GÜN

Arz (yer) küresinin kendi mihveri (ekseni) etrafında-kuzeyden bakıldığı düşünülerek saat ibresinin aksi (ters) yönünde bir kerre döndüğü müddet, süre. Gün kelimesi bir çok anlamlarda kullanılmaktadır. Çok eskilerden beri halk arasında kullanıldığı mânâ, güneş ışıklarının bulunulan yeri doğrudan doğruya aydınlattığı süre veya gündüz süresidir. Daha yaygın olarak da karanlık ve aydınlık sürelerin birlikte düşünüldüğü mânâda kullanılır. Bu mânâda kullanılması hâlinde bile aşağıda açıklanacağı gibi değişik tarifleri vardır. Eski Babilliler, günün başlangıcını güneşin
doğuşu ânı olarak, Yunanlılar ve Yahudiler güneşin batış ânı, Mısırlılar ve Romalılar ise gece yansı olarak almışlardır. Müslümanlar ise rasat edilmesi kolay olan güneşin batış ânını günün başlangıcı olarak almışlardır.
Günümüzde günün başlangıcı geceyansı vakti olarak kabul edilmiştir. Akşam ezanı vakti girince başlayan ve
müteakip akşam ezanına kadar süren güne ezânî (gurubî, alaturka, şer’î) gün denir. Bu gündeki vakitler sıfırdan onikiye kadar olan sayılarla ifade edilir. Bölgenin en yüksek noktasından bakıldığında güneşin üst
kenarının ufukta kaybolduğu an bu vakit girer ve saatler 1 2 . 0 0 ye (sıfır’a) ayarlanır.

Yıldız Günü (sideral gün):
Sabit bir yıldızın bir yerin meridyeninden ardışık iki üst (ufkun üstünde, başucu tarafından) geçişi arasında alınan süredir. Başka bir ifade ile, bir yıldız günü, arzın kendi mihveri (ekseni) etrafında sabit bir yıldıza göre bir tam devir (dönüş) yapması için geçen süredir. Bir yıldız günü bir ortalama güneş gününden 3 dakika 56 saniye kadar daha kısadır.

Güneş Günü: Hakîkî ve vasatî olmak üzere iki çeşit güneş günü vardır. Hakîkî (gerçek, zahirî, görünen) güneş günü, güneşin merkezinin arzın bir meridyeninden ardışık iki üst geçişi arasında kalan süredir. Yani, bir hakiki güneş günü, güneşin merkezi doğrultusuna göre arzın kendi etrafında bir tam dönüşü için geçen müddettir. Arzın güneş etrafındaki yörüngesi (mahreki), odaklarından birinde güneş bulunan bir elipstir. Arz güneşe yakınken, çekim kuvvetinin çoğalması sonucu Kepler kanununa göre, daha hızlı gideceğinden, hızının sabit olmaaıası ve tutulma (husûf, ekliptik) düzleminin (senelik hareketinde güneşin görünen mahreki) ekvator düzlemine eğimli olması sebebiyle, senenin çeşitli günlerinde bu hakîkî günün uzunluğu değişir. Bu değişiklik dünya üzerinde her yerde aynıdır. Ortalama (vasatî) güneş gününü tarif etmek için astronomide gök ekvatoru üzerinde sabit bir hızla hareket
ederek, bir senelik devrini hakikî güneşle aynı anda tamamlayan farazî (fıktif, sanal) bir güneş var kabul edilir. Bu farazî güneşe göre tanımlanan zamana vasatî zaman veya vasatî güneş zamanı denir. Bu farazî güneş meridyende iken, vasatî gün ortası (nısf-un-nehâr),hakikî güneş meridyende iken ise hakikî gün ortası olur.Bir yıl içerisinde bu iki güneş birbirine dört defa (takriben,16 Nisan, 15 Haziran, 2 Eylül, 25 Aralık) intibak eder (çakışır). Yılın diğer zamanlarında biri diğerinden ileride veya geridedir. İkisi arasındaki fark, vasati güneş hızına göre Kepler kanunu ile hesaplanır ve bu farka zaman denklemi (ta’dîl-i zaman, İng: equation of time) denir. Yani,
Zaman Denklemi = Hakikî güneş zamanı – Vasatî
güneş zamanı veya aynı sırası ile
E =T7 — T
yazılabilir. Bu gerçek ve ortalama güneşin saat açılan
(Fadl- dâir, hour angle) sırasıyla tq ve t(5 üe gösterilmek
üzere
E = tG- t ö
eşitliğine denktir.
Zaman denklemi -14,4 ile + 16,4 dakika arasında değişen değerler alır.

Günün Saatleri: Yıldız günü ve ortalama güneş günü 24 saate bölünerek 1 den 24 e kadar sayılmaktadır. Tabii
yıldız günü ve ortalama güneş günü farklı olduğundan yıldız saati ve ortalama güneş saati birbirlerinden farklı­
dır. Normal kullanışta halk arasında ve analog saatlerde günün 1 2 şer saatlik iki parçadan meydana geldiği kabul
edilir. Günümüzde resmî işlerde günün saatleri 1 den 24 e kadar sayılmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)