GUT HASTALIĞI

Ürik asitin kandaki seviyesinin artması ve vücutta çeşitli dokulara ürat kristallerinin oturması ile kendini gösteren bir metabolizma hastalığı. Halk arasında “nikris hastalığı” olarak da bilinen gut, gıdalarla alınan nükleo protein maddelerinin vücutta parçalanamamasından husule gelir. Sağlam kişide ürik asit dokularda ve en çok da karaciğerde parçalanarak etkisizleştirilir. Bu işlemin olmaması veya eksik olması, kanda ürik asit seviyesini arttırır ve gut hastalığının belirtileri ortaya çıkar.

Bilhassa ayak mafsallarını tutan bir hastalık olduğu için, Hippokrat tarafından “podogra” olarak adlandırılan bu hastalığın tarifini ilk olarak Efesli Soranus M.S.150 yıllarında yapmıştır. Belirtilerinin tarif edilmeyişine rağmen İskenderiyeli ve Romalı hekimler gutu diğer mafsal rahatsızlıkları ile karıştırmışlardır. Orta çağda mafsal ve dokularda bir zehirin damla damla toplandı­ğını ifade etmek için hastalığa damla manasına gelen “gut” ismi verilmiştir. Kendisi de bu hastalığa tutulan İngiliz hekimi Sydenham, ilk olarak hastalığa kesin bir tarif getirmiş ve gut krizini iyi bir şekilde tesbit etmiştir. 18. asrın ikinci yarısında Viyanalı hekim Von Stoerk bu hastalığa karşı özellikle BizanslIlardan beri çok iyi bilinen “kolşisin” maddesini kullanmaya başlamıştır. 19. asırda Alfred Barring Garrod ürik asitin kandaki yüksekliğinin bulunmasına ve gut hastalığındaki rolüne ait kesin bilgiler ortaya koymuştur. Son senelerdeki buluş­lar gut krizlerinin mekanizmasının anlaşılmasını, ürik asid yüksekliğinin sebeplerini ve özellikle metabolik düzensizliğin tedavisindeki kesin gelişmeleri sağlamışlardır.

Kandaki ürik asit seviyesinin yüksek olmasını hazırlayan bazı sebepler, kimi kişilerde hastalığın daha sıklıkla görülmesinde rol oynarlar. Şişman sahıslarda, soyunda gut hastalığı bulununlarda, protein ve yağdan zengin gıda ile beslenenlerde, alkoliklerde ve şehirde yaşayanlarda, kandaki ürik asit seviyeleri diğer şahıslardan daha yüksektir. Bu yüksekliğin mekanizması ise genellikle meçhüldür ve bu durum erkeklerde daha sık görülmektedir. Ürik asit seviyesini arttırdığı bilinen bazı durumlar ise şunlardır: Kan kanserleri, akdeniz anemisi (kansızlığı), bazı kan hastalıkları, ağır zatiirrenin yol açtığı solunum yetersizliği,bazı idrar söktürücü ilaçlar, aspirin, alkol alımı, yorgunluk halleri, hızlı kilo kaybettiren durumlar.

Kandaki ürik asit böbrekler aracılığıyla idrarla belli miktarda atılmaktadır. Böbrek yetmezliği durumlarında ürik asid atılımı azalacağı için, bir gut krizi ortaya çıkabilir. Gut hastalığına tutulan her dört kişiden birinde, böbreklerde ürat taşları hasıl olur. Gut hastalığının tabii seyri birbirini takip eden üç devrede meydana gelmektedir:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)