EMERSON (Ralph Waldo)

EMERSON (Ralph Waldo), amerikan filozofu
ve deneme yazarı (Boston 1803-Concord,
Massachusetts 1882). Birlikçi (Tanrı’da bir
tek kişilik kabul eden hıristiyan mezhebi)
bir protestan papazının oğlu, sekiz yaşında
öksüz kaldı ve annesi tarafından yetiştirildi.
1817’de Harvard üniversitesine girdi.ve bir
süre ilkokul Öğretmenliği yaptı. 1829’da birlikçi
protestan papazı oldu, aynı yıl evlendi,
1832’de karısının ölümünden birkaç ay
sonra papazlık görevini terkettiyse de birlikçi
mezhebinin eğilimlerini muhafaza etti
ve 1837 yılma kadar vaızlar verdi. İtalya’ya,
Fransa’ya ve İngiltere’ye gitti. İngiltere’de
Coleridge, Wordsworth ve Cariyle ile tanıştı.
Cariyle ile sürekli bir dostluk kurdu. Amerika’ya
döndükten sonra, edebiyat ve ahlâk
meseleleri üzerinde konferanslar verdi.
Küçük Concord köyünde yerleşti (1834), bir
yıl sonra dâ yeniden evlendi. 1836 Yılında, Amerikan
deneyiistücülüğünün* temel kitabı
sayılan Nature (Tabiat) üzerine verdiği konferanslarını
yayımladı. 31 Ağustos 1837’de,
American Humanisme (Amerikan hümanizması)
adını taşıyan ünlü konuşmasını yaptı.
Daha sonra felsefî anlayışını daha kesin
ve açık şekilde belirtmeğe koyuldu. Emerson’a
göre fert, vicdanî inançlardan, geleneksel
dogmalardan, kutsal kitaplardan ve
kiliselerden daha üstündür. Emerson ruhu,
manevî konularda söz sahibi olan en yüce
yargıç sayar. 1840 ile 1844 yılları arasında,
deneyüstücülük. akımının organı olan
The Dial (Kadran) gazetesine yazılar
yazdı. O yıllarda, Şimdiki Zaman
ilgili derslerini ise 1844 yılında verdi. The
Dial’da yayımlanan Poems*lerini (Şiirler) kitap
halinde topladı (1847). Avrupa’da ikinci
bir geziye çıkarak orada Representative Men
(insanlığın örnek Kişileri) konulu konferanslar
verdi (bunlar, 1850’de yayımlandı). Bu
konferanslar yazarın, insanlığın seçkin ve
büyük kişilerini, kişiliğin belli başlı türlerini
belirleyen tipler olarak sunduğu bir dizi
incelemedir. Ne var ki Emerson bunu ileri
sürerken, Carlyle’in yapmış olduğu gibi, bu
büyük insanların olağanüstü görevler yüklenmiş
kişiler olduklarını öne sürmedi.
İngiltere’ye ve Iskoçya’ya yaptığı geziler
sırasında, almış olduğu notlan, daha sonra
bir kitap haline getirdi: English Trait
(İngiliz Karakterinin özellikleri) [1856]. Daha
sonra Atlantic Monthly dergisinin yöneticisi
oldu. Bu sırada: The Conduct of Life
(Hayatın Yönetilmesi) [1860], Society and
Solitude (Toplum ve Yalnızlık) [1870] adlı
kitaplarını yayımladı. Emerson bir peygamber
ve mistik bir düşünür sayılabilir. Maddî
zenginlikleri yüceltmenin yarattığı büyük
tehlikelere karşı inandırıcı eleştirmeler
yaptı. Dinî düşünceleri bütün öteki doktrinlerden
daha çok pânteizme yaklaşır. Emerson,
insan ruhunun Tanrı ile birleşebilmesi
için her türlü bencil ve hayvanca özelliklerinden
temizlenmesi gerektiğini öne sürdü. İnsan
kaderi konusundaki iyimser inançları
bir kuşku, tereddüt ve ahlâk maddeciliği
çağını yaşayan Amerika’ya ilham kaynağı oldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)