Hac

Hicretin dokuzuncu yılı olmuş, hac mevsimi gelmişti. Hz.
Peygamber) Hz. Ebu Bekir’i hac emîri tayin etti. Hz.
Ebu Bekir 300 kişilik bir hacı kafilesiyle birlikte yola çıktı.
Resûlullah(s a s) o yıl hacca gitmemiş, Medine’de kalmıştı. Kafi
le yolda iken Tevbe sûresinin, müşriklerle ilgili bazı hükümleri
düzenleyen ilk yirmi sekiz âyeti nâzil oldu. Bunun üzerine Hz.
Peygamber(s a s) yeni inen bu âyetleri bildirmesi için Hz. Ali’yi
görevlendirdi. Hz. Ali kafileye yetişti. Bayram günü Mina’da bu
âyetleri okudu. Ardından şu açıklamayı yaptı:
“Kâfirler ebedî kurtuluşa eremeyecek ve cennete giremeyecektir.
Bu yıldan sonra müşrikler haccedemeyecek ve
Mescid-i Harâm’a yaklaşamayacaktır.
laşmaları bulunanlar antlaşmanın
süresi bitinceye kadar haklarını
kullanabilecekler, daha sonra
müslüman olmadıkları takdirde
can güvenlikleri kalkacaktır.”
Bu açıklamadan kısa bir müddet
sonra orada bulunan müşrikler Islâm’ı
kabul ettiler. Böylece Mescid-i Harâm
sadece müslümanlara ait bir mekân oldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)