DUMAN TÜTTÜRMEK

DUMAN TÜTTÜRMEK

Evlerin camlarını sıkı sıkıya kapattırıp, kadınların mantolarını üst üste düğmelettiren kavurucu soğuklar vardı ya işte o dondurucu so­ ğukların, yerini sıcak havalara terkedişine çok üzülmekteyim. ! — Niçin mi diyeceksiniz? Anlatayım: — Dinî bağları zayıf ailelerde, dondurucu soğuk lann arkasından muhafazakâr kıyafetleri gidecek de ondan.. Artık, pencere camlan sonuna kadar açılacak, ka panmak bilmeyen radyo ve pikap bangırtılanndan gece gündüz meyhane havası dinlemeye mecbur kalacak, illellah diyeceğiz. \ Halbuki, herkesin radyosu sadece kendi ihtiyacı i- \çindir; bunu sonuna kadar açarak komşularını tâciz et” inek, yambaşmdaki insanın namaz kılıp, Kur’an okuduğu sırada yüz kızartıcı şarkılarla dolu feryadları dinlemeye mecbur bırakmak katmerli bir zulüm ve komşu hakları ile bağdaşmayan bâriz bir saygısızlıktır. İnsan kendi dört duvarı arasında istediği şeyi çalıp, dinlese büe, başkalarını da aynı sarhoş nâralarmı dinlemeye mecbur bırakmaktan utanmalı, rahatsız ettiği komşusunun bedduasından çekinmelidir. Havaların sıcaklarım artırdığı geçen yaz mevsiminin bir akşamında, karşımızdaki komşunun, ¡balkonunda pikap çalarak mahalleyi meyhane havası dinlemeye mec bur ettiğini görünce, kendisine komşu haklarından bahseden îslâmj bir konuşma yapmış; — Pikabınızı, radyonuzu kendi ihtiyacınızdan fazla açarak bizi rahatsız etmeye devam ederseniz, (kapınızda duman tüttürürüm) demiştim. Masa üzerindeki pikabı­ nı bir gazete kağıdı ile gizleyen komşum: — Şu, (dtıman tüttürürüm )’ün manâsı nedir, bunu anlayamadım diyerek benden izahat istedi. Ben de ona zâten söylemeyi arzu ettiğim şu vak’ayı anlattım!. Hazret-i Musa aleyhisselâm Tur Dağı’na Allahu azimüşşan üe konuşmaya giderken yolda rastladığı bir adamdan şöyle bir rica dinlemiş: — Ya Musa, kapımızın önünde komşu hakkına itibar etmiyen zalim bir komşumuz var. Bunlar sabahlara kadar bağırır, çağırır, bizim ve çocuklarımızın evimizin içinde rahat bir nefes alıp, istirahat etmemize mâni olurlar. Şimdiye kadar bu nezaketsiz komşumuzun olanca zulüm ve işkencesine tahammül ettikse de artık sab rımız bitti. Ne olur Yâ Musa, Allah celle celâlühu’dan bu j zalim komşumuzun daha ne kadar ömrü bulunduğunu , ‘ sor da, bu anlayışsız insanların baskısına daha ne kadar 1 mâruz kalacağımızı öğrenelim?. Hazret-i Musa, mekândan münezzeh olan Allah celle celalühü ile konuştuktan sonra, yoldaki adamın zalim komşusunun daha kaç sene ömrü olduğunu sorması üzerine şu cevabı alır: — O zalim komşunun daha, bin sene ömrü vardır! Musa aleyhisselâm dönüşte yolu üzerinde heyecanla bekleyen -.adama: — Komşunun tam bin gene ömrü varmış. Allahü azimüşşan böyle bildirdi derMütevekkü ve sabırlı adam bu cevap karşısında: — HasbünePlalrü ve ni’mel’vekil! der, sabra devam etmeye karar verir! O günün sabahı bin sene ömürlü zalim komşunun kapısmda göklere doğru yükselen mavi bir duman gö­ rülür. Meğer komşu hakkına asla kıymet vemüyen zalim adam o gece sabaha karşı ruhunu teslim ettiği için suyunu ısıtmak üzere yakılan ateşin dumanıymış bu!. Mazlum adam koşa koşa Hş^ret-i Musaya gider ve sevinç içinde bin sene ömrü .olan adamm hemen öldü- . ğünü bildirir. Hayret içinde kalan Musa Peygamber bunun hikmetini sorunca, Cenabn Haktan şöyle cevap alır: — Ya Musa, o zalim komşunun hakikaten bin sene ömrü vardı. Fakat mazlum komşu bu müddeti düyunca hemen isyan bayrağını çekmedi de. «Hasbünel’lah-ü ve nimel’vekil» diyerek beni vekil tayin etti, sabra devam etmeye karar Wrdi. Beni vekil tayin eden sabırlı bir kulumun ise daha fazla üzülmesini istemem. Bunun için o zâlim komşunun ruhunu gününden evvel kabzettim!.

Sonuna kadar açtığı radyosu, pikabı ile beni rahatsız edén komşuma; — Beni rahatsız etmeye devam ederseniz, ben de « «Hasbünel’lahü ve ni’mel’vekil» der, sabretmeye karar \ veririm. Amk o zaman sizin kapıda da bir düman tü ter se karışmam, dedim. Merak ettiği «duman tüttürijrüm» ün mânâsını bu şekilde öğrenmiş olan komşum p günden bü yana radyosunu, pikabını sadece kendi ihtiyacı kadar açtığı için sağ olsun beni asla rahatsız etmedi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)