HİNT OKYANUSU

HİNT OKYANUSU

HİNT OKYANUSU

Hint Okyanusu, yeryüzünün öteki iki büyük okyanusundan, hem yüzölçümünün daha küçük olmasıyla, hem de Kuzey Kutbu’na yakın soğuk ve ılıman bölgeler içermemesiyle ayrılır. Muson etkisinde kalan ve büyük bir bölümü dönenceler arasında yer alan Hint Okyanusu, dünyanın büyük ekonomik merkezlerinin uzağına düşer. Bununla birlikte, okyanus adına daha çok yakışan kuzey cephesi, Ortadoğu’nun petrol bölgesinden başlar, Hint dünyasından geçerek Çinhindi’ne kadar uzanır.
DURUM VE SINIRLAR
Kuzey yanmkürenin 30. paralelini aşmayan Hint Okyanusu’nun dörtte üçü ekvatorun güneyinde yer alır; bu da onun iklim koşullarım etkiler. Jeomorfolojik yapısı, güneye ve geniş bir biçimde açıldığı Güney Okyanusu’na doğru bir genişlemeyle belirgin nitelik taşır. Kuzeyde büyük Asya kütlesiyle çevrelenir; batıda Afrika, doğuda Hint Adalan ve Avustralya (Afrika ve Avustralya’nın güney noktalarını 8 000 km’lik bir uzaklık ayırır) Hint Okyanusu’nu çevreler. Atlantik Okyanusu ve Pasifik Okyanusu ile sınırlan, itibarî olarak îğ-nebumu (20. doğu) ve Tasmanya (147. doğu) meridyenleriyle belirtilir. Asya ve Avustralya arasında, Hint Adalan arasındaki dar geçitler, Pasifik Okyanusu ile iletişimi sağlar; bu boğazların en genişi olan Malaka Boğazı, Malay Yarımadası’m Sumatra’dan ayınr. Singapur şehri ve devleti bu boğazın ağzında yer alır.

En büyük yayılımı içinde, bir başka deyişle, Antarktika bölgesine kadar Hint Okyanusu, yaklaşık 75 milyon kilometre karelik bir yüzeyi kapsar; bu da yeryüzündeki toplam deniz alanlarının beşte birine eşittir. Kıyı denizleri bakımından yoksul olan Hint Okyanusu, Madagaskar’ın doğu veya Dekkan’ın batı kıyıları gibi yalın, hatta çizgisel bir çevreyle belirlenir.

Pek fazla olmayan adalar, özellikle, güneybatıda toplanmıştır. Sri Lanka (eski Seylan) ile birlikte önemli tek ada olan Madagaskar Adası, Grönland, Yeni Gine ve Borneo’dan sonra dünyanın dördüncü büyük adasıdır.

DENİZ ALTINDAKİ YER ŞEKİLLERİ

Hint Okyanusu’nun dibi, yer kabuğunun üst mantosundan doğma lavlardan oluşan, ortalama 900 km genişliğinde bir sırtla boydan boya kaplıdır. Baş aşağı bir Y biçimindeki bu sırt, kıta bloklarının birbirinden ayrıldığı yarılma yerleridir. Bir orta çukurla (lift) engebelenmiş olan bu sırt, enlemesine büyük çıkıntılarla kesilir, Atlantik Okyanusu’ndakinden daha karmaşık bir yapı sunan kırıklar, Rodrigues kesiminde, sırtın üç kolunun birleştiği noktanın kuzeyinde özellikle yoğundur. Bu sırtla onun nispeten yüksek olan volkanik kabartılar halinde su dışında kalan pek çok dalları büyük okyanus çukurlarını birbirinden ayırır.
Sırtlar

Okyanus ortasındaki sırtların üç kolu arasındaki birleş dagaskar’m 2 500 km doğusunda, oğlak dönencesi en yer alır. Güneybatı kolu veya Bouvet-Marion sırtı, Atla: yanusu’na uzanır; güneydoğu kolu Pasifik Okyanusu’n; dan önce güneyden Avustralya’yı çevreler. Önce meridy sinde yer alan kuzey kolu (Hindistan’ın kuzeybatısınd Carlberg sırtından) kuzeybatıya doğru ikiye bölündüğ Boynuzu’na doğru yönelir. Bir dal İndus Deltası’na kada Aden Körfezi’ne giren öteki dal, hem Kızıldeniz’de, hen ğu Afrika’da (Rift Vadisi) alabildiğine genişler.

Buna karşılık, öteki sırtlarda, yersarsıntılarına veya oluşumlara tanık olunmaz; buralara depremsiz bölgel Bunlar Madagaskar sırtı (Büyük Ada’nın güneye doğru t Mozambik sırtı (aynı adı taşıyan kanalda), Mascareignes Maldiv Adaları, Chagos platosu ve 90° doğu sırtı (Benga ya Nonantest sırtı) gibi bölgelerdir. Okyanus kabuğunc mayan bu engebeler, kıta tabanının su altında kalan ö Fay yarlarıyla sınırlı çevrili olan bu engebeler, 200 milyc fazla bir zaman önce, Trias’ın sonunda parçalanan eski na Kıtası’nın kalıntılarıdır.

Çok derin yerler

Okyanusun en çok bölümlenmiş olan batı kesiminde alanlar Arabistan, Somali, Mascareignes, Natal, Madag; nebumu ve Crozet havzalarında yer alır. Bu bölgeler, Sor zası’nda kalınlığı 2 000 m’yi bulan bir çökelti tabakasıyl dür; yakın çevrede okyanusa dökülen büyük nehirlerin t dığı göz önüne alınırsa, bu çökeltinin açıklanması güçtü gaskar’m kuzeybatısındaki Komorlar volkanik grubu c okyanus kabuğu öğeleri üzerinde yer alır.

Okyanusun tekdüze olan doğu kesimi daha derindir, engebelerin ve çökelti örtüsünün hemen hemen hiç bulı bu kesim, tümüyle okyanus kabuğundan oluşmuş geniş havzalar barındırır (Avustralya Havzası’nda – 6 500 m). 1 ya yayının güneyinde aktif Cava Çukuru veya – 7 450 m derinleşen Sunda Çukuru, Avustralya levhasının, Asya İs altına girdiği en derin bölgedir. Endonezya çukurları bo> ğunluk gösteren bölgenin volkanik faaliyeti, tarihin en bi kan patlamalarından birisi olan 1883’te Krakatoa Volkan lamasıyla özellikle ortaya çıktı: bu patlama, adanın kısı olmasına ve geniş bir çukurun oluşmasına yol açtı; fc yen deprem dalgaları sonucunda, 36 000 kişi boğuldu.

Kıta kenarlan

Dar olan kıta sahanlıkları, ortalama 200 km genişi: Bunların yegâne istisnası, Doğu Hindistan, Çinhindi, Sı Avustralya’nın kuzey kıyılarının uzantısında yer alır. Ca Körfezi, Yeni Gine ve Avustralya arasında Sahul kıta üzerinde bulunan bir sahanlık denizidir.

Hindistan’ın her iki yanında, İndus, Ganj ve Brahma muazzam denizaltı alüvyon konileri oluşmuştur. Himal belerinden kopan çökeltilerle beslenen bu koniler üzeriı tı burgaçların biçimlendirdiği çukur yataklar yer alır.
■ . ■ fi
Maldiv Adatan ’ndan bir görünüm.

Hindistan ‘m güneydoğusunda yer alan bu takımadalar, Hint Okyanusu’nu oldukça iyi bir biçimde yansıtır: seçkin bir turizm için güzel plajlar, kurtancı ama aynı zamanda yıkıcı da olabilen muson yağmurlan m haber veren bulutlarla kaplı gökyüzü, mercan topluluklanna özgü mavi-yeşil birdeniz.
Moroni, Madagaskar’ın kuzeybatısında yer alan Komoriar’ın başkenti. Çoğunluğu Müslüman olan nüfus, vanilya ekimi ve küçük ticaretle geçimini sağlar.
İÇİNDEKİLER

DURUM VE SINIRLAR DENlZALTINDAKÎ YER ŞEKİLLERİ BÖLGESEL İKLİM HİDROLOJİ TARİH VE EKONOMİ

Ganj, her yıl Bengal Körfezi’ne yaklaşık 1 800 milyon ton moloz taşır. Çökelti örtüsünün kalınlığı (2 500 m) yeryüzünün en geniş denizaltı konisini oluşturur. Alüvyon kökenli denizaltı birikinti bölgeleri, kıta sahanlığıyla çok derin okyanus düzlükleri arasında birer geçiş bölgesidir.

Jeolojik evrim

Denizaltı engebelerinin dağılımı, özellikle, Antarktika, Avustralya, Hindistan, Afrika ve Madagaskar’ı içeren eski Gondvana kıtasının parçalanmasından sonra okyanus diplerinin genişlemesinden kaynaklanır. Günümüzde, yılda ortalama 2 cm’lik bir hız gösteren okyanus ortasındaki sıradağ sırtının kıtadan ayrılması, 135 milyon yıl önce alt tebeşir döneminde başlamıştır. Ortaya çıkan ilk sırt olan güneybatı Hint sırtı, Afrika-Madagaskar bloku-nu Gondvana Kıtası’nın kalanından, daha açık bir anlatımla Hindistan, Avustralya ve Antarktika’dan ayırmıştır. Üst tebeşir döneminde, Hindistan Avustralya’dan ayrılır. Yaklaşık 50 milyon yıl önce Hindistan’ın kuzeye doğru hızlı bir biçimde harekedenme-sinin ardından, Asya ile buluşması Himalayalar’ı ortaya çıkardı, okyanusun kuzeybatıya açılımı daha yenidir. Aden Körfezi’nde Miyosen dönemine uzanır. Bu da Hürmüz Boğazı’nı geçen deniz altı sırtında çökeltilerin bulunmamasına açıklık getirebilir. Buna karşılık, 200 m çökeltiyle kaplı olan güneydoğu Hint sırtının faaliyeti günümüzde yavaşlamıştır.
Önceleri Portekizlilerin elinde bulunan (1503) Zanzibar Adası, daha egemenliğine girdi; şehir, 1873’e kadar esir pazan olarak kullanılâ.
rgbar).

-linin
6ty
ıpo*
Honşu
r
,öo5-
‘Çin
VI

*Z» 1

rn toadi. çukuru

o 9158

./ <Jİ

Luzori Batan adi. Okıno-Ton-ad C

“■* «».■ FilipinlerBat ı -a

• Un’/ Fl’ipinlerusfr i a n aa f

Denizi Adaları #•

Havzası -i»*

Guam
Oaıto adi.
X ««kör

/

.

Umman Denizi * sukutra ad. Arabistan

i GuanJafui bur.
Körfezi Andaman adi
v> ‘ -s

V ; ^ – % C1 Mındoro^ıC^ **

4.42* ‘*f %’f
11.022
Lakdiv ad!.
, – • ,3lyam –

ı (-• 4.198 f §>*.!>Wrtez<

V1 Ka^ÂLanh , F ‘ 4 206 Nicobar adlv ! İ .1 CaMeu

^ Kanya Kuman bur. g^j L^nka ^ « ^urnu

t-t5,875 fi
11497 Yap adi.

Havzası ?
„ r şutu i ■ v* » fc « »a

, oenız/ ^Jındanao
/ 5.024

■’ Somali
. Batı iCaroline Adaları

* ‘Havzası

* Halmafiera
.»nşr

^ I v

x 1 *

Z 2
Dordra bur.
•‘Ti
*“■ Simeulue’-&di ıfev-.’O Orta 2.9181—. Niasad^ j> ^ Sıberutad. ^

*-r. Amirameflt ^’ £ H ^ t O k y 3 n U S U – Engoano\>

^.—»3,3 ali w ‘piatte^to ? U Chagosadi Nıkttin

.«do adi CoetivyO, c »go Garcia ad. i*»™») <0 C O C OJS

Providence 1 D (/)

f farcuhat, C o Havzası

a. > adl-1 ? 55 V.^ ,.\”9»’8ign**< 8 ® >

‘ \Bardmdz. alt d. ‘ v N“

Tromelin
Havzası

H
.Kaiımantaft l, -V~

^ ■■ (Borneö} ^ ;;

t

Cava û?. ^

Sanda ör.

o ‘ .Rdtaayact• Tanlmbar

“””»«s1* ^ r™r s? *”

.Melvllle ad.

^ ^ dz ~ öarpentâna

AvUStcaljfel . • ‘Körlezi

Havzası

CD Batı Avustralya 6233eytui –
İoN
5270

Christmas ad

Coco9 adl.^

c Havzası
TbrreşJSdğ , Aratyradz. ’vpkbur.
co 1 ^ »x £
6.090
T

a

■§

i
İCarajos £p Mascareignes ^ Adaları

rHa«ash-” as**™»»*-

‘ Râurtion Maurttiusad. G.
Kuzeybatı bur.
LU

CQ
8.475

H a v z as ı
Albany yalanlarında kayalık kıyılar

(Avustralya’nın güneybatısı).
adagaskar

1 t/atie bur.

OK $
AVUSTRALYA
£ %

8.400 *3

*Y N U SU
&

4-890 ^

ta utK.
2.087
BAT! AVUSTRALYA
^ C ro z et
S/f,r/
HİNT OKYANUSU

Yüzölçümü: yaklaşık 75 000 000 km2 En fazla genişlik: 8 000 km Ortalama derinlik: 3 900 m En fazla derinlik: 7 450 m (Cava Çukuru)
BQyölCÂvustraîyS

Koyu

58J0Kan9’,,“ad
/
< 220 f4 0>
Çukuru Dıaman!8.657 Leeuwın bur Çukuru
Havzası
Yeni Amsterdam ad
Güney Avustralya Havzası
A3L.HAS

23’0

SŞtĞt

ij.ilıas ■ s.zası
Saint Paul
Af
6Oy…

, Çrozet adi.
CROZET

EŞR3

Prince Edwar<j Adalan
MACQU,
‘^V Kerguelen adl.
‘M/ç
254 Lena Sığlığı
■%>>
Heardad.
8.972

i n t i k-H int Okyanus u-A ntarktika Havzası
i/’

Antarktika-Hirıt Okyanusu Havza sı
«s
D a v i s Denizi
Maud dz alt. d.

Kral VII. Haakon Denizi
T T

ıoO”
k,2<, a
X
fi

– 80° D.

MERCAN RESİFLERİ

Genellikle yüksek olan Hint Okyanusu’nun sıcaklığı, mercan oluşumunu (kimi kıyı kesimleri dışında) kolaylaştırır. Bu oluşumlar, bir yandan çökelti bakımından güçlü maddeleri toplayan nehir ağzı yakınlarında (nehirlerin taşıdığı çökeltinin büyük oranlara ulaştığı Asya’nın güney kıyıları gibi), öte yandan yüzey sularının birden soğuduğu bölgelerde (Kuzey Yarımküre kışı sırasında Basra Körfezi’nin kuzeyinde ve yazın soğuk su yükselmesi sırasında Somali kıyıları boyunca) gerçekleşir.

Hint Okyanusu mercan resiflerinin çoğu Madagaskar, Mascareignes, Seyşeller ve Sri Lanka’da olduğu gibi, mercan yapılarına dayanmayan püsküllü küçük resiflerden oluşur. Ma-yotte’ta geçit vermeyen resifler görülür. Yalnızca mercana dayalı gerçek mercanadalar, Pasifik Okyanusu’nda olduğundan çok daha seyrektir. Maldiv Ada-ları’nın grup mercanadalan, kendilerine özgü yapılarıyla dikkat çeker: 100 km’lik halkamsı bir bütün oluşturan 300’ü aşkın grup, bir zincirin halkaları gibi iç içe geçmiş mercanadalardan oluşur.
«Kütiikten oyma kayık»la yapılan balıkçılık: deniz kaynaklarına bağlı geleneksel faaliyetler her yerde canlılığını korur. Yukanda, Hindistan altkıtasının batı kıyısında bir balık ağının onanmı ve denge/ikli oyma kayıklann av dönüşünü bekleyen insanlar.
Tropikal alanda yer alan Hint Okyanusu, zayıf hava farklılıklan gösterir. Güney Yanmküre’nin 20. paralelinin kuzeyinde, yıllık ortalama sıcaklıklar 20 °C’nin üstündedir. Okyanusun kuzeybatısında ve Avustralya açıklannda daha nemli olan kuzeydoğunun (yağışlar, Endonezya’nın Sumatra Adası açıklannda yılda 3 000 mm’yi aşar) tersine kurak bir eğilim ortaya çıkar. Güney Okyanusu çevresinde (sınırlar sadece hidrolojik açıdandır) serin havayla birleşen nemlilik, daha sık olarak pus ve sisle karşılaşılmasına yol açar.

Hint Okyanusu üzerindeki büyük hava dolaşımlarının en özgün yanı, temelde kuzey uç noktada, iklim bakımından tropikle-rarası yöneşmenin (TAY) mevsimlik geniş bir denge durumu göstermesidir. Kuzey Yarımküre’nin kışı boyunca hava koşulları tropikal dünyanın kalan bölgeleriyle benzerlikler gösterir. Tporikle-rarası yöneşme, ekvatorla 10° güney paraleli arasında ortaya çıkar. Asya’daki basınçtan kaynaklanan kuzeydoğu alize rüzgârları, Kuzey Yarımküre’de düzenli bir biçimde eser; Umman Denizi’nde veya Arap Denizi’nde fırtınalara ve sislere yol açar. Okyanusun en büyük bölümünü oluşturan güney yarımkürede, güneydoğu alizesi, Güney Hindistan yüksek basınç merkezinin her iki yanından eser. Batıda Güney Yarımküre yazının sonu, Chagos Takımadala-rı’ndan Mascareignes’e ve Madagaskar kıyılarına kadar bir eğim çizen sık kasırgalarla belirginlik kazanır. Avustralya’da, Asya’dan daha güçsüz olan kış musonları, ülkenin kuzeybatısını etkiler.

Mayıs ayının sonlarına doğru, hava koşulları hızlı bir biçimde ekvatorun kuzeyine doğru kayar. Tropiklerarası yöneşme, yengeç dönencesinin ötesine geçerek Himalayalar doğrultusunda bir denge durumu kazanır. Asya’nın alçak basınçları, Avustralya ve özellikle Güney Hindistan yüksek basınç merkezi de denen Mascareignes yüksek basınç merkezlerinin kaynaklandığı güneyden gelen deniz alize akımlannı kendilerine kadar çekerler. Bu alize akımları ekvatoru geçerken Coriolis gücünün etkisi altına girdiklerinden, Hint ve Malezya muson akımlannı oluşturmadan önce giderek sağa kayar; Hint Okyanusu’nu aştıkları uzun yol boyunca nem toplayan bu rüzgârlar, Güney Asya engebeleri üzerine büyük yağışlar taşır (hazirandan eylüle, Bombay’da 2 000 mm dola-
KIZILDENİZ VE BASRA KÖRFEZİ

Hint Okyanusu’nun uzantısı olan iki deniz (Kızıldeniz ve Basra Körfezi) Arabistan levhasının iki kenarında yer alır. Bu denizler yeryüzünün en Önemli iki stratejik noktasını oluşturan Babülmendeb ve Hürmüz boğazlarıyla Hint Okyanusu’nun kuzeybatısına (Umman Denizi) bağlanır. Çöl yapısı gösteren çevre, yağışların düşüklüğü (100-200 mm) ve yoğun buharlaşmayla belirgindir; Hint Okyanusu’ndan gelen bir yüzey akıntısı bu kayıpları dengeler. Bu denizler, sıcak ve tuzlu (yüzey sularının tuzluluğu burada %o 40?ı aşar) sular içerir.

Günümüzde gelişimini sürdüren, 2 000 km’den daha geniş bir alanda yer alan Kızıldeniz, uç noktalarda yükselen ve ortada çöküntü yapan (en fazla derinlik 2 635 m’yi bulur) tektonik bir boğazdır. Büyük hiçbir nehirle bağlantısı yoktur. Çok sıcak acı su cepleri, binde 250’den fazla tuzluluk oranı ve 56 °C,ye varan sıcaklıkla, derin dip yüzeylerine dayanır. Kuzey Yarımküre kışı boyunca soğuyan Basra Körfezi, sığ yapısıyla ayırt edilir (en derin noktası -102 m’yi aşmaz. Yarı karasal denize ilişkin nitelikler taşıyan Basra Körfezi’ne Dicle ve Fırat’ın suları dökülür.
Mauritius Adası ’nda bir kumsal. Bu küçücük devletin ekonomisi, AvrupalI hizmet faaliyetlerinin taşınması sonucu altüst olmuştur.
yında yağış). Kuzey yazının sonu, Asya;da tayfun olarak rılan kasırgalarla belirgin bir nitelik kazanır; k-özelikle alçak kıyılar ve Bengal Körfezinin aşırı nüfuslı boyunca yıkıcı etkiler yapar. Gerçekte son derece geniş olan Bangladeş, özellikle büyük nehirlerin taşkınlarıyla yağmurlarının aynı döneme rastladığı zamanlarda buı zenli bir biçimde zarar görür (ülkenin kuzeyindeki yüks< lerde yağışlar 10 000 mm’yi geçer).

HİDROLOJİ

Rüzgârların etkisine doğrudan açık olan suların dola yanusun kuzey bölümünde, oğlak dönencesinin kuzeyi) simlik büyük değişimlerin gerçekleştiği alandır. Atlantik su veya Pasifik Okyanusu’nun tersine, soğuk kuzey suL-kinin bulunmaması yüzey sularının daha da ısınmasına

Yüzey akıntıları

Kuzey Yanmküre kışı boyunca ekvatorun her iki yanı nan okyanus bölgeleri simetrik bir düzen sunar. Alizeler, 1 nelen kuzey ve güney ekvator akıntılarına hız kazandırır. C vator akıntısının suları Mozambik Kanalı’na girer ve İğnebı tısını besler; sularının küçük bir bölümü Ümit Bumu’nu aş bölümüyse Antarktika dip suyunun büyük kutup akıntıs: Bu son akıntı gibi 70° güney enleminde, kuzey ve güne akıntıları arasında yer alan ekvator karşı akıntısı doğuya >

Kuzey Yarımküre kışı sırasında, kuzey ekvator ve ek şı akıntıları kaybolur. Hemen hemen tüm akıntıların ) tersine çevrildiğine tanık olunur. 10° güney enleminin k: saat yelkovanı yönünde dönen büyük bir burgaç oluşur, sonlan, Umman Denizi’nde ve Bengal Körfezi’nde güç galanmaya yol açar. Afrika Boynuzu boyunca, yüzey zeydoğuya yönelir: bu duruma, dünyanın en hızlı akın birisi olan Somali Akmtısı’nın (hızı saatte 8 km’ye ula: kisi yol açar. Bu akıntı, kıyılar boyunca soğuk dip sular: ye çıkmasında (upwelling) belirgin bir işlev görür.

Hint Okyanusu’nun gelgitleri yarım günlük türden dalgası güneyden gelir. Ortalama 1 m’yi bulan yükseln lar ve kıyı bölgeleri girintilerinde artar; Bengal Körfezi’r ve Mozambik Kanalı’nda 5 m’ye kadar yükselir.

Yüzey sularının sıcaklığı ve tuzluluğu

Güney Okyanusu’na yakın bölgeler dışında, yüzey s caklığı her yerde yüksek, Güney Yanmküre 35° paralelini de 20°-28 °C arasındadır. Büyük bölümü tropiklerarası fc alan Hint Okyanusu, sıcak kıtalarla çevrilidir. Yazın soğuk mesi nedeniyle Somali kıyıları yine de yüzey sularının sı kuzey enleminde 13-5 °C’ye varan önemli düşüşler göstı Okyanusu’na doğru sıcaklık hızlı bir biçimde düşer; 45. zeyinde yıllık sıcaklık ortalaması 10 °C’yi aşmaz.

Ortalama tuzluluk oranı kurak bölgelerde binde 36, pikal bölgelerde binde 34’tür. Yağmur mevsimleri sıras: luk oranı, özellikle, kıyılara yakın bölgelerde azalır. Mu ça mausim, «mevsim» kelimesinden kaynaklanan teı minde Bengal Körfezi’nin dibinde binde 20’ye düşer.

Derin sular

Derinliği 1 000 m’yi aşan bölgelerde Antarktika k; ğuk dip suları bulunur. Okyanusbilim araştırmaları, yo lu bir su örtüsünün varlığım saptamaya olanak tamir Körfezi ve Kızıldeniz’den kaynaklanan bu örtü 500-1 rinlikte yer alır. Bu tabaka ekvatorun 10° güneyinde o

HİNT OKYANUSU
-I VE EKONOMİ

ır.usu, sırasıyla Arap, Akdeniz, Doğu ve özellikle de hiç-:n anlamıyla olmasa da Avrupa egemenlikleri altına gir-îüyük Keşıfler’den bu yana, Portekizliler, HollandalIlar,

: Ingilizler İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar XVI. merkezlerini ve okyanus yollannı sırasıyla ellerine ge-)47’de Hindistan ve Seylan’ın (günümüzde Sri Lanka) tmsızlık süreci sonlanana kadar burada varlıklarını sürgümüzde, bu eski «Doğu Akdeniz»in stratejik konu-ıgu’da Çin ve Malezya’nın egemenliğinden ve Ortado-msal petrol yollarının öneminden kaynaklanmaktadır.

re egemenlik

: ve Doğulu gemiciler, çok erken dönemlerde Hint Ok-gidip geliyorlardı. Son büyük buzullaşmalar, Asyalı zamana kadar boş olan Avustralya’ya gelerek yerleş-:’i açtı. MÖ 3000’den başlayarak, Mısır gemileri altın ve i için bugünkü Somali’ye kadar gidiyorlardı, tsken-s Xehri kıyısında bir İskenderiye şehri kurmasına kar-çeri yakınlarında bir ticaret merkezi kurdukları Hindisek gidenler Romalılar olmuştur. Ortaçağ’ın ilk dönem-slükle ulaştıkları ileri haritacılık düzeyinin yardımıyla Okyanusu yollarının ve kıyılarının tanınmasına katsalar. Son derece etkinlik kazanan Hintliler, Hint Ok-aki adalara misyonlar gönderdiler. Arap Yarımada-:fJ Afrika’ya kadar Arap yelkenlileri, dünya çayındaki *s körfezinde gemiciliğin altın kuralı olan mevsimlik üantı değişikliklerinden yararlanırlar. Bununla birlikte, -_erâiz Çin’in ve Afrika’nın, Hint Okyanusu’nun önünü irmeyen bir terra australis incogmta («bilinmeyen güney _e birbirlerine bağlı olduğunu sanmaktadır. Marco Polo, . ya yaptığı keşif yolculuğundan, Malakka Boğazı’ndan _ner. 1487’de Bartolomeo Dias, o zamana kadar Fırtına-admı taşıyan Ümit Bumu’nu geçer («kırkıncı kükreyen-değildir). On yıl sonra, Afrika’yı dolaşarak Hindistan’a Avrupalı, Vasco de Gama olur; böylece, XVI. yy’da Hin-ve Malezya’da Portekiz ticaret merkezlerinin kurulması Lçmıştır. Goa ve Malakka’yı ele geçiren Afonso de Aibu-rcrtekiz hegemonyasını tamamlar.

■ sonra Avrupa’nın Doğu ile ticaretine egemen olan Liz-•2Zin yola çıkan gemiler, kışın Hindistan pamuğu, Çin : ve çeşitli baharatlarla yüklü olarak geri döner. Hintlile–raiarındaki ve Hindistan’ın Çin ile ticaretini örgütleyen İs i. 1557’de Makao’yu kurarlar; bu arada Çin’e yolcu-rrjnürde bir neden olmaksızın, Orta İmparatorluk’un rjı .barut, pusula, vb) yayma izni alındıktan sonra, yüz-. b” süre için durdurulmuştur.

.-.”da Portekizlilerin yerini HollandalIlar alır. Hollanda-’ de Doğu Hindistan Hollanda Şirketi’ni kurarlar (İngilizce. Fransızlar da I664’tt birer şirket kuracaklardır), tngi-Jransızlar arasındaki savaş, îngilizlerin lehine sonuçlanır: “s Antlaşması, Fransızların Dupleix ile simgeleşen Hin-rr^venine son verir. 1638’den beri Bourbon Adası’nda (La varlığını sürdüren Fransızların Hindistan’da yalnızca :£t merkezi kalır.

v’da, özellikle, 1815’ten sonra Hint Okyanusu, İngiliz e. bırakılır. İngiltere ile Avustralya arasında çalışan gemiler,
bu yolu iki aydan daha kısa bir sürede almaktadır. 1869’da, Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla, Hindistan’a ve Çin’e uzanan ticaret yolları kısalır. İngiliz yelkenli gemileri, Avustralya’yı Avrupa metropollerine büyük ölçüde yaklaştırır. Birinci Dünya Savaşı’nm ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesi, Körfez Bölgesi’nde İngiliz-lere geniş hareket serbestisi sağlar. Süveyş Kanalı’nın 1967’den 1975’e kadar kapanması ve gemilerin tonajının artması, Ümit Burnu yoluyla yapılan bağlantıları yeniden canlandırır.
Balıkçılık potansiyeli

Hint Okyanusu, deniz ürünleri bakımından dünya tonajının ancak yüzde 7,5’lik bir bölümünü sağlar. Bu oranın görece düşüklüğü, türlerin çoğalmasına elverişli olmayan iki etmenin bir araya gelmesiyle açıklanır: kıta sahanlıklarının darlığı ve yüzey sularının sıcaklığı. Yalnızca soğuk su yükselmesi (upwelling), maden tuzlarınca zengin soğuk dip sularının yüzeye çıkmasına olanak tanıyarak besleyici maddeler bakımından zengin kaynaklar oluşturur; ayrıca bu bölgelerin verimliliği Batı Afrika, Namibya ve Güney Amerika’nın batı cephelerindeki suların verimliliğini andırır. Kıyı ülkeleri için balıkçılık, önemli bir geçim kaynağıdır; bu ülkelerden ürünlerin yarısını elinde bulunduran Hindistan, üretim bakımından birinci ülke konunumdadır. Bununla birlikte son yıllarda, özellikle Hindistan’da kimi balıkçılık etkinliklerinin modernleştirilmesi ve Japon, Rus fabrikâ-gemilerinin Güney Yarımküre’ye girmesiyle tutulan balık miktarı önemli derecede artmıştır. Özellikle bu okyanusun batı kesiminde yakalanan tonbalığı, 1980’li yıllardan sonra büyük ölçüde artış göstermiştir.

Maden zenginliklerinin işletilmesi

Denizden petrol çıkarılması konusunda, 1970’li yılların başında, Körfez Bölgesi’nde büyük bir atılım gerçekleştirildi. İlk petrol şoku yılı olan 1973’te, 285 milyon tonla, üretim doruğa ulaştı. Avustralya açıklarında bulunan yataklar bir yana bırakılırsa, yalnızca Ortadoğu’daki hidrokarbür yatakları işletilmektedir.

Deniz yoluyla ticaret

Deniz trafiğine hidrokarbürler egemendir. Ortadoğu üretim merkezleri üç ticaret yoluna açılır: ikisi Avrupa ile Kuzey Amerika’ya (Ümit Burnu ile Süveyş Kanalı), biri Japonya’ya gider. Gelişmiş ülkeler için yaşamsal bir önem taşıyan trafik, transit boğazların stratejik önemine açıklık getirir: Ortadoğu’da Hürmüz ve Babülmendeb, Uzakdoğu’da Mallakka boğazları. Doğu Bloku’nun 1990’da dağılmasından önce, iki büyük blok arasındaki sürtüşmelerin Atlantik Okyanusu ve Pasifik Okyanusu’nda olduğu gibi izler bırakmadığı dünyanın bu bölgesinde (gerçekten de Moskova ve Washington’ın buralarda kendi topraklan yoktur) gerilimler, doğum oranının da ayrıca yüksek olduğu kıyı ülkelerinin kendi içlerinde durulmak bilmeyen siyasî istikrarsızlıklarından kaynaklanmaktadır.

1986’da Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı, körfeze girişleri durdurmaya çalışan İran ile, BM simgesi taşıyan gemilerin serbest dolaşım hakkını koruyan ABD arasında gerçek bir deniz savaşma sahne oldu. Kısa sürede yenilen Irak’ı yalnızlığa sürükleyen Körfez Savaşı (1991), dünyanın bu zengin petrol bölgesine girişlerin stratejik önemini ortaya koydu. □
AYRICA BAKINIZ

– IS» Afrika

– B3SB Antarktika

– E® Asya

– HSS Atlantik Okyanusu

– İM, Avustralya

– E5S balıkçılık

– IB.AN5H denizler ve okyanuslar

– HU Endonezya

– BU Himalayalar ■- IBM Hindistan

-1HS iklim

– EB3 keşifler ve kâşifler

– J3«3 ievha tektoniği ” Okyanusya

– OrtadoğuHİNT OKYANUSU

– İSE Pasifik Okyanusu *- sömürgecilik
Bombay, Hindistan’ın en kalabalık şehri olarak, Hint Okyanusundaki başlıca limanlardan biridir. Liman trafiğinin en büyük bölümünü petrol ürünleri oluşturur: ham petrolün bir kısmı, şehrin açıklannda denizden çıkan lan yerli petroldür.
Bir petrol tankeri, yeryüzünün en duyarlı noktalanndan biri olan Umman ve Basra körfezleri arasındaki Hürmüz Boğazı’ndan geçerken.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*