Haber | 1982 yılının son astronomi olaylarından biri, PSR 1937-214 pulsa» rının keşfinin bilim alemine açıklanmasıdır. Diğer pulsarlara göre değişik özellikler gösteren bu yıldız, müthiş dönüş hızı, yüksek enerjisi ve güçlü bir çekim ışınımı salma olasılığı ile nötron yıldızlar fiziğinde bir olay yaratma niteliği taşıyor. | Haber

Haber |OLAY YARATAN PULSAR| Haber

Haber | OLAY  YARATAN  PULSAR | Haber

OLAY

YARATAN

PULSAR
1982 yılının son astronomi olaylarından biri, PSR 1937-214 pulsa» rının keşfinin bilim alemine açıklanmasıdır. Diğer pulsarlara göre değişik özellikler gösteren bu yıldız, müthiş dönüş hızı, yüksek enerjisi ve güçlü bir çekim ışınımı salma olasılığı ile nötron yıldızlar fiziğinde bir olay yaratma niteliği taşıyor.
Yük. Müh. Aydın SEZGİNER
Cambridge Üniversitesi’nde 16 yıl önce, radyo teleskop ile Yengeç Nebulası’nın uzak bir köşesini izleyen Jocelyn Bell isimli bir doktora öğrencisi, uzaydan Mors alfabesindeki İşaretlere benzeyen bir takım sinyaller aldı. Parlak bir Ağustos akşamı, saat 19.30 sularında idi. Çok heyecanlanan Bell, durumu telefonla hocası Profesör Hewish’e bildirdiğinde, iyi de bir azar İşitti. Profesör telefonda bağırıyordu:

— Senin radyo teleskop dediğin aletin, çapı biraz büyük bir antenden başka bir şey olmadığını hatırla ve çevresindeki herhangi bir radyo vericisinin anteni etkileyebileceğini unutup, lütfen basit bir şey İçin bu saatte beni rahatsız etme!

Profesör Hevvish bir yerde haklıydı. O günlerde Londra Üniversitesi’nde, D. Racoldin isimli başka bir doktora öğrencisi “Küçük Yeşil Adamlar” adında bir tez hazırlanmıştı. Yirminci yüzyıl başlarında Kaliforniya’da görüldüğü iddia edilen küçük yeşil yaratıklar üzerine düzenlenen bu
* ‘YENGEÇ NEBULÂ*SI
tez, Ingiltere’de önemli sayılabilecek bir sansasyon yaratmıştı. Şimdi herkes, uzaydan gelecek mesajları bekliyordu. Profesör Hevvish de öğrencisinin böyle bir etki altında kaldığını sanmıştı.

Ne var ki Bell, adına sonradan PULSAR denilecek olan, belli aralıklarla radyo sinyalleri gönderen bir tür yıldız keşfetmişti ve 6 ay kadar sonra bu keşfini ciddi bir bilimsel dergi olan Nature’da dünyaya açıklayan yazı, kendisini telefonda azarlayan profesörün de imzasını taşıyordu. Bu dönem içinde Cambridge Üniversite-si’nden başka dört güvenilir gözlemci ile uzaydan bu tür sinyaller almışlardı.

Artık bilim adamlarına, uzaydaki “Küçük Yeşil Adamlar” öyküsünün heyecan dalgalarına kapılmadan, pulsarların nedenini araştırmak düşüyordu. Yazının yayınlandığı yıl Thomas Gold, pulsarların yüksek manyetik alanda dönen nötron yıldızları olduğunu ileri sürdü. (Bak. Şekil 1 ve açıklaması). Bu kuram, bu güne dek yapılan gözlemlere uyduğu için, genel olarak bilim dünyasınca kabul edilmektedir.

Süpernova patlamalarının sonucu oluşan nötron yıldızları yaşamlarına, çok hızlı dönme ile başlarlar. Sonradan, kaybettiklerini enerji nedeni ile zamanla yavaşlarlar.

1967’den 1982’ye kadar evrende, 200’den fazla pulsar gözlendi. Bunların en hızlısı, Yengeç pulsan diye bilinen, PSR 053-21 kod numaralı pulsardır. Bütün pulsarlardan farklı olarak ışık da yayınlayan, yani optik teleskopla izlenebilen bu pulsar, kendi ekseni etrafında saniyede 30 kez döner ve sonuç olarak her 0.03 saniyede bir, dünyaya sinyal gönderir. Eğer biz böyle bir pulsarın üzerinde yaşasaydık, (yaşayamazdık ya!) saniyede 30 kez Güneş’in doğmasını seyredebilirdik.

1982 yılının 16 Aralık’ında yayınlanan Nature Oergisi’nde D. Backer ve arkadaşları, Yengeç Pulsarı’na ait bu rekorun kırıldığını bilim dün-

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*