Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

EVİ NAFİLE NAMAZLARLA SÜSLEMEK

içinde namaz kılınmayan bir ev kabre benzetilmiştir. Resûlüllah (S.A.V.) Efendimiz bunu beyanla buyuruyor ki: «Namazınızdan bir kısmım eviniz için ayırrn! Evlerinizi kabirler gibi (ölgün, ibâdetsiz, tâatsiz) tutmayın..»131 «Evlerinizi zikrullah ile nurlandırm. Kur’ân okumakla aydınlatın. Onlan kabirler gibi (ibâdetsiz, tâatsiz, zikirsiz) tutmayın. Nasıl ki yahudt ve hıristiyanlar evlerini öyle (ölgün bıraktılar, ibâdetlerini sadece kilise ve havralarda yapmaya koyuldular).»132 Yine nâfile namazlarla ilgili olarak buyuruluyor ki: «Kim öğle farzından önce dört ve öğle namazından sonra dört rek’ât sünnete devam ederse, Allah onu cehennem ateşine haram kılar.»133 «Öğle farzından önce dört rek’ât sünnet kılan kimse, gecenin bir bölümünde teheccüd etmiş gibi olur. Yatsıdan sonra dört rek’ât kılan kimse ise, Kadir gecesinde bir o kadar sünnet kılmış gibi olur.»134 El-Mebsut’da deniliyor ki: «Yatsıdan sonra dört rekat kılınacak olursa, bu daha iyidir. îbni Ömer’in (R.A.) merfu’ ve maktu’an naklettiği hadîste, Resûlüllah (S.A.V.) buyurdu ki:

«Yatsı farzından sonra dört rek’ât nâfile kılan kimse, bunun bir mislini Kadir gecesinde kılmış gibi olur.»11′ Hazret-i Sevbân’m (R.A.) rivâyetine göre, Resûlüllah Efendimiz şu saatlerde namaz kılmayı severdi: Zevâlden sonra… Bu saatte göklerin kapısının açıldığını, Allah’ın kullarına rahmetle nazar ettiğini söylerdi. Ve ilâve ederdi: «Bu öyle bir namazdır ki, Âdem, İbrâhim, Musâ ve İsâ (salât ü selâm hepsine olsun!) buna devam etmişlerdir.»138 Abdullah bin Sâib’in (R.A.) naklettiğine göre, Resûlüllah (S.A.V.) Efendimiz öğle farzından önce, güneş batıya doğru meylettiğinde dört rekat sünnet kılar ve şöyle buyururdu: «Bu öyle bir saattir ki, göklerin kapısı açılır bu saatte. Böyle bir saatte amelimin göklere doğru yükselmesini arzu ediyorum..»137 Diğer bir rivâyette: «Sâlih amelin yükselmesini arzu ediyorum»» denilmiştir. «Zevâlden sonra öğle farzından evvel dört rek’ât namaz, bunun bir benzeri seher vaktinde (sevâp ve fazilet bakımından) hesaplanabilir. İşte bu vakitte her şey Allah’ı teşbih eder» buyurdu ve sonra şu âyeti okudu: «Allah’m yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah’a boyun eğip secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?»138 Bu dört rek’ât, başlıbaşma bir virddir. Sebebi ise, günün ortası, güneşin batıya meyletmesidir. Sır ve hikmeti ise, —Allah daha iyisini bilir— günün ortası, gecenin ortasına karşılıktır. Göklerin kapısı güneş batıya hafif meylettiği zaman açılır; gece yarısında ise İlâhî rahmetin dalgalanması hâsıl olur. Böylece bu iki vakit, yakınlık ve rahmettir; birinde göklerin kapısı açılır, birinde Cenâb-ı Hak rahmetiyle tecelli eder, dünya semasına doğru iner. Bu, cismanî bir hareket değildir. Çünkü Cenâb-ı Hak bu tür iniş ve hareketlerden münezzehtir. Nitekim el-Mevahib kitabında da bu husus nakledilmiştir.«İkindi farzından önce dört rek’ât kılan kişiye Allah merhamet etsin!.»139 Amr bin Âs (RA.) diyor ki: Geldiğimde Resûlüllah (SA V.) Efendimi/’i ashâbından bir topluluk arasında oturuyor gördüm. Ömer bin Hattab da (RA.) oturanlar arasında bulunuyordu. Hadîsin son bölümüne yetiştim. Peygamber (S.A.V.) şöyle diyordu: «İkindi farzından önce dört rek’ât namaz kılan kimseye cehennem ateşi dokunmaz.»149 «İkindi farzından önce dört rek’ât kılan kimseyi Allahü Teâlâ azmedilen bir mağfiretle bağışlar..»141 «İkindi farzmdan evvel kim dört rek’ât namaza devam ederse, Allah ona cennette bir ev yapıp hazırlar.»142 «İkindi farzından önce dört rek’ât namaz kılan kimsenin bedenini Allah cehenneme haram kılar.»143 Şeyhimiz diyor ki: Bu rivâyetlerden, ikindi farzından önce dört rek’ât namaz kılmanın müstehab olduğu anlaşılıyor. Gerçek de budur. Müzhib’e göre, ikindiden önce dört rek’ât kılmanın efdâl olduğu ifade edilmiştir. îmam Nevevî kendi Şerh’- inde diyer ki: Bu dört rek’ât sünnettir. Görüş farkı, onun mü- ekked olup olmadığmdadır. Hanefî imamları yanında onun müstehab olduğunda farklı bir görüş yoktur. Aynî’de aynı husus belirtilmiştir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.