KARAKOLHANELER

KARAKOLHANELER

1

Fetihten sonra İstanbul’un nüfusunun hızla artması, güvenlik ve asayiş sorunlarını da beraberinde getirdi. Bunun için İstanbul çeşitli bölgelere ayrıldı ve her bölgenin sorumluluğu cebecibaşı, topçubaşı, bostan- cıbası ve yeniçeri ağası gibi yüksek rütbeli görevlilere bırakıldı.

1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra İstanbul’un asayişi seraskere verildi. Yapılan yenilikler çerçevesinde İstanbul’un bazı yerlerine kolluk kuvvetleri yerleştirildi. 1846’da Zaptiye Müşirliği’niıı kurulmasıyla beraber bu görev yeni birime devredildi.

İstanbul’un güvenlik ve asayişinden sorumlu görevliler, on dokuzuncu asra kadar, bağlı oldukları ocak veya teşkilata ait binalarda, kışlalarda kalıyorlardı. Nüfusun artmasıyla beraber yeni güvenlik önlemlerinin alınması icap etti. Bunun için 1831’den sonra uzak yerleşim )’erlerine bile karakol binası inşa edilmeye başlandı.

Kısa sürede karakol binalarının sayısı hızla arttı. 1863 tarihli devlet salnamesinde İstanbul’da 232 karakol binası olduğu yazmaktadır. Fotoğrafta, bir öğle vakti çekilmiş Kısıklı Karakolu ve mahalle fırını görünmekte… En sağ penceredeki beyaz çuvallar, un çuvalı olmalı… Onun yanında fırının tezgahına sıralanmış ekmekler, müşterilerini beklemekte… Çuvalın ve ekmeklerin üstüne mısır koçanları asılmış… Ortada, karakolda vazifeli zaptiye memurları yolun iki yanma sıralanmışlar… En sağdaki görevli karakolun amiri olmalı… Onların karşısında ellerinde kılıç, içtima vaziyetindeki altı kişi zaptiye memurları… Vazifelilerin ortasında arkada görülen üç kişi ve fotoğrafın en solunda ağaçların koyu gölgesi altındaki mahalle sakinleri elleri ceplerinde Abdullah Freres’e dönmüş poz vermekte

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)