KAĞITHANE KÖYÜ

KAĞITHANE KÖYÜ

1

İstanbul’un fethi sırasında bir kağıt değirmeni bulunduğu ve bu değirmenin Sultan İkinci Bâyezid devrine kadar çalıştığı rivayet edilmektedir. Semtin adı bu kağıthaneden gelmiş olmalıdır. Daha elli sene öncesine kadar Haliç’e dökülen Kağıthane deresinin iki yanı, geniş çayırlarla kaplıydı. Saray hayvanlan bu çayırlara çıkarılırdı. Haliç’e bakan manzarası, bol suyu, yemyeşil tabiatı Kanuni Sultan Süleyman’ın dikkatini çekmiş ve padişah, burasını hem bir mesire hem de toplantı yeri haline getirmişti. Kağıthane, Sultan Üçüncü Ahmed devrinde en nadide lalelerin yetiştirildiği yegane bahçelerle süslendi. 1950’lere kadar kendine has görünümünii koruyan Kağıthane köyü nüfus artışı ve sanayileşmeden payını aldı. Önce yeşil alanlar tahrip edildi. Kısmen kurutulan Kağıthane De- resi’ne sanayi aükları ve lağım suları karışınca fotoğraftaki şirin Kağıthane köyü mazide kaldı. 1900 ‘lü yılların başında çekilmiş bu fotoğrafta Kağıthane Köyü’nün küçüklüğü dikkat çekmekte… Köy yerleşiminde tanm için kullanılabilecek alanlar iskân için kullanılmayıp, uygun olmayan alanlar yerleşim yeri olarak seçilmiş… Sırtını tepelere yaslayan köyün tarlalannda atlar ve koyunlar otlamakta… Sıra halinde uzanan ağaçların arasından Kağıthâne deresi akmakta… Günümüz Kağıthanesi’yle geçmişteki Kağıthane arasında çok az benzerlik kalmıştır

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)