Karısının Sözüyle Annesini Darıltan Alkama

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Bu hikâye Asr-ı Saâdetten, saâdet asrı olan Peygamberimizin bizzat ilgilendiği bir hadiseydi.Alkarna isminde bir genç vardı. Dindardı. Namazım kılar, çok bolca sadaka verirdi. Bu zat hastalandı. Karısını, Resûlullah’a gönderdi. Kadın, Resûlü Ekrem’e (S.A.V.)

— Yâ Resûlallah! Kocam, son nefesini vermeküzere… Halini size bildirmeye geldim. ResûlullahCAJ5.); Hz. Bilâl’e, Hz. Ali’ye, Selmân-ı Farisi’ye veAmmâr’a:— Gidin, Alkama’ya bakın; durumu nasıldır? diye emir buyurdu. Gittiler: Alkama’mn yanına varınca:

— Lâ ilâhe illallâh, kelime-i tevhidini söyle, dediler.Alkarna bir türlü kelime-i tevhidi söyleyemedi. Dili tutulmuş, açılmıyordu. Hastanın öleceğine kanaatgetirdiler. Hemen Hz. Bilâl’i, Resûlü Ekrem’e gönderdiler.Hz. Bilâl, durumu Hz. Peygamber’e (A.S.) bildirdi.Resûlullah:

— Anası, babası hayatta mı? diye sordu. Hz. Bilâl:

— Babası ölmüş, yaşlı bir anası var Yâ Resûlallah! dedi. Resûlü Ekrem (A.S.), Hz. Bilâl’ei

— Alkama’nın anasına git. Benden selâm söyle.Gelebilirse bana gelsin, gelemezse beklesin ben .onagelirim, buyurdu.Hz. Bilâl gidip kadına haber verdi. Kadın:

— Yüz tane canım onun yoluna feda olsun. Resûlullah’a gitmek bana düşer, diyerek bastonunu aldı.Yürüyüp Resûlullah’a geldi. Resûlullah’m huzurunagelince, Resûlü Ekrem (S.A.V.) sordu:

— Bana doğruyu söyleceksin. Yalan söylersen,bana Allah’dan vahiy gelir. Alkame’nin durumu nedir? buyurdu. Kadın:— Yâ Resûllah! Oğlum çok çok namaz kılar, bolbol sadaka verir, öyleki verdiği sadakanın haddi hesabı yoktur, bilinmez.Resûlü Ekrem (S.A.V.) sordu:

— Seninle arası nasıl, seninle helâlleşmesi nasıl?Ondan haber ver, buyurdu. Kadın-,

— Yâ Resûlullah! Ben ona kalben kırgınım, dedi.

— Niçin kırgınsın? buyurdu Resûlü Ekrem.Kadın:

— Hanımım bana tercih eder. Hep onun sözünüdinler, dedi. Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:

— Anası Alkame’ye darılmış. Onun için kelime-itevhidi, kelime-i şehâdeti söyliyemiyor, dili tutuk. Resûlü Ekrem:— Ya Bilâl! Gidip çokça odun toplayıp hazırlayın,gelip onu yakacağım, buyurdu. Kadın:— Yâ Resûlallah! Oğlumu, gönül meyvemi yakacaksın ha! Hem de gözümün önünde öyle mi? Kalbimbuna nasıl dayanır? dedi. Resûlullah (S.A.V.):

— Allah’ın azabı daha zor ve daha devamlıdır.Ona hakkım helâl etmezsen devamlı yanacaktır. Eğerondan razı olmazsan, ona namazı da, sadakası da fayda vermiyecektir. Kadın:

— Yâ Resülullah! Alkama’dan razı oldum. Hakkımı helâl ettim. Resulü Ekrem Efendimiz:

— Yâ Bilâl! Git bak. Alkarna şehadet getirebiliyor mu? diye emretti.Bilâl gitti, kapıya vardığında Alkama’nm şahadetkelimesi getirdiğini duydu. Hz. Bilâl:

— Hastanın başmdakilere, Alkarnanın anası darılmıştı. Şimdi hakkını helâl etti, dili çözüldü, dedi.Alkarna hemen vefat etti. Resülü Ekrem (S.A.V.)Alkama’nm gasledilip defnedUmesini emretti. Gasilişleri bittikten sonra cenaze namazını kıldı ve kabrinbaşında Ashaba:— Ey Ashabım! Her kim karısının sözüyle anasını darıltırsa, karısını anasından üstün tutarsa o kimseye Allah’ın lâneti vardır. Onun farz ve nâfile ibadetleri de kabul değildir. O adamın yeri de cehennemdir, buyurarak Ashabı ikaz buyurdular.

ÎZÂH VE AÇIKLAMA:Ey bu hikâyeyi okuyan, ana, baba ve aile sahibiolan din kardeşim! Hikâye gayet açık! Hiç izâha lüzum yok. Kendini ona göre hazırla!..Haşan Basri (R.A.) Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’in:

«Ana ve baban için «öf» bile deme.» âyeti Celilesinin tefsirinde şöyle derdi.

— «Anan – baban senin yanında ihtiyarlık ve dermansızlık devresine ererler de, bu ihtiyarlık ve halsizlikden dolayı lazımlık tutunurlarsa, onu alıp dökerken (atarken) «öf» deme tiksinti gösterme. Nasıl ki,onlar senin küçüklüğünde ayni hizmeti seve seve yapmışlardı.»Aklı olanlar için ne güzel bir nasihat değil mi?

Kendisine yapılan hizmetleri düşünebilen elbet kâmilinsandır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.