Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

İNGİLİZCE DE YAPISAL

İNGİLİZCE DE YAPISAL

vvelâ İngilizce öğrenirken bizzat

karşılaştığım zorluklar, orta dereceli okullarda öğretmenliğim ve yetişkinlerin yabancı dil eğitimi sırasında izleyip değerlendirdiğim güçlüklerinin sonucu kazanılan bazı gözlem ve incelemeleri kaynak olarak yaptığım araştırmaların sonuçlarını, edinilen tecrübeyi aktarmak çabası ile böyle bir denemeyi kaleme almağa beni özendiren neden, genç veya yetişkin öğrencilere yabancı dil öğrenimleri sırasında ışık tutmaktan başka bir amaç taşımamaktadır. Öylesine basit ve sade güçlükler vardır ki bunları atlamak, kurduğumuz bir cümleyi tamamen yanlışlık çukuruna fırlatmaktadır. Kuşkusuz bu farkları değerlendirmek yabancı dil eğitiminde büyük bir kolaylık sağlayacak ve birçok alanda ihtiyaç duyulan dil eğitim ve uygulamalarını korkulan bir öğrenim olmaktan kurtaracaktır. Anlaşılan ve bilinerek yapılan herhangi bir iş sevi-lebileceğine göre; anlamak ve doğru uygulamak, yabancı dil eğitimini daha sevimli yapacak ve öğrenilmesini kolaylaştıracaktır.

Hint – Avrupa Dilleri ve Türkçe’de Düşünme Şekli

Hint – Avrupa dilleri ve Türkçe’de düşünme şekli, başka bir deyişle kafamızın çalışması, çok farklı bir işlem göstermektedir. Bunun doğal olduğunu söylemeye bile gerek yok. Türk öğrenci İngilizce öğrenirken, İngiliz öğrenci de Türkçe öğrenirken anadillerindeki mental mekanizma yabancı dil uygulamasına ters düşmekte, iki ayrı dil ailesinden olan bu diller uygulamada güçlükler çıkarmaktadır. Bu nedenle öğrenim zorlaşmakta, yavaşlamakta ve sevimsiz bir hal almaktadır. Bu nokta’da bu karşılıklı ilişkiyi biraz daha ayrıntılı olarak bir örnekleme ile ortaya koymaya çalışalım.
ÖRNEK I: Türk Öğrencinin İngilizce’ye Yanaşımı

İngilizce öğrenen Türk öğrencinin değerlendirmesi için burada iki küçük cümleyi ele alalım :

1. Elmayı yedim.

2. Sinemaya gitti.

Bu cümleler Türk öğrencinin kafasında temel İngilizce yapı modelini bilmesine rağmen, aşağıdaki gibi şekillenmeye başlar.
S (Özne)

1. —im

2. —ti
V (Fiil)

yed— git—
0 (Tümleç)

—yı elma —ya sinema
Bu zorluk Türk öğrenciye aşılamıyan bir engel gibi görülür ve yabancı dil uygulamasında kafa çalışması karışır. Hiç alışılmamış bir işlem gerçekten zor görünür.

ÖRNEK II : İngiliz Öğrencinin Türkçe’ye Yanaşımı

Şimdi aynı iki cümleyi Türkçe’mizdeki yapı modeline göre İngiliz öğrenciye verirsek, aşağıdaki iki küçük cümle’de oluşmaları kolaylıkla izleyebiliriz. Ama bu defa’da İngiliz öğrenci güçlüklerle karşı karşıyadır.

1. I ate the apple.

2. He went to the cinema.
Tümleç
1.
the apple to the cinema
Fiil

ate

went
Özne

I

he
Görülüyor ki gerek Türk gerekse İngiliz öğrenci dilden-dile geçişte iki dilin yapısal niteliklerinden dolayı bir bocalama içine düşmektedir. Türkçemiz’de da

ha esnek cümle yapılarını düşünsek bile, İngiliz öğrenci, bu cümleleri «Ben yedim elmayı» ve «o gitti sinema / sinemaya» şeklinde çevirmekten kendini kurtaramı-yacaktır. Kuşkusuz sonuç konuşulan veya yazılan Türkçe’den uzak olacaktır.

İşte bu sorunların çözümlenebilmesi herşeyden önce iki dili birbirine yaklaştırmak, en azından her birinin diğerine doğru yan yolu aşmasını sağlamak zorunludur. Bu yanaşım ise, daha önceki denemelerimde ele alınmış bulunmaktadır (1), (2).

Türkçe ve İngilizce’de Özne-Fiil İlişkisi

Türkçemizde Özne-Fiil ilişkilerini incelediğimiz zaman, aşağıdaki bulguları elde etmek oldukça kolaydır:

1. Öznesi isim, fiil – isim veya bir ismin fonksiyonunu gören bir sözcük olan cümlelerde ‘çift özne’ veya ‘özne dupli-kasyomı’ vardır. Örneğin, Ali gitti. Sonuç ilân edildi veya Yazışma yapıldı.

2. Öznesi zamir olarak kullanılan cümleler vurgulu bir nitelik taşır. Hint-Avrupa dilleriyle karşılaştırıldığı takdirde, bu zamirleri «bizzat» ve «kendi» gibi kelimelerle belirtmek gerekir. Örneğin, Ben aldım.

3. Fiiller yalın bir şekilde veya yalnız başına kullanıldıkları takdirde, özne’yi de ihtiva etmektedir. Örneğin, Başardı veya Yaptı.

4. Türkçemiz’de özne ile fiil arasında sayı ve şahıs bakımından bir anlaşma veya uyuşma yoktur. En azından özne-fiil ilişkisinde bu zorunlu değildir. Başka bir deyişle, bazan uygulanır, çok kez yapılmaz. Örneğin, Ali, Ahmet ve Mehmet sınıfını geçti veya Çocuklar sınıflarım geçtiler.

İngilizcede (aynı husus bütün Hint-Avrupa dilleri için de söylenebilir) özne-fiil ilişkileri ise, kesin bir tanım ve kurala bağlanmıştır. Kısaca şöyle belirtilir :

— Bir cümlenin öznesi ile fiil arasında şahıs ve sayı bakımından uyuşma ve anlaşma vardır. Yani, özne tekil ve 3. şahıs ise, fiil de tekil ve 3. şahıs olmalıdır. İngilizce’de geniş zamanda (simple present) 3. şahıs tekil fiiller sonlarına, fiile göre, —s —es vs. alırlar. Örneğin, Ali leams ve He teaches a lesson.

Yukarıda kısaca belirttiğimiz gözlem ve yaptığımız tanımlamalardan da görü-
leceği gibi, bir dilden diğerine geçişte yanıltıcı veya tehlikeli dönemeçler vardır. Türk öğrenciler ise, İngilizce’ye geçişte kuşkusuz daha dezavantajlı durumdadır. Yanlışlık olasılığı bu nedenlerle daha yüksektir.

Türk öğrenci’nin fiil-özne ilişkisini uygularken karşılaştığı diğer bir güçlük de, İngilizce’de isimlerden ve çoğul yapılırken durumlarına göre sonlarına —s —es vb. almalarıdır. Ancak burada kesinlikle aşağıdaki gerçeklerin not edilmesinde yarar vardır :

1. İsimler sonlarına —s, —es vb. ekler aldıkları zaman ÇOĞUL’dur.

2. Fiiller sonlarına —s, —es vb. ekler aldıkları zaman TEKİL’dir.

Bununla birlikte işletilen mekanizma tıpa tıp aynıdır. Bu dilbilgisel bir yanıltma gibi de rol oynayabilir.

İngilizce’de Uygulama Zorluklarının Giderilmesi İçin Öneriler

Burada yaptığımız incelemelerin ışığı altında, İngilizce’de cümle kurarken, konuşurken veya yazarken, Türkçe’den İngilizce’ye çevirirken materyalimizi gayet sade bir kalıp içinde şekillendirmeye çalışmakta büyük bir yarar vardır. Böyle bir tutum komünikasyonu, karşı tarafa fikrimizi ulaştırmayı adamakıllı kolaylaştıracaktır. Bu model ne olabilir ?

İngilizce’de ortaya konulabilecek 25-30 model içinde en geçerli, tutarlı ve yanlış gideren kalıp kuşkusuz Özne – Fiil – Tümleç Modelidir. Şimdi aşağıdaki cümleyi alıp düşünme mekanizmamızı buna göre ayar-lıyalım. Böylelikle hangi mental proseslerden geçildiği saptanmış olacaktır.

Temel Mateyal

— Mektup yazmak istediğimden evde kaldım.

Dönüştürme — 1

— Evde kaldım çünkü mektup yazmak istedim.

Dönüştürme — 2

— Kaldım evde çiinkü istedim yazmak mektup.

İngilizce’ye Geçiş — 1

I stayed at home because I wanted to write a letter

İngilizce’ye Geçiş — 2

As I wanted to write a letter, I stayed at home.

Sadeleştirme

I wanted to write a letter. So, I stayed at home.

En son İngilizce metin’de «So» ilâve edilmiştir. Kompleks veya bileşik cümleleri birkaç bağımsız cümle olarak ifade ettiğimizde, bu tür eklemeler, cümlenin havasım veya ruhunu korumak için zorunludur. Bu yön özellikle çevirmenlerin gözünden kaçmamalıdır.

İngilizcede yazılan veya konuşulan cümlelerin doğaıluğunu kontrol edebilmek için, Türk öğrencilerin özne – fiil ilişkilerini kontrol etmeleri zorunlu olan önemli bir uygulamadır. Böylelikle far-kedilmeden yapılmış olan yanlışlıklan düzeltme olanağı kazanılmış olacaktır.

Farkına Varılmadan Yapılan Yanlışlıklar

I — İngilizce öğrenen, hatta İngilizcesini belirli bir düzeye getirmeyi başarmış olan birçok Türk öğrencinin aşağıda verilen cümle gibi bir fikir ünitesini belirtirken yapısal hata yaptıklannı söylemek genellikle mümkündür.

The list of books which Ali and Ahmet bought, the periodicals and papers are

here. (Yanlış!)

Yanlışı izleyebildiniz mi ? Gerçi yazar, «Ali ve Ahmet’in satın aldığı kitaplar, dergiler ve tebliğler»den söz ediyor ama, özne THE LIST’dir. List ise, 3. şahıs ve tekil’dir. Dolayısıyle bu cümlede ARE yanlıştır. Fiil is olmalı yaııi, cümlemiz «… and papers is here» olarak bitmelidir. Çünkü temel cümlecik, «The list is here»dı.

II — Çift-özneli bir örnek ele alıp yapılan yanlışlığı görelim :

Ali geldi.

Bunu, «AH he came» olarak çevirmek yanlıştır. Çevirisi, «Ali came» olmalıdır.

III — Öznesi zamir olan bir örnek vererek bunun nasıl bir vurgu elemanı olarak rol oynadığını görmekte fayda vardır.

Bunu ben yaptım.

Bu cümlede (—ım) eki zaten (ben) demektir. Başka bir deyişle, (yaptım) yeterli idi. (Ben) öyleyse vurgulama için
kullanılmıştır. Bu cümleyi aşağıdaki gibi çevirmek veya İngilizce’de söylemek mümkündür.

I myself did it.

veya

I did it myself.

IV — Türkçemiz’de özne-fiil ilişkisi tutarlı olmıyan veya bir uyuşum göster-miyen cümleler Türk öğrencilerinin yanlışlık olasılığım artırmaktadır. Hele böyle bir kullanılış kompleks bir cümlenin cümlenin cümleciği içinde yer alırsa, bu olasılık en doruk düzeyine ulaşmaktadır. Birkaç örnekle bu durumu açıklamakta fayda sonsuzdur.

— Ali, Ahmet ve Mehmet okula gider.

Burada özne çoğul olduğuna göre, İngilizce’ye geçişte gider kelimesi giderler olarak değerlendirilmeli ve İngilizce cümle şöyle olmalıdır:

— Ali, Ahmet and Mehmet go to school.

Şimdi yapısal olarak daha kanşık olan veya /kompleks bir cümeyi ele alalım.

— Yazılan makaleleri okuyan öğrenciler sonucu tartışır.

Burada not edilmesi gereken hususlar (okuyan) sözcüğü ile (tartışır) kelimesinin çoğul olduğudur. Başka bir deyişle aşağıdaki çeviriler yanlıştır.

(a) who reads

(b) discusses (he discusses)

Neden yanlıştır ? Türkçe’de tekil gibi görünen (a)’daki okuyan çoğul olan öğrenciler (b)’deki tartışır ise, tartışırlar kavramlarını anlatmaktadır. Yazılan da, makaleler çoğul olduğu için, ilgi zamirinden sonra çoğul olarak kullanılmalıdır. Bu gerçekler, İngilizce’ye aktarma sırasında Türkçe’deki fiillere özel bir dikkat gösterilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Şimdi cümleyi İngilizce olarak yazalım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.