GÜNÜMÜZDEKİDURUMKUZEY KORE:

GÜNÜMÜZDEKİDURUMKUZEY KORE:

GÜNÜMÜZDEKİDURUMKUZEY KORE:

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, önce S.S.C.B’ne yaklaştı, sonra Çin-Sovyet çatışmasında Çin’in yanında yer aldı. 1972 Kasımında yeni bir anayasa kabul edildi: Kim İl Sung cumhurbaşkanı seçildi, bir ay sonra yapılan seçimlerde İşçi Partisi oylann % 100’ünü aldı.
Ülkede tanma elverişli topraklar azdır (% 5’i pirinç tarlası olmak üzere, ülkenin % 16’sı). Başhca ürünler pirinç, buğday, soya, tütün ve pamuktur. 1946’daki tarım re-
formu sırasında 960 000 ha toprak dağıtıldı; 1954’te küçük topraklar ortaklaşa çiftliklerde toplandı; 1959’da ailelerin çoğu kooperatiflerde çalışmaktaydı. Makineleşme ve sulamadaki ilerlemeler sayesinde tarım üretimi önemli ölçüde arttı.
Kuzey Kore’nin önemli yeraltı gelir kaynaklan vardır: Pyongyang, Sari-von ve Kilchu bölgelerinde kömür, kuzeybatıda (Musan ve Chong-jin’de) demir filizi çıkanlır; tungsten, boksit, bakır ve petrol önemli gelir kaynaklan oluştururlar. Elektrik enerjisi aşağı yukan bütünüyle akarsulardan sağlanır; kuzeydoğuda çok sayıda santral vardır.
İlk üç yıllık ‘(1954-1956) planda ağır sanayiye öncelik verildi; 1956’da sanayi üretimi 1949’daki-nin iki katma çıktı. 1957-1962 beş yıllık plan hedeflerine yalnızca üç yıl içinde ulaşıldı, ama onu izleyen yedi yıllık plan (1961-1967) 1970’e kadar uzatıldı. Bir darboğazın sonucu olan bu gecikme kuşkusuz iki nedenle açıklanabilir: Ordu yatıranlarının iktisadın zararına işlemesi ve Kuzey Kore’nin sanayi ve askerî donanımı açısından sıkı sıkıya bağımlı bulunduğu
S.S.C.B’yle arasının açılması. 1971 yılı, altı yıllık (1971-1976) planın başlangıcı oldu. 1972’de bütçe 1971’dekine göre % 14 oranında arttı, katışıklı ulusal ürün 1976’da 25 000 milyon dolardan 1978’de 46 000 milyon dolara yükseldi. 1977’de Kuzey Kore, ağır bir ikti-
sadi bunalım dönemine gire netidTerin hızlı bir teknoloj lişme sağlama isteğine karşıl borçlar büyük ölçüde kaba Bu duruma çözüm olarak, yedi yıllık planda (1978 enerji, özellikle de kömür üı nin yoğunlaştırılması, çeli kimyasal gübre gibi üretim i rınınsa güçlendirilmesi ön dü.
1987’de uygulamaya konan cü yedi yılhk planda (1987 büyüme hızının % 7,9 olma görülürken, dış siyasette Ç
S.S.C.B’yle ilişkilerin geliştir için girişimlerde bulunuldu. Ağustosundan başlayarak, ’ Kore ile Güney Kore heyetle) sında görüşmeler yapıldı ve İ Kore başkam Kim İl Sung, ij re’nin mutlaka ve kısa süred leşmeleri gerektiğini öne şü her iki devletin eşit oranda ‘ edileceği bir konfederasyon o rulmasmı önerdi. 24 1990’da Kim İl Sung, beşine cumhurbaşkanlığına seçildi. Ocağından başlayarak S.S.C. Doğu Avrupa ülkelerinin dışsatımım uluslararası pazar üstünden dolarla yapmaya 1 malan, petrolünü S.S.C.B’den alan Kuzey Kore’nin, 1970’ter ra hep açık vermiş olan büt< deki gediği büyüttü. 1991 Eyl de Kuzey Kore ve Güney Kor leşmiş Milletler’e üye alınırke ülke arasında Kore yanmada nükleer silahların kaldınlm ilişkin bir anlaşma imzalandı, GÜNEY KORE: Kore savaşı sonra iktisadi durgunluğa Güney Kore Cumhuriyeti 1941 1960’a-kadar Syngman Rhee findan yönetildi. Rhee, İS devrildi: 1961’de, bir askerî 1 met darbesi sonunda iktidara j rai Park Chung Hee (Park l Hi) geçti ve Cumhuriyetçi D krat Parti’nin adayı olarak, 19 cumhurbaşkanlığına seçildi (2: san 1971’de yeniden seçildi), halefetin güçlenmesi karşıs: 1972 Ekiminde Ulusal Me< feshetti. 24 Kasım 1972’de yer anayasa onaylattı (12 Şubat 19 yapılan bir halkoylamasmda yasa yeniden onaylandı). Başkan Park’ın siyasal karar 1975’teki öğrenci gösterileri sında .bir kez daha kamdandı: lara yalnızca sözle bile olsa, re karşı her türlü açık muhalefeti sayan ünlü “9 no’lu acil durun

Güney Kore’de, , Kyongsang’da bir tarım ■alanı.
rarnamesi”yle karşılık verdi. Park 1978’de yedi yıl için yeniden cumhurbaşkanlığına seçildiyse de, 26 Kirim 1979’da, aydınlatılamayan bir biçimde öldürüldü.
21 Aralık 1979’da Güney Kore’de başkanlık seçimleri yapıldı. Yeni başkan Choi Kyu Hah 1972 Anayasasının yeniden elden geçirileceğine söz verdi. Ama askerler kendi aralarında iktidar kavgasına düştüler ve halkın hoşnutsuzluğu giderek arttı. 1980 Mayısındaki ayaklanmalar sonunda general Cbun Doo-Hwan (Çun Do-Hvan) Ulusal Güvenlik Komitesi’nin yönetimini ele geçirdi. 1983’te Ronald Rea-gan’ın ziyaretinden sonra A.B.D’yle ilişkilerini daha da geliştiren ülkede, 1985’te yapılan seçimlerde, sürgünden dönen Kim Do Cung’un desteklediği partinin oyların önemli bölümünü alması üstüne, Chun Doo-Hwan sert bir siyasete yönelerek, Kim Do Cung’u birçok kez tutuklattı; ama öğrenci ve işçi gösterilerinin önünü alamayınca, seçim yasasını değiştiren ve cumhurbaşkanım halkın seçmesini öngören yeni bir anayasa hazırlatmak zorunda kaldı. 1987 Aralığında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Roh Te Vu kazanarak, oldukça serbest bir siyaset uygulamaya başladı. 1989 ilkbaharından başlayarak
iktisadi durumun kötüleşmesi üstüne, muhaliflerim sindirebilmek için baskılar uygulamaya koyuldu. 1991 Eylülünde Güney Kore, Kuzey Korey’le birlikte Birleşmiş Mil-letler’e üye olup, Kuzey Kore’yle yarımadanın nükleer silahlardan arındırılması için bir anlaşma imzaladı.
İKTİSAT: i A.B.D’nin yardımlarına karşın, Güney Kore’nin iktisadı 1960’a kadar sağlıklı bir yapıya kavuşamadı: 1948 ve 1949’daki toprak dağıtımları kalıcı bir çözüm sağlamadı. Günümüzde ekili toprakların beşte dördü pirinçle kaplıdır, gene de tahıl üretimi halkın gereksinmesini karşılayamaz. Kırsal kesimde, tarım teknikleri henüz pek geri, yaşama düzeyi çok düşüktür. Kentlere göç yüzünden kırsal nüfus oranı 1960’ta % 65,7’den, 1991’de % 26’ya inmiştir. Birbirini izleyen beş yıllık planlar tarımsal sorunları çözümleyeme-miştir; çünkü aynı Kuzey Kore’de olduğu gibi, Güney Kore’de de tarımı ikinci plana iterek ağırlığı askerî harcamalara veren (bütçenin % 25’i ulusal savunmaya ayrılmıştı) bir siyaset uygulanıyordu.
Yeraltı gelir kaynaklan Kuzey Ko-
re’ninkilerin çok gerisinde kalır; sı kaynaklarından elde edilen enerj de yetersizdir. Gene de, birinci beı yıllık planın (1962-1966) sona er meşinden sonra, Güney Kore sana yide hızla ilerlemiştir (yıllık ortala ma artış hızı % 10’un üstünde) Üçüncü beş yıllık planda (1972 1976) o tarihe kadar dışardan satu alman malların ülke içinde yapıl ması ve dışsatıma elverişli üreti min geliştirilerek denge sağlanmas amaçlanmıştır.
1975’te Güney Kore uzun bir ikti sadi durgunluk ve bunalım döne minden gerçekten çıkmayı başar mış, maden sanayisinde de önemi bir yenilenme gerçekleştirilirken dışsatım da canlanmış, özellikle d otomobil, televizyon dokumacılıJ ürünlerinin dışsatımı artmıştır. Aj rica, bu canlanmanın yanı sıra ikti sat yeni bir anlayışa göre ele alm maya başlanmıştır. Dördüncü plar öncekilerden farklı olarak, o gün kadar askıda kalmış bulunan biı çok toplumsal sorunu çözüme kî vuşturma amacım yansıtmış, çeşit hedeflerin arasında işsizliğin aza tılması, ücretlerin yükseltilmes dış sermayeye bağımlılığın bir ö çüde giderilmesi, nükleer santralli nn geliştirilmesi, vb. sorunları çözümüne yer verilmiştir. Bütü hımlara 1977’de işsizler ve yanı gün çalışanlar için bir ücretsiz saj lık hizmetinin sağlanmasına yönı lik önlemler eklenmiştir. Ne var k bu parlak gelişme 1980 yıllarını sonunda bir ölçüde gerilemej başlamış, büyüme hızı hâlâ yül sektiğini korumakla birlikte, 198( 1988 arasında % 13’ten, 1990’da ‘ 9’a düşmüştür. Bu arada dışsatıı (özellikle elektronik araç gereçle
korindon
korku
dokumacılık ürünleri, kimya sanayisi ürünleri, vb.) ancak % 2,8 oranında (1990) artarken, dışalımda %
12’ye yakın yükselme olmuştur. Günümüzde Güney Kore petrokim-ya sanayisi”‘ tesislerir demir-çelik
tesisleri, vb. tesisler kurara sanayiye yönelik yatırımları] maktadır.
Altıgen sistemde billurlaşan ve kimyasal bileşimi A1203 (alümin) olan mineral.
Elmastan sonra en sert mineral olan korindonun sertlik derecesi, Mohs ölçeğinde 9’dur. Kahverengiyle gri arasında değişen bu mineral donuk bir parlaklıktadır ama, bazı hallerde saydam olabilir. Korindonun, aralarında kobaltın mavi rengini verdiği safir (gökyakut) ile kromun kırmızıya boyadığı yakutun yer aldığı değerli çeşitleri vardır. Gerçekte geniş anlamda safirler çeşitli renklerdeki (yeşil, turuncu, pembe, mor, san ya da renksiz) taşlardan oluşurlar. Bu taşlar özel ad (turuncu çeşide padpa-
radşa denir) ya da “doğu” sözcüp-nün eklendiği başka minerallerin adını taşırlar (renksiz olan “Doğu” topazı gibi). Saydam olmayan safirler özel bir parlaklık verecek biçimde, yuvarlak yüzeyli damla taş biçiminde kesilirler. Yıldızlı yakutlar, değerlerini artıran yönlenmiş katışkılardan oluşurlar. En zengin yakut yatakları Mogok (Birmanya) ve Hint yarımadasının kuzeyindeki Kaşmir’de, Sri Lanka (Seylan) ve Tayland’da bulunur. Yakutlar siyah ve kırmızı arasmda değişen, çok koyu mor ve çok koyu turuncu olabilen korindonlardır. Yüksek nitelikli yakutlar en pahalı taşlar olup elmastan daha seyrek olarak bulunurlar.
Safirlerle aynı bölgelerde çıka en güzel yakutlar Mogok’ı dir.
Korindon ateşin etkisiyle oluşı yağlarda (granitler) ve başkalg yaçlarmda (mermer ve gnays) lunan bir mineraldir. Yüksek sal kararlılığı ve çok sert oln mak alüvyonlarında bol buluı mineral olmasına yol açar. Z doğal bir korindon, magnetik v spinel karışımıdır. Yüzyıllar bc dahlayıcı olarak kullamlmışt XX. yy’da yapay perdahlayı kullanılması sonucu zımpara ç ması nispeten azalmıştır.
Bir kötülüğün, bir tehlike olasılığının düşünülmesinin yol açtığı aşırı heyecan.
Korkunun, kalp atışlarının hızlanması, kan basıncının yükselmesi, terleme, tüy ve saçlarm diken diken olması, adrenalin salgısının artması gibi fizyolojik belirtileri vardır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*