Hayvanlarla Nasıl Konuşulur?

Hayvanlarla Nasıl Konuşulur?

hayvanlar hakkında hadisler

hayvanlar hakkında hadisler

Birgün hayvanların dilini öğrenip onlarla konuşabilir hâle gelirsek, neler olur acaba?

Veya onlar bizim dilimizi öğrenebilseler.

Her iki halde de insanların büyük faydalar sağlayacağı muhakkak görünüyor. Fakat aynı şeyleri hayvanlar için söylemek pek mümkün değil.

Çünkü günümüzün açık-
Sinan Şahin

göz (!) insanı, birbirini aldattığı veya istismar ettiği gibi, onları da kullanmaktan çekinmeyecek.

Bazen tatlı dille, bazen de korkutmak suretiyle.

Meselâ ağzı lâf yapan biri, kafeste beslediği bakımsız serçesine:

— Haydi bakalım kartal yavrusu, diye seslenecek. Şu mektubu en yakın posta kutusuna atı ver.
Serçe, kartal lâfını duydu ya.

Uyuz hastalığından sonra sırtında kalabilen 4-5 tüyü iyice kabartarak:

— Amma yaptın be abicim, diyecek. Bir de posta puluna para mı vereceksin? Ben o mektubu gideceği yere kadar

götürür, akşama dönerim.

Tatlı dille yılanı deliğinden çıkarır da, serçeyi ‘kafesten çıkaramaz mı?

• ••

Hayvanların, “ustalıklı tehdit” yoluyla da istismar edilmesi mümkün olabilecek.

Meselâ adam, kümesteki tavuğuna:

— Bana bak sarıkız, diyecek. Her sabah taze bir yumurta istiyorum. Hem de çift sarılı olmak şartıyla.

Tavuk şaşkın şaşkın:

— Ama patron, diye kekeleyecek. Biliyorsun çift sarılı yumurtalar acayip büyük olur. O tür yumurtaları yumurtlarken neler çektiğimi biliyor musun sen?

Adam tehdit konusunda usta ya. Tavuğun söylediklerini hiç duymamış gibi, eline koca bir bıçak alıp onun gözleri önünde bilerken:

— Hanım, diye seslenecek. Akşama tavuk suyuna bir çorba yapabilir misin?

Tabiî, tavuk mosmor.

Can havliyle kümesine yarışıp ısmarlama yumurta imalâtına başlayacak.

insanoğlu bu, yapar mı yapar. Tavuğun yumurtasına, hatta yumurtanın rengine şimdi de
müdahale etmiyor mu? ‘ Ümidiniz hemen kırılmasın. Hayvanlarla dürüst işbirliği yapanlar da olacak elbet.

Meselâ çocuklarınız, yunus balıklarından yüzme dersleri alacak. Hem de günde sadece birkaç kilo balık karşılığında.

Günün modası olan jimnastik dersleri de, Afrika’nın en taklacı şempanzeleri tarafından verilecek. Ücret olarak da birkaç tane muz yeterli.

Bahçenizin güzelce kazılıp tarıma elverişli hâle gelmesi için bir köstebek bulup:

— Bak aslanım, diyeceksiniz. Ekeceğim şalgamların beşte biri senin. Bunun için bahçeyi 20 cm. derinliğinde kazacaksın. İşi itinalı yaparsan, ayrıca yüzde 10 prim alırsın.

Velhasıl karşılıklı anlaşmayla birçok işinizi çok ucuza halledebileceksiniz.
Bu arada en sevimsiz görünen hayvanlar bile gözünüzde değer kazanacak. Ve hiç tahmin edilmeyen işler, onlara yaptırılacak.

Meselâ allerjik bir hastalık sırasında sırtınız mı kaşınıyor? Kolayı var.

Özel bir kutuda beslediğiniz hamamböcekle-rinden birini, hemen gömleğinizden içeri salıp:

— Haydi bakalım ka-raoğlan, diyeceksiniz. Iş başına. Biraz yukarı çık, biraz da aşağı. Tamam tamam, kaşı orasını.

Böcek, son derece elverişli olan tarak gibi tırtıklı ayaklarıyla hizmet verirken, siz de kitap veya derginizi rahatça okuyabileceksiniz.

Kısacası hayvanlarla konuşabilmemizin güzel yanları olacak. Fakat bu durum, onlar açısından pek iç açıcı görünmüyor.

Allah, elbette sonsuz merhamet sahibi.

Bu yüzden de hayvanlarla konuşmayı, sadece peygamberlerine nasip etmiş olabilir.

Kimbilir, hayvanlar belki de bizimle konuşabilecek kâbiliyettedir.

Ama başlarına gelecekleri bildiklerinden, susuyor olmalılar.

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*