Flor, Roger de

Flor, Roger de

Flor, Roger de

 

(d. 1280, Brindisi, İki Sicilya Krallığı – ö. 4 Nisan 1305, Hadrıano-polis [Edirne], Bizans İmparatorluğu), Bizans imparatoru II. Andronikos’un hizmetine giren SicilyalI paralı asker, komutan ve serüvenci.
Çocuk yaşta denize açılan Flor, Templıer şövalyelerine katıldı. 1291’de Memlûklenn Akkâ’da Haçlı egemenliğine son vermesi üzerine buradan kaçan kişilere şantaj yaparak büyük bir servet edindi. Ama Templier tarikatı büyük üstadı tarafından suçlanması üzerine Cenova’ya kaçtı ve bir almogávares (İspanyol paralı askerleri) birliğinin komutanı olarak, Anjou hanedanı ile savaşmakta olan Sicilya’nın Aragonlu kralı III. Federi-co’nun hizmetine girdi.
1303’te, Katalanlar Birliği olarak bilinen 6.500 almogávares ile birlikte II. Andronikos’un hizmetine girdi ve Türklere karşı savaşarak bazı başanlar elde etti. Ne var ki, ordusunun talanları ve kendi prensliğini kurma niyeti 1304 sonlarında geri çağrılmasına yol açtı; ardından da öldürüldü. Paralı askerler komutanlarının intikamını almak üzere başkaldırarak Trakya topraklarına saldırdılar.
flor bak. flüor
Flora, Roma dininde, bitkilerin çiçeklen-mesini sağlayan tanrıça. Kültünü Roma’ya
Flora, Capitalino Müzesi, Roma
Alınarı-Art Resoıırce/EB Inc.
Romulus ile birlikte hüküm süren Sabin kralı Titus Tatius’un getirdiği söylenir. Tapınağı, Circus Maximus’un yakınındadır. Floralia olarak adlandırılan şenliği 10 238’de kurumlaştırmıştır. Çiçekli bir taçla ■; bezenen başı cumhuriyet döneminin paraları üstünde yer almıştır. Botanikte belirli bir doğal çevrenin bitki örtüsü anlamında kullanılan flora terimi onun adından gelir.
Floransa, İtalyanca firenze, Latince flo-rentia (gelişen kent), İtalya’nın orta kesimindeki Toscana bölgesi ile Firenze ilinin merkezi kent. Roma nın yaklaşık 230 km kuzeybatısında yer alır. İÖ y. 1. yüzyılda kurulan kent, 14-16. yüzyıllar arasında tıca-ret, maliye, bilim, özellikle de sanat alanla- ^ nnda çağının en ileri merkezlerinden biri durumuna gelmiştir. Geçmişten günümüze ; değin ulaşan görkemi, burada yaşamış ve , ürün vermiş olan Leonardo da Vinci, Michelangelo, Brunelleschi, Dante, Machi-avelli, Galilei ve Mediciler gibi dehaların katkılarıyla gerçekleşmiştir. Yüzölçümü 102 km2 olan kentin 1990 tahmini belediye nüfusu 413.069’dur.
Doğal yapısı ve görünümü. Floransa, Apen-nin Dağlarının Faenza ve Bologna yönlerine geçit verdiği yörede, Arno Irmağının iki yakasında kuruludur. Küçük Mugnone ve Affrico dereleri kentten geçerek Arno’ya dökülür. 1966’da Affrico’nun neden olduğu taşkın büyük kayıplara yol açmıştır, iklim ılımandır.
Günümüzde, çevredeki tepelerden bakıldığında Floransa’nın geçmişteki parlak dönemine göre çok büyük bir değişikliğe uğramadığı görülür. Kentteki en yüksek yapı 13. yüzyılda yapılan hükümet binasının kulesidir. 15. yüzyıl başlarından kalma katedralin kubbesi kentin siluetini biçimlendiren bir başka öğedir. Kent merkezi bir Roma municipium’u(*) olduğu dönemdeki özelliklerini bir ölçüde korumuştur. , , Mimarlık ve sanat. 1528’dekı siyasal karı-şıklık döneminde Michelangelo’nun yeniden düzenlemekle görevlendirildiği kent surlarının bir bölümü Arno Irmağının güney kıyısında hâlâ görülebilir. Surların geri kalan bölümü ise 19. yüzyıl sonlarında yerini kent merkezinin dış caddelerine bırakmıştır. Çoğu 13. yüzyıldan kalma sekiz sur kapısı bugün de ayaktadır.
Floransa siyasal tarihinin birçok önemli olayına sahne olan Signoria Meydanı adım, bir yanını kaplayan saraydan almıştır. Hükümet binası olarak yapılan ve hâlâ bu amaçla kullanılan Signoria Sarayı na, ilk Toscana grandükü I. Cosimo’nun yeni yapılan Pitti Sarayı’na yerleşmesinden sonra Vecchio Sarayı adı verilmiştir.
1594’te Giambologna’nın yaptığı I. Cosimo’nun atlı heykeli sarayın solunda, bugün bir açık hava heykel sergisi niteliğindeki alanda durmaktadır. Ortada tunç ve mermer heykellerle bezenmiş, yaklaşık 1565’ lere tarihlenen Neptün Çeşmesi bulunur. Aslı 1873’te Floransa Akademisi’ne kaldırılan Michelangelo’nun “Davud” heykelinin bir kopyası basamakların üstünde yer alır. Aşağıda ise aslı Bargello Müzesi’nde sergilenen Donatello’nun Floransa aslanı “Mar-zocco” heykeli bulunur.
Sarayın sağında I. Cosimo’nun mızraklı muhafızlarına ayırdığı Loggia dei Lanzi (1376-82) yer alır. Buradaki bir düzine heykel arasında Benvenuto Cellini’nin yapıtı “Perseus” da (1553) bulunmaktadır. Loggia’nın arkasından, sarayın yan kısmı boyunca Uffizi Galerisi’nin yüksek, sütunlu iki kanadı Arno’ya doğru uzanır. Giorgio Vasari’nin maniyerist üsluptaki zarif bir denemesi olan bu yapı 1560’ta, grandüklü-ğün resmî dairelerini barındırmak üzere
i Sabin İrir:; Tamdadır.

inşa edilmeye başlamıştır. 1574’te Grandük
I. Francesco yapının üst katını Medici ailesinin sanat hâzinelerinin sergilenmesi amacıyla yeniden düzenletmiştir. Dünyanın en değerli koleksiyonlanndan sayılan Uffizi koleksiyonu, 13-18. yüzyıllar arası resim sanatından ve Floransa sanatının önde gelen adlarının çoğunun yapıtlarından örnekler içerir.
Biraz daha içeride, bir başka kuleli saray olan ve yapımı 1255’te tamamlanan Bargel-
lo yer alır. 13. yüzyılda soylu yöneticilere karşı yürütülen halk hareketlerinin sonunda zaman zaman iktidara gelen capitano del popolo’nun (halk önderi) oturduğu bu saray, sonraları belediye başkanma (podestâ), ardından da emniyet müdürüne (bargello) ayrılmış, 1865’te ise Ulusal Müze haline getirilmiştir. 1867’de onanlan yapının salon-lannda Michelangelo, Donatello, Cellini ve Della Robbia’nın yapıtları sergilenmektedir.
Floransa’mn resmî merkeziyle dinsel merkezi arasında, eski ticaret merkezi Cumhuriyet Meydanı bulunur. Ortaçağdan beri Eski Pazar olarak bilinen alanda “bakımsızlıktan kurtarılmak” üzere 1880’lerde birçok eski yapı ortadan kaldırılmıştır. Cafe’lerle çevrili
yapının giriş katında, Korent düzeninde sütunların taşıdığı ve Delia Robbia’nın pişmiş toprak (terra-cotta) madalyonlarıyla bezenmiş yelken tonozlu bir kolonad bulunur.
Yurdun yanında, 15. yüzyılın ortasında yeniden yapılmış bir ortaçağ kilisesi olan SS. Annunziata yer alır. Cephesi yurdun-kiyle uyum halinde olan kilisenin yuvarlak doğu cephesi Michelozzo tarafından Roma’ daki Minerva Medica Tapınağı’ndan aynen uyarlanmıştır.
Katedral Meydanı’nın (Piazza del Duomo) bir köşesinde Floransa gotiğinin başka bir örneği olan Loggia del Bigallo (1352-58) yer alır. Buradan Borgo S. Lorenzo Caddesi izlenerek Medicilerin aile kilisesi olan San Lorenzo Kilisesi’ne(*) varılır. 1423’te Eski Sacristía üzerinde çalışmaya başlayan Brunelleschi, 11. yüzyıldan kalma kiliseyi yeniden inşa etmiştir. 1521-34 arasında Michelangelo yeni bir aile şapeli olan Yeni Sacristia’yı eklemiş ve Giuliano ile Loren-zo’nun mezarlarının, görkemleriyle yapının mimarisini gölgede bırakan kabartmalarını yapmıştır. Kilisenin solundaki Lorenzo Kütüphanesi de Michelangelo’nun yapıtıdır. Mimarisi, bazı uzmanlarca barok dönemin
Floransa’da Signoria Meydanı ve arkada Signoria (Vecohio) Sarayı,
Semra Germaner
İtalya
meydan günümüzde kentin canlı bir köşesidir. Bir yanında kitapçıların, pahalı mağazaların, bir sinemayla merkez postanesinin de bulunduğu arkadlar vardır. Daha da içeride Floransa Vaftizhanesi’yle(*) Floransa Katedrali’nin(*) yer aldığı dinsel merkez bulunur. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen vaftizhane, büyük bir olasılıkla Floran-sa’nın bugün ayakta kalmış en eski yapısıdır. Yakın çağdaşı San Miniato al Monte Kilisesi(*) (1062) gibi klasik mimarlık özellikleri de taşıyan Toscana romanesk üslubundaki bu yapının Cennet Kapıları diye anılan iki kapı kanadı Lorenzo Ghiberti’nin başyapıtıdır.
1296’da başlanan ve Toscana gotiği özellikleri de taşıyan katedralin ilk mimarı Arnolfo di Cambio’dur. Yapımı daha sonra başka mimarlarca sürdürülmüş, bir süre tamamlanmadan kalmış, daha sonra 1420’lerde Filippo Brunelleschi görkemli kubbesinin tasarımını gerçekleştirmiştir. Brunelleschi bir yandan da Rönesans’ın ilk yapılarından sayılan Yetimler Yurdu’nun (Ospedale degli Innocenti) cephesini düzenlemiştir. SS. Annunziata Meydam’ndaki
başlangıcı olarak görülürken, bazılarınca da maniyerizmin bir örneği olarak değerlendirilen bu kütüphane, başta Leonardo da Vinci’nin not defterleri, Petrarca’nın üstüne el yazısıyla notlar aldığı bir Horatius nüshası olmak üzere birçok değerli eşyayı barındırır. Kentin orta bölümünde Dominikenle-rin yaptırdığı Santa Maria Novella Kilisesi^) ile Fransiskenlerin yaptırdığı Santa Croce Kilisesi(*) bulunur. Bu kiliselerden birincisi Masaccio ve Orcagna’mn freskleri, İkincisi de Giotto’nun freskleri, IDonatello’ nun oymaları gibi değerli yapıtları barındırır. Santa Croce’de aynca Brunelleschi’nin Pazzi, Michelozzo’nun da Medici aileleri için yaptıkları birer şapel vardır. Michelangelo, Galilei, Machiavelli ve Gioacchino Rossini de bu kilisede gömülüdür.
Kentteki 57 sarayın en büyüğü ve tarihsel olarak en önemlisi Pitti Sarayı’dır. Günümüzde Raffaello, Tiziano, Tintoretto, Vero-nese, Rubens gibi ustaların yapıtlarından oluşan koleksiyonuyla dünyanın büyük müzelerinden biri olan sarayın yapımına 1440’ta başlanmıştır. Sarayı yaptıran Luca Pitti, ticaret ve bankerlikten edindiği servetini rakip Medici ailesine karşı giriştiği
273 Floransa
mücadelede kaybedince, yapı tamamlanamamıştır. 1549’da I. Cosimo’nun karısı Elenora’nın satın aldığı saray 1852’ye değin çeşitli eklerle büyütülmüştür. Floransa’nın başkent olduğu dönemde Kral II. Vittorio Emanuele burada oturmuştur.
Kentin çevresi yeşil alan bakımından çok zengindir. Toplam 22 spor alanından başka dört büyük yüzme havuzu, parklar, çeşitli at yarışı alanları, tenis kortları ve bir modern velodrom bulunur. Mimar Luigi Nervi’nin yaptığı Giovanni Berta Stadyumu (1930-32), modern mimarlığın dönüm noktalarından birini oluşturur.
Ekonomi. Binlerce Floransalının sanayide çalışmasına karşın, kentin temel gelir kaynağı turizm ve geleneksel el sanatlarıdır. Başlıca el sanatları arasında cam, seramik, demir, değerli maden ve deri işleri sayılabilir. El sanatları ürünleri kentin her yanında satılmakla birlikte, birkaç geleneksel pazar yeri günümüzde de varlığını sürdürmektedir.
Kuyumcular ve mücevherciler ünlü Vecc-hio Köprüsü’nde toplanmıştır. Grandük I. Ferdinando, 200 yıldan beri köprü üstünde bulunan kasap dükkânlarını, görünümü bozdukları gerekçesiyle 16. yüzyılda kaldırarak yerlerine kuyumcuları yerleştirmiştir. Kent halkının geleneksel el sanatlarıyla uğraşan kesimi, çağdaş ekonomik yaşamın baskısıyla varlıklarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Kültürel yaşam. Floransa’da, çoğu resim ve heykel konusunda olmak üzere, çok sayıda müze vardır. 1870’ten bu yana İtalya’da basılan her kitabın bir kopyasının gönderildiği Ulusal Merkez Kütüphanesi’n-de milyonlarca kitap, otobiyografi, yazma, mektup ve 16. yüzyıl öncesine ait çok değerli eski kitaplar (incunabula) bulunmaktadır. Medici-Riccardi Sarayı’nın bitişiğindeki Riccardi ve Moreni kütüphaneleri Toscana tarihine ait yapıtların en eksiksiz koleksiyonunu barındırmaktadır. G. P. Vi-eusseux Bilim ve Edebiyat Kütüphanesi 1819’da ünlü edebiyatçı Jean-Baptiste Vieusseux tarafından kurulmuştur.
1472’de Lorenzo de’ Medici’nin “Studio Fiorentino”yu (kuruluşu 1349) Piza’ya taşımasından sonra Floransa’da kalan tıp fakültesi, İtalya’da bilim hareketinin öncüsü olmuş ve 1923’te resmen kurulan üniversitenin çekirdeğini oluşturmuştur.
Kentteki öbür bilim ve sanat kurumlan arasında gözlemevi, Güzel Sanatlar, Bilim, Edebiyat ye Tarım Ekonomisi akademileri, Etrüsk ve İtalyan Araştırmaları, Sanat Tarihi ve Optik Tarihi enstitüleri sayılabilir. Crusca Akademisi(*), İtalyan Dante Derneği, İtalyan Botanik Derneği ve Coğrafya Araştırmaları Derneği de Floransa’dadır. I Tatti Villası’ndaki Harvard Üniversitesi’ne bağlı İtalyan Kültürü Merkezi’nden başka kentte Grenoble, Paris, Syracuse, Stanford, California ve bazı Hollanda üniversitelerine bağlı başka araştırma birimleri de vardır.
Tarih. Floransa İÖ y. 1. yüzyılda, bir Roma castrum’u olarak, tepedeki Etrüsk kenti Faesulae’nin aşağısında kuruldu. İS 3. yüzyıla doğru Roma İmparatorluğu’nun bölgesel merkezi, İtalya Yanmadasımn önemli bir yol kavşağı ve zengin bir ticaret merkezi konumuna ulaştı. Got, Bizans ve Lombard egemenliği altında kalan kent, Karolenj hanedanı döneminde, 8. yüzyıl sonlarında yeniden canlanmaya ve gelişmeye başladı. Floransa sanatının ilk tomurcukları, kent yöneticileri ve piskopoşlannm 11. yüzyılda Kutsal Roma-Germen İmparator-luğu’ndan giderek daha bağımsız hareket edebilme olanağını buldukları dönemde,
Floransa elması 274
romanesk kilise mimarlığı alanında ortaya çıktı.
Floransa 13. ve 14. yüzyıllarda birbirine rakip Guelfo ve Ghibellino hiziplerinin bazen açık savaşa dönüşen iktidar çatışmalarına sahne oldu ve siyasal çalkantılara karşın bu dönemde de önemini sürdürdü. Uzun süre dünyada standart sikke olarak kabul edilen flori 13. yüzyılda kesildi; Floransa bankerleri de bu dönemde Avrupa’nın en güçlü bankerleri arasına girdi. Dante, Petrarca, Bocaccio gibi ünlü Floran-şah tarihçi ve şairler Toscana lehçesini İtalya’da ön plana çıkarırken, Cimabue ve Giotto gibi ressamlar görsel sanatları Rönesans’a kadar taşıdılar. Mimar Brunelleschi ve Alberti, heykelci Donatello, Ghiberti ve Della Robbia, ressam Masaccio ve Uccello gibi ustalar da onlardan teslim aldıkları mirası Rönesans’la sürdürdüler.
15. yüzyılın ilk yansında Giovanni di Bicci ve oğlu Cosimo ile kentin siyasal yaşamını etkilemeye başlayan Medici ailesi, sonraki üç yüzyıl boyunca Floransa ve Toscana tarihinin değişmez hakimi oldular. Yüz yılı aşkın bir süre zenginliği, diplomasi becerisi ve sanata düşkünlüğüyle Rönesans Floran-sası’na egemen olan Medici ailesi, gücünün doruk noktasına Cosimo’nun torunu Loren-zo (1449-92) döneminde ulaştı. 1737’de hanedanın sona ermesi üzerine Floransa, Habsburg hanedanından Maria Theresia’ nm kocası Lorraine dükü (sonradan Toscana arşidükü) Franz Stephan’a kaldı.
19. yüzyılda Napoleon Savaşları’nm yarattığı siyasal ve ekonomik kanşıklıklann etkisi altında kalan Floransa, bir yandan modem sanayi ve teknoloji alanında gelişme belirtileri gösterirken, bir yandan da geçmişinin çekiciliğine kapılan yazarlann, şanat-çılann ve siyasal mültecilerin toplandığı bir kent haline geldi. 1861’de İtalyan Birliği’ne katılan ve 1865-71 arasında yeni krallığın geçici başkenti olan Floransa, aynı dönemde parlak geçmişinden gelen pek çok yapıtın da yok edilmesine sahne oldu.
1944’te İtalya’dan çekilmekte olan Alman orduları Vecchio Köprüsü’nden başka bütün köprüleri dinamitlediler. Vecchio Köp-rüsü’nün iki başındaki eski mahalleler de yerle bir edildi. Bunlardan biri, 16. yüzyıldaki plana göre yeniden inşa edildi.
Floransa’ya büyük zararlar veren yalnızca insan eli değildir: Kent zaman zaman Arno Irmağı ve ona bağlı derelerin taşması yüzünden büyük kayıplara uğramıştır. Bunlardan en kötü sonuçlar doğuranı Kasım 1966’daki taşkın oldu. Bazı yerlerde 7 m’ye kadar yükselen sular pek çok heykel, resim, mozaik ve kütüphanelerdeki yazmalara zarar verdi. Dünyanın birçok yerinden sağlanan mali destekle sayısız uluslararası uzman çamur, petrol ve molozlar altında kalan kentin kültür mirasını kurtarmak üzere Floransa’ya giderek çalışmalar yaptı. Gelecekte aynı felaketin yinelenmesini engelleme konusunda 15. yüzyıldan bu yana tasarlanan planlar dışında fazla bir şey yapılmamıştır.
Floransa elması, Hindistan’dan gelme, 137 kırat ağırlığında, donuk sarı renkli, saydam taş. 126 fasetalı çifte gül biçiminde kesilmiştir. Bir zamanlar Burgonya dükü Charles’ın (Cesur) elindeyken, dük 1477’deki bir savaşta yenilince Papa II. Julius’un, 16. yüzyıl başlarında da Medici ailesinin eline geçti. 1736’da Toscana dükü ile evlenen AvusturyalI Maria Theresia’nın malı oldu, sonunda Avusturya Krallığı’na ait mücevherler arasına girdi. Almanlar
II. Dünya Savaşı’ndan hemen önce Avusturya’yı işgal ettiklerinde Floransa elmasını da ele geçirdiler. Daha sonra Amerikan 3. Ordusu taşı geri aldı, General Mark Clark da Viyanalılara teslim etti.
Floransa kanaviçesi, bargello işi olarak da bilinir, Floransa’daki Bargello Müzesi’n-de bulunan bir 17. yüzyıl İtalyan sandalye takımında döşeme kaplaması olarak kullanılan ve 17. yüzyıldan beri yapılagelen …
Floransa kanaviçesi, bir Amerikan döşeme kaplamasından ayrıntı, y. 1725; Metropolitan Sanat Müzesi, New York
Metropolitan Museum of Art, New York
işleme türü. Birçok kanaviçede olduğu gibi çapraz değil, dokumanın ipliklerine paralel olarak işlenerek oluşturulmuş zikzaklı bir deseni vardır. İşlemde aynı rengin tonlann-da ya da karşıt renklerde iplik kullanılır.
Floransa Katedrali, duomo ya. da sta. maria del fiore olarak da bilinir, İtalya’da, Floransa kentinde 1296-1436 arasında inşa edilmiş olan katedral. İlk mimarı Arnolfo di Cambio’dur. Genel olarak geç gotik üslup özelliklerine göre tasarlanmış olan yapı, renkli mermer cephe kaplamalarıyla romanesk üslubu da çağrıştırır. Buna karşılık iç
öğelerden biri değil, bütün Rönesans kent lerinin ayrılmaz parçası olan benzer kubbe» lerin de ilk örneğidir.
Floransa mozaiği, İtalyanca commesso (işlemek), ince levhalar halinde yontulmuş parlak renkli yan değerli taşlarla resini yapma tekniği. 16. yüzyıl sonlannda Floran-sa’da geliştiği için bu adla anılır. En ‘ ‘ kullanılan taşlar akik, kuvars, kalsedon (kadıköytaşı), jasp, granit, porfiri, taşıl e ve lapis lazulidir (laciverttaşı). Lapis lazuli dışındakilerin tümü sert taşlar grubuna gireft ve sertlik derecesi açısından feldispat ile elmas arasında yer alır. Floransa mozaiğiyle yapılmış resimler genellikle masa üstü ya da küçük duvar panosu olarak kullanılır. Konuları, simgesel nitelikli düzenlemelerden, çiçek örgelerine ve manzaralara kadar değişebilir. Bazı ürünler, özenli işçilikleri

kavramına kaynaklık etmiştir. Hiçbir zaman resmî bir örgütlenme oluşturmayan topluluğun üyeleri, kendilerini Platon’un Atina’da kurduğu Akademia’ya benzer bir çevre olarak görüyorlardı. Çoğu Cosimo ve Lorenzo de’ Medici’nin saray çevresiyle ilişki içinde olan topluluk üyeleri arasında, Rönesans’ın seçkin şairi ve klasik araştırmalar bilgini Poliziano Angelo, Floransa Üniver-sitesi’nde şiir ve hitabet dersleri veren Cristofero Landino ile Pico della Mirandola ve Gentile de’ Becchi gibi bilgin ve filozoflar sayılabilir.
Floransa Üniversitesi, İtalyanca universi-tA degli studi di firenze, 1321’de Floransa’ da kurulan ve aynı yüzyılın sonlarında yazar Giovanni Boccaccio’nun çabalarıyla Rönesans hümanizminin ilk merkezlerinden biri durumuna gelen üniversite. Boccaccio, Ilyçıda ve Odysseia çevirileriyle Homeros’u İtalyan akademisyenlere tanıtan Leonzio Pilato’nun üniversitede görevlendirilmesini sağladı. Üniversitenin ilk Yunan kürsüsü 1396’da Manuel Khrysoloras için açıldı. Zamanla gerileyen üniversite 1473’te Piza’ ya taşındı. Büyük ve modern Floransa Üniversitesi ise 1859’da kuruldu.
Floransa Vaftizhanesi, san giovanni vaf-tİzhanesİ olarak da bilinir, İtalya’da, Flo-ransa’daki katedralin yanında yer alan ve pek çok önemli sanat yapıtını barındıran yapı. 5. yüzyılda yapıldığı sanılmakla birlikte, bugünkü biçimini 1059’da almıştır. Sekizgen planlı, dış cepheleri Floransa’da romanesk dönemde sık rastlanan renkli mermer kaplamalı bir yapıdır. İçi 13. yüzyılda yapılmış mozaiklerle bezelidir. Vaftizha-nedeki en ilginç yapıtlar, heykelci Ghiber-ti’nin 1402’de kazandığı yarışma üzerine 1425-52 arasında gerçekleştirilen kapı kanatlarıdır. Cennet Kapıları (Porta del Para-diso) diye anılan altın kaplamalı bu tunç kapı kanatlan Rönesans heykel sanatının en önemli ürünlerinden sayılır. İki kanadın üstünde Eski Ahit’ten alınmış 10 sahne alçak kabartma tekniğiyle betimlenmiştir. Yukarıdan aşağıya doğru sol kanatta Adem ile Havva’nın Yaratılışı, Nuh Tufanı, Ya-kub ile Esau’nun Öyküsü, Musa’nın Sina Dağında On Emri Alışı, Davud ile Golyat, sağ kanatta da Habil ile Kabil, İbrahim’in İshak’ı Kurban Etmesi, Yusuf un Satılması,
Floransa Vaftizhanesi (önde) ve Katedrali (arkada), Floransa, İtalya
Semra Germaner
Yeşu’nun Öyküsü ve Ceriko’nun Surları, Hz. Süleyman ile Sebâ Melikesi Belkıs sahneleri yer alır.
Florence (worcesterli) (ö. 1118), Anglosakson tarihinin son dönemi ile Norman İstilası sonrasının ilk dönemine ilişkin değerli bilgiler içeren Chronicon ex Ichronicis’ in yazarı olarak kabul edilen İngiliz keşiş. Yapıtın kaynağı, İrlandalI münzevi Maria-nus Scotus’un Mainz’da derlediği evrensel tarihtir (yaratılıştan 1082’ye değin). Maria-nus gibi kronolojiye büyük ilgi gösteren dikkatli bir tarihçi olduğu anlaşılan Chronicon yazarı, Aziz Bede, Galli keşiş Asser, İngiliz azizlerinin yaşamları, yasalar, Anglosakson Vakayinamesi ve aynca yerel kayıt ve gelenekler üzerinde durarak jMarianus’ un Ingilizlere ilişkin eksikliklerini tamamlamıştır.
Chronicon’un 1118 yılıyla ilgili bölümünde yalnızca Florence’ın ölüm tarihine (7 Temmuz) ilişkin kayıt yer alır. Worcester’li John yapıtı 1131’e değin kesintisiz olarak sürdürmüş ve sonradan 1140’a değin yeni bilgiler eklemiştir. Florence’ın kitabın yazarı olduğu savı, 1118’e ilişkin kaydın yorumlanmasına dayanmaktadır. Dönemin bir başka tarihçisi Orderic Vitalis’in, John’un Worces-ter’daki çalışmaları konusunda verdiği bilgiler, John’un Chronicon’a katkısının öteden beri kabul edilenin ötesinde olduğunu göstermektedir. 1131’den sonra öteki manastırlarda kopyalan çıkarılan ve tarihçilerce sık sık kullanılan Chronicon’a zaman zaman yeni bilgiler eklenmiştir.
Yapıtın standart baskısı, Marianus’un metnini olabildiğince dışarda bırakan, William Howard’in 1592’deki editio princeps’ini (ilk basım) izleyerek 1141’e değin olan eki ve ayrıca 1295’e değin olan ikinci bir eki veren Florentii Wigomiensis monachi Chronicon ex chronicisWï ( 184;8-49; 2 cilt, yay. haz. Benjamin Thorpe, İngiliz Tarih Derneği). Bohn’un Antiquarian Library (1854; Eski Yapıtlar Kütüphanesi) adlı yapıtında R. Forester tarafından yazılan ve 1295’e değin İngiltere ile ilgili bilgileri içeren bölümün bir çevirisi de vardır.
Florence, ABD’de Alabama eyaletinin kuzeybatısındaki Lauderdale ilinin (county) merkezi kent. Tennessee Irmağı kıyısında, kent. Muscle Shoals bölgesinde yer alan kent Sheffield, Tuscumbia ve Muscle Shoals ile birlikte bir metropoliten alan oluşturur. 1818’de kurulan kente, İtalyan topograf Ferdinand Şanona İtalya’daki Floransa kentinin adını vermiştir. Bu topraklann ilk sahiplerinden biri, daha sonra ABD başkanı olan Andrew Jackson’dır. Wilson Bara-jı’nın ve eyalet dok tesislerinin yapılması sanayinin gelişmesini hızlandırmıştır. Florence Eyalet Üniversitesi (1872) 1974’te Kuzey Alabama Üniversitesi’ne dönüştürüldü. Kentin içindeki Yerli höyüğü, Tennessee Vadisi’ndekilerin en büyüğüdür (yüksekliği 13 m, taban çapı 95 m). Eski çağlardan kalma buluntular höyüğün bitişiğindeki müzede sergilenir. Nüfus (1990) kent, 36.426; Florence metropoliten alanı, 131.327.
Florence, ABD’de Güney Carolina’nın kuzeydoğusunda, Florence ilinin (county) merkezi (1889) kent. 1850’lerde Wilmington ve Manchester, Kuzeybatı, Cheraw ve Darlington demiryollarının kavşak ve aktarma noktası olarak kurulan kent, burada görev yapan bir yargıcın onuruna Wilds olarak adlandırıldı. Daha sonra Wilmington ve Manchester demiryolu şirketinin başkanı olan William Harlee’nin kızının adını aldı.
Demiryolları, sanayi ve tarım bölgeleri arasında bağlantı noktası olan kent pera-
275 Florenski, Pavel Aleksandroviç
kende ve toptan ticaret için bir dağıtım merkezi olarak gelişti. Sanayi ürünleri arasında film, elektronik parçalar, çelik ürünler, kaynak malzemeleri, mobilya, dokuma ve kâğıt bulunur. Tütün ve pamuk bellibaşlı tarım ürünleri arasındadır.
Florence’ta, Florence-Darlington Teknik Yüksekokulu (1962), Francis Marión Col-lege (19y0), Clemson Üniversitesi Pee Dee Deney İstasyonu, ABD Tarım Bakanlığı Pamuk Hortumlu Böceği Laboratuvan bulunur. Kentin yakınlannda İç Savaş Ulusal Mezarlığı vardır. Havacılık ve Füze Müzesi havalimanındadır. Güneylilerin önemli şairi Henry Timrod’un öğretmenlik yaptığı tek sınıflı okul kentteki Timrod Parkı’ndadır. Florence Müzesi’nde klasik ve oryantal yapıtlar yanında ilk çağlara ve Amerika Yerlilerine ait sanat yapıtları ve tarihi eşyalar sergilenir. Nüfus (1990) kent, 29.813; Florence metropoliten alanı, 114.344.
Florencia, Kolombiya’nın güneydoğusunda, Caquetá ilinin (departemento) merkezi kent. Andlar’ın Doğu Cordillerası’nın doğu yamaçlarında, Caquetá Irmağının kolu olan Orteguaza üzerinde yer alır. 1908’de Fran-sisken tarikatına bağlı Kapuçin misyonerlerince kuruldu. Florencia’nın çevresinde yaygın biçimde sığır yetiştirilir ve pirinç tarımı yapılır. Kent, güney ve doğusunda yer alan sık ormanlarla kaplı ovaların da ticaret merkezidir. Aııdlar’da bulunan ve Huila ilinin merkezi olan, 153 km kuzeydoğusundaki Neiva’ya karayoluyla bağlıdır. Nüfus (1973) 28.056.
Florencio Varela, Arjantin’in Buenos Aires eyaletinde, Buenos Aires metropoliten alanının güneydoğu sınınnda yerleşme alanı (cabecera) ve yönetim birimi (partido). 1873’te San Juan adıyla kurulan Florencio Varela kasabası 1953’te kent oldu. Yönetim birimi ise Quilmes, San Vicente ve Almirante Brown yönetim birimlerinin bazı bölümlerinin birleştirilmesiyle 1893’te oluşturuldu.
Florencio Varela yönetim biriminin yüzölçümü 206 km2’dir; kuzeydoğusunda Beraza-tegui, güneydoğusunda La Plata, güneybatısında San Vicente ile Almirante Brown ve kuzeybatısında Quilmes yönetim birimleri vardır. Yönetim birimi içindeki önemli yerler Gobernador Monteverde ile Bosques’ tur.
Ulusal başkentin büyümesi sonucunda Florencio Varela, Buenos Aires metropoliten alanının güneydoğu banliyölerine katıldı. Florencio Varela’nın yansından küçük bölümü metropoliten alanın kentsel kesimi içinde bulunmaktadır ve nüfus yoğunluğu da öteki yönetim birimlerinin çoğundan daha azdır. Demiryolu ve ulusal karayolu yerleşim alanını Buenos Aires’e bağlar. Nüfus (1980) yönetim birimi, 173.452.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*