Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Hegel, Georg Wilhelm Friedrich

Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Alman filozofu (Stuttgart 1770-Berlin 1831). Bern (1793-1796) ve Frankfurt’ta (1797-1800) öğretmenlik yapan Georg Wilhelm Friedrich Hegel, 1805’te Jena Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine getirilip, Tinin Görüngübilimi(Phänomenologie des Geistes), adlı yapıtı­nı yayınladı (1806). Ertesi yıl üniversiteden ayrılıp (1807), daha sonra Heidelberg Üniversitesi’nde (1816- 1818) ders verdi. Berlin Üniversitesi’nde Fichte’den boşalan kürsüye atandı (1818).

Hegel’in ilk araştırmaları din ve tarih sorunlarına iliş­kindir; ne var ki bu araştırmalarında somuttan ayrılma­mış, somut, onun için halkların yaşamı anlamına gel­miştir. Bir dinin ya da halkın ruhunu ortaya koymayı bir tutkuya dönüştüren Hegel, Fransız Devrimi’nin etkisiy­le, eskimiş kuramlara yeni bir yaşam aşılamak için re­formlar düşlemiştir. Önceleri felsefeyi, kendi tarihi için­deki insan yaşamının anlamını dile getirmeye yarayan bir araç olarak görürken, daha sonra, felsefesini, bu canlı yaşantıyı sağlam ve kesin bir içdüşünme çevresine sokacak sınırsız bir mantıkçı olmaya yöneltmiştir. He- gel’in görüngübilim tekniği, felsefi içdüşünceyi, kendi­nin bilincine yönelen gerçek bilincin gelişmesiyle öz­deş kılmayı amaç alır. Görüngübilim, hem bilginin ya­saları üstüne mantıksal bir içdüşünme, hem de gerçek bir tarihtir. Tarihin gerçek öznesi, evrensel bir akıldır. Mantık bilgisini görüngübilim tamamlar ve aklın özüne açıklık getirir. Görüngübilim, geriye bakıldığında, mut- lak’ın görüngüler (fenomenler) açısından ortaya koy­duğu bir tarihtir. Mantığı biçimsel bir bilgi saymak yan­lıştır. Mantık, zekâ, irade ve aşk olarak insanın bütün güçleriyle birlikte yaşamının en yüce biçimde gerçek­leşmesidir. Mutlak, kavranamayacak bir töz, Tanrı ya da bir başka dünya değildir; bilginin konusudur.

Hegel, yaşamın hareketliliğini bilgi aracılığıyla ortaya koyarken, diyalektik yöntemi kullanmış, tek canlı felse­fenin, çelişme felsefesi olduğuna inanmıştır. Kusursuz bir mantık, yaşamın tamamlanışı, mutlak’ın bilgisi olan hegelcilik, kavrama gereksinmesini, yaşamdaki ahlâk- sal huzursuzluğu, insandaki özlemi doyuran örnek bir felsefe sistemi görünümdedir.

Tinin Görüngübilim’i ve Wissenschaft der Logik (Mantık Bilimi, 1812-1816) adlı yapıtları arasındaki iliş­kinin iki ayrı biçimde anlaşılması hegelcilik üstüne iki ayrı yorumun yapılmasına yol açmış, önceleri Logik’e bir giriş sayılan Görüngübilim, daha sonra bağımsızlığı­nı kazanmıştır: Hegel felsefesinin sağcı yorumu, Lo­gik’e ayrıcalıklı bir yer verirken, solcu yorumu Görün- gübilim’m bağımsız bir yapıt olduğunu öne sürmüştür.

Alman filozofu Georg Wilhelm Friedrich Hegel, modern felsefenin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. İlk yapıtlarından Tinin Görüngübilimi’nden başlayarak geliştirdiği felsefesi, XX. yy’da marksçılık-lenincilik, pragamatizm ve varoluşçuluk felsefelerini derinlemesine etkilemiştir.

Gerçek felsefe tarihi ve Hegel’in kendi felsefesine iliş­kin yorumları açısından, Hegel sisteminin, mutlak’ın bilgisi, felsefenin ve insan tarihinin sağladığı bütün de­ney ve yaşantıların sona erişi anlamına gelmediğini ka­bul etmek gerekir. Hegel, tarihin, gelecek bakımından değil, geçmiş bakımından sona erdiğini öne sürmüş, in­sanların, yeni koşullar altında, felsefesini çeşitli biçim­lerde yorumlamaya hakları olduğunu da kabul etmiştir.

Öbür yapıtları: Enzyklopädie der Philosophischen Wissenschaften im Grundriss (Felsefi Bilimler Ansiklo­pedisi, 1817), Grundlinien der Philosophie des Rechts (Hukuk Felsefesinin Temelleri, 1821), Vorlesungen über die Philosophie der Geschichte (Tarih Felsefesi Dersleri, 1837’de yayınlandı).

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)