Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Kara hayvanlarının Anadolu’ya girişi

İran-Ermenistan ■ elem, son yayıldıkları sınır
Tablo: I. Kara hayvanlarının Anadolu’ya girişi (Demirsoy 1977’den)
üzerinden Atlantik’e bağlanmıştır. Bu deniz günümüzün Suriye ve Irak toprakları üzerinden Akdeniz’i Hint Okyanusuna bağlamaktaydı.

Tüm Paleoarktike yayılmış bulunan hayvanlar doğal olarak Anadolu’nun bazı kesimlerine de dağılmıştır. Bugünkü yerli hayvanlar olarak adlandırdığımız tüm hayvan topluluğu bu çağdan kalmıştır. Birçok böcek bu çağın tipik örnekleri olarak Anadolu’da bulunmaktadır.

3) Pleistosen (120.000 yıl öncesinden 10.000 yıl öncesine kadar): Buzul çağları bu jeolojik zaman içinde ortaya çıkmıştır. Daha önce yükselen Kuzey ve Güney Anadolu dağları, ortada bir iç gölün meydana gelmesine neden olmuştur. Dolayısiyle, Batı ve Doğu Anadolu karasal olarak bugünkü Sinop ve Güneyde Toros köprüleriyle birbirlerine bağlıydılar.

Yaklaşık 110.000 yıl süren uzun buzul çağında kuzeyin soğuğundan kaçan hayvanlar iki yoldan Anadolu’ya girmişlerdir. Bunlardan birincisi Kafkas’lardan, İkincisi Balkan’lardandır. Bu iki yoldan giren hayvanlar, Sinop ve Toros köprülerini kullanarak birbirleriyle kaynaşmışlardır. Doğu ve Batı Anadolu’nun hayvan topluluklarının kaynaşması bu yüzden büyük ölçüde kısıtlı olmuştur. İki bölgenin toplulukları arasında günümüzde büyük farkların bulunması buna dayanmaktadır. Kuzeyden gelen bu konuklardan
Salamandra salamandra (ateş semenderi), engerek, kör yılan, birçok kertenkele ve böcek, çevre koşullarına dayanıklılıklarından dolayı Anadolu’daki yaşamlarını bugünde sürdürmektedirler. Hatta sürüngen ve yılanların bir kısmı step iklimine büyük bir uyum göstermişlerdir. Bu çağda Anadolu’ya gelen hayvanların bir bölümü daha yağışlı bir iklimin bulunduğu dağlara çekildiklerinden, ayrı olarak kalmışlardır. Bir zaman sonrada alttürleşme ve türleşmeye uğrayarak çok değişik yeni hayvan türlerini meydana getirmişlerdir. Anadolu’nun tür yönünden zengin olmasının nedenlerinin başında bu biolo-jik mekanizma yatmaktadır.

4) Yakın Zaman (Son 70.000 yıl): Buzul sonrası ya da çölleşme evresi. Dünyanın gittikçe ısındığı bilinmektedir. Buzul çağından sonra yağışların azaldığını, sıcaklığın yükseldiğini ve özellikle Anadolu ormanlarının insan eliyle tahrip edilmesi sonucunda ilk olarak stepleşme, daha sonrada çölleşmenin ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz; Güneydoğu Anadolu ve Konya-Karapınar’da olduğu gibi. Bu süre içinde daha önce çölleşme sürecine giren Iran, Irak, Suriye ile Güneydeki ülkelerden çöl hayvanları Anadolu’ya hızla girmeye başlamışlardır. Bugün Anadolu’nun birçok ormanlık (arboreal) sığınağı (Uludağ, Kazdağı, Sultandağı, Sandras dağı,

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.