Güney Amerika Yaşamı Hakkında Bilgiler

Güney Amerika Yaşamı Hakkında Bilgiler13

Hayvan topluluğu. Geniş tropikal çayırlara sahip olmasına rağmen, Güney Amerika’da Afrika ovalarında olduğu kadar çok av hayvanı çeşidi yoktur. Bununla birlikte, kıtada son derece çeşitli yabani hayvan bulunmaktadır. Afrika’da olduğu gibi, burada da bazı türlerin geleceği tehlikededir. Yağmur ormanındaki maymunların, Eski Dünya’daki akrabalarının aksine, tutunma olanağı veren kuyrukları vardır; avcıların avladığı papağanlarınsa soyu tükenmektedir. Çinçila bu kıtaya özgü bir hayvandır. Güney Amerika’nın sularında elektrikli yılanbalığı ve et yiyen piranhalar da bulunur. Güney Amerika tropikal ormanlarının ve çayırlarının en dikkati çeken hayvanlarından biri, ayağa kalktığı zaman yüksekliği 1 m’yi aşan ve domuza benzeyen tapirlerdir. Diğer ilginç hayvanlardan biri de Arjantin’deki orta enlem çayırlarında yaşayan Amerika devekuşu- dur. Soyu tükenmekte olan bir hayvan da Büyük Okyanus kıyılarında yaşayan kondordur.And Dağları inda Kı- zılderililer lamaları yük hayvanı olarak, bir tür yaban domuzunu da et hayvanı olarak evcilleştirmişlerdir. Sadece Güney Amerika’da bulunan diğer hayvanlarsa anakonda,

12

 

sudomuzu, dev susamuru ve gözlüklü ayıdır. Ekvator’un 965 km| kadar batısında bulunan Gala- pagos adalarında dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bir sürü tür vardır. Doğabilimd Charles Darvvin bu adalara 1835’te gitmiş, bir tür uçamayan karabatağı, dev kara kaplumbağasını ve deniz iguanasını

11

incelenmiştir.Doğal kaynakları. Güney Amerika’nın maden kayn ları çoğu zaman son derece zengindir ama maden yataklarının işletilmesi de çok güçtür. Örneğin Brezilya ve Şili’de çok büyük demir cevheri damarları vardır, ama onlardan çelik üretmek için gerekli olan iyi kalite taşkömürü yoktur. Son bulunan demir cevheri yataklarından sonra, Brezilya’nın, Birleşik Devletler Topluluğu’ndan sonra, dünyada ikinci büyük rezervlere sahip olduğu söylenebilir. Venezuela Güney Amerika’daki ikinci büyük demir cevheri üreticisidir; onu, Peru ve Şili izlemektedir. Brezilya’da ayrıca önemli manganez ve boksit yatakları vardır. Kolombiya ise önemli bir taşkömürü dış- satımcısı haline gelmiştir. Bolivya uzun zamandan beri dünyanın başta gelen kalay ihracatçılarındandır. Şi- li’deki bakır rezervleri dünyanın en büyük rezervleridir: Şili yıllık bakır üretiminde de dünya birincisidir. Peru Güney Amerika’daki ikinci önemli bakır üreticisidir. Güney Amerika’daki enerji kaynaklan son yıllarda daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Bu açıdan, olağanüstü zengin petrol

10

yatakları sayesinde Venezuela en önde gelmektedir. Ekvador, Arjantin, Peru ve Bolivya’da da daha küçük ama gene de önemli petrol kaynakları vardır. Diğer önemli madenler ve bunları satan ülkeler şunlardır: İKurşun, çinko, gümüş ve cıva (Peru), altın ve zümrüt (Kolombiya), sülfür, iyot ve nitratlar (Şili), fosfat (Brezilya, Peru ve Venezüella). Tarıma elverişli topraklar. Bir ülkenin tarıma elverişli toprakları sadece o ülkenin büyüklüğüne değil, aynı zamanda topografya, iklim ve toprağın verimliliği gibi başka etkenlere de bağlıdır. Bir diğer önemli husus da, kısmen yukarıdaki etkenlerin de bir parçası olan, toprağın niteliğidir. Güney Amerika’daki en geniş tarıma elverişli topraklara Brezilya sahiptir (300 000 km2’den fazla). Bu sayı kıtadaki toplam tarıma elverişli toprakların da yaklaşık % 40’ını oluşturur. Yaklaşık 214 000 km2 ile Arjantin ikinci yeri alır. Güney Amerika’da başka bu kadar geniş tarıma elverişli toprağı

9

 

olan ülke yoktur; ama bu iki ülkenin de handikapları vardır. Brezilya’nın tropikal kesimlerindeki toprakların çoğu az verimlidir, Arjan- tin’dekilerin önemli bir bölümüyse kurak ya da yarıku- raktır. Bu koşullar elde edilen ürün miktarını düşürmektedir. TOPLUM YAPISI Güney Amerika halkları temelde üç ayrı ırktan gelir:Kafkas ırkı, Afrika kökenli halklar ve Kızılderililer. 11 000 -14 000 yıl önce yöreye geldikleri sanılan Kızılderililer başlangıçta avcılık ve toplayıcılık yaptılar. Pekçok grup tarıma bundan 5 000 yıl kadar önce başladı. And- lar’a ve Andlar’ın çevresine ¡üç ¡grup .yerleşti: kuzeyde Çibçalar, günümüzün Peru’sunu oluşturan alanda İnkalara bağlı Kızılderililer, güneyde Araukanlar. Başka öbeklerse Antiller Denizi kıyılarına, tropikal yağmur ormanlarına ve kıtanın doğusundaki başka kenar bölgelere yerleştiler. Bütün bu Kızılderililerin hepsinin 1 500 yılında 14 milyon kişi kadar olduğu sanılmaktadır. Bunun yaklaşık üçte biri İnka imparatorluğu’nda yaşamaktaydı. Avrupalılar 1500’lerde Güney Amerika’ya geldiler, Kızılderilileri köleleştirdiler ve onları madenlerde ve tarım işletmelerinde çalışmaya zorladılar. Aynı zamanda Avrupalı misyonerler de Kızılderilileri hıristiyan yaptılar. Kızılderililerin dağılımı İspanya’nın sömürgeci çabaları üzerinde bütün öteki etkenlerden daha etkili olmuştur. Çok sayıda Kızılderili kötü

8

muamele ya da Avrupa’dan gelen ve bağışıklıkları olmayan salgın hastalıklar yüzünden öldüler; ama gene de bugün, o dönemde hayatta kalan Kızılderililerin soyundan gelen milyonlarca kişi vardır. Kızılderili kadınlar Avrupalı erkeklerle evlenmişler ve bu evliliklerden melez bir ırk doğmuştur: Mestizo ya da Mameluco. Pekçok bölgede işgücü sıkıntısı olduğu içn AvrupalIlar Afrika’dan binlerce siyah köle getirttiler; bunların büyük bölümü Brezilya ve Kolombiya’ya yerleştirildi. Köleler efendileriyle evlilikler yaptılar, böylece «mulatto» adı verilen yeni bir ırk tipi oluştu. Kıtada köleliğe ilk karşı çıkış 1833’te İngiliz Guyanası’ndaki Kurtuluş Kararnamesi ile gerçekleşti. Köleliğe karşı girişilen mücadele 1888’de Brezilya’da köleliğin kaldırılmasıyla tamamlandı. Güney Amerika’nın etnik bileşimi, daha sonra,

7

1850’den başlayarak çoğu İspanya, Portekiz, İtalya, Almanya ve Polonya gibi ülkelerden gelen çok sayıda Av- rupalı göçmen nedeniyle değişikliğe uğradı. En son gelenler arasındaysa Japonlar vardır. Bugün kıtanın ırksal coğrafyası şöyle özetlenebilir: Kızılderililer And Dağları bölgelerinde (özellikle Peru, Bolivya ve Ekvator) ve nemli tropikal düzlüklerde yoğunlaşmışlardır. Arjantin, Uruguay ve güney Brezilya’da daha çok Kafkas ırkından gelenler yaşarlar. Zenciler ve Mulatto’lar Brezilya ve Kolombiya’nın pek çok yerinde ağır basarlar; başka yerlerdeyselMestizo’lar çoğunluktadır. İspanyolca Güney Amerika’da 9 ülkenin resmî dilidir. Brezilya’da Portekizce konuşulur. İngilizce ve Hollanda dili sırasıyla Guyana ve Surinam’da kullanılmaktadır. Fransızca Fransız GuyanasıYıın dilidir. Pekçok Kızılderili sadece kendi yerli dillerini konuşur. Şimdiye kadar 82 kadar birbirinden farklıiKızılderili dili

6

tanımlanmıştır. Katolik dini Güney Amerika’ya egemendir, sadece Guyana’da protestanlar ağır basar. En kalabalık musevi nüfus Arjantin’dedir, bunların 300 000 kişi kadar oldukları tahmin edilmektedir (1988). Musevilerin bir kısmı tarım işletmelerinde otururlar. Eğitim ve sağlık. Yurttaşlarının eğitimi için en fazla çaba harcayan ülkeler Arjantin, Şili, Guyana ve Uruguay’dır. Bu ülkelerde okur-yazarlık oranı % 90 ve üstündedir.Bolivya’dayse bu oran çok daha düşüktür, 1988’de nüfusun % 25’inin okuma-yazma bilmediği tahmin edilmekteydi. Okuma-yazma bilen kadın oranı genel olarak okuma-yazma bilen erkek oranından daha düşüktür. Kırsal alanlarda okuma-yazma bilmeyenlerin oranı kentsel alanlardakinden daha yüksektir. Kalori ve alınan protein miktarı açısından incelendiğinde, Bolivya, Ekvador, Peru,

5

Guyana ve Kolombiya’da halka perhiz yaptırıldığı söylenebilir. Bu ülkelerde başta gelen ölüm nedenleri dizanteri (özellikle Kolombiya’da), tüberküloz (Peru), boğmaca (Bolivya, Ekvator ve Peru) ve kızamıktır (Ekvador, Bolivya ve Kolombiya). Güney Amerika’da başta gelen hastalık nedenleri arasında frengi ve tifo yer alır. Tıptaki ilerlemenin devam etmesine karşın, bazı Güney Amerika ülkelerinde çocuk ölümü oranı özellikle yüksektir. Örneğin, 1988 yılında Bolivya’da doğan her 1 ¡000 çocuktanfl 10’undan fazlası bir yaşını doldurmadan ölmüştür. Bununla birlikte, daha gelişmiş olan ülkelerde ortalama ömür 70 yılın üstündedir.

4
Nüfus. Tropikal Güney Amerika ülkelerinin nüfusu hızla artmaktadır: 1988’de nüfus artış oranı yılda % 2,2’nin üstünde olmuştur. Bu Meksika ve Orta Ameri- ka’dakilere yakın, ama Afrika’dakinden daha düşük bir orandır. En yüksek nüfus jartış oramı Paraguay veEkva- dor’da görülür: sırasıyla % 2,9 ve % :2,8. Arjantin, Şili ve Uruguay’daki ılıman iklim bölgelerindeyse, 1988 yılında nüfus artış oranı dünya ortalamasının (% 1,7 jaltı- na düşerek 1,5 olmuştur. Nüfus artış oranının yüksek olmasının nedeni, son

3

 

zamanlarda ölüm oranının düşmesi, buna karşılık doğum oranlarının yüksek kalmasıdır. Güney Amerika nüfusunun yaklaşık % 35’i 15 yaşın altındadır. Güney Amerika’da nüfusun dağılımı eşitsizdir. Nüfusun büyük bölümü kıtanın kenar kesimindeki yoğun nüfuslu yerleşmelerde yaşar. Bu durum, kıtanın eskiden beri Avrupa ülkelerine ham madde sağlama görevini üstlenmesinden ileri gelir.Nüfusun böyle eşitsiz dağılması nüfus yoğunluğu oranlarını da düşürür. Güney Amerika’da nüfusu en yoğun olan ülke km2’ye 37 kişiyle Ekvador’dur. Kentleşme nüfus dağılımına anlamlı bir yeniden yapılanma getirmiş ve Güney Amerika kentlerinin son 20- 30 yılda hızla büyümesine yol açmıştır. Arjantin, Uruguay ve Şili nüfusunun hemen hemen % 85’i kentlerde oturmaktadır. Brezilya’daki Sao Paolo, Mexico City’den sonra dünyanın ikinci büyük kenti olmak

2

üzeredir. EKONOMİK GELİŞME VE TİCARET Güney Amerika sanayileşme çağına tam anlamıyla girmemiştir. 1986’da Venezuela 2|930 dolarla,kişi başına ortalama gayrı safi milli hasılada birinci yeri alıyordu. Bununla birlikte, Venezuela’nın zenginliğinin büyük kısmı petrol gelirlerinden kaynaklanmaktadır. Gerçekteyse ülkede gelir çok eşitsiz paylaşılmaktadır. 2j350 dolarla ilk sıralarda bulunan Arjantin’in ekonomisi çok daha dengelidir. Toplam GSMH olarak Brezilya 1986’da 250 milyar

 

dolarla ilk sırada yeralırken, Arjantin 72 milyar dolarla çok büyük farkla ikinci sırada gelir. Sonuncu olan Guyana’da ise bu sayı sadece 400 milyon dolardır. 1980’lerde genel olarak Güney Amerika ekonomisinin önemli bir özelliği, gerileme, enflasyon ve dış ticaret açıkları gibi etkenlerin sonucu olarak dış borçların artmasıydı. 1988’lerde Brezilya’nın toplam dış borcu 121 milyar dolar, Arjantin’inki 55 milyar dolardı; Vene- zuela’nınkiyse 35 milyar doların üstündeydi. Tek tek ülkelerin kemer sıkma önlemleri almalarına ve borç sorununun çözümünde uluslararası işbirliği yapılmasına rağmen, borç bunalımı 80’li yıllarda sürmüştür. Tarım. Güney Amerika ülkeleri ihraç ettikleri tarım ürünleriyle ünlüdür. Besin maddeleri satışından elde edilen gelir besin ve mamul madde alımına harcanır. Ciddi donlar sonucunda üretimde beklenmeyen düşüşler olmasına karşın Brezilya, uzun süre dünyanın en büyük kahve ihracatçısı olmuştur. Brezilya, (şekerkamışı üretiminde de dünyada başta gelmektedir ve dünyanın en büyük kakao ihracatçılarındanlbiridir.MuzEkva- dor’un ana ürünüdür, bu ülke dünya toplam muz ihracatının önemli bir kısmını sağlar. Arjantin ve Brezilya sığırlarıyla tanınmıştır. Brezilya’nın otlaklarında yaklaşık 93 milyon sığır vardır, Arjantin’in otlaklarında yaklaşık 53,7 milyona yakın büyükbaş hayvan bulunmaktadır (80’li yılların tahmini). Koyun sayısı bakımından Uruguay Arjantin’den sonra ikinci

Ekran Alıntısı

sırada gelirse de kişi başına düşen 7,08 koyunla dünyanın en yüksek oranına sahiptir. Domuzsa bütün Güney Amerika’da yetiştirilmektedir. En önemli tahıl ürünleri mısır pirinç ve buğdaydır. Güney Amerikalılar bu besinleri patates gibi köklü bitkilerle desteklerler. Güney Amerikalı çiftçiler nüfus patlamasına karşı savaşımda başarılı olmuşlardır. Kişi başına düşen besin ürünü miktarı artmaya devam etmektedir. Ormancılık ve balıkçılık. Yumuşak tahtalı ağaçların az
olmasına rağmen, Güney Amerika ormanları çok büyük ve çok çeşitli bir yan ürün kaynağıdır. Bunların arasında, ¡hindistancevizi,1 deri yapımında kullanılan tan- nin ve palmiye ağacından elde edilen ve sabun ve kozmetik yapımında kullanılan palmiye yağı yer alır. Brezilya orman ürünleri dışsatımında başta gelir. Peru, kıyısının hemen açığında Güney Amerika’nın önemli besin kaynaklarından hamsi avlanır. Perulu balıkçılar 60’lı yıllarda tutukları hamsilerle, ülkelerini tutulan balık hacmi olarak dünya birincisi yapmışlardır. Tutulan hamsilerden balık unu yapılır ve öncelikle Avrupa’ya tavuk yemi ve gübre olarak kullanılmak üzere ihraç edilir. Aşırı balık tutulması ve okyanustaki akıntıların yer değiştirmesi sonucunda tutulan balık miktarı 70’li ve 80’li yıllarda düşmüştür. Ulaşım. Daha gelişmiş ülkeler, daha ileri ulaşım olanaklarına sahiptir. Arjantin, Brezilya ve Şili büyük farkla en uzun demiryolu ağına sahiptir. Aynı üç ülke öteki Güney Amerika ülkelerinden daha uzun asfalt ve stabilize yol ağına sahiptir. Brezilya, Arjantin, Venezuela ve Kolombiya’da demiryollarına ve kentlerarası yollara ek olarak önemli ülke içi su yolları da vardır. Sarp And ülkelerinde ulaşamın sağlanmasında uçağın özel bir önemi bulunmaktadır. Ticaret. Güney Amerika ülkeleri bazı kuzey komşularıyla birleşerek Latin Amerika Entegrasyonu Birliği’ni kurmuşlardır. Bu örgütün amacı bölgeler arası ticareti teşvik etmek ve bunun yanı sıra başka bölgelerden yapılan ithalat için ortak gümrük tarifeleri oluşturmaktır.Son onyıllarda dışsatımlarda bir çeşitlenme görülmüştür. 801i yılların ortalarında dünya pazarlarında görülen petrole doygunluk petrol ihracatçısı ülkelerin gelirlerini azaltmıştır. Önde gelen 10 ihraç malı, petrol, kahve, demir cevheri, soya fasulyesi, bakır, sığır eti, mısır, muz, kakao ve pamuktur. Hemen hemen bütün Güney Amerika ülkelerinin en fazla ithalat ve ihracat yaptıkları ülke Birleşik Amerika’dır. 70’li yılların büyük bir kısmı boyunca dışticaret dengesi bütün Güney Amerika için olumsuzdu; bununla birlikte, 80’li yıllarda bölge, dışsatımda bir atılım gerçekleştirdi. Örneğin 1986’da Brezilya’nın 9,5 milyar dolar dış ticaret fazlası vardı, bunun büyük kısmı mamul madde dışsatımın- danıelde edilmişti. Bazı ülkeler bütçelerini dengeleyebilmek için kredi ve yabancı sermaye yatırımlarının yanı sıra turizmden yararlanmaktadır. Özellikle Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Peru, Uruguay ve Venezuelaçok turist çekmektedir. Enerji. Petrol Güney Amerika’nın ana enerji kaynaklarından biridir. Ama önemli miktarda petrol ihraç eden ülkeler sadece Venezuela,jEkvaldqr, Peru,(Arjantin ve Bolivya’dır. Bu konuda en büyük açığı olan Brezilya 80’li yıllarda petrol ithalini önemli ölçüde azaltmıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)