EKSEN

EKSEN i. Yeni. Bir cismi iki eşit parçaya
bölen gerçek veya sanal çizgi: İnsan vücudunun
ekseni. Esk. Mihver. |j Etrafında
dairesel bir hareket yapan bir veya daha
çok parçayı birleştirmeğe yarayan parça:
Tekerlek ekseni, jj At veya öküzle çekilen
arabalarda iki tekerlek arasındaki mil. Dingil.
— Eksen kemik, boyun omurlarının
İkincisi; (üzerindeki eksen kemik dişi çıkıntısı,
başm sağa sola dönüşünde eksen vazifesi
gördüğü için bu adı almıştır). [Bk.
ansîkl.] H Beyin-omurilik ekseni, tüm beyin
ve omurilik sinir merkezlerinin tümü. ]|
Görme ekseni, görülen cisimden gelip görme
merkezinden geçerek en duyarlı bölgesine
giden çizgi. ]J Optik eksen, saydam tabakanın
merkezinden geçen doğru.
—  Bir bitkide yan eklentileri taşıyan
ana veya yardımcı kısım. || Bir meyvede
tohumların bağlı bulunduğu noktalardan geçen
hayalî çizgi. |j Sınırlı eksen, bir çiçek
sapı veya sapçığı ile değişmez bir tarzda
sona eren eksen. Bitkinin yan tomurcuklar
yoluyle büyümesinin sebebi budur. j| Sınırsız
eksen, tepe tomurcuğundan dal oluşturan
eksen. Bitkinin tepe tomurcuğuyle yukarı,
ardışık yan tomurcuklarla yana doğru
gelişmesi bu eksenlerle olur

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)