Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Geissler, Heinrich

Geissler, Heinrich

Alman fizikçisi (Thüringen 1814-Bonn 1879). Thürin-
gen’de bir cam yapımevinde çalışan Heinrich Geissler,
sonra Hollanda ve Bonn’a gidip, Bonn’da bir fizik ve
kimya araçları yapımevi kurdu. Seyretilmiş gazla dolu
tüpler yapımına yenilikler getirdi (Geissler tüpleri).

gekogiller___

le ailesi (Bil. a. Geckorıidae). Büyük bölümü daha çok
geceleri ortaya çıkan gekogiller ailesi üyelerinin çoğun-
da, gövdeler yassı ve pullarla kaplıdır. Türlerin büyük
çoğunluğunda, saydam bir zarla korunan gözlerde ha-
reketli göz kapakları yoktur. Cıvıldamaya benzer sesler
çıkarabilmeleriyle öbür kertenkelelerden ayrılan geko-
giller ailesi üyelerinden evlerde yaşayan bazı türler,
ayaklarındaki öbür kemiklerden daha geniş bir kemiğin
üstündeki küçük vantuz çenekleri sayesinde duvar gibi
dikey yüzeylerde, hattâ başaşağı olarak tavanlarda yü-
rüyebilirler. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan Ana-
dolu gekosunun (Cyrtodactylus kotschyi) parmakları
ince ve vantuzsuzdur.

gelecekbilim_

Ilıman bölgelerde yaşayan 670 türü bulunan kertenke-

Gekogiller ailesi üyelerinden çizgili geko (Coleonyx
variegatus) ailenin hareket ettirilebilir gözkapakları bulunan
ender türlerindendir.

Belirli bir toplumun gelecekte yaşayacağı olaylar ve ko-
şulları öngörüp,ileriye dönük seçenek çözüm.yolları ge-
liştirmek ve uygulamak için, uzun erimde ortaya çıkabi-
lecek eğilimlerin incelenmesi.Gelecekbilim(fütüroloji),
hükümetleri ya da özel şirketleri, gelecekte ortaya çıka-
bilecek sorunlar ya da fırsatlar konusunda uyaran bir
güçtür; akılcı kararlar alınmasında kişi ve kurumlan
yönlendirir.

Gelenbevi İsmail Efendi

Türk matematikçisi (Gelenbe, Manisa 1730-Yenişehir,
Yunanistan 1790). Müderris Mehmet Efendi’nin oğlu
olan Gelenbevi İsmail Efendi, babasından ve İstanbul a
gelerek Mehmet Emin Efendi’den ders aldı. Denizcilik
okulunda matematik dersi verip, top atışlarındaki yanıl-
maları matematiksel hesaplarla düzeltti, Selim lll’ün
sevgisini kazanıp, Yenişehir Fener mollalığına atandı.
Fransa’dan getirilen, ama Osmanlı bilim adamlarının
pek iyi anlayamadıkları bir logaritma cetveli için bir
açıklama (Şerh-i Cedavil ül-Ensab), bir mantık kitabı, tri-
gonometriyle ilgili bir kitap (Adla-i Müsselesat) ve göz-
lem yöntemleriyle ilgili bir kitap (Kitab ül-Merasıd) yaz-
dı.

Gelibolulu Ali: Bk. ALİ, GELİBOLULU.

Gelibolu yarımadası

Marmara Bölgesi’nin güney kesiminde yarımada. Ça-
nakkale boğazı ile Ege denizi ve Saros körfezi arasında
yeralan, Teke ve İlyasbaba burunlarıyla denize uzanan
Gelibolu yarımadasında 400 m’yi aşan yükseltilere rast-
lanmaz; ama büyük ölçüde inişli çıkışlıdır. Uzunluğu
kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda 95 km’yi bulur;
genişliği 6 km-25 km arasında değişir. Büyük bölümü
maki türleri ve kızılçam ormanlarıyla kaplıdır. Gelibolu
ve Eceabat kentlerinin yer aldığı yarımadada, Birinci
Dünya Savaşı’nda son derece kanlı çarpışmalar olmuş
ve İtilâf Devletleri donanmaları, Türk kuvvetlerinin ba-
şarılı direnmesi sonucunda çekilmek zorunda kalmış-
lardır (Bk. ÇANAKKALE SAVAŞLARI).

Gelibolu Yarımadası Ulusal Parkı_

Gelibolu yarımadasında, Çanakkale ili sınırları içinde
ulusal park. 1973’te, Birinci Dünya Savaşı’ndaki Çanak-
kale Savaşları alanının 32 000 hektarlık bölümü üstün-
de düzenlenmiş olan Gelibolu Yarımadası Ulusal Parkı,
Çanakkale boğazı savunmasının tabyaları,, Conkbayırı,

238 GELİNCİK

Seddülbahir, Mustafa Kemal’in karargâhı, çarpışmala-
■ rın yapıldığı çok sayıda koy (Tekke koyu, Ertuğrul koyu,
İkizler koyu) ve tepeyi (Hisarlık tepesi, Alçı tepesi) içine
alır. Uluslararası E24 Karayolu’yla ulaşılan, anıtlar, şe-
hitlikler, anıtmezarlar ve müzeler de içeren ulusal park,
doğal güzellikleri de değerlendirilerek (piknik ve kamp
alanları) halka açılmıştır.

gelincik

Gelincikgiller ailesinden, yaklaşık 30 türü bulunan bitki
cinsi (Bil. a. Papaver). Kuzey yarıkürenin ılıman bölge-

Kırmızı çiçekli gelincik cinsi üyesi (P. rhoeas), Türkiye’de de
kırlarda ve tarlalarda yaygın biçimde yetişen bir bitkidir.

lerinde yetişen, yaprakları almaşık, çiçekleri 4 parçalı,
özsuları sütlü olan gelincik cinsi üyelerinden en yaygını,
cinsin adını taşıyan, tarlalarda haziran ayına doğru biten
gelinciktir (Papaver rhoeas ).

gelincik

Sansargiller ailesinden memeli hayvan türü (Bil. a. Mus-
telanivalis). Kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde yay-

ABD’nin batı kesimlerinde yaşayan siyah ayaklı gelincik (M.
nigripes).

gın biçimde rastlanan gelinciğin, sırtı kızılımsı kahve-
rengi, göğüs ve karnı beyazdır. Fare, tarla faresi, köste-
bek gibi hayvanlarla beslenir; kümeslere de büyük za-
rar verir. ABD’nin batı kesiminde yaşayan siyah ayaklı
gelinciğin (Mustela nigripes) soyu tükenmeye yüz tut-
muştur.

gelincikbalığı_

Mezgitgiller ailesinden balık türü (Bil. a. Motella tricirra-
ta). Koyu kahverengi üstüne gri benekli, küçük başlı bir

balık olan gelincikbalığı, kıyı sularında, dip yakınında ya
da kayalıklar arasında yaşar; boyu 20-40 cm’dir. Ağzı
çevresinde 4-5 bıyık bulunur. Eti lezzetlidir.

gelincik kedisi: Bk. fossa.
gelinduvağı

Anayurdu Amerika’nın tropikal ve astropikal bölgeleri

Gelinduvağı
(Bougainvilleajc/n-
si, çok güzel
çiçekler açan
tırmanıcı bitkiler
içerir. Cinsin
bilimsel adı
Brezilya
kıyılarında
rastlayıp

Avrupa’ya getiren
Fransız gezgini
Louis A. de
Bougain ville ‘den
kaynaklanır.

olan tırmanıcı bitki cinsi (Bil. a. Bougainvillea). Üç bü-
yük bürgü yaprağından oluşan bir bürüm içinde parlak
renkli çiçekler açan gelinduvağı cinsi üyeleri, Akdeniz
kıyısı ülkelerinde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedirler.

gelindüğmesi

Bileşikgiller ailesinden bitki cinsi (Bil a. Centaurea).
Anayurdu Avrupa olan, yaklaşık 500 türü bulunan ge-
lindüğmesi cinsi üyelerinin, koyu mavi renkli çiçekler
açan yabani gelindüğmesi (Centaurea cyanus) türün-
den, pek çok bahçe bitkisi üretilmiştir.

gelişme

Yeni bir organizmanın oluşma sürecinde yer alan deği-
şikliklerin tümünü içeren biyoloji terimi. Gelişme teri-
mi, çoğunlukla, özelleşmiş hücrelerin, dokuların, or-
ganların ve sistemlerin, tek bir hücreden geliştiği çok
hücreli organizmalar için kullanılır. Bununla birlikte,
bakteriler ve birhücreliler gibi tek hücreli yaşam biçim-
lerinde de, mikroskopik ölçekte bazı gelişme süreçleri
yeralır.

Bir organizma, ister eşeyli, ister eşeysiz üresin, geliş-
me aşamalarından geçer (Bk. ÜREME). Eşeyli üreyen
bir organizmada bu aşamalar, döllenmeyi ve döllenmiş
yumurtanın bölünmesini kapsar. Bütün ileri organizma-
lar daha sonra, gastrulasyon (özelleşmiş dokuların baş-
langıcı) aşamasından, organizmanın doğuşuna kadar,
daha karmaşık embriyo aşamalarından geçerler. Bu da-
ha karmaşık aşamalar “büyüme” adı altında toplanır.
Büyüme sözcüğü, döllenen yumurtanın ve ondan kay-
naklanan hücrelerin bölünmelerinin sonucu, bir orga-
nizmanın kitle ve hacmindeki artış için kullanılan genel
biyoloji terimidir. (Bk. BÜYÜME.)

Bu maddede hayvanlardaki fizyolojik gelişme İnce-
lenmektedir. İnsanlardaki dölütsel büyümenin daha

ayrıntılı incelenmesi GELİŞME, İNSANDA maddesinde
ele alınmıştır. Öbür canlı evrenlerinde gözlemlenen
gelişme aşamaları, ilgili maddelerde anlatılmıştır. (Bk.
YOSUNLAR; MANTARLAR; BİTKİLER.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.