savaşları sırasında Perslere ve bunların müttefiki Fenikelilerle İtalya Etrüsklerine karşı zafer kazandılar. Bundan sonra, geri planda kalmış olan Afrika, Kartaca’mn başlattığı ekonomik kalkınma siyaseti içinde önem kazandı.

Tarım

Kartaca, tümüyle Akdeniz ticaretine bağlı bir ekonominin eğretiliğinin bilincine vararak yeni bir tarım siyaseti başlattı. Elde doğrudan ulaşılabilecek bir bilgi olmadığından, mezar taşlan ve yazıdardaki ikonografinin incelenmesi ve IV. yy’da Magon’un kaleme aldığı yirmi sekiz ciltlik «Tarım Kitabı»mn okunması, Kartaca uygarlığının bu yönüne bir açıklık getirebilir.

Kora, bir başka deyişle gerçek anlamda şehir, beslenme açısından özellikle meyvecilik (zeytin, üzüm, incir, badem) ve et bakımından kendi kendine yeterliği sağlamaktadır. Kartaca’mn kuzeyinde bir çevre semt olan Megara, yığma taşlardan yapılmış duvarlann, dikenli çalılardan çitlerin ve birçok derin kanalın çevrelediği sebze ve meyve bahçeleriyle, yoğun bir tanm etkinliğim barındırmaktadır.

Kora’mn ötesinde, Mecerda ve Miliana ovaları buğday ekimine ayrılmıştır. Stellerle paralarda sık sık gösterilen hurma ağaçlarının dinî bir işlev taşıdığı sanılmaktadır, buna karşılık Kartaca narı Romalılar arasında o denli ünlüdür ki Romalılar bu meyveyi meta punica («Kartaca balı») diye adlandırır.

Öteki tarım gereçleri arasında, harman döverken kullanılan, üzerinde dişli tekerlekler bulunan bir tür tahtadan kızak olan flostellum punicum, bugün bile Afrika’da karşılaşılan, bir sapa takılı eğrilmiş uzun bir sapçıkla, ucunda dik açılı bir tutma yeri ve alt bölümünde bir saban demiri bulunan karasaban sayılabilir. Odar, açık dikmelerle donaülmış kağnılarla taşmıyordu.

En verimli topraklar, bağlara ve zeytinliklere ayrıldığından, tahıl verimi büyük boyudarda değildi.

Vergi isteyen Libyalıların tehdidi altındaki tarım arazisi, artık dar bir şeride kısıdı değildi ve Tunus’un büyük bir bölümünü kaplamaktaydı.

Deniz seferleri

Bu dönem, Mag’onis Hanedam’mn kurucusu olduğu söylenen Kral Hannon’un önderliğinde, Afrika’nın batı kıyılarım keşfetme fırsatının ortaya çıktığı dönemdir. Herodotos’un aktardığı (430) bu bilinmeyen bölgelere Hannon’un yaptığı yolculuk, bugün de çeşit-
Kartaca sanatı: cam hamurundan maske (MÖ III. yy; Kartaca Müzesi, Tunus).

Kartaca harabeleri, Tunus’un modern limanına egemen bir konumdadır.

Kartaca’mn maketi, şehri MÖ III. yy’da ulaştığı doruk noktasında betimlemektedir. İçinde mağaza ve kalafat yerlerinin bulunduğu bir duvarla rüzgârlardan korunan çember biçimindeki iç liman, donanmanın 220 gemisine birçok kolaylıklar sağlamaktaydı.
li tartışmalara konu olmaktadır. Bu yolculuk gerçekten yapılmış mıdır? Gine Körfezi’ne ulaşılmış mıdır, yoksa arkeolojik araştırmaların ortaya koyduğu gibi tersine Suvayra’da mı sona ermiştir? Kartaca’nın altına ulaşabilmesini bu yolculuk sağlayabilmiş midir? Bu metin doğru olmasa bile, Kartacalılann Batı Afrika kıyılarına daha önce gittiklerini rakiplerine inandırarak buralarda tekel oluşturma isteklerini dile getirir. Yine MÖ V. yy’da Himilkon, İspanya ve Britanya’nın Adantik kıyılarına yapılan bir seferi yönetmiş ve Cassiterides (bugünkü Sorlingues) adalarına kadar gitmiştir. Amacı, bu bölgelerde çıkarılan ve o zamana değin Galya yoluyla getirilen kalayı deniz yoluyla Kartaca’ya taşımaktı.

Sahra ötesiyle ilişkiler

Kartaca’nın MÖ V. yy’m ikinci yarısında Batı Afrika’ya duyduğu ilgi, Sahra ötesi yolların ağzında bulunan Sabratha ve Lep-tis Magna’nm gelişmesiyle ortaya çıkar. Sirte Körfezi’nin güneyinde, kıyıdan yaya otuz günlük bir mesafeye yerleşen Gara-manteler ve Nasamonlar, «Siyahların Ülkesi» ve Kartaca arasında yaşamaktadır. MÖ V. ve IV. yy’larda nüfusları artar ve bu kavimler kıyılardaki Kartaca yerleşim birimlerinin etkisi altında, tarım alanında bir atılım gerçekleştirirler. Kartaca, bunlardan kızıl yakut ve bir olasılıkla fildişi, deri ve Garamantelerin tutsak ettiği köleler satın alır. Altının taşınıp taşınmadığı pek kesin değildir ama tümüyle olanaksız görünmemektedir.

PÖN SAVAŞLARI

Yunanlılara karşı savaştığı sırada Kartaca MÖ 508, 348 ve 306’da yapılan ticaret antlaşmalarının ve 279’da imzalanan karşılıklı savunma antlaşmasının gösterdiği gibi, Roma ile ittifak kurar.

Her iki devletin çıkarları görünüşte uyuşmaktadır. Ama III. yy’ın ortalarında Yunanlılar Batı Akdeniz’den kovulur kovulmaz Roma ve Pön (Kartaca) imparatorlukları karşı karşıya kalır. Yunanlı tarihçi Polibos’a göre «Kartacalılann egemenliklerini yalnızca Afrika kıyılarına değil, Ispanya’nın da geniş bir bölümüne yaydığını ve üstelik Tiren Denizi’ndeki bütün adaları da ellerinde bulundurduklarını gören Romalılar, Sicilya’nın da onların ellerine düşmesi durumunda son derece kalabalık ve tehlikeli komşuları olacağını ve bu yolla kuşatılmış olacaklarını, İtalya’nın bütün kesimlerini doğrudan tehdit edebileceklerim düşünmekteydiler».

Birinci Pön Savaşı

İlk sürtüşme, MÖ 264’te Kartaca boyunduruğundan Roma boyunduruğuna geçen Sicilya’daki Messina şehri konusunda çıktı. Yirmi iki yıl süren savaşın sonunda, Egadi Adaları için yapılan deniz savaşı sonucunda Kartaca kesin bir yenilgi aldı. Sicilya ve Sardinya’yı boşaltmak, 4 400 talentlik ağır bir haraç ödemek, savaş tutsaklarını geri vermek, Roma ve müttefiklerine karşı her türlü düşmanlığı bırakmak, gemilerini İtalya denizlerine sokmaktan kaçınmak ve yarımadadan paralı askerler almak zorunda kaldı. Bu durum nedeniyle Akdeniz’in dengesi köklü bir biçimde değişikliğe uğradı. Tarihi boyunca ilk kez Kartaca, denizlerdeki egemenliğini yitirdi. Romalılar, Kartacalılann denizcilik teknolojisinden esinlendiler ve denizde, sanki karadaymışçasına savaşmalarına olanak tanıyan, düşman gemilerine takılan
ROMA, VANDAL VE BİZANS DÖNEMLERİNDE KARTACA

MÖ 146’da yıkılıp topraklan lanetlenen Kartaca, tarihten silin Bununla birlikte, bir yüzyıl sonra Sezar bir Kartaca kolonisi k sına ilişkin «piipu’.cr- bı: eski tasarıyı yeniden ele alarak bu şe landırdı. Bu dönemden sonra, Pön Kartacası’nın yerini Roma 1 sı alır. Rakibi Utica’yı geride bir akan Roma Kartacası, kısa içinde eski düzeyine ve gelişmişliğine ulaşır. Bu şehirde yakl km uzunluğunda anıtsal bir sukemeri yaptıran Hadrianus ve j li banyolar yaptıran Antonius’u örnek atarak, Erken Imparatı bütün imparatorları bu şehre büyük bir özen göstermişlerdir.

Ekonomik çöküntünün ve her türden güçlüklerin kendini 1 diği Geç İmparatorluk döneminde, daha o dönemde Hırisı geçmiş bulunan şehir imparatorluğun bütün şimşeklerini üzı ker; bu birbirini izleyen uzun kıyımlardan, Kartaca yine de b olarak çıkar. Çok sayıdaki piskoposluk meclisiyle ünlü bir Afi sesi’ni barındıran ve birçok fcarizmatik kişiliğin {Tertillius, Azi anus. Aziz Augustinus) yaşadığı bu şehir, IV. yy’da Batı’nın e tinsel başkentlerinden birisi durumuna gelir.

439’da Geiserich’in askerlerince surları yıkılan Kartaca Var menliği altına girer; yüzyıldan daha uzun süren bu dönem s başkent konumunu sürdürmekle birlikte, Kartaca belli bir çö uğrar; Ari yıkımların kurbanı olan Kilise can çekişecek durun

533’ten sonra Bizans egemenliğine giren Kartaca’da bir gel neminin belirtileri ortaya çıkar; lustinianos bu şehri Afrika p luğunun merkezi d’]:..rv..J-..ı gı?:;rıı. v.Jjnr: ven&cııy.ıiü.nr, m onartır ama bu korumanın geçici olduğu kısa süre içinde c kar. Isa’nın insansı ve tannsal doğası üstüne Bizanslılann bi kenmek bilmeyen tartışmalannın yol açtığı monotelist bir b ardından, Afrika Kilisesi’ne karşı olan lustinianos ve ardılla ca’yı gözden çıkarırlar, vebanın kasıp kavurduğu şehir gideri Ö98’de Arap komutan Haşan bin Numsn, Kartaca yerine gclc< nus’unu oluşturacak yeni bir şehir kurmayı yeğler.
bir iskele geliştirerek bu tekniği daha da zenginleşti yandan limanları yağmalanıp, orduları kırılıp geçirilirk ca önemli devlet hâzinesi sorunlarıyla karşı karşıya ka.

MÖ 240’ta, savaşın yüklediği çabadan bunalan oı Libyalı ve onlarla birlikte birkaç aydan beri ücretlerini paralı askerler başkaldırdılar, Kartaca berzahım ele Utica ve Bizerte’yi kuşattılar. Flaubert’in Salammhc’âa l ği bu «bitmek tükenmek bilmeyen savaş»ı kazanmak i rai Hamilkar Barka’nın yoğun çaba göstermesi ve kani ler uygulaması gerekecektir.

İkinci Pön Savaşı

Yaralı Kartaca bir karşı saldırıya hazırlanır; bu kez 237 kar Barka’nın gelişim içinde olan, iyi yönetilen ve 50 0 fazla askeri olan ordusuyla bir devlet kurduğu İspanya’d kılır. 221’de oğlu Annibal Barka iktidara gelir. İspanya’ds ordusu karargâhlarında yetişen, Yunan kültürüyle beslen yük bir cesarete sahip Annibal Barka, tarihin en büyük a: larından birisi olarak kendini gösterir. Ele geçirdiği topr; (Kartaca) İmparatorluğu’nun sınırlarım genişletir, Nt İberyalılar ve Galyalılardan oluşan ordusunu bu ülkeler ve askerî özelliklerinin en parlak yönlerini alarak yenideı Libyalılar, Yunanlı piyadelerin savaş yöntemlerini bıral yerine yakın dövüşe daha uygun olan kılıcı kullanmaya 219’da, Annibal Roma’mn müttefiği olan Saguntun çirir; bunun üzerine Roma barışı bozar ve 218’de Ikir vaşı’m başlatır. Annibal Ebro’yu geçer, fillerle Alpler’i £ ma ordularını yeneceği İtalya’ya girer; bunların arası meno Gölü (217) ve Cannae (216) zaferleri önem taşı birlikte savaş sürüncemede kalmaktadır: Roma, cepb dan kaçınmaktadır. Geri birlikleriyle ilişkisi kesik 209’da Kartaca’nın İspanya’daki varlıklarına el koya senatosundan yeterli destek göremeyen ve Roma’ya I toplumların düşmanlıklarına hedef olan Annibal, Ca masını kaldırmak ve Kartaca’ya geri dönmek zorunda 204’te «Afrikalı» lakabıyla amlan Comelius Scipıo, d dialıların önderi Masinissa ile anlaşır ve Pön (Kartaca’ Afrika topraklannda, Zama’da yener, böylelikle Agatc şansım yinelemiş olur. Kartacalılar için barış koşulları ha ağırlaşmıştır.

Kartaca’ya dönüşünde, Annibal Numidialı eski düşı nissa’nın saldırılarına karşın, özellikle tarım kaynaklaı mesiyle ekonomik bir kalkınmaya girişir. Ama aristokı manlığı Annibal’i 195’te sürgüne, 183’te intihara değil Bu sırada Kartaca o denli kalkınmıştır ki, en aşırı sij ların yönlendirdiği Roma, Kartaca’yı yakıp yıkma kar lenda est Carthago («Kartaca yerle bir edilmelidir»). Üçüncü Pön Savaşı (149-146) Elissa şehrini kasıp k; Kartaca uygarlığı Roma egemenliği altında varlığım s

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.