EJDERHA,

Ejder olarak da b ilin ir. Pek çok
ulusun masallarında ejderhalardan söz edilir.
Yunanca drakon sözcüğü eskiden büyük yılanlar
için kullanılırdı. Bunlar timsaha benzer,
derileri pullu, yarasa gibi kanatlı, koskocaman
ağızlarından alev püskürten düşsel
yaratıklardı.
Böyle bir yaratığın kimin hayal ürünü
olduğu bilinmemekle b irlik te Çin masallarında
ejderhalara çok yer verildiği için, büyük
bir olasılıkla bunun doğu halklarından kaynaklandığı
düşünülür. Çin’de imparatorluk
arması bir ejderhaydı. Bazı Japon tanrıları da
ejderha görünümündedir. Mısır ve İbrani
efsanelerinde ejderhalar kötü ve güçlüdür.
Oysa Yunan efsanelerinde ejderha daha az
önem taşır ve her zaman o kadar kötü
değildir; akıllı ve iyi de olabilir. Ejderhaların
mitolojide A ltın Post gibi bir hâzineyi ya da
D e lfi’deki tanrı A p o llo n ’un tapınağı gibi ku tsal
yerleri koruduğuna da rastlanır.
Kuzey Avrupa kültürlerinin kahramanlık
öykülerinde ise ejderha insanların birtakım
iyi şeylerden yararlanmalarını engelleyen kötü
bir güçtür ve ejderhayı öldürebilmek bir
kahramanlık sınavıdır. Eski T ürk masallarında
da ejderha kötülük simgesidir. Örneğin
“ B illu r Köşk” masalında ejderha köyün suyunu
keser; “ Zümrüd-ü Anka” da ise padişah dilleejderha
yüzünden bahçesindeki ağaçtan iri ve
kızıl elmaları toplayıp yiyemez ve en küçük
oğlu olan yiğit şehzade bu ejderhayı öldürmeyi
başarır.
Ejderhalar tarihöncesi çağlarda yaşayan
dev sürüngenleri andırır: Oysa bunların soyu
insanın ortaya çıkışından çok önce tükendiğinden
bu yaratıkları bilen insanların bulunmasına
olanak yoktur. Gene de, Avrupa’da
ilkel mağara adamlarının yaşadığı çağlarda
belki de birtakım dev sürüngenler vardı.
Ejderha efsaneleri de bu yaratıklardan kaynaklanmış
olabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)