Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

dergi

düzenli aralıklarla yayımlanan,
belirli bir ya da birkaç ilgi alanına ilişkin
haber, makale, deneme, inceleme, araştırma
ve eleştiri gibi yazıları, çeşitli edebi
ürünleri ya da belirli konulara yönelik
derlemeleri içeren ve genellikle resimli olan
basılı yayın. Tarihsel kökleri el yazması
kitapçık, el ilanı, balad, halk masalı ve
almanaklara kadar inmekle birlikte, gerçek
anlamda dergiler Batı’da basımcılığın gelişmesinden
sonra çıkmaya başlamıştır. Zamanla
kitap ile gazete arasında geniş bir
alanı dolduran dergiler, günümüzde biçim
ve içerik açısından çok değişik türlere
ayrılmıştır.
İlk dergiler. Bilinen en eski dergi olan ve
Hamburg’da yayımlanan Erbaufiche Monaths-
Unterredungen’i (1663-68; Örnek Aylık
Düşünceler), çok geçmeden öteki Avrupa
ülkelerinden çıkan benzer yayınlar izledi.
Bilim alanındaki gelişmeleri tartışma ve
yayma gereğinden doğan bu ilk dergiler,
hemen her alana ilişkin yazıları kapsıyordu.
Bu arada düzenli kitap kataloglarına eklenen
eleştiri yazılarıyla edebiyat dergileri
yönünde ilk adımlar atıldı. İnsanları eğlendirmeye,
meraklarını gidermeye ve yararlı
öğütler vermeye yönelik hafif dergi türü1672’de yayımlanan Mercure Galarıf la başladı
ve kısa sürede tutuldu.
18. yüzyıldaki gelişmeler. Yüzyılın başında
okuryazarlığın ve yeni düşüncelere ilginin
artmasıyla, dergiler daha oturmuş bir yapı
kazandı. İngiltere’de okuyucuları aydınlatmaya
ve yönlendirmeye yönelik Review
(1704-13), The Tatler (1709-11) ve The
Spectator (1711-12, 1714) gibi kısa aralıklarla
çıkan dergiler olağanüstü bir etki yarattı.
Sonraki dergilerde dönemin edebi ve siyasal
çekişmelerini yansıtan deneme ve makaleler
ağırlık kazandı. Sansürün daha ağır olduğu
öteki Avrupa ülkelerinde ise edebiyat dergileri
öne çıktı. Schiller’in Die Horen’i
(1795-97) ve Goethe’nin Propylaeıi’i (1798-
1800) gibi dergiler yeni edebiyat akımlarına
öncülük etti. Alman dergiciliğinin babası
sayılan F. J. Bertuch’un kurduğu Allgemeine
Literatür-zeitung (1785-1849) kalıcı bir iz
bıraktı. Rusya’da dergicilik Petersburg Bilim
ve Sanat Akademisi’nin aydınlar için
çıkardığı aylık bir yayınla başladı. II. Yekaterina
muhalif yayınlara karşı Olla Podrida
(1769-70) adlı bir dergi çıkarma yoluna gitti.
Âmerika’da eğlendirmeye dönük yerel yayınlar
düzeyinde gelişen dergilerin en
önemlileri American Museum (1787-92) ve
New-York Magazine’ di (1790-97).
19. yüzyıl ve kitlesel yayınlar. 1830’larda
daha geniş okuyucu kitlesine ulaşmak amacıyla
çıkarılan ilk ucuz dergilerin eğiticilik
işlevi, zamanla yerini değişik konularda
ilginç bilgiler verme ve oyalayıcı konuları
işlemeye bıraktı. Bazıları aile, kadın ve
çocuk gibi belirli kesimlere seslenen bu
dergilerde resimlere bolca yer verilmeye
başladı. Bu arada kolay okunan hafif edebiyat
dergileri de yaygınlaştı. Fiyatların düşmesine
paralel olarak artan satışlar, reklamların
bu alanda da boy göstermesine yol
açtı. Avustralya, Hindistan ve Çin gibi Batı
etkisine açılan ülkelerde ilk dergiler 19yüzyılda çıkmaya başladı.
Aile bağının idealleştirildiği bu dönemde
kadın dergileri başlıbaşına bir tür olarak
gelişmeye başladı. Giderek ev işleri, mutfak
ve giyim konularında yararlı bilgilere ağırlık
veren bu dergiler, görgü ve moda
alanında da yol göstericilik işlevini üstlendi.
The Lady (1885), Harper’s Bazar (1867,
1929’dan sonra Harper s Bazaar) ve Vogue
(1892) gibi nitelikli dergiler köklü yayınlar
olarak öne çıktı.
Aynı dönemde edebiyat ve düşün dergileri
çeşitli güncel sorunların tartışıldığı forumlar
olarak büyük önem kazandı. Ingiltere’de
The Edinburgh Review (1802-1929) ile başlayan
bu dergi türü, Quarterly Review
(1809-1967), Spectator (1828), Saturday Review
(1855-1938), Contemporary Review
(1866) gibi örneklerle siyasal akımlarla
özdeşleşmeye* başladı. Shelley, Keats ve
Dickens gibi şair ve yazarlar ürünlerini
edebiyat dergilerinde yayımlamaya yöneldi.
Bu arada bilimsel düşünceleri yaymayı
amaçlayan Nature (1869) ve İngiliz yaşam
biçimini alaycı bir yaklaşımla ele alan
Punch (1841) yayın dünyasında seçkin bir
yer edindi. Fransa’da Revue des Deux
Mondes (1829) ve rakibi olan La Revue de
Paris (1829) düşün yaşamına damgasını
vuran dergiler oldu. Almanya’da kitap yayımcısı
F. A. Brockhaus’un çıkardığı Literarisches
Wochenblatt (1820-98) büyük başarı
kazandı. Sonraki dergiler içinde en çok
tutulanlar tutucu Deutsche Rundschau
(1874) ve liberal Freie Bühne (1890) oldu.
İtalya’nın en etkili edebiyat ve düşün dergileriNuova Antologia (1866) ve La Cultura’ydı
(1881-1935).
ABD’de yerel düzeydeki ilk edebiyat dergileri
Avrupalı yazarların tanınmasında
önemli rol oynadı. Harper s New MonthlyMagazine (1850, sonradan Harper’s Magazine)
ve The Atlantic (1857, sonradan
Atlantic Monthly) en yetkin edebiyat dergileri
durumuna geldi. Buluşları özendirmeye
çalışan Scientific American (1845), bilimsel
düşünceleri yaymayı amaçlayan Popular
Science Monthly (1872) ve keşif seferlerini
destekleyen National Geographic Magazine
(1888) büyük ilgi gördü.
17. yüzyılda yayımlanmaya başlayan bilimsel
uzmanlık dergileri, 19. yüzyılda yeni
araştırma alanlarının açılmasıyla daha yaygın
bir tür durumuna geldi. Gelişmiş ülkelerde
Lancet (1823), Mining Journal (1835)
ve Solicitors Journal (1857) gibi meslek
dergileri, dayanışma ve bilgi alışverişinin
yanı sıra yeni gelişmelere de öncülük etti.
20. yüzyıl. Teknik yenilikler ve artan
okuyucu kitlesi nedeniyle yüksek tirajlara
ulaşan dergiler, maliyetlerini karşılamak
için giderek reklam gelirlerine dayanmaya
başladı. Bu arada dergilerin, konuları ve
ulaştıkları kitleler açısından belirli malların
tanıtılmasına elverişli olanaklar sunması,
reklamcıların bu alana ilgisini daha da
artırdı. Özellikle ABD’de popüler dergiler,
pazarlama sisteminin bir parçası durumuna
geldi. Reklam ajanslarının çarpıcı görüntüler
sunma çabası, dergileri sayfa düzenlerine
daha çekici bir biçim vermeye yöneltti.
Renkli baskıya geçilmesinde reklamcıların
önemli etkisi oldu. Öte yandan reklamcıların
mali baskısı zamanla dergilerin içeriğini
ve yayın politikasını etkileyecek bir boyuta
ulaştı. 1930’larda bazı ünlü süpermarketler
dağıtımını doğrudan yaptıkları dergiler çıkarmaya
başladı; bazı ticari kuruluşlar yayın
dünyasına girdi. Bazı genel dergilerin
20. yüzyıl başlarında benimsediği toplumsal
sorunların üzerine gitme eğilimi, mali çevrelerin
de baskısıyla gerileyerek yerini kısa ve
özlü habercilik, özel yazı dizileri gibi eğilimlere
bıraktı. Reklam piyasasından dahabüyük pay alma çabası, satışlarını artırmak
isteyen bazı dergileri özel abone indirimi
gibi yöntemlere yöneltti. Ama bir süre
sonra yüksek tirajın yol açtığı maliyet
fazlası reklam gelirleri ile karşılanamayacak
boyuta ulaştı. 1930’lardan sonra genel dergiler
giderek gerileme sürecine girdi. Benzer
koşullardan etkilenen kadın dergileri,
yeni beğenilere uygun olarak ilgi alanlarını
genişletme yoluna gitti. Doğrudan genç
kızlara seslenen dergiler yaygınlaştı. Bu
arada gazeteler de pazar ekleriyle bir ölçüde
dergicilik alanına girdiler. Özellikle I.
Dünya Savaşı’ndan sonra hızlı bir siyasal ve
toplumsal değişimin yaşandığı Asya, Afrika
ve Güney Amerika ülkelerinde dergicilik
alanında da canlı bir gelişme görüldü; ABD
ve Avrupa’da olduğu gibi, değişik alanlarda
birçok dergi ortaya çıktı.
20. yüzyılın toplum yaşamına getirdiği hızlı
tempo kısa yoldan bilgi edinme gereğine
uygun yeni dergi türlerinin doğmasına zemin
hazırladı. Bunun ilk örneği haber
dergiciliğine öncülük eden Amerikan dergisi
Time (1923) oldu. Güncel olayları bütünsel
bir gelişme içinde sunmayı, sağlam
haber kaynaklarına dayanmayı ve bağımsız
bir yayın çizgisi izlemeyi temel alan bu
derginin başarısı, zamanla haber dergilerinin
bütün dünyada yaygınlaşmasına yol
açtı. ABD’de Business Week (1929) ve
Newsweek (1933), İngiltere’de News Review
(1936), Fransa’da L ’Express (1953), AFC’
de Der Spiegel (1947), İtalya’da Panorama
(1962) çıktı. Fotoğraf ve baskı tekniklerinin
sunduğu yeni olanakların ürünü olan resimli
haber dergilerinin en etkilisi olan Life
(1936-72; 1978) başlıbaşına bir çığır açtıDaha hafif bir yaklaşımı benimseyen bu
türün öteki önemli örnekleri Look (1937-
71, 1979), Quick (1949-53), Paris-Match(1949), Der Stern (1948), Oggi (1945) ve
Epoca (1950) oldu.
ABD’de 20. yüzyıl başlarında çıkan ve
başka kaynaklardan alınan yazıların özetlenerek
sunulmasına dayanan dergiler içinde
Reader’s Digest (1922) başlıbaşına bir yer
edindi. Her kesime uygun ve her zaman
okunabilecek konular işleme ilkesinden yola
çıkan bu dergi, 1939’da denizaşırı ülkelerde,
ertesi yıl da yabancı dillerde baskıya
başlayarak 1980’lerde 13 dilde 18 milyonluk
bir satışa ulaştı. Bu arada yazılar için izin
almada ortaya çıkan sorunlar, dergi yöneticilerini
1933’ten sonra ısmarlama yazılar
hazırlatmaya ve “özet” olarak yayımlama
hakkı karşılığında başka dergilere vermeye
yöneltti. Bu yoldan dergileri egemenlik
altına almakla suçlanan Reader’s Digest, II.
Dünya Savaşı’ndan sonra “Amerikan kültür
emperyalizmi”ni yaydığı yolunda eleştiriye
de uğradı. 20. yüzyılın ikinci yarısına doğru
yaygınlaşan cep dergileri büyük ölçüde bu
türün özelliklerini benimsedi. Bu arada
resimlerin daha büyük yer tuttuğu Tempo
(1950), People Today (1950) ve Jet (1951)
gibi küçük boyutlu haber dergileri de büyük
başarı kazandı.
Başlıbaşına bir sanayi durumuna gelen
dergicilik günümüzde çok geniş bir alana
yayılmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında
uzmanlık alanlarına göre daha da çeşitlenen
mesleki, ticari ve teknik dergiler, kendi
alanlarındaki en son gelişmeleri aktarır ve
temsil ettikleri kesimin çıkarlarını savunur.
Sınırlı bir tirajları olmakla birlikte, reklamcılara
belirli tüketici çevrelere doğrudan
ulaşma açısından geniş olanaklar sunar.
Konularında uzman yazarların makalelerine
yer veren bu dergiler, yetkin baskılarıyla dadikkati çeker.
Özel okuyucu kitlelerine seslenen dergilerin
önemli bir türü de siyasal, toplumsal ve
dinsel topluluklarca çıkarılan dergilerdir.
Genellikle belirli bir örgütlenmeyle bağlantılı
olan siyasal dergilerde, öğreti tartışmaları
ve siyasal etkinliklere ilişkin haberler en
önemli yeri tutar. Elektronik, bilgisayar,
fotoğraf ve otomobil gibi hobileri ve çeşitli
spor dallarını temel alan dergiler de yaygın
bir okuyucu kitlesine seslenir. Değişik konuları
işleyen serüven ve çizgi roman dergileri,
televizyonun bu alanda sağladığı üstünlüğe
karşın, önemli bir eğlenme ve oyalanma
aracı olmayı sürdürmektedir. Sinema ve
televizyonun artan etkisi bu yayınları konu
olan dergileri doğurmuştur.
20. yüzyılın değişen koşulları altında eski
parlak günlerini yitiren siyasal-kültürel ve
edebi nitelikli düşün dergileri, gene de etkili
yayın araçları olarak önemlerini korumaktadır.
İngiltere’de bu türün oturmuş örnekleri
arasında Times Literary Supplement (1902),
International Affairs (1922), Political Quarterly
(1930), Spectator (1828) ve New Statesman
(1913) sayılabilir. Güncel sorunları
işleyen dergilerin başında ise The Economist
(1843), The Listener (1929), New
Scientist (1956) ve New Society (1962) gelir.
Bu arada bazı tanınmış yazarların öncülük
ettiği The Egoist (1914-19), London Mercury
(1919-39), Criterion (1922-39), Adelphi
(1923-55) ve New Writing (1936-46) gibi
edebiyat dergileri de kalıcı izler bırakmıştır.
Son yılların en tanınmış düşün dergisi ise
Encounter’dır (1953).
ABD’de İngiliz düşün dergilerini örnek
alan dergilerin en tanınmışları Political
Science Quarterly (1930), American Scholar
(1932), Foreign Affairs (1922) ve Arts inSociety’dir (1958). The Nation (1865) yayınını
sürdüren en eski genel siyasal dergi
olarak dikkati çeker. Toplumsal sorunların
üzerine giden Liberator (1918-24). Freeman
(1920-24, 1950-54) ve New Masses (1926-48) gibi dergiler ve savaş sonrasında yükselen
tutuculuğu temsil eden Reporter (1949-
68) ve National Review (1955) gibi dergiler,
siyasal nitelikli yayınlar olarak önem taşır.
Başlıca edebiyat dergileri arasında ise The
Atlantic ve Harper’s dışında American Mercury
(1924), Saturday Review (1924) ve The
New Yorker sayılabilir.
Edebiyat dergilerindeki zenginliğiyle öne
çıkan Fransa’da II. Dünya Savaşı sonrasında
yayımlanan en etkili dergiler Les Temps
modernes (1945), La Table ronde (1948) ve
Les Lettres nouvelles’dir (1953). Almanya’
da Die Fackel (1899) ve Die neue Gesellschaft
(1903-07) gibi radikal dergiler yüzyılın
başında büyük bir etki göstermiştir.
Savaş sonrasının en etkili dergisi ise Die
Zeit olmuştur. SSCB’de çıkan Literaturnaya
Gazeta (1929) ve Novi Mir (1925) edebiyat
ile siyasetin iç içe geçmişliğini yansıtır.
Türkiye’de dergiler, ilk Osmanlı dergileri
Tanzimat döneminde Batılaşmanın bir
uzantısı olarak ortaya çıktı. İlk dergi olan
Vekâyi-i Tıbbiye (1849), halkın sağlık konusunda
eğitilmesini de amaçlamakla birlikte,
tıbbi olayları, ilaç ve tıbbi malzemeleri
tanıtan telif ve çeviri yazılara yer vermesi
bakımından bir meslek dergisi niteliğindeydi.
1862’de Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’
nin yayın organı olarak yayımlanmaya başlayan
Mecmua-i Fünun, fen bilimlerinin
yanı sıra toplum bilimlerine ilişkin yazılara
da yer verdi. Belirli bilim dallarının tartışıldığı
bir forum işlevini üstlenerek bilim dili
oluşmasına katkıda bulundu. 1860’larda
çıkan Mir’at (1862), Mecmua-i İber-i İntibah
(1862), Mecmua-i İbretnüma (1865)
gibi dergilerin en uzun ömürlüsü, askeri
konularda inceleme, harita ve şemalar yayımlayan
Ceride-i Askeriye (1864-1922) oldu.
Dağarcık (1871-72), bu dönemde yayımlanan
birçok dergi gibi edebiyata, fen ve
toplum bilimlerine yer verdi. 19. yüzyılınikinci yarısında doğrudan belirli bir alana
yönelik ya da belirli konulara ağırlık veren
dergiler de yayımlandı. Mecmua-i Ebuzziya
(1880) bir edebiyat ve düşün dergisiydi.
Başlangıçta eğitici ve eğlendirici yazılara
yer vererek bir tür aile dergisi olarak çıkan
Servet-i Fünun (1891), daha sonra edebiyat
akımlarına öncülük etti. 1895’te çıkan Musavver
Malumat ise Servet-i Fünun’u eleştiren
yazılara yer verdi.
1908’de II. Meşrutiyet’in getirdiği göreli
özgürlük ortamında dergilerin sayısında
önemli bir artış oldu. Bilim, sanat, iktisat,
müzik gibi alanlara özgü yeni dergiler
yayımlandı. 19. yüzyıl dergilerine oranla
daha küçük boyutlarda çıkan bu dönem
dergilerinin çoğu kısa süre yayımlanabildi.
Dergiciliğin Anadolu’da yaygınlık kazanması
da bu dönemde oldu. 1908’de çıkan
Ulûm-ı İktisadiye ve İçtimaiye Mecmuası,
liberal ekonomiyi savunan bir iktisat dergisiydi.
İktisadiyat Mecmuası (1915) ise liberal
ekonomiye alternatif olarak “milli iktisat”
politikasını savundu. Belirli bir örgütlenmeyle
ya da siyasal akımlarla bağlantılı
ilk siyasal dergiler de II. Meşrutiyet döneminde
yayımlandı. Türk Yurdu (1911) ve
Sebilü’r-Reşad, siyasal-kültürel ve edebi
nitelikli düşün dergileriydi. Beyanü’l-Hak
(1908), Genç Kalemler (1911), Halka Doğru
(1913), Türk Sözü (1914), Edebiyat-ı
Umumiye Mecmuası (1916-19) ve Yeni Mecmua
(1917) da çeşitli akımları temsil
ediyordu.
İlk kadın dergisi İnsaniyet’in 19. yüzyılın
sonlarında çıkmasına karşın, kadın dergiciliğinin
ayrı bir tür olarak gelişimi 20.
yüzyılın başlarında oldu. Mehasin (1908),Demet (1908), Kadın (1908-09) dergilerini
1911’de çıkan Kadın izledi. Bu dergi edebi
konuların yanı sıra, daha çok moda, ço163cuk bakımı ve eğitimi gibi konulara yer
verdi. Kökleri 1852’de çıkan Boşboğaz Bir
Âdem’e değin uzanan mizah dergiciliğinin
II. Meşrutiyet’ten önceki en önemli temsilcisi
Diyojen’di. Kalem (1908) ve Cem (1910)
ise, Batılı anlamdaki ilk mizah dergileriydi.
Cumhuriyet döneminde 1923’ten önce çıkan
bazı dergilerin yayımı sürerken, siyaset,
mizah, edebiyat ve düşün dergilerinin yanı
sıra yeni tür dergiler de yayın hayatına
girdi. Aydınlık (1921-25) dergisi toplumcu
düşünceyi, Resimli Ay (1924-28) toplumcu
edebiyatı savundu. 1932’de düşün dergisi
olarak çıkan Kadro, Kemalist rejimin kendi
açısından ideolojisini üretmeyi amaçlamıştı.
Ülkü (1933-49), Yeni Adam (1933-78), Fikir
Hareketleri (1933-40) başka önemli düşün
dergileriydi. Ankara Halkevi’nin yayın organı
olarak çıkan Ülkü, CHP’nin ideolojisini
yaymaya çalışırken, Fikir Hareketleri tek
parti yönetimini ve toplumcu öğretiyi eleştiren
bir dergi olarak yayımlandı. 1933’te
çıkan Varlık, en uzun ömürlü edebiyat,
düşün ve sanat dergisi oldu. Yücel (1933-
48), Ağaç (1936), Kültür Haftası (1936),
Kalem (1938-39) dergilerini daha sonraki
yıllarda yeni edebiyat ve düşün dergileri
izledi. Yurt ve Dünya (1941-44), Adımlar
(1943-44) ve Gün (1945-46) toplumcu akımın,
Büyük Doğu (1943) İslamcı hareketin
başlıca temsilcileriydi. Reader’s Digest’i örnek
alan Bütün Dünya (1948), başka kaynaklardan
alınma yazıların özetlenerek sunulduğu
tek dergi oldu.
1950’lerde yeni bir tür olarak haber dergiciliği
ortaya çıktı. Türkiye’de bu türün
öncüsü, Time dergisini örnek alan Akis
(1954-67) oldu. Bu dergiyi Kim (1958-65)
dergisi izledi. Sonraki yıllarda haber dergiciliği
Yankı (1971), Nokta (1983) ve Yeni
Gündem (1983) ile sürdü. Belirli akımlarla
ya da örgütlerle bağlantılı dergiciliğin asıl
gelişimi de 1960’larda oldu. Yön (1961) butür dergiciliğin öncüsüydü. Daha sonra
Türk Solu (1967), Aydınlık (1968-71) gibi
dergiler yayımlandı. Akbaba (1922-77), Karikatür
(1936-48) gibi dergilerle süren mizah
dergiciliği, 1972’de çıkan Gırgır’la yeni bir
aşamaya vardı. Siyasal ve toplumsal konuları
ön plana çıkaran Gırgır, en geniş okur
kitlesine ulaşan ilk mizah dergisi oldu.
Milliyet Sanat Dergisi (1972), Hürriyet Gösteri
(1980) ve Sanat Olayı (1981), sanat
ağırlıklı dergiler olarak yayımlandı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

XİPHOSURUS POLYPHEMUS

Denizde yaşayan, duyargasız, solungaçlı, Atlas okyanusu’nun Amerika kıyılarında yaygın eklembacaklı. (Bedeni iki bölümden oluşan bir ...