denizşakayığı

d e n îz g ü l ü olarak da bilinir,
Cnidaria (knidliler) filumunun Anthozoa
(mercanlar) sınıfının Actinaria takımını
oluşturan ve bir yüzeye bağlanarak yaşayan,
çiçeğe benzer deniz omurgasızlarının
ortak adı. Bütün denizlerde, gelgit bölgelerinden
10 bin metreyi aşan derinliklere
kadar her ortamda bulunan denizşakayıklarının
bazı türleri az tuzlu sulara da uyum
sağlamıştır. En renkli, en iri örneklerine ve
en zengin tür çeşitliliğine sıcak denizlerde
rastlanır. Denizgülü (Actinia), Tealia gibi
çok renkli cinsleri Akdeniz, Atlas Okyanusunun
kuzeyi, Baltık Denizi gibi daha serin
ve soğuk sularda yaşar; bunlardan Actinia
equina İstanbul Boğazına kadar yayılmıştır.
Denizşakayıklarmm, çapı ve uzunluğu birkaç
milimetreden başlayarak 1,5 m’ye kadar
ulaşan 1.000’i aşkın türü vardır. Stoichactis
cinsi yalnız denizşakayıklanmn değil
knidlilerin de en iri örneklerini kapsar.
Silindir biçimindeki gövdeleri bazı türlerde
kaim ve kısa, bazılarında, ince ve uzundur.
Gövdenin üst ucunda bulunan ağız, genellikle
renkli, çiçek yapraklarını andıran dokunaçlarla
çevrilidir. Bu uzantıların sayısı
türe göre değişirse de çoğu zaman altınınkatları kadardır. En çok sarı, yeşil ve mavi
renklerde olan denizşakayıkları, gövdenin
alt ucundaki ayak diskleriyle kaya, iskele
kazığı, denizkabuğu ya da bir yengecin sırtıgibi sert yüzeylere bağlanarak yaşar. Birçoğu
pek seyrek olarak hareket eder; bazıları
ise ara sıra ağır ağır sürünerek ya da takla
atarak yer değiştirir. Edwardsia, Halcampa,
Peachia gibi bazı cinslerin üyelerinde ayak
diski yoktur; bunlar, yalnız ağızları ve
dokunaçları dışarda kalacak biçimde bütün
gövdelerini dipteki kuma ya da çamura
gömerler. Minyas cinsinin üyeleri ise ters
dönerek, ağızları aşağıda olmak üzere yüzeye
yakın kesimlerde yüzerler. Denizşakayıklarının
iskeleti yoktur, ama gövdelerini
dıştan saracak boynuzsu bir madde salgılayabilir
ya da salgıladıkları yapışkan bir
maddeyle kum tanelerini, denizkabuğu parçalarını
birleştirerek kendilerine koruyucu
bir kılıf yapabilirler.
Denizşakayıkları, dokunaçlarındaki yakıcı
kapsüllerle avladıkları balık ve öbür deniz
hayvanlarıyla, bazıları ise yalnızca mikroorganizmalarla
beslenir. Kendileri de deniz
salyangozlarına, denizyıldızlarına, yılanbalıklarına
ve morinalara yem olur.
Türlerin çoğu ayrı eşeylidir. Genellikle
erkeğin denize boşalttığı spermalar dişinin
döktüğü yumurtaları suda döller; yalnız
Halcampa ve Actinia (denizgülü) gibi birkaç
cinste, dişi, erkeğin spermalarını gastrovasküler
boşluğuna alır ve yumurtalar dişinin
içinde döllenir. Eşeysiz üreyen denizşakayıklarmdan
Anemonia cinsinin üyelerinde
erişkinin gövdesi uzunlamasına ikiye bölünür
ve her iki yandan yeni birer birey
gelişir; Metridium cinsinin üyelerinde ise
parçalara aynlan ayak diskinden yeni bireyler
oluşur.
Denizşakayıkları genellikle başka canlılarlayakın ilişki içinde yaşar. Pagurus arrosor
türünden bir yengeç, yuva olarak kullandığı
bir denizkabuğunun üstünde Calliactis cinsinden
tek bir denizşakayığı taşır; yengeç bu
kabuğa sığamayacak kadar büyüdüğünde,
denizşakayığı ile birlikte yeni bir yuvaya
taşınır. Eupagurus prideauxi türü yengeç ileAdamsia palliata türü denizşakayığı da ayrılmaz
bir ikili oluşturur. Öte yandan,
Premnas ve Amphiprion cinsinden balıklar
da Stoichactis, Radianthus ve Discosoma
cinsinden denizşakayıklarmm dokunaçları
arasında yaşar ve başka balıkları öldürebilecek
kadar zehirli olan bu dokunaçlardan
hiçbir zarar görmez. Buna karşılık, aynı
türden bile olsa başka bir denizşakayığı
kendi konuğu olmayan bu balıkları zehirleyerek
yiyebilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.