DOĞA TASVİRLERİ

DOĞA TASVİRLERİ

DOĞA TASVİRLERİ

Yağmur yağıp saçıldı Türlüg çeçek suçuldu Yinçü kabı açıldı Çından yıpar yuğruşur

Koydı bulut yağmurun Kerip tutar ak torm Kırka kodtı ol karın Akm akar enğreşür
(Bugünün diliyle:

Yağmur yağıp saçıldı. Türlü çiçek çıktı, inci kabı [inci çiçekleri] açıldı. Sandal [ağacı] misk yuğruşur [birbiriyle yuğurulmuş gibi koku saçar.]

Bulut, yağmurunu koyuverdi; o, ak ağını [bulutunu] gererek tutar. Karım kırlara döktü. Sel, [dağlardan, kırlardan] uğuldayarak akar.)
3 AŞK ŞİİRLERİ
Yığlap udu artadım Bağrım başın kartadım Kaçmış kutuğ irtedim Yağmur kibi kan saçar

Kizlep tutar sevüklük Adrış küni belgürer Başlığ közüğ yapsama Yaşın anın savrukar
(Bugünün diliyle:

[Sevgilimin] arkasından ağlayarak bozuldum; bağrımın yarasım deştim; giden kutlu günleri aradım; gözüm yağmur gibi kan saçar.

Sevgiyi gizli tutar; ayrılık günü belirir [gizli sevgiler ayrılık günü belli olur]; yaralı gözü kapama, onun yaşı fışkırır.)

(Cüt: I, II. 1939);
4

SAVLAR

(Atasözleri)

Öküz adakı bolgunca buzağı başı bolsa yik.

Kişi alası içtin, yılkı alası taştın.

Ermegüke eşik art bolur.

Avcı nece al bilse, adığ anca yol bilir.

Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynuna eğri der. Erdem başı til.

(Bugünün diliyle:

Öküz ayağı olmaktan, buzağı başı olmak daha iyi. însanm alacası içinde, hayvanın alacası dışında. Tembele eşik, yokuş olur.

Avcı ne kadar hile bilse, ayı o kadar yol bilir.

Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynuna eğri der. Erdemin başı dildir.)
(Divanü Lûgat-it Türk. çev. Besim Atalay, 1939)

Alp Er Tunga sagusundan alman dörtlüklerde ne gi’

Mehn Uzernde bi düşünceler işlenmiştir? İran – Turan savaşlarında bir İnceleme: hile sonucu öldürülen kahramana gönülden duyulan acıyı

belirten sözleri bulup gösteriniz.

2 —’Bu sagunun son dörtlüğünde «zaman» ve «ölüm» üzerine söylenen sözü .açıklayınız.

3 — ikinci parçada, ilkbaharla güz üzerine neler söylenmiş? Bu tasvirlerde söz sanatlarından hangileri, nelerin anlatımında kullanılmış?

4 — Üçüncü bölümdeki aşk şiirlerinin temalarım söyleyiniz.

5 — Bu manzumeleri nazım biçimi, ölçü ve uyak bakımından inceleyerek Türk halk şiirinin kuruluşu ve özellikleri üzerine bilgi veriniz ve bu nazım biçiminin adını söyleyiniz.

6 — Savlan açıklayınız ve buradaki düşüncelerin yıllar boyunca değerlerini yitirip yitirmediklerini belirtiniz.

— 1 —■ Kâşgarlı Mahmut, bugün adı ve yapıtı bilinen ilk bü-

: D,|. yük dil bilginimizdir. Hemen bütün Türk boylarını gez-

j ‘ miş, onlann lehçelerini, ağızlannı, bütün ayrmtılanyle in-

celemiş ve kitabında bunlara örnekler vermiştir. O çağda Türk dilinin doğuda Hakaniye, batıda Oğuz Lehçesi olmak üzere iki büyük kolda geliştiğini; Hakaniye Lehçesinin en kibar dil olduğunu söyler.

XI. yüzyılın diliyle yazılmış manzumelerde, gördüğünüz gibi, bugünkü Türk-.çemize göre epeyce değişiklikler var:

a) Kimi sözcük sonlarındaki ğ (g)’ler, Türkiye Türkçesinde düşmüştür; kutuğ -{kutu; kut, uğur, mutluluk anlamında), başlığ (başlı).

b) D-y değişmesi: Bazı sözcük ortalanndaki d’Ier, Türkiye Türkçesinde y sesine çevrilmiştir: Kadgu (kaygı), adnş (ayırış, ayrılış. Maştan: Adınlmak = ayrılmak).

c) K-g değişmesi: Kimi sözcük başlarındaki k’ler, Türkiye Türkçesinde g sesine çevrilmiştir: Kerip (gerip), kizlep (gizleyip).

ç) Sözcük başlarındaki bazı y’ler, Türkiye Türkçesinde düşmüştür: Yinçu (inci).

Sözcüklerdeki öbür değişiklikleri; bugünkü dilimizde düşmüş ya da değişmiş .olan sesleri manzumelerde bulup gösteriniz.

2 — Bu değişiklikleri «savlar»da da arayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.