Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Edentata

(dişsizler), armadilloları, kanncayiyenleri
ve tembelhayvanlan içeren memeliler
takımı. Edentata takımı Xenarthra ve
Palaeanodonto adıyla iki alttakıma aynlır.
Bugün yaşayan 31 türün hepsi Xenarthra
alttakımının üç familyası içinde sınıflandırılır:
Dasypodidae (armadillolar), Myrmecophagidae
(kanncayiyenler) ve Bradypodidae
(tembelhayvanlar). Bu alttakımın, bugünkü
tembelhayvanlar gibi ağaçta değil yerde
yaşayan soyu tükenmiş tembelhayvanlar ile
armadilloların akrabası olan, Glyptodon
cinsinden soyu tükenmiş türleri içeren altı
familyası daha vardır. Armadillolara benzer
soyu tükenmiş türleri içeren Palaeanodonto
alttakımı ise iki familyaya ayrılır. Bütün
evrimleri boyunca dağılımları batı yarıküreyle
sınırlı kalan Edentata takımının üyelerinin
çoğu bugün Güney Amerika’da yaşamaktadır.
Edentata adı dişsizler anlamına gelirse de,
bu takımın gerçekten dişsiz olan tek grubu
kanncayiyenlerdir. Buna karşılık armadillolar
ile tembelhayvanlarda minesiz ve küt
uçlu, basit yanak dişleri bulunur; hatta bazı
armadillo türlerinde diş sayısı 100’ü bulur.
Yalnız bitkiyle beslenen tembelhayvanların,
sürekli büyüyen dişleri ise, bu beslenme
biçiminin aşındırıcı etkisine dayanabilmesi
için sert bir sement katmanıyla örtülüdür.
Kanncayiyenlerin en küçüğü, 37 cm uzunluğunda
ve 325 gr ağırlığındaki ipek tüylü ya
da iki parmaklı kanncayiyen (Cyclopes didactylus),
en irisi de 2 m uzunluğunda ve 25
kg ağırlığındaki dev kanncayiyendir (Myrmecophaga
tridactyla). Ağaçlarda yaşayan
iki parmaklı kanncayiyen ile tamanduanın
ya da küçük kanncayiyenin (Tamandua
tetradactyla) sanlıcı kuyrukları, bu hayvanlann
ağaçlara tırmanmasına yardımcı olur.
Her üç türün de başlan uzun, sivri ve kıvrık
tırnaklı pençeleri güçlüdür; gelişmiş tükürük
bezlerinin salgıladığı yapışkan bir sıvıyla
kaplı olan uzun dilleri böcekleri avlamaya
uyarlanmıştır. İki parmaklı kanncayiyenlerin
tüyleri genellikle altın sansı renginde ve
ipek gibi yumuşak, tamandualann kısa tüyleri
açık ya da koyu kahverengi tonlannda,
göğüslerinin iki yanı ve sırtlan kara lekelidir.
Dev kanncayiyenlerin boz renkli kalın
postu sık ve kabank tüylü, özellikle iri
kuyruklan uzun ve düz tüylüdür; gövdelerinin
iki yanında, kenarları ak olan kara birer
şerit uzanır. Kanncayiyenler avlarını kokuyla
bulur, uzun ve keskin tımaklanyla kazdıklan
karınca ya da termit yuvalarından
kaçışan böcekleri yapışkan dilleriyle toplarlar.
Arjantin’den Meksika’ya kadar dağılmış
olan bu hayvanlann üç türü de kazma
biçimindeki ön ayak tırnaklarıyla kendilerini
savunur.
Armadillolann en küçüğü 16 cm uzunluğunda
ve yaklaşık 100 gr ağırlığındaki pembe
armadillo (Chlamyphorus truncatus), en
irisi ise yaklaşık 1,5 m uzunluğunda ve 25 kg
ağırlığındaki dev armadillodur (Priodontes
giganteus). Bu hayvanlann ayırt edici özelliği,
oynak kemerlerle ayrılmış, sert kemik
levhalardan oluşan koruyucu sırt zırhlandır.
Bütün armadillolann düşmanlanndan korunmak
için zırhlarının içinde kıvnlarak top
gibi yusyuvarlak oldukları yolundaki yaygın
inanış doğru değildir; bu özellik yalnızca üç
kemerli armadilloya (Tolypeutes türleri) özdokuz
kemerli armadillo
Dasypus novemcinctus
dev armadillo
Priodontes giganteus
güdür. Dokuz kemerli armadilloda (Dasypus
türleri) gövdenin altına kadar uzanan
zırh hayvanı tümüyle korurken, öbür türler
yere iyice yapışarak sırt örtülerini bir kalkan
gibi kullanırlar. Armadillolann çoğu tehlike
karşısında yalnızca zırhlarına güvenmeyip inlerine
kaçmayı yeğler ya da çok iyi birer kazıcı
olduklanndan gerektiğinde hızla toprağı kazarak
kendilerini gizlerler. Küçük sürüngenleri,
amfibyumlan, öbür omurgasızları, organik
artıklan ve bazı bitkileri yiyerek
beslenen armadillolar takımın en hepçil
üyeleridir. Koku duyuları son derece gelişmiş
olan bu hayvanlann bazı türleri, toprağın
10-12 cm derinliklerindeki böceklerin
varlığını bile kokuyla bulabilir. Meksika’nın
kuzeyinden ABD’nin içlerine kadar dağılmış
olan dokuz kemerli armadillo dışındaki
türlerin çoğu Orta ve Güney Amerika’da
yaşar.
Tembelhayvanlann, rengi san ile kahverengi
arasında değişen uzun ve kaba tüyleri,
yabanıl ortamda üstlerine yapışan algler
nedeniyle çoğu kez yeşile boyanır. Uzun
bacakları ve pençe gibi kıvnk, uzun tımaklanyla
iyice kavradıkları dallardan baş aşağı
sarkarak yaşayan bu hayvanlar yerde son
derece korunmasızdır; buna karşılık çok iyi
birer yüzücü olduklanndan su yaşamına iyi
uyum sağlarlar. Tembelhayvanlar, Edentata
takımının yaşayan tek otçul üyeleridir; iki
parmaklı tembelhayvan (Choloepus didactylus)
çeşitli bitkilerin meyve, sap ve yapraklanyla,
üç parmaklı tembelhayvan (Bradypus
tridactylus) ise yalnızca Cecropia cinsinden
tropik bitkilerin yapraklarıyla beslenir.
Honduras’ın güneydoğusundan Brezilya ’
nın kuzeyine kadar dağılmış olan ve topluluk
oluşturmaksızın yalnız yaşayan tembelhayvanlar,
yaşadıklan çevreye uyum sağlayan
renkleriyle düşmanlanndan kolayca gizlenir
ve pek hareket etmedikleri için göze
batmazlar; gene de, saldınya uğradıklarında
güçlü pençeleriyle kendilerini savunabilir ve
düşmanlarını tehlikeli biçimde ısırabilirler.
Edentata takımının üyelerinde gebelik süresi,
Chaetophractus vıllosus türü armadillolarda
65 günden başlayarak iki parmaklı
tembelhayvanda 263 güne kadar çıkar. Dokuz
kemerli armadillo, bu takımın birçok
türünde görülen çokembriyonluluk ve gecikmiş
yuvalanma gibi değişik üreme olgulannı
her gebelikte yaşayan en ilginç örnektir.
Çokembriyonlulukta, döllenmiş tek bir yumurtadan
birbirinin tıpatıp eşi 2-12 kadar
embriyon gelişir (örn. dokuz kemerli armadillo
hemen her gebelikte tek yumurta
dördüzü doğurur); gecikmiş yuvalanmada
ise, yeni oluşmaya başlayan embriyon dölyatağı
duvarına gömülüp gelişmeye başlamadan
önce dölyatağının içinde aylarca serbest
olarak yüzer. Dokuz kemerli armadillo haziran-
eylül ayları arasında çiftleştiği halde,
döllenmiş yumurta kasım ayından önce dölyatağında
yuvalanmadığı için yavrular ancak
ilkbahar başlannda doğar. Yavru armadillolar
doğduktan kısa bir süre sonra yürüyebilir
ve önceleri derimsi olan zırhlan zamanla
sertleşir. Tembelhayvanlann yavrulannın
görme ve işitme duyuları doğduklan
anda bile gelişmiştir; annelerine bağımlı
olarak yaşayan ve beş ay süreyle meme
emen yavrular dokuz aylık olduklannda
kendi başlanna beslenmeye başlayabilirler.
Kanncayiyenlerin yavrulan da bir süre annelerinin
sırtında dolaşır.
Kuzey Amerika’daki Palaenodonta alttakımının
üyeleri Geç Paleosen Bölümden Oligosen
Bölümün başlarına değin (y. 55-35
milyon yıl önce) yaşamıştır. Xenarthra alttakımının
güney yankürede ortaya çıkması
da Paleosen Bölüme rastlar. Bu alttakım
evrimleşme sürecinde büyük ölçüde farklılaşmış,
armadillolara benzeyen türlerin
(örn. Gfyptodontidae familyası) ve yer tembelhayvanlannın
soyu Pleyistosen Bölüm
(y. 2,5 milyon-10 bin yıl önce) bitmeden
sona ermiştir. Kanncayiyenlerin en eski
fosilleri Miyosen Bölümden (y. 26-7 milyon
yıl önce) kalmadır. Edentata takımının en iri
türlerinden ikisi yaklaşık 500 bin yıl önce
Güney Amerika’da yaşamıştır: Yerde yaşamaya
uyarlanmış bir tembelhayvan olan
Megatherium americanum 6 m uzunluğunda,
Glyptodontidae familyasından Doedicurus
clavicaudatus ise 4 m uzunluğunda ve
yerden 1,5 m yükseklikteydi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.