Kaptan Cousteau (Kusto)

…Ve Kaptan Cousteau (Kusto).deniz  altı
Sözkonusu etmek istediğim ikinci ilim adamı, hepimizin tanıdığı Jacques Cousteau’dur. Şöhreti Fransa Cumhurbaşkanının şöhretine denk olan bu bilgin deniz araştırmalarında dünyanın en büyük otoritelerinden biri olarak kabul ediliyor.

İşte bu bilimadamı bir süre önce Kur’an’m bir hakikatine şahitlik yaptı. Bu müjdeyi dünyaya duyurmak da, kral Faysal’ı tedavi ederken Kur’an-ı Kerim’i tanıyan ve Müslüman olan Prof. Dr. M. Bucaille’ye nasip oldu.

Peki bu hadisenin gerçekleşmesine sebep olan keşif neydi?

Bu hâdisenin başlangıcını Kaptan Cousteau şöyle anlatıyor:

“Bazı araştırmacıların, farklı deniz
kütlelerini birbirinden ayıran engellerin bulunduğuna dair ileri sürdükleri görüşleri inceliyorduk. Araştırmalar sonunda gördük ki, Akdeniz’in kendine has sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu var. Aynı zamanda kendine has canlıları barındırıyor. Sonra Atlas Okyanusu’ndaki su kütlesini inceledik ve Akdeniz’den tamamen farklı olduğunu gördük. Bu iki su kütlesi, Cebel-i Tank Boğazı’nda birle-şiyor ve bu birleşme binlerce yıldan beri sürüyordu. Buna göre iki denizin karışması ve sonuç olarak tuzlulukta, yoğunlukta, ihtiva ettiği madde oranında eşit veya eşite yakın bir durumda olmaları gerekiyordu. Oysa ki, böyle bir durumun mevcut olmadığını, yâni su kütlelerinin birbirine karışmadığını
Araştırmalar sonunda gördük ki, Akdeniz’in kendine has sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu var. Aynı zamanda kendine has canlıları barındırıyor. Sonra Atlas Okyanusu’ndaki su kütlesini inceledik ve Akdeniz’den tamamen farklı olduğunu gördük

her iki denizin yakın kısımlarında dahi, ayrı bir yapıya sahip olduğunu hayretle müşahede ettik. Bunun üzerine yapmış olduğumuz araştırmalarda bizi şaşkına çeviren bir durumla karşılaştık. Çünkü bu iki denizin karışmasına, birleşme noktasında bulunan harika bir su engeli mâni oluyordu. Aynı türdeki bir su engeli, 1962 yılında Alman ilim adamları tarafından Aden Körfezi ile Kızıl De-niz’in birleştiği Mendep Boğazı’nda da bulunmuştu. Sonraki araştırmalarımızda, farklı yapıdaki bütün denizlerin birleşme noktalarında aynı su engelinin bulunduğunu müşahede ettik.”

Tabiatta rastlanan her taşın altını kaldırıp bakmalıdır. Çünkü gerçeğe bazen caddelerde değil, patika yollarda rastlanır.

BACON
Denizlerdeki su engeli ile ilgili açıklamasından hemen sonra yakın arkadaşı olan Dr.Maurice Bucaille, Kaptan Cousteau’ya bu keşiflerinin yeni birşey olmadığını, çünkü bunun Kur-ân’da açıkça belirtildiğini söyledi.

Bu sözler Kaptan Cousteau’yu büyük bir şaşkınlık içerisinde bırakmış ve Kur’ân’dan gösterilen Ayetler’i büyük bir hayranlıkla dinledikten sonra şunları söylemiştir:

“MODERN İLMİN 14 ASIR GERİDEN TAKİP ETTİĞİ KUR’ÂN, BEN ŞEHÂDET EDERİM Kİ ALLAH KELÂMIDIR.”

Cousteau’nun büyük bir şaşkınlık yaşamasına sebeb olan ayet-i kerimeleri A. Fikri Yavuz’un Kur’an-ı Kerim’in Meal-i Alisi’nden aynen takdim ediyoruz:

ER-RAHMAN sûresinin 19-20’nci Âyet-i kerimelerinde şöyle buyuruluyor:

19- İki denizi salıvermiş, birbirlerine kavuşuyorlar.

20- (Fakat) birbirine karışmaya engel (Allah tarafından) bir perde var.

EL-FURKAN sûresinin 53’üncü Âyet-i kerimesinde ise şöyle buyuruluyor:

53- O Allah’dır ki, iki denizi (veya iki nehri birbirine komşu ve yakın olarak) salıverdi. Şu (birisi) tatlı, susuzluğu giderir; bu (ise) tuzlu ve acıdır. Aralarında da kudretinden bir engel ve birbirlerine karışmayı önleyici bir perde koymuştur. (Birbirine yakın tuz gölü ile tatlı su gölü veya tatlı bir nehirle ona yakın olan suyu acı bir deniz gibi. Aralarında kudretten bir engel olup, biri diğerinin tadını bozmaz.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.