Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Erdoğan: ‘Beştepe’ye çıkmayacağım diyenler…”

Erdoğan: ‘Beştepe’ye çıkmayacağım diyenler…”1

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek 9. Muhtarlar Toplantısı’nda muhtarlara hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümet kurma göreviyle ilgili olarak da; “Beştepe’ye çıkmayacağım diyenler şimdi çıkacağım diyor” diyerek tepki gösterdi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

Bugün Doğu ve Güneydoğu ağırlıklı muhtarlar bulunuyor. Sizlerin birçoğu 1970’li ve 90’lı yılları hatırlarsınız. O yokluk günlerini beraber yaşadık. O yılları asla unutmamalıyız.

Hayal bile edilemeyecek hizmetleri aldığımızı unutmamalıyız. 26 havalimanımız vardı. Şimdi 56 tane. Biz dertli olduğumuz için bunu başardık. 15 yıl önce Iğdır’a, Hakkari’ye, Kars’a, Muş’a, Ağrı’ya havalimanı açılacak deseniz kim inanırdı? Batı dururken Doğu’ya ne gerek var demedik. Biz tek vatan dedik.

“Bugünkü toplantıyla ilgili olarak bile ben birçok muhtarımızın tehdit edildiğini biliyorum. Tehdit edildiğinden dolayı buraya gelemediğini de biliyorum.

Şimdi silahı doğrultanlar aynı şeyi söylemiyor mu? Yat yat, kalk kalk… Mantık bu. Onlarda hiçbir bu noktada böyle bir değerlendirme yok, onların itikadi bir derdi de yok. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarının tüm ağırlığıyla milletimizin üstüne çöktüğü o kara günleri zihnimizde canlı tutmalıyız.

“FİDANLARIMIZIN ŞEHİT EDİLMESİNİN SEBEBİ NEDİR?”

Biz göreve gelirken, OHAL var mıydı? Vardı. Bir ay içerisinde kaldırmadık mı? O zaman güneydoğuyu, doğuyu dolaşırken vatandaşlarım bize şunu söylüyordu. OHAL’i kaldırın yeter… E kaldırdık. Peki yetti mi kardeşlerim? Ondan sonra neleri konuştuk. Televizyon dediler, 24 saat yayın, başlattık. Kendi dilimizde propaganda, başlattık. Üniversitelerde enstitüler kuruldu. Bütün bunların yanında Bu ülkede Türk Kürt Laz Çerkez vesaire bu ayrımlar ortadan kaldırıldı mı? Kaldırıldı. Alt yapı üst yapı yatırımları yapılıyor. Bütün bu ayrımlar kalkmasına rağmen, hala bu ülkede, bu fidanlarımızın öldürülmesinin şehit edilmesinin sebebi nedir?

“BUNLAR NE İSTİYOR?”

Her şey yapıldığı halde bunlar ne istiyor? Söyleyeyim. Bunlar ülkemizi bölmenin gayreti içindeler.

Ekonomik yıkımların ardı ardına geldiği güven ve istikrar ortamının yerle yeksan olduğu Türkiye günleri bugün yok. Ama bunu hazmedemiyorlar. Biz işte böyle bir dönemin ardından, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Kolları sıvadık. Çok köklü reform politikalarını hayata geçirmeye başladık.

“OKULLARI YAKANLAR, HASTANELERİMİZİ YAKANLAR BUNLAR, CAMİLERİMİZİ YAKANLAR YIKANLAR BUNLAR”

13 yıl önce söylense, yok canım üniversite buraya nereden gelecek… E geldi. Şimdi en ücra köşedeki benim Kürt kardeşim, evladını oradaki üniversiteye gönderebiliyor. Bunları o üniversiteleri bile yakmanın yıkmanın gayreti içindeler. Okulları yakanlar, hastanelerimizi yakanlar bunlar, camilerimizi yakanlar yıkanlar bunlar.
Bir taraftan ekonomiyi düzlüğe çıkartma çabası içinde olduk, diğer yandan da demokrasinin alanını genişletme mücadelesi verdik. Ama biz emri dağdan almadık, biz emri Hak’tan ve halktan aldık. Farkımız buydu. Bu badirelerin tamamını da milletimizin desteğiyle aştık. Bugün önümüzdeki duran meselelerin çözüm adresi de yine milletimizdir, milletimizin iradesidir.

Geçtiğimiz 12 yıllık dönemde birliğimizi beraberliğimizi güçlendirmek için çok samimi gayret sarf ettik. Çok ciddi riskler aldık. Bölgenin kalkınması gelişmesi için çok ciddi yatırımları hayata geçirdik. Sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yapılan yatırımların tutarı 260 milyar. Yani eski rakamla 260 katrilyon yatırım yaptık. Ben laf değil icraatı söylüyorum, yaptıklarımızı söylüyorum.

Sadece şu Van’da, 17 katrilyon yatırım yaptık. Yeniden Van’ı inşa ettik. Sadece deprem olayında, 1,5 yılda 2 yılda Van’ı yeniden inşa ettik. Depremle ilgili yaptığımız yatırım 5 katrilyon.”

“TERÖR ÖRGÜTÜ GÜDÜMÜNDEKİ PARTİ…”

Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını tamamen ortadan kaldırdık. Özgürlükler alanında adımlar attık ama terör örgütü ve onun güdümündeki parti tercihini şiddetten yana yaptı. Bölgede yaşayan vatandaşlarımıza ve siz muhtarlarımıza görev düşüyor. Vatandaşımız güvenlik güçlerinin yanında yer almalıdır.

“DEVLET SİLAH BIRAKIR MI?”

Örgüte değil devlete silah susturma çağrısı yapanlar apaçık bir ihanet içerisindedir. Devlet silah bırakır mı? Aldıkları oyları demokrasi için değil teröe alan açmak için kullananlar bunun hesabını millete vereceklerdir. Şimdi çıkmış silahlar sussun diyorlar. Hayır, silahlar ya teslim edilecek ya betona gömülecek. Ya da bu ülkeyi terkedecekler. Teröristleri etkisiz hale getiren güvenlik güçlerine saldıranların yerl alçaklık çukurunun en dibidir.

“SİZİN KALEMİNİZDEN DAMLAYAN MÜREKKEP DEĞİL KANDIR”

O aydın geçinenlere, köşe yazarlarına sesleniyorum; Devletin size kkarşı bir yükümlülüğü yoktur, sizin kaleminizden damlayan mürekkep değil kandır. Bu mesele kesinlikle taviz meselesi değildir. Bu mesele demokrasi, haklar ve özgürlükler meselesidir. Bu meselenin gelecek, tarih, birlik ve beraberlik duygusuyla çözülebileceğine inanıyorum. Bu mücaele kanlarıyla bu toprakların vatan olarak tescilini yapan şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

“BU NE ÇİRKİN BİR YAKLAŞIMDIR”

Hükümet kurma çalışmalarını anayasal çerçeve içinde yürütmeye devam ediyorum. Ülkemizde bir kısım ülkenin önündeki sorunları bırakarak şahsımı tartışıyor. Onlara sizin bu ülkede dikili bir ağacınız, yaptığınız bir eser var mı sormak lazım.”Bilali ver iktidarı al” bu ne çirkin bir yaklaşımdır. Evladı olmayanların böyle bir saygısızlığı yapmasından daha doığal bir şey de olamaz.

“HALK BUNUN HESABINI SORACAK”

Türkiye’de hükümet kurma çalışmalarının halkımın benimsediği bir yola gittiğini halkım çok iyi görüyor ve bunun hesabını soracak. Sen neden sorumluluğu yüklenmekten kaçıyorsun? Ufukları Beştepe’yle uğraşmak olanların milletimizin derdine derman olacak bir yaklaşım göstermeleri mümkün değildir. Şahsım üzerinden millete hakaret eden bu anlayış her zaman kaybedecek. Bu millet kaçıp gidenleri çok gördü.

“BEŞTEPE’YE ÇIKMAYACAĞIM DİYENLER ŞİMDİ ÇIKACAĞIM DİYOR”

Bir diğeri Mussolini’yi örnek alıyor. Bu nasıl bir zihniyettir. Bunların ortaya koydukları bir proje yok. Beştepe’nin yolunu bilmeyenlerle bizim işimiz olmaz. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmiyor mu? Bu anayasal olarak bir sistem değişikliğidir. Siyaseti ilkokul düzeyinde yürütenler bu ülkeyi yönetemezler. Beştepe’ye çıkmayacağım diyenler şimdi çıkacağım diyor. Bu ne menem iştir? Baba bir hırsız yakaladım. Getir oğlum. Gelmiyor baba. Bırak gitsin. Gitmiyor baba. Bunların durumu bu. Şu ana kadar anayasal süreci işlettim.
KAYNAK: AjansHaber

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.