derbend

Osmanlı Devleti’nde karayolu ve
ulaşım güvenliğini sağlayan karakol.
Derbendler, dağ, geçit, köprü, kavşak gibi
yol ve ulaşım açısından stratejik noktalarda
kurulurdu. Bunlar yolun önemine göre
küçük kale biçiminde olduğu gibi, han ve
kervansaraylar da derbend olarak kullanılırdı.
Yol güvenliği bulunmayan yerler,
halkın ya da yerel yöneticilerin başvurusu
üzerine başkentten gönderilen görevlilerce
incelenerek derbend kurulmasının gerekliliği
saptanırdı. Bu durum Divan-ı Hümayun
Mevkuf at Kalemi’ne işlenir, bölge yöneticileri
ile kadılarına da bir fermanla bildirilirdi.
Aynca derbendde görevli olarak çalışacak
derbendçilere birer belge verilirdi.
Derbendin çevresindeki köylerin bütün
yükümlüleri derbendçi yazılır, geçit ve derbendi
gözetmek, yolların onarım ve bakımını
yapmak, güvenliği sağlamak gibi hizmetleri
karşılığında avanz-ı divaniyeden bağışık
tutulurlardı. Derbendçilere başka görevlilerin
karışmaması, vergi ve angarya isteğinde
bulunmaması bir yasa gereğiydi. Bu tür
isteklerle karşılaşan derbendçiler beratlarını
gösterir, gerekirse kadıya başvururlardı.
Derbendçilik, II. Murad (hd 1421-51) ve
II. Mehmed (hd 1451-81) dönemlerinde
oldukça gelişmişti. Yol güvenliğinin birinci
derecede önem kazandığı 17. yüzyılda ise
derbendçiler tekalif-i şakkadan da bağışık
tutuldular. Ama giderek artan kalabalık
eşkıya baskınları önlenemez hale gelince
birçok derbendçi, gece ve gündüz tutulan
derbend nöbetini ağır bularak başka yerlere
göçmeyi yeğledi. Bu biçimde derbendçiliği
bırakanlardan rüsum-ı raiyet- adı altında
vergi alınmaya başladı. 18. yüzyılda daha da
yetersiz kalan derbendçiler, mal ve can
kayıplarından sorumlu tutulmamak için çoğu
keç eşkıya ile işbirliği yolunu seçtiler.
Derbendler, kaza ve sancaklarda bulunan
derbend başbuğunun ya da ağasının buyruğundagörev yaparlardı. Derbend ağasının
buyruğunda bir neferler müfrezesi ile derbend
kethüdası, alemdar, çavuş, kâtib gibi
görevliler vardı. Derbendden geçen yolcu
ve yük kervanlarından yasal tarifelere göre
derbend resmi alınması derbend ağasının
göreviydi. Bu vergi, yüksüz binek hayvanı
ile kişi başına 20, yüklü hayvanla geçenler
için 40, yük arabaları için de 80 akçeydi. Bu
miktarlar 19. yüzyılda artırıldı ve derbend
resimlerinin toplanması işi de mültezimlere
verildi. Derbend resminin bir kez ödenmesi
koşuluna da son dönemlerde uyulmayarak
yolculardan her derbendde ayrı ayrı vergi
alınması yoluna gidildi; bu da iç ticareti
olumsuz yönde etkiledi.
Tanzimat Dönemi’nde, işlevini yitirdiği
için derbendler kaldırılarak yerine karakollar
kuruldu. Yol ve ulaşım güvenliğinin
sağlanması da zaptiye örgütüne bırakıldı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)