GÖL

Karayla çevrili, oldukça derin ve geniş su alanı. Arazi yapısı itiban ile akıntısı bulunan veya bulunmayan çukur yerlerde, zamanla su birikmiş ve göller teşekkül etmiştir. Göl çukurları, biribirine benzemiyen muhtelif olaylar neticesinde meydana gelmiştir. Eski vadi buzullarının aşındırdıkları yerlerde, kraterleri ağızlarında, kalkerlerin geniş sahalar kapladıkları bölgelerde, tektonik olayların hazırlamış olduğu depresyonlarla suların toplanmasında, muhtelif setlerin vadileri kapamasında göller meydana gelmiştir.

Genel bir bakışla, Türkiye’deki göllerin belli bölgelerde toplandığı ve geniş sahalar halinde göl bulunmadığı görülmektedir. Büyük göllerin azlığı da buna eklenince, Türkiye’nin göl hususunda zengin olmadığı intibaını verir. Trakya, Kuzey Anadolu’nun büyük kısmı, Güneydoğu Anadolu, golsüz bölgelerdir. Buna karşılık Marmara, Akdeniz bölgesinin batısı, İç ve Doğu Anadolu’da nisbeten büyük göller bulunmaktadır.Göllerin bazıları yaz aylarında kuruduklarından muvakkat göl kategorisine girerler. Bunların sahaları dar, derinlikleri ise azdır.

Türkiye’deki göllerin genişliklerinde olduğu gibi, derinliklerinde de bariz farklar vardır. En derin göller;
Çıldır, Burdur, Van, H azar, Sapanca ve İznik gölleri olup, derinlikleri 60 ila 130 m. arasında değişmektedir. Derinliği az olanlar ise; Tuz, Akşehir, Apolyant ve Manyas gölleridir. Bunların derinlikleri 5 m.den azdır. Türkiye göllerinden bazıları denizlere akıntısı olmayan kapalı havzalar durumundadır. Umumiyetle bunlar tuzlu göllerdir. Bunlarda karbonatlar, klorürlerveya sülfatlar mevcuttur. Van gölünde sodyum karbonat, Tuz gölünde sodyumklorür, Acıgölde, sodyum klorür ve sülfat nisbetleri yüksektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)