Frank, Jacob, asıl adı jacob leibowicz

Frank, Jacob, asıl adı jacob leibowicz

Frank, Jacob, asıl adı jacob leibowicz

(d. 1726, Berezanka ya da Korolowka, Galiçya, Polonya – ö. 10 Aralık 1791, Offenbach, Hessen, Almanya), bedeninde Sabetay Sevi’nin (1626-76.) ruhunu taşıdığını iddia eden sahte mesih. Haham otoritesine karşı çıkan Zoharcılık mezhebinin kurucusudur.
Eğitim görmemiş bir kâhin olan Frank, Balkanlar’daki yolculukları sırasında Sabe-tay’ın müritleriyle karşılaştı. Sabetay’ın dirilmesini bekleyen pek çok kişi onun çevresinde toplandı. Frank yaklaşık 1751’de mesihliğini ilan etti. Dört yıl sonra Polonya’da, Tanrı’nın seçkin kullarının ahlak yasalarına uymak zorunda olmadığını savunan bir mezhep kurdu. Bu mezhep, Yahudi mistisizminin (Kabala) en önemli metinlerinden Sefer ha-zohar’a dayalı “daha üstün bir şeriat” benimseyerek Yahudilikten uzaklaştı. Zoharcıların, bir tür sefahat âlemi biçimini alan ayinleri 1756’da mezhebin sapkınlıkla suçlanıp yasaklanmasına yol açtı. Katolik Kılisesi’nin Yahudileri Hıristi-yanlaştırmak için bir araç olabileceği düşüncesiyle koruduğu Zoharcılar, ruhban temsilcileriyle halkın önünde açık tartışmaya girdiler; Talmud’un küfür sayılarak bir yana atılması gerektiğini savundular. Yahudile-rin, Pesah (Hamursuz) törenlerinde Hıristiyan kanı kullandıkları yolundaki asılsız söylentinin yeniden yayılmasında bir ölçüde Zoharcıların da payı oldu.
Bu arada Frank, müritlerini korumak amacıyla topluca vaftiz edilmelerini sağladı. Kendisi de Varşova’da vaftiz oldu; Polonya kralı III. Augustus, Frank’ın vaftiz babalığını yaptı. Ama Zoharcılar kendi mezhep ayinlerinden de vazgeçmediler. Bunun sonucunda Enkizisyon, Frank’ı Czestochowa Kalesi’ne kapattırdı (1760).
1773’te kaleyi fetheden Rusların serbest bıraktığı Frank, sonunda Offenbach’a yerleşerek kendini baron ilan etti. Ölümünden sonra yerine kızı Eve geçti. Eve, Zoharcı-
lardan aldığı bütün parayı harcadığı için sonunda iflastan tutuklandı. Eve 1816’da öldükten sonra tarikat hızla dağıldı. Vaftiz edilmiş olan tarikat üyelerinin çocukları Katolik halkın içinde eridi.
Frank, Karl Hermann (d. 24 Ocak 1898, Karlsbad, Avusturya-Macaristan ö. 22 Mayıs 1946, Prag), Çek köyü Lidice’nin yok edilmesi emrini veren Südetli Alman Nazi.
Prag Üniversitesi’nde öğrenim gören Frank, siyasete atılmadan önce kitapçılıkla uğraştı. Çekoslovakya’nın, Südet gibi Almanca konuşulan yörelerinin Almanya’yla birleşmesi için yürütülen çalışmalara katıldı. Südet Alman Partisi kurulunca hemen bu partiye girdi. Zamanla parti yönetimine yükselen Frank, 1935-38 arasında Çekoslovakya Parlamentosu’nda Südet Alınanlarını temsil etti. 1938 Münih Anlaşması’nın ardından Hitler’in Südet’i ilhak etmesinden sonra, Frank’ın partisi de Nazi Partisi’ne (NSDAP; Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) katıldı. Frank ertesi yıl, Nazi rejiminin Bohemya ve Moravya protektora yöneticisinin yardımcılığına atandı ve bakan oldu. 1942’de dönemin Bohemya ve Moravya protektora yöneticisi Reinhardt Heyd-rich’in Çekoslovak yurtseverlerce öldürülmesi üzerine Frank, Lidice ve Lezaky köylerindeki tüm erkeklerin topluca öldürülmesi için emir verdi. 9 Mayıs 1945’te, Pilsen yakınlarında ABD kuvvetlerine teslim oldu. Prag’da kurulan bir halk mahkemesince, Lidice toplu kırımı ve öteki savaş suçlarından dolayı idama mahkûm edildi, Pankrac Cezaevi’nin avlusunda asıldı.
Frank, Leonhard (d. 4 Eylül 1882, Würzburg, Almanya – ö. 18 Ağustos 1961, Münih, AFC), dışavurumcu Alman romancı ve oyun yazarı. Yapıtlarında, sık sık kullandığı, bireysel ruhun burjuva toplumu tarafından yok edilişi temasını duyarlı ve yalın bir üslupla yansıtmıştır. 1904’te Münih’te resim öğrenimi gördükten sonra bir süre piyasa ressamlığı yaptı; ardından edebiyata yöneldi. Savaşa açıkça karşı çıktığı için 1914’te İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı. Burada, René Schickele önderliğindeki barış yanlısı gruba katıldı. Aynı yıl yayımladığı ilk kitabı Die Räuberbande (1914; Soyguncular Çetesi), Almanya’da Fontane Ödülü kazandı. İdeal bir toplum kurmayı amaçlayan asi gençlerin sonunda “iyi yurttaşlar” olmasını anlatan yapıt, Frank’ın gözde teması olan orta sınıfın darkafalılığını gerçekçi betimlemeler ve mizahi bir dille yansıtıyordu. Frank’ın İsviçre’de yayımladığı öbür kitapları, baskıcı eğitim sistemlerine saldırı niteliğindeki Die Ursache (1915; Neden) ve savaşı devrimci bir bakışla suçladığı Der Mensch ist gut’tur (1917; İnsan İyidir). Bu ikinci yapıt yazara 1920 Kleist Ödülü’nü kazandırdı.
Frank 1918’de Almanya’ya döndü. Der Burger (1924; Kentli) ve Das Ochsenfurter Männerquartett (1927; Ochsenfurt’lu Erkekler Dörtlüsü) adlı romanlannda iyi ve barış dolu bir dünya için kapitalizmi yıkarak sosyalizmi kurmak gerektiğini dile getirdi. Ardından, yoldaşının karısını baştan çıkaran bir askerin gerçekçi ve aynı zamanda duygusal öyküsü olan Karl und Anna (1926; Karl ve Anna) adlı başyapıtını yayımladı. Sonradan Der Absturz (Düşüş) adıyla yeniden yayımlanan dışavurumcu romanı im letzten Wagen de (1925; Son Vagonda) bu dönemin ürünüdür.
Frank, 1927’de Alman Edebiyat Akademi-si’ne seçildi, ama 1933’te kitapları Naziler tarafından yasaklanarak yakıldı. Yeniden İsviçre’ye göç eden Frank, buradan Paris’e gittiyse de 1940’ta yakalanarak bir toplama
kampına gönderildi. Birkaç başarısız girişimden sonra ABD’ye kaçmayı başardı, 1950’de Almanya’ya döndü; iki yıl sonra! üstü kapalı bir otobiyografik roman olan son önemli yapıtı Links, wo das Herz İst’ (1952; Solda, Yüreğin Bulunduğu Yerde’ yayımladı.
Frank, Robert (d. 9 Kasım 1924, Zürich; İsviçre), 1950’lerin en önemli fotoğrafçılarından biri. Amerikan yaşam tarzını alaya alan fotoğraflarıyla tanınmıştır.
Frank 22 yaşında profesyonel olarak sana! yi fotoğrafçılığına başladı. 1947’de ABD’ye gitti ve Harper’s Bazaar dergisi için çektiği moda fotoğraflarıyla kısa sürede adını duyurmayı başardı. Ama çok sınırlı bulduğu moda fotoğrafçılığını 1948’de bıraktı ve 35 mm’lik fotoğraf makinesinin anlatım ola: naklarını keşfetmek amacıyla bir Peru gezi sine çıktı.
1950-53 arasında Avrupa’da çalıştıktan sonra ABD’ye döndü. 1955 ve 1956’da Guggenheim Bursu’nun sağladığı olanakla çektiği bir dizi fotoğrafı ABD’li yazar Jack Kerouac’ın yazdığı bir metinle birlikte Tht Americans (1959; Amerikalılar) adlı albiı münde yayımladı. Albümde yer alan “Chicago, 1956” gibi fotoğraflar Frank’m cesur ca ele alınmış kompozisyonlar ve alaycı
“Chicago, 1956″, Robert Frank’ın bir fotoğrafı
Robert Frank
hatta bazen acı yorumlarla belirginlik kaza nan üslubunu ortaya koyuyordu. Bu albüri onun yaratıcı fotoğrafçılar arasında önemi bir yer edinmesinde yardımcı oldu 1959’dan sonra Frank sinema çalışmaların; ağırlık verdi. Kerouac’ın bir oyunundâi uyarladığı ilk filmi Pull My Daisy’de (1959 Papatyamı Kopart) Ailen Ginsberg, Gre gory Corso ve Peter Orlovsky gibi şairleri’ ressam Larry Rivers’a yer verdi. Eleştir menler bu filmi beğendilerse de, The Sin ö Jesus (1960; İsa’nın Günahı), OK End Her, (1963; Buraya Kadar), M e and My Brothe (1969; Ben ve Kardeşim) gibi sonraîi filmleri aynı derecede başarılı olmadı Franck 1980’de yönettiği Life Dances Öı (Ve Yaşam Dans Ediyor) adlı filmin ayr zamanda senaryosunu yazdı ve görünt yönetmenliğini yaptı.

Breslau, Prusya), geliştirdiği ilahiyat sistemiyle Tutucu Yahudiliğifi doğuşuna öncülük eden haham.
1831’de Budapeşte Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Almanya’daki çeşitli Yahudi cemaatlerinde hahamlık yaptı. 1836’da Dres-den başhahamı oldu. Bu dönemde, kendi tanımıyla, kural koyucu ve tarihçi bir ilahiyat kuramı geliştirdi. Bu yaklaşım, bilimsel ve tarihsel araştırmayı kabul etmesi, ayinlerle ilgili bazı değişiklikleri olumlu karşılaması bakımından Gelenekçi Yahudilikten; gelenekleri korumaya, Yahudiliğin ulusal yanlarına bağlı kalmaya çalışmakla da Reformcu Yahudilikten ayrılıyordu.
Frankel 1854’te Breslau’da yeni kurulan Yahudi ruhban okulunun başkanlığına seçildi. Bu okul, Avrupa’da haham eğitimine yönelik en önemli modern kuramlardan biri olma özelliğini Nazi dönemine değin korudu. Breslau okulundaki öğretim üyeleri ve öğrenciler aracılığıyla Frankel’in görüşleri Orta Avrupa’da etkili olmaya başladı.
20. yüzyılda ABD’ye sıçrayan bu akım orada Tutucu Yahudilik adıyla gelişti.
Frankel ilk başyapıtı Die Eidesleistung der Juden’de (1840; Yahudilerin Yemini) Saksonya’daki mahkemelerde tanıklık eden Yahudilerin uğradığı ayrımcılığa karşı çıktı; Yahudilerin yeminlerine güvenilmemesi gerektiği yolundaki yaygın inanışın çürütül-mesine önemli katkıda bulundu. Ayrıca Vorstudien zur Septuaginta’yla (1841; Sep-tuagint Üzerine Ön Araştırmalar) 19. yüzyılda Septuagint (Tevrat’ın İÖ 3-2. yüzyıllarda hazırlanan Yunanca çevirisi) üzerine ürün veren ilk önemli Yahudi bilgini oldu. Klasik bir çalışma olarak değerlendirilen bu yapıtında Talmud ve Septuagint yorumları arasındaki zorunlu bağlantıyı göstermeye çalıştı. İbranice Darke ha-Mişna (1859; Mişna’ya Giriş) ve Meba ha- Yeruşalmi (1870; Filistin Talmudu’na Giriş) adlı yapıtları ise Yahudi dinsel düşüncesinin gelişmesine önemli bir katkı niteliğindedir.
Franken, ortaçağ başlarında Almanya’daki beş büyük kabile (Stamm) düklüğünden biri. Öteki dördü Saksonya, Lothringen (Lorraine), Schwaben ve Bavyera idi. Franken bugün Rheinland-Pfalz, Baden-Würt-temberg ve Hessen eyaletlerini (Land) içine alan Ren Frankeni ile Baden-Württemberg ve Bavyera eyaletlerini içine alan Doğu Franken olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
İS 6. yüzyıldan sonra zor kullanarak yerleşen Frankların ardından Franken’i 8. yüzyıl başlarında Merovenj hanedanı kraliyet toprağı ilan etti. Karolenj İmparatorluğu’nun 843’te Verdun Antlaşması uyarınca bölünmesinden sonra Franken, Doğu Frank (Alman) Krallığı’nın çekirdeğini oluşturdu; Karolenj hanedanının ortadan kalkmasından sonra da Franken dükü, I. Konrad adıyla, elektörlerce seçilen ilk Alman kralı oldu (911-918). 919’da Alman tahtı bir Sakson hanedanının eline geçti. Güçlü dükler çıkar-tamayan Franken, bir kraliyet toprağı olarak kaldı ve Alman kralları ile Kutsal Roma-Germen imparatorları için bir tür destek görevi yaptı. 12. yüzyıldan sonra Franken adı yalnızca Doğu Franken’i belirtmek için kullanıldı.
Bölgede her zaman güçlü olan kilisenin piskoposlukları arasında Mainz başpiskoposluğuyla (Ren Frankeni) Bamberg ve Würzburg başpiskoposlukları (Doğu Franken) vardı. 13. yüzyıl ortalarından sonra Franken’in laik ve dinsel prenslikler halinde bölünmesi süreci hızlandı. 1340’ta bu topraklarda (16. yüzyıl başlarındaki Franken yönetim . bölgesinin temelini oluşturacak olan), Landfriedensbund (bölgesel barış birliği) kuruldu. Napoléon’un Almanya’da ye-
ni düzenlemeler yaptığı sırada Franken bölgesi Bavyera ve Württemberg krallıkları ile Baden Grandüklüğü arasında bölüştürüldü. Bavyera kralı I. Ludwig 1837’de Yukarı, Orta ve Aşağı Franken eyaletlerini kurarak Franken adını yeniden canlandırdı. Bu eyaletler bugünkü Bavyera eyaletinin kuzeybatı ucunu oluşturmaktadır.
Franken Ormanı, Almanca franken wald, Orta Almanya’nın doğusunda, Bavyera eyaletinin (Land) kuzey ucunda geniş ve yüksek bir alanı kaplayan sık orman. Fichtel Dağlarıyla (Fichtelgebirge) Thüringen Ormanı (Thüringer Wald) arasında coğrafi ve jeolojik bir bağlantı oluşturur. Yaklaşık 50 km boyunca uzanan Franken Ormanı, kuzey ve doğuda hafif bir eğimle Saale Irmağına, batıda ise dik bir biçimde Bavyera Ovasına doğru iner. En yüksek noktası Döbra Dağıdır (795 m). Main ve Saale ırmaklarıyla Ren ve Elbe sistemlerinin su bölümü çizgisi ormanın içinden geçer. Main Irmağının başlıca kolları Ro-dach ve Hasslach ile Saale’nin önemli kolu Selbitz buradan doğar. Fundalık, bataklık ve ormanlık olan arazinin açıkhk yerlerinde küçük köylere rastlanır. Yörenin en önemli kenti doğuda bulunan Hof’tur. Franken
353 Frankenthaler, Helen
Frankeştayn’ın intikamı) ve Japon yapımı Frankenstein Conquers the World (1969; Frankeştayn Dünyayı Fethediyor) gibi, aynı temadan türetilen sayısız film çevrildi. Son
Franken Ormanındaki küçük yerleşimlerden Lauenstein, Almanya
Schuster-De Wys Inc.
Ormanı Doğal Yaşamı Koruma Bölgesi’nin yönetim merkezi Kronach, Kulmbach ve Bayreuth kentleri ise batıdaki düzlükte yer alır.
Frankenstein, frankenştayn ya da frankeştayn olarak da yazılır, korku filmlerinin en ünlü canavarlarından. Cesetlerden alınan parçalardan oluşturulmuş yapay bir insan olan Frankenstein tipi, Mary Wollstone-craft Shelley’nin gotik bilimkurgu romanı Frankenstein-, or, The Modem Prometheus’a (1818; Frankeştayn, 1976) dayanır. Ama romanda Frankenstein, canavarın değil, onu yaratan kişinin adıdır. Gizli bilimlerle uğraşan İsveçli öğrenci Frankenstein, sonunda kendi yarattığı canavar tarafından öldürülür. Frankenstein adı sonradan yaygın biçimde canavarın kendisi için kullanılmıştır.
1910’da çekilen ilk Frankenstein filminin yapımcısı Thomas Edison’dı. The Golem (1914; Golem) ve Homunculus (1916; Ho-mongolos) adlı iki Alman filminde de Yahudi folklorundan alman benzer bir tema işleniyordu. Başrolünde Boris Karloffun oynadığı Hollywood yapımı Frankenstein (1931) Shelley’nin romanından olduğu kadar The Golem’den de esinlendi. Bu filmin ardından Bride of Frankenstein (1935; Frankeştayn’ın Nişanlısı), Son of Frankenstein (1939; Frankenstein’ın Oğlu), Ghost of Frankenstein (1941; Frankeştayn’ın Hayaleti), The Revenge of Frankenstein (1958;
Boris Karloff Frankenstein filminde, 1931
Universal City Studios, Inc., fotoğraf, Brown Brothers
yıllarda Frankenstein tipi Abbott and Costello Meet Frankenstein (1948; İki Açıkgöz Frankeştayn’a Karşı) ve Mel Brooks’un yönettiği Young Frankenstein (1974; Genç Frankenstein) gibi filmlerde bir mizah öğesi olarak kullanılmıştır.
Frankenthal, Almanya’nın güneybatısında, Rheinland-Pflaz eyaletinde (Land) kent. Mannheim’ın hemen kuzeybatısında yer alır; Ren Irmağına 1772-81 arasında yapılmış 5 km’lik bir kanalla bağlanır. Önceleri Franconodal adlı bir balıkçı yerleşmesinin bulunduğu yöre, 1119’dan sonra güçlü bir Augustinusçu manastırın denetimine girdi. 1562’de Pfalz’a bağlandıktan sonra buraya Felemenkli Protestan göçmenler yerleştirildi. 1577’de berat alan kent, Otuz Yıl Savaşlan’ndan (1618-48) büyük zarar gördü ve 1689’da yıkıma uğradı. 1755-94 arasında porselen eşya imalatıyla yeniden gelişti.
II. Dünya Savaşı sırasında ağır hasar gördüğünden yeniden inşa edildi. Önemli yapılan arasında 12. yüzyıl manastır kilisesinin yıkıntıları, 1772’den kalma iki kent kapısı ve yeni Belediye Binası (1954) sayılabilir. 1870’ten sonra gelişen sanayisi büyük ölçüde kimyasal madde üretimine ve işlenmesine dayanır. Nüfus (1989 tah.) 45.408.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*