GÖRÜCÜ

Evlenecek erkek için,gelinlik kız arayıp bulmaya giden kadın hakkında kullanılan bir tabir. Eskiden kadın ve kızlar, genç olsun, ihtiyar olsun, yakın akrabalarından mahrem olanların dışında erkeklerle bir araya gelmezlerdi.Evlenme çağma gelenler, görücü usûlü ile evlenirlerdi. Bu  işi oğlanın annesi, hala, teyze veya akrabadan hatırı sayılır bir kadın yapar, iki tarafın rızası ile iki gencin hayatı birleştirilirdi.

Evlenecek erkek, baş-göz olma çağma gelip, geçimini temin edebilecek hale gelince, evlenmesinde acele edilirdi. İslâmî emirlere uymada titizlik gösteren eskiler, Peygamberimizin, “Acele etmek şeytandandır. Beş şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenaze hizmetini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tevhe etm ek99 hadis-i şerifine azami derecede uymak için dikkat gösterirlerdi.

Aile içinde edebe son derece riayet edildiğinden, oğlan, evlilik arzularını, zevkini, doğrudan doğruya ana ve babasına açıkça söyleyemezdi. Önce annesine, isteklerini açar, kızda aradığı şartları ona kısaca bildirir, annesi de konuyu babasına açardı. Konunun üzerine titizlikle eğilen ana baba, bütün şartları yerine getirmeye çalışır ve sonra kızın aranmasına başlanırdı. Kısa zamanda ailenin kız aradığı etrafta duyulur, eş, dost, akraba konu komşu bu hususta yardımcı olurlardı.

Uzun tetkik ve aramalardan sonra kızın birinde karar kılınır, kızın evine görücü gidilirdi. Yabancıların gelişinden kızlarını görmeye gelindiğini anlayan ev halkından en büyüğü, misafirlerle meşgul olurdu. Ziyaretin maksadı sorulup anlaşıldıktan sonra, ekseriya biraz nazlı davranılır, bazı mazeretler ileri sürülürdü. Buna rağmen kız, misafirlere kahve ikram eder, onların karşı­sında gözleri yerde karşılarındakine bakmaktan utanır bir halde biraz otururdu. Konuşmasını kontrol etmek için sorular sorulur, durumu, hali inceden inceye tetkik edilirdi. Uygun bulunmuşsa, kısa bir müddet sonra istemeye gidilirdi. Aradan geçen bir iki hafta içinde damat iyice tetkik edilir, kız verilmeye karar verilince, iş söz kesimine kalırdı. Yaşlarına, görgülerine hürmeten, söz kesmek vazifesini her iki aileden en yaşlı olanlar yaparlardı. Oğlanın da kızı bir defa görmesi sağlanırdı. Bu işler halledildikten sonra, nikah ve düğün kararlaştırılır ve iki tarafta hazırlıklara başlarlardı. Eskiden evlenecek kızların çeyizleri çocuk yaştan itibaren hazırlanmaya başlandığından, evlenecek yaşa gelindiğinde herşeyleri hazır olurdu. Bugün memleketimizde görücülük usûlü ile evlenmeye pek az rastlanmaktadır. Anadolunun örf ve adetlerine çok bağlı olan bazı yörelerinde eskiye benzer görücü usûlü hâlâ uygulanmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)