DHYAN

DHYAN

murakaba

murakaba

DHYAN i. Dikkati bir noktaya toplama, murakabeye dalma, çevre ile ilgiyi kesme yöntemi; Yoga okuluna bağlı hint filozofları ile Buddha’cılar bu yöntemle ruhlarına, düşüncenin dalgalanışlarını durduran, karşı konulmaz bir güç kazandırırlar. (Bu yöntem VI. yy.a doğru çan adiyle Güney Çin’e geçmiştir.) Bk. BODHİDHARMA. (L)

Dhyani-Bodhisattva, murakabe, kendi iç âlemine dalma boddhisatvası. (L)

Dhyani-Buddha, murakabe, kendi iç âlemine dalma Buddha’sı. (L)

—DI, —Di, DU, —DÜ, —Tl, Ti, —TU, —TÜ, fiil çekimlerinde görülen geçmiş zaman (esk. şuhûdî mâzi) eki: Çal-dı, bildi, sor-dıı, gör-dü, çık-tı, git-ti, yut-tu, sürttü. (Bk. Ft İL çekimi). Eskiden, ayrı bir yardımcı fiil olarak çekilen imek sonraları kelimelere eklendi: Güzel idi > güzel di. Bu ekler sonuna geldiği kelimenin son ünlüsüne uyar. Son ünsüzüne göre de d veya t harfiyle başlar. (M)

HK i. (ar. dıhlf.). Esk. Gülme. || Dıhk-âver, güldüren, güldürücü. (M)

—DİK, —DİK, —DUK, —DÜK, —TIK, TİK, —TUK, —TÜK, geçmiş zaman partisip eki: bil-dik, tanı-dık, bak-tık-ı-mız > baktığımız, dök-tük-ü > döktüğü v.b. özellikle iyelik eki olarak kullanılışı dikkati çeker. Bk. PARTİSİP. (M)

DILAK i. Bk. BIZIR. *

DILI i. Bk. KENAR.

DILI veya DİL’ i. (ar. dıV). Mat. Esk. Kenar: Fakat onlar da alelâde dört dılılı bina fikrinde kalıyorlardı (A. H. Tanpınar).

|| Yan yüz. || Karekök. || Kürede segment. || Dıl’-ı kaim, dik kenar. || Dıl’-ı mücessem, cisim kenarı. || Dıl’-ı zâvıye, açı kenarı.
— Anat. Esk. Kaburga kemiği. || Dıl-ı kâ-zib, bir ucu boşta olan kaburga kemiği. || Dıl-ı sahih, göğüs kemiğine bağlı yedi kaburga kemiği. (M)