İlk Tekbir

İlk Tekbir

Peygamberliğin ilk yılları… Peygamber Efendimiz
(sallallahu aleyhi vesellem) Mekke civarlarında
yürüyordu. Hira mağarasındaki o ilk
vahyin kaynağından uzak kalmış olmanın üzüntüsünü
ve belki endişesini yaşıyordu. Ansızın
bir ses işitti, hemen döndü. Sesin sahibini aradı
ama naf ile. Etrafta kimse gözükmüyordu. Başını
gökyüzüne çevirdiğinde bir de ne görsün! İşte
o, tâ kendisi! Hira’daki melek karşısında oturuyordu.
Bütün heybetiyle kurulmuştu makamına,
yer ile gök arasında.
Bu öyle bir sürprizdi ki irkildi, şaşırdı ve hatta
sendeleytp yere düştü. Rıparlanınca hemen evedöndü. “Beni örtün, örtün beni!” diyerek, vefakâr
eşinin üzerine attığı yorganlara sarındı. İşte tam
bu esnada Allah âyetlerini indiriyordu. Bizzat
koruyup hazırladığı masum nebinin o tertemiz
gönlüne Allah vahyini indiriyordu: “Ey bürünüp
saman! Kalk ve uyur! Rabb’ınin büyüklüğünü
ve yüceliğini an!” (Müddessir 74/1-3).
Resütullah (sallaltahu aleyhi vesellem) ayağa
kalktı. “Allahüekber” sözleri döküldü dudaklarından.
Olan biteni baştan sona izleyen Hz. Hatice
de (radlyallahu anhâ) “Allahüekber” diyerek
Peygamber Efendimiz’e katıldı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)