DIŞADÖNÜK blş. i. ve sıf. Psikol

DIŞADÖNÜK blş. i. ve sıf. Psikol

DIŞADÖNÜK blş. i. ve sıf. Psikol

DIŞADÖNÜK

DIŞADÖNÜK blş. i. ve sıf. Psikol. İsviçreli ruhbilimci Rorschach’ın (1884-1922) ti-polojisinde ruhsal hayatı bakımından dışa dönük eğilimleri,, içe dönük eğilimlerine gore agir basan tipler.

ANSİKL. Dışadönük olanlar, toplum hayatını seven ve çevrelerinin etkilerine büyük ölçüde açık kişilerdin Bununla birlikte, bu etki uzun süreli değildir. Rorschach’ın mürekkep lekesi testinde dışadönüklerin cevaplarını lekenin hareketinden çok rengi tayin eder. (Bu tiplerin iç duyarlıklarını ölçen katsayı [quotient] l’den düşüktür.) Jung’ın tipolojisine göre, dış dünyaya açık olan ve çevrelerinin bütün değişmelerini algılayan kişiler hakkında kullanılır; ancak bu kişiler üzerinde meydana gelen etkiler kısa sürelidir. (Dışadönük tip çağrışım testinde uyarıcı kelimeye benzerlik veya karşıtlık dolayısıyle somut cevaplar verir. Jung’un tipolojisinde, dışadönük kişi içedönük kişinin karşıtıdır.)

+ Dışadönüklük blş. i. Psikol. Kişinin, dikkatini ve heyecanlarını dışa vurma eğilimi. (Zf. İÇEDÖNÜKLÜK.) [LM] DIŞADÖNÜM blş. i. Psikol. Rorschach tipolojisine göre, aynı kişide içe ^ dönüklükle birlikte bulunan dışa dönüklük eğilimi. (Jung’un dışadönüklük ile jçedönüklüğü birbirlerini karşılıklı yok eden iki ayrı karakter saydığını ayrıca belirtmek gerekir; esasen Rorschach’ın dışadönüklük diyecek yerde, dışadönüm terimini kullanması bu ayrılığı belirtmek içindir.) [L]

DIŞARI i. (esk. türk. iaj^anı’dan). Dış taraf, dış yer: Ağacın arkasından dışarıya uzanmış başı tekrar çekildi (Y. K. Kara-osmanoğlu). Fanilasının paçaları entarinin eteklerinden dışarda kalarak ayak bileklerine kadar uzanıyordu (Sabahattin Ali). || Evin dışı: Ali de dışarda yiyor (B. Felek). Penceremi kaparken bir kere daha dışarıya baktım (R. N. Güntekin). jj Taşra: Komşusunun uzun zamandan beri dışarda olan kocası gelmişti (N. Araz). || Yurt dışı: Dışarıdan otomobil ithali yasaklandı. Dışarı gitmek. II Zf. Dışa, dış tarafa: Kırk yasına kadar Edirne’den dışarı çıkmamış (ö-meı- Seyfeddin). Sessiz adımlarla ve uzun eteklerini eşikte sürüyerek dışarı süzüldü (Sabahattin Ali).

— çeş. DEY. Dışarı (dışarıya) çıkmak, büyük abdestini yapmak. || (Gözleri) Dışarı uğramak (fırlamak), korku sonucu gözleri büyümek. || Dışarı vurmak, belli etmek, açıklamak: Hep oldıiğurhuz gibi gözükmek içimizi dışarı vurmaktan çekinmemek daha da kötü değil midir? (N. Ataç). || Kapı dı-
sarı edilmek, koğulmak. || (Kendini) Dışarı atmak, hızla dışarıya çıkmak, tehlikeden kendini uzaklaştırmak: Bir silkindim, kendimi dışarı attım. Şakir Bey yataktan çıkıp doncak arkamdan koştu ama tutamadı (Sabahattin Ali). .

— Sosyol. Dışarıdan evlenme, bir aileden veya bir kabileden olmayan kişiler arasında evlenme. (Bk. ANSİKL. [Zt. İÇERİDEN EVLENME]

– ANSİKL. Sosyol. Toplumun yapısına göre dışarıdan evlenme, anne ve babalar birbirinden avrı, fakat aynı klanlara bağlı olunca ana veya baba akrabalığı dışında; öteki durumlardayse klan dışında olurdu. Dışarıdan evlenme, akrabalar arasında aynı neslin bütün fertlerine kadar genişler veya çağdaş toplumlarda olduğu gibi, sadece kız ve erkek kardeşlerin birbirleriyle evlenmelerini yasaklayıcı bir durum gösterir. Hanedanla ilgili sebepler yüzünden, sözgelişi eski Mısır’da olduğu gibi, hükümdar ailesi için dışarıdan evlenme söz konusu olmayabilirdi.

+ Dışarılı sıf. Taşrada yetişmiş. (Esanl. DIŞAUILIKLI.) [ML]

DIŞARLIK veya DI$ARLAK i. (dışarı dan dışarı-lık > dısar-lık veya dışar-lak). Taşra.

+ Dışarlıklı sıf. Taşralı, kasabalı veya köylü: Nerede oturduklarını, baba ve analarının nerede çalıştıklarını sordum. Dışarlıklı imişler (F. R. Atay). [M]

DIŞA VURMAK geçi. f. Psikol. İmgesi görünen nesneyi dışarı vurmak. (Görsel sanrılarda hasta, yalnız kendi içinde var olan bir imgeyi dışarı vurur ve onu gerçek sanır.) || Duyarlığı dışa vurma, metapsişikte duyarlığın kişinüı dışına çıkabilmesi olayı.

— ANSİKL. 1890 Yılına doğru, hipnotizmanın çok yaygıri olduğu devirde, fransız albayı Rochas hipnoz durumuna soktuğu kimseler üzerinde meydana getirdiği ve duyarlığı dışa vıırmıı adını verdiği bir olaydan bahseder. Rochas’a göre kişilerin vücut duyarlığı kendi vücutlarının dışına çıkmıştı. Onlara doğru ilerlediği ve belli bir uzaklıktan elinde tuttuğu bıçağı havaya sapladığı zaman bunlarin bıçaklanmışçasma bağırdıklarını gördü. Gerçekte Rochas’ın yaptığı, eskiden beri bilinen bir büyü olayıydı. Bugün bu deneycinin sadece bir telkin olayını gerçekleştirdiği bilinmektedir. (L)

DIŞBÜKEY blş. sıf. Dışarıya doğru çıkık ve yuvarlak: Dışbükey aynalar.

— Mat. Dışbükey fonksiyon ve eğriler. (Bk. ANSİKL.) II Dışbükey çokgen veya çok kenarlı dışbükey çizgi, bir kenarı uzatıldığı zaman, bu kenarın bir yanında kalan çokgen.

— ANSİKL. Mat. Dışbükey fonksiyon ve eğriler, y — f (x), bir (a, b) doğru parçası üzerinde sürekli ve gerçel bir fonksiyon, C de bu fonksiyonun gösterdiği grafik olsun. M, M’ ve M”, C eğrisi üzerinde apsislerinin büyüklük sırasına göre alınan üç nokta olduğuna göre, M” noktası MM’ kişisinin altında ise C eğrisi aşağıya doğru dışbükey’dır, aynı şekilde f (x) fonksyonu da (a. b) doğru parçası üzerinde dışbükey’dir.

+ Dışbükeylik blş. i. Dışbükey olma durumu; kabarık yüzey: Bir kürenin bir bardağın, bir aynanan dışbükeyliği. || Bir cismin yuvarlaklığı ve kabarıklığı: Yer’in dış-biikeyliği. (Zt. İÇBÜKEYLİK).

— Mat. Bir eğri üzerindeki içbükeyliğin

d* x

karşıtı. (Bir eğrinin dışbükeyliği, –

dy-

negatif veya pozitif olduğuna göre, y’ler ekseninin pozitif veya negatif yönüne yönelmiştir.) [LM]

DIŞDERİ blş. i. Embriyoloji. Gastrulanın dış tabakası.

— ANSİKL, Gastrulanın dış tabakalarından birçok organlar oluşur. Dışderi bir örtü dokusudur; sinir sistemi, duyu organları, deri ve türevleri (deri bezleri, kıl, tüy, tırnak, v.b.) ve bazı canlılarda sindirim borusunun ön ve son kısımları dışderiden meydana gelir. (L)

DIŞIK i. (dış’tan dış-ı-k). Kim. Yeni. Ergime halindeki madenlerin yüzeyinde toplanan madde. Eşanl.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)