dergâh

(Farsçada “kapı yeri”), t e k k e olarak
da bilinir, İslamda tarikat etkinliklerinin
yer aldığı yapı. Kadirihane ve Mevlevihane
örneklerinde olduğu gibi, bazen tarikatlara
göre adlandırılırlar.
Dergâh genellikle küçük bir ahşap yapıdır.
Ama tarikatına, merkezle olan ilgisine ve
gereksinime göre gerek adı, gerek yapısal
özellikleri değişiklikler gösterebilir. Merkezdergâha “âsitane” denirken, küçük dergâhlar
“zaviye” olarak adlandırılır. Dergâh,
gereksinime göre küçük bir mescit, bazen
de çeşitli bölümleri içeren geniş bir yapı
biçimindedir. Örneğin bir Mevlevi dergâhında
semahane, türbe, çilehane, derviş
odaları (hücreler), selamlık, harem, kiler ve
mutfak, kahvehane (ocak), kafes ve matrab
adlarını taşıyan 10 bölüm vardır. Bektaşilikte
ise pirevi 12 bölümden oluşur.
Dergâhlar, yalnızca tasavvuf eğitiminin
yapıldığı yerler değildir. Gerektiğinde aşevi,
han, kervansaray gibi işlevler de üstlenmişlerdir.
Ayrıca, özellikle Osmanlı Döneminde,
başta hat sanatı, edebiyat ve müzik
olmak üzere güzel sanatların beslenip geliştiği
merkezler olmuşlardır. Bir yandan,
özellikle sınır boylarında kurulmuş olanları
(ribat), savunma açısından önemli bir görevi
yerine getirirken, bir yandan da ahi
zaviyeleri gibi ekonomik yaşamın düzenlenmesine
katkıda bulunmuş ve hastane (miskinler
tekkesi), spor kulübü (okçular tekkesi)
gibi işlevler de üstlenmişlerdir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.