DENİZLERİN HAKİMİ OSMANLILAR

DENİZLERİN HAKİMİ OSMANLILAR23

Kanunî devrinde Barbaros Hayreddin Paşanın Osmanlı hizmetine girmesiyle donanma, dünyanın en büyük ve kudretli deniz gücü haline gelmiş ve 1538 yılında Prevezede kazanılan muazzam zafer, Akdeniz’de artık Osmanlıların hükmünün geçeceğini dost düşman herkese göstermişti.1

Kuruluştan Yükselişe Denizlerde Osmanlılar1

Tarih boyunca kurulmuş Türk-İslam devletlerinin en kudretlisi ve muhteşemi Osmanlı Devleti’dir. Üç asır boyunca güçlü teşkilat ve ordusuyla cihana hükmeden bu devlet, hiç şüphesiz o orduya paralel olarak muazzam bir donanmaya da sahip olmuştu. Komşu beyliklerin tecrübelerinden istifade ile başlayan Osmanlıların denizcilik macerası gün gelmiş, Preveze’de büyük bir Haçlı donanmasına boyun eğdirecek güce ulaşmıştı.

Osmanlı Denizciliğinin İlk Dönemleri Osmanlıların denizle tanışması Orhan Gazi devrinde olmuştu. Bu devirde ve daha öncesinde Batı Anadolu’da hâkimiyet kuran beylikler Ege sahillerinde toprakları olduğundan birer küçük donanma kurarak faaliyete başlamışlardı. Bunların içinde Aydınoğulları Beyliği başta geliyordu. Osmanlılar güçlenip bu beyliklerin topraklarına sahip oldukça onların denizcilik sahasındaki bilgi ve tecrübelerinden istifade ettiler. İlk olarak Karesi Beyliği topraklarının 1345 yılında ele geçirilmesi, bu beyliğin donanmasının Rumeli’ye geçişte (1352) de kullanılmasını sağladı. Osmanlı denizciliğinin sağlam bir temele oturması olarak tarif edebileceğimiz Gelibolu’nun fethi ise 1354 yılında oldu. Fetihlerinden itibaren Osmanlıların izmit, Edincik ve Karamürsel gibi yerlerde küçük birer tersaneleri olduğu biliniyor. Fakat Gelibolu’da tesis edilen tersane, istanbul’da Yavuz Selim Han zamanında Tersane-i Amire’nin (DevletTersanesi) kurulmasına kadar devletin en büyük tersanesi olarak faaliyetini sürdürdü. Rumeli’ye geçişle beraber Osmanlılar Çanakkale Boğazı’nda da hâkimiyet kurmaya başladılar. Sultan Birinci M urad, Ikosova Savaşı için Gelibolu beyinin gemileriyle ordusunu Rumeli tarafına geçirirken ona, boğazı düşman gemilerine karşı koruma ve savunması emrini vermişti. Haziran 1399’da ise kuşatma altındaki Bizans’a yardıma giden 14 gemiden oluşan bir birleşik Fransız-Ceneviz filosu, Çanakkale Boğazı’na girmişse de Saraca Paşa’ııın emrindeki 18 gemilik bir Osmanlı donanması tarafından mağlup edilerek Bozcaada’ya çekilmek zorunda kalmıştı. Fakat Haçlı donanma Venedik ve Rodos’tan aldığı takviye ile ikinci defada Saruca’yı mağlup ederek İstanbul’a yardımı ulaştırmıştı.1

Bu iki çarpışmanın, Osmanlıların Avrupalı denizcilerle ilk mücadelesi olduğu kaydedilmektedir. Bu faaliyetlere ve bazı başarılara rağmen Osmanlı denizciliği henüz emekleme dönemini yaşıyordu . Çelebi Mehmed Han devrinde Osmanlı donanmasında bir canlılık başladığını görmekteyiz.Denizlere ayrı bir ehemmiyet veren genç padişah, donanmayı da Çalı Bey gibi tecrübeli bir denizciye teslim etmişti. Bu esnada Ege Denizi’nde Venedik’e bağlı Nakşa Adası hâkimi, Osmanlı ticaret gemilerine düşman muamelesi yapıyordu. Bunun üzerine Çalı Bey’in kumandası altındaki donanma Çanakkale’den dışarı çıkarak Nakşa ve bağlı adaları vurmuş, Eğriboz taraflarında rastladığı birkaç Venedik gemisini de zaptettikten sonra geriye dönmüştü. Bu hareket, güçlü Venedik donanmasıyla bir muharebeye sebebiyet verdi. 1416 yılındaki deniz savaşında Çalı Bey şehid, Osmanlı donanması da mağlup oldu. Venedik’le yapılan bu savaş denizlerdeki Osmanlı-Venedik mücadelesinin ilk esaslı vuruşması olduğu gibi uzun sürecek bir mücadelenin de başlangıcıydı. Bu mağlubiyete rağmen Osmanlılar Çanakkale Boğazı’nın kontrolünü ellerinde tutmaya devam ettiler.

Fatih ve İkinci Bayezid Devirlerinde Osmanlı Donanması

Osmanlı donanmasının büyük deniz seferleri düzenleyerek Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz’de fetihler yapması Fatih devrindedir. Sultan M ehmed, İstanbul kuşatması için hazırlıklar yaptırırken Rumeli Hisarı’nı inşa ettirerek Çanakkale’den sonra İstanbul Boğa- zı’nın da kontrolünü ele almış, Gelibolu tersanesinin faaliyetleri neticesinde 350 parçalık bir donanma fethe iştirak etmişti. Kuşatma sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey kumandasındaki bu muazzam filonun, yüksek bordalı dört Ceneviz ve bir Bizans gemisinin İstanbul’a girmesine mani olamaması sultanı oldukça kızdırmıştı. Genç hünkâr, düşmanın bu başarısına bir şaşırtmayla karşılık verdi. Bu hadiseden iki gün sonra dâhiyâne bir taktikle gemiler karadan yürütülüp Haliç’e indirildi ve düzenlenen baskınla düşmanın bir kısım gemileri yakıldı. Gemilerin karadan yürütülmesini Fatih, daha sonra Belgrad ve Eğriboz seferlerinde de uygulamıştır.

1

İstanbul’un fethinden sonra Osmanh donanması Karadeniz ve Ege Denizi’nde adeta fırtına gibi esmeye başladı. 1456’da Enez’le birlikte ona bağlı birtakım adalar fethedildi. Aynı yıl Belgrad’ı muhasara eden Fatih’e donanm a Tuna Nehri’nden gelerek destek verdi. 1461 yılında Karadeniz’de Amasra, Sinop ve Trabzon, donanmanın da iştirak ettiği sefer neticesinde fethedildi. 1462’de Midilli adası ele geçirildi. Fatih Çanakkale Boğazı’nın kontrolünü sağlama almak üzere buraya karşılıklı olarak Kale-i Sultaniye ve Kilit bahir kalelerini yaptırdı. Bu tarihlerde Osmanlı donanması güçlenmeye başlamıştı. Gemi inşasında da büyük ilerlemeler kaydediliyordu. Fatih, AvrupalIların sahip olduğu tarzda yüksek bordalı büyük gemiler yaptırmak için de bazı teşebbüslerde bulunmuştu. Hatta bir keresinde yaptırdığı kalyon tarzındaki oldukça büyük bir gemi, denize indirilirken iskelede batmıştı.

Fatih'in, 1461-1462 yıllarında Çanakkale Boğazı'nın en dar yerine inşa ettirdiği kalelerden Kllitbahir. Bunun tam karşısında Kale-i Sultâniye (Çimenlik Kalesi) yer almaktadır.

Fatih’in, 1461-1462 yıllarında Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine inşa ettirdiği kalelerden Kllitbahir. Bunun tam karşısında Kale-i Sultâniye (Çimenlik Kalesi) yer almaktadır.

Burak Reis çengini gösteren bir tablo

Burak Reis çengini gösteren bir tablo

1470 yılında Osmanlı donanması Venediklilerin elinde bulunan Eğriboz gibi önemli bir adayı fethetti. 1475’te Gedik Ahmed Paşa’nın emrindeki donanma Kırım’ı Osmanlı topraklarına katarak Karadeniz’in bir Türk gölü haline gelmesinde büyük bir başarı kazanmış oldu. Venediklilerle 1463-1479 yılları arasında süren uzun savaşın Osmanlı lehine bir antlaşmayla bitmesinde büyük katkısı olan donanmayı hümayun, 1480 yılında İtalya’da Otranto’yu fethetti. Aynı yıl Rodos kuşatılarak şövalyelere unutamayacakları bir ders verildiyse de ada ele geçirilemedi.

Fatih Sultan Mehmed Han, Osmanlı donanmasının gerçek kurucusu sayılır. Onun devrinde bahriye (denizcilik) sahasında yürütülen faaliyetler İkinci Bayezid devrindeki yükselişe basamak olmuştur. Hakikaten 30 yıllık saltanatında gerek karada gerekse denizde durmak nedir bilmeden fetihten fetihe koşan büyük padişah, donanma işlerinin ehemmiyetini de kavramış, bu hususta lazım gelen her şeyi yapmış ve oğluna mükemmel bir donanma bırakmıştır.

Bu devirde Osmanlı donanmasında Kemal Reis, Burak Reis, Kara Haşan Reis, Hersek Reis, Selman Reis gibi büyük ve şöhretli denizciler de yetişmiş; muvaffakiyetlerde onların da büyük payı olmuştur. 1484 senesinde Kili ve Akker- man fethedilerek Karadeniz bir Türk gölü haline getirildi. Bu iki yerin zaptı Karadeniz’de yürütülen ticaretin kontrolünün de tamamıyla Osmanlılara geçmesini sağladı.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)