Eisenhower’li yıllar.

Toplumsal ve ekonomik açıdan muhafazakâr olan Eisenhower’in başkanlık döneminde ülke çok az reform uygulamasına tanık oldu. Ancak, Earl Warren’i başyargıç olarak ataması, Yüksek Mahkeme’nin ulusal yaşamında çok yürekli ve etkin bir rol oynamasına yolaçtı. Warren’in uzun görevi sırasında (1953-1969) Mahkeme ırk ayrımını yasa temeline dayanarak kaldırdı; eyalet meclislerinde ve ABD temsilciler Meclisi’nde herkesin eşit olarak temsil edilmesine karar verdi. Warren Mahkemesinin en tarihsel kararı, Brown’a karşı Topeka (Kansas) Eğitim Kurumu’nun açtığı dava oldu. Bu davada devlet okullarında ırk ayrımının anayasaya kesinlikle aykırı olduğu vurgulandı. Bu kararla, ayrı Yönetimdeki Komünist “köstebeklerde karşı amansız bir haçlı savaşı açarak üne kavuşan Senatör Joseph McCarthy, 1954’teki ¡Ordu-McCarthy önduruşması sırasında. Ülke genelinde televizyonla yayınlanan bu ön duruşmalar, McCarthy’nin ABD Senatosu’nca kınanmasına yolaçmıştır. ABD başkanlığı yapmış dört kişi (soldan sağa): John F. Kennedy, Lyndon B. Johnson, Dwight D. Eisenhower ve Harry S. Truman, Temsilciler Meclisi eski sözcüsü Sam Rayburn için yapılan cezane töreninde (Kasım 1961). 392 ABD (TARİH) ama eşit ilkesi bir kenara atılmış oldu ve İkinci Yeniden Yapılanma’nın yolu açıldı. Artık siyah Amerikalılar, kendilerini ikinci sınıf vatandaş yapan statükocu ayırımın yasadışı olduğunu dile getirme ve suçlama olanağına kavuşmuşlardı. Ancak, eğitimde ırk ayrımının kaldırılmasına karşı güneyli beyazların direnişi bu amacın ilerleyişini oldukça yavaşlattı. 1965’te siyah çocuklar beyaz okullara Güney bölgelerinde % 25’in altında bir oranda kabul edilmişlerdi. Irk eşitliği için verilen savaş yalnızca Güney’le sınırlanmış değildi. Çünkü 1960’ta siyah Amerikalıların ancak % 60’ı orada kalmıştı. Üstelik % 73’ü artık kentlerde yaşıyordu. Güçsüz bir kırsal işgücü olmaktan çıkmışlardı. 1957’de Sovyetler ilk yapay uyduları olan Sputnik’i uzaya fırlattılar. Bu olaydan üzüntüye kapılan ABD kamuoyunun “Bu roket çağında biz niye bu kadar geriyiz” diye yakınmayabaşlamasısonucundal 958’de Konlgre, Moril Yasa’sından (1862) sonra ilk kez, genel bir eğitim yasası olan Ulusal Savunma Eğitim Yasası’m çıkardı. Bu yasayla, ilköğretimden üniversiteyi bitirmeye kadar uzanan eğitim sürecine 1 milyar dolar ayrıldı. Dış işleri Bakanı John Foster Dulles’ın yönetiminde, Eisenhower’ın dış politikası Truman’ınkine oranla daha katı ve milliyetçi bir çerçeveye yerleştirildi. Batı Avrupa ile daha az düşünce alışverişinde bulunulmasının büyük Amerikan girişimlerini engellemesi sonucu, ABD ve Batı Avrupa birbirinden kopmaya baş­ ladı. ABD ekonomisindeki sürekli gerilemeler ulusal büyüme hızını baltalarken, Sovyet ve Bati Avrupa ekonomileri çarpıcı bir biçimde geİişti. Sovyetler’in saldırgan önderi Nikita Kruşçev, “komünizmin kapitalizmi gömeceğini” ısrarla yineleyip, kıtalararası güçlü füzeleriyle övünürken, bir yandan da Güneydoğu Asya ve başka yerlerdeki sözde kurtuluş savaşlarını destekled

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)